Asbest tehlikesi hakkinda neler biliyoruz ?

  • Kullanıcı W
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Tartışma
🕒 Konu sahibi 2 saat önce aktifti
99' da debriyaj baskı balata işinde çalışırken ilk defa duydum ve o zaman söylemişlerdi zararlı olduğunu. Sonradan kanserojen maddeler içerdiğini okulda hocamız söylemişti.
 
99' da debriyaj baskı balata işinde çalışırken ilk defa duydum ve o zaman söylemişlerdi zararlı olduğunu. Sonradan kanserojen maddeler içerdiğini okulda hocamız söylemişti.

Evet söylediğiniz şeyi daha önce ben de duymuştum. Özellikle baskı ve balatalarda uzun ömürlü ve ucuz olduğu için sıkça kullanılıyordu. 2017 itibariyle takım olarak bir baskı-balata-bilya değişmeye kalksanız (kırkayak kamyon için diyelim) baskı 750, balata 350, bilyası ise 150 TL civarlarında. Ama bu asbest içerikli bir malzeme olduğu zaman ciddi farklar oluşturuyordu(emin olmamakla birlikte en azından 1/3 oranında fark diye hatırlıyorum). Haliyle sermaye piyasasında sağlık ikinci plandadır. Piyasa koşulları insanları "ucuz olsun işim görülsün" mantığıyla düşünmeye zorladığı için pek fazla önemseyen de yoktu. Türkiye'de nakliye piyasası için düşünürsek eğer 400 -500 TL'lik fark için böyle bir malzemenin kullanımının da çok olacağını bilirsiniz eminim. Ama nihayetinde yasaklandı da biraz da olsa tehlike düştü.

Sadece bu da değil, Avrupa ülkeleri asbest alaşımlı gemilerin bakımlarını, onarımlarını kendi ülkeleri yerine Tuzla'da yaptırıyordu. Dönemin siyasileri Avrupa ile şu kadar iş yapıyoruz diye övünürken aslında olan milletimize oluyordu. Bir ara tersane işçilerinin çalışma koşulları ülkemizde epey konu olmuştu.
 


Evet söylediğiniz şeyi daha önce ben de duymuştum. Özellikle baskı ve balatalarda uzun ömürlü ve ucuz olduğu için sıkça kullanılıyordu. 2017 itibariyle takım olarak bir baskı-balata-bilya değişmeye kalksanız (kırkayak kamyon için diyelim) baskı 750, balata 350, bilyası ise 150 TL civarlarında. Ama bu asbest içerikli bir malzeme olduğu zaman ciddi farklar oluşturuyordu(emin olmamakla birlikte en azından 1/3 oranında fark diye hatırlıyorum). Haliyle sermaye piyasasında sağlık ikinci plandadır. Piyasa koşulları insanları "ucuz olsun işim görülsün" mantığıyla düşünmeye zorladığı için pek fazla önemseyen de yoktu. Türkiye'de nakliye piyasası için düşünürsek eğer 400 -500 TL'lik fark için böyle bir malzemenin kullanımının da çok olacağını bilirsiniz eminim. Ama nihayetinde yasaklandı da biraz da olsa tehlike düştü.

Sadece bu da değil, Avrupa ülkeleri asbest alaşımlı gemilerin bakımlarını, onarımlarını kendi ülkeleri yerine Tuzla'da yaptırıyordu. Dönemin siyasileri Avrupa ile şu kadar iş yapıyoruz diye övünürken aslında olan milletimize oluyordu. Bir ara tersane işçilerinin çalışma koşulları ülkemizde epey konu olmuştu.

Perçin dizip preslerde çakma işlemi yapılırdı. Tabii biz çırak olduğumuz için bu asbestli balataları depodan getirmek ve hazırlamak bizim işimizdi. çıplak elle temas eder ve hiçbir önlem alınmadan çalışırdık. Şimdi durum dediğiniz gibiyse kötü.
 
Abdest okudum:( Acaba nedir diye konuya girdim, başımı öne eğdim gidiyorum:)
 
Aklıma direkt İzmir Aliağa'da sökülmesi planlanıp iptal edilen Brezilya Deniz Kuvvetleri'nin ıskartaya çıkardığı Clemenceau sınıfı NAe São Paulo uçak gemisi geldi. Sök Denizcilik firması, hem halk hem de hükümet nezdinde yapılan baskılara dayanamaması iyi oldu.
 
Geri