Ashab-i Kehf

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü
Ashab-i Kehf

Ashab-i Kehf, (Magara Arkadaslari) Islam dininde kabul edilen bir olayin kahramani bir grup insana verilen isim. Islam dinine göre bu insanlar Tanri'nin birligine inaniyorlardi. Fakat dini inançlarina karsi baskiyla karsilasinca yurtlarindan göçmüsler, Efsûs (Afsin)'taki bir magarada 309 sene uyumuslardir. Yedi kisi olduklarina ve yanlarinda Kitmir adinda bir köpekleri olduguna inanilir. Aslinda Kur'an'daki Kehf suresinde kaç kisi olduklari belirtilmez, Allah disinda kimsenin bilemeyecegi belirtilir. Yine de genel görüse göre 7 kisiydiler. Hikayeleri Islam dininin kutsal kitabi olan Kur'an'da Kehf suresinde anlatilmaktadir. Kehf suresindeki ayeti kerimede magaranin içine sabah ve aksam gün isigi düstügünden bahsetmektedir. Gün isiginin magaraya düsmesini tesbit bakimindan Afsin Ashab-i Kehf magarasinda fizik ve astronomi bilim adamlarindan olusan bilirkisi heyeti inceleme yapmislar ve Afsin mahkemesi de bilimadamlarinin kararini hakli bulmustur.


Ashab-i Kehf’in Hikâyesi [degistir]Ashab-i Kehf'in hikâyesi Kur'an'da geçer ve bu nedenle Müslümanlar bu hikayeye inanmak zorundadir. Aslinda Kur'an'daki surede, bu kisilerin kaç kisi oldugu, kaç yil uyuduklari belirtilmez, bu bilgileri ancak Allah'in bilecegi vurgulanir. Ayrica hikayenin motifleri ve temeli pek açik bir sekilde belirtilmemistir. Kisaca bu kisilerin Islami bir inanca sahip olduklari ve karsilastiklari baski nedeniyle köpekleriyle beraber bir magaraya sigindiklari ve bu magarada Allah tarafindan çok uzun bir süre boyunca uyutulduklari anlatilir. Ne tam olarak nerede yasadiklari ne de tam olarak ne zamanda yasadiklarina deginilir. Yine de gerek kültürel etkilerle gerek çesitli rivayetler nedeniyle sayilari, adlari, yasadiklari yer ve uyuduklari zamana dair çesitli seyler söylenmistir. Bu söylenceler sayesinde bütün bir hikâyeye ulasilir. Yine de hikâyenin bu halinin dogruluguna dair pekçok tartisma vardir.

Geleneksel anlamda hikayeye göre Ashab-i Kehf denilen gençler, Efsûs yani Afsin sehrinde yasiyorlardi. Bunlardan altisi sarayda görevli, hükümdara yakin kimselerdi ve hükümdarin müsavere heyetindeydiler. Onun saginda ve solunda bulunurlardi. Sagindakiler Yemliha, Mekselina ve Mislina idi. Bunlara “Ashab-i yemin” denmistir. Hükümdarin solunda bulunanlar ise, Mernus, Debernus ve Sazenus’tur. Bunlara da “Ashab-i yesar” denmistir. Halen Afsin bölgesinde bu isimler erkek ismi olarak çocuklara verilegelmektedir.

Hükümdarin Roma imparatorlarindan Dimityanus veya Dokyanus oldugu düsünülmektedir. Kesin olan sey imparatorun putperest oldugudur. Putperestligi kabul etmeyen az sayidaki insanlari yakalatip öldürtmüstü. Hükümdar bir ihbar üzerine saraydaki putperest olmayan gençlerin durumlarini ögrendi. Onlari çagirip tehdit etti, onlar inançlarindan ayrilmak istemediler, aksine Dokyanus’u inançlarina davet ettiler. Hükümdar onlarin eski günlerine dönmeleri için zaman tanidi. Gençlerde inançlarini korumak için sehre yakin bir dag yönüne gittiler. Yolda giderken Kefestetayyus ismindeki bir çoban onlarin inancina katildi ve yedincileri oldu. Çobanin köpegi Kitmir de onlara katilip, arkalarindan takip etti. Daga yaklastiklarinda çobanin gösterdigi bir magaraya girdiler. Magarada dua ederek merhamet dilediler. (Islam dininin kutsal kitabi Kur'an'daki Kehf suresinin 13. ayetinde bu kisilerin dualari belirtilir.)

Hikayenin devamina göre hükümdar, Efsûs’a gelip, onlari sorar. Kaçtiklarini haber alip saklandiklari magrayi ögrenince adamlariyla magaraya gider ve magaranin agzini onlari öldürmek maksadiyla kapattirir. Inanca göre gençler ölmez, yüzyillar boyunca uyumaya devam ederler. Sonunda ise ilahi bir sekilde uyandirirlar. Ne kadar süre kaldiklari tam olarak bilinmez ve Kehf suresinde bu süreyi ancak Allah'in bilecegi belirtilir. Yine de geleneksel olarak yaklasik 300 sene uyuduklari düsünülür.

Ashab-i Kehf uyandiklarinda geçmis olan zamaninda farkinda olmadiklari belirtilir. Uykudan kalkmalari, birbirleriyle konusmalari ve içlerinden birini sehre göndermeleri Kur'an'da geçer. Bunlar sehre gidip yiyecek getirecek kimsenin (Yemliha’nin) elbise degistirerek halini kimseye bildirmeden gidip gelmesini uygun görürler. Yemliha, bunu kabul edip sehre geldiginde çok degismis bir sehir bulur. Farkli yorumlari mevcut olan bir hadiseyle bu kisi geçen zamanin farkina varir ve o zamanin hükümdarinin yanina götürülür. Inanca göre bu hükümdar gençlerin dinindendir. Baslarindan geçenleri hükümdara anlatir. Daha sonra gidip arkadaslarina haber verir. Daha sonra tekrar hepsi uykuya dalarlar.

Bazilari sahabelerden Ebu Bekr ve Ali'nin, Ashab-i Kehf’e gittiklerini ve Ashab-i Kehf'in uykudan uyanip onlari gördüklerini ileri sürmüstür. Ayrica bu söylenceye Islam dininin son peygamberi Muhammed’e iman ettiklerini bildirip ve selâm gönderip dua istedikleri de eklenir. Bunlarin disinda bazi kisiler Ashab-i Kehf'in Mehdi geldiginde uyanip ona katilacagini ileri sürmüstür. Yine de bu iddialarin, veya hikayede genelde geçen isim, yer, zaman ve bazi olaylarin gerçek temelleri tartismalidir. Kur'an'da ise bu yorumlara dair hiçbir sey yoktur.


Hristiyanlik'ta Yedi Uyurlar [degistir]Bu efsane Hristiyanlik'ta "yeniden dirilme" inancinin kaniti olarak gösterilmektedir.


Efsane [degistir]Efsane'ye göre 250 yillari civarinda Dakyus (Dakyanus veya Decius) adli bir kral'in yönettigi putperest bir ülkede 7 genç Hristiyanlik'la suçlanir. Inançlarini degistirmeleri için bir süre verilir fakat, onlar dünyevi esyalarini birakip daga ibadet etmeye giderler. Putperestlige karsi bu tavri gören kral öldürülmelerini emreder. Gençler ve köpekleri magaraya siginirlar. Kral magaranin girisine duvar örülmesini emreder. Yedi Uyurlar yillarca burada kalirlar.

Yillar sonra, (genelde 379-390 yillari) agil yapmak isteyen bir çiftçi magara girisini açar ve Yedi Uyurlar'la karsilasir. Sehir'de haçli bir sürü bina görüp hayrete düserler. Dakyus zamaninda kalan altinlari harcamaya çalistiklari zaman Psikopos'un karsisina çikarilirlar. Hikayelerini dinleyen psikopos bunun bir mucize oldugunu söyler.

Bunlar Hristiyanlikta Maximianus, Malchus, Martinianus, Dionysius, Joannes, Serapion, ve Constantinus adindaki azizlerdir. Baska kaynaklar baska isimler verir.

Efsanenin bu sürümü ise Kuran'da ki Kehf suresinde(19. sure) anlatilanlara benzemektedir. Bahsi geçen kisiler Philedelphia (Bugün Ürdün'deki Amman sehri) sehrinin soylularidir. Liderleri Maximillian (Yemliha), o sirada sehri ziyaret eden Roma Imparatoru "Haderanius" (Hadrian)'a baskaldirir ve put tanrilari inkar ederek sadece Nuh'un, Musa'nun, Ibrahim'in ve Isa'nin Tanri'sinin tapilamaya deger oldugunu söyler. Imparator idam edilmelerini emreder.

Kapatildiklari zindandan kaçarlar ve siginacaklari bir magara bulurlar. Yedisi ve bir köpek (Kitmir veya Kitmir) magarada uyuya kalirlar. Bu magaraya gelen askerler sasirmis ve isteri için de geri dönerler. Bunun üzerine komutanlari magara girisinin tas ve harç kapatilmasini emreder. Yedi kafir'in buarada ölüme terkedildiklerini anlatan bir levha birakarak giderler.

300 yil kadar sonra uynadiklarinda, Maximillian'i sehre yiyecek almak üzere göderirler. 300 sene önceki paradan süphelen firinci onun bir hazine buldugunu zanneder ve bunu kendisiyle paylasmazsa onu ele verecegini söyler. Askerler gelir Maximillian'i yetkililere götürürler. Yetkililer ilk önce ona inanmasalarda daha sonra ikna olurlar ve bunu bir mucize sayarlar.

Efsanenin birkaç degisik sürümü bulunmaktadir. Bunlardan birinde kaçan bes genç vardir, yolda bir çoban ve çobanin Kitmir adindaki köpegi de bu bes gence katilir. Çoban onlari saklanmak üzere bu magara götürür. Baska bir sürümde ise çoban bu yedi genç ve köpegin bulundugu magaranin yerini kralin askerlerine göstermistir.
 
Geri