Arvasi hoca’yı çok özledik...

Konu sahibi son olarak 2792 gün önce görüldü
ARVASİ HOCA’YI ÇOK ÖZLEDİK...
Yıl 1988, 31 Aralık gecesiydi. Türk gençliğinin kötüye gitmesine dur diyememenin ıstırabıyla kıvranıyordu, onları uyandırmak için yazmak, yazmak istiyordu. Ancak yorgun ve çileli vücudu, daha fazla tahammül edemedi, düşüverdi daktilosunun yanı başına. Müsterih ol hocam, kalemin kaldığı yerden yazmaya devam edecek.
Bir sosyolog, öğretmen, mütefekkir dahası gözü kara bir hizmet adamı olan Seyyid Ahmet Arvasi hocanın vefatının ardından tam 18 yıl geçti. Fakat, yetişdirdiği ilim adamları, öğrencileri, dava adamları ve yüzbinlerce seveni hala o mübarek insanının yokluğunu taa yüreklerinde hissediyorlar. Son dönemin büyük mütefekkir ve ilim adamı merhum Seyyid Ahmet Arvasi, bir gönül adamı olduğu kadar, akıl adamı ve iyi bir eğitimci idi. Gözleri o kadar çok etkileyiciydi ki, karşısındakileri bakışları ile cazibe alanına çeker, mantığı ve hitabetiyle tesiri altına alırdı. O hayatı boyunca kendisine; yaratılanların en üstünü ve güzeller güzeli Sevgili Peygamber Efendimizi örnek almış, imanı kâmil bir Mümin ve büyük bir Hakk aşığı idi. O son nefesine kadar Türklüğe ve İslâm’a hizmet etmek için çırpınan, son derece ihlâslı ve yazdıklarını da yaşayan samimi ve dürüst bir kimse idi. Senin işin gönül sarraflığı Rahmetli Seyyid Ahmet Arvasi hocanın damadı olan Muhip Arvas bey bakın nasıl anlatıyor o büyük mütefekkiri; Seyyid Ahmed Arvasi emekli bir gümrük memuru olan Abdülhakim Arvasi Bey’in oğludur ve çalışarak okumak zorunda kalır. Kuyumcu çıraklığı yaptığı günlerden birinde dükkana gelen bir Allah dostu senin işin gönül sarraflığı olmalı deyince hayatına yeni bir yön verir. Her içi yanan genç gibi şiirden başlar ve uykusuz gecelerin ardından Sır adlı manzum kitabını yazar. Bu kitapta tesirli aksiyon şiirlerinin yanı sıra Anadolu kokan mısralar vardır. Arvasi Bey Gazi Üniversitesi’nde okuduğu yıllarda dinine, diline, örfüne savaş açan bir güruh ile karşı karşıya gelir. Tertemiz gençlerin malum zihniyetin mengenesine sıkıştığını görünce kahrolur. Necip Fazıl’ın deyimiyle beyninden kalemine kan çeker ve yazar. Sayfalar, dosyalar dolusu yazar. Aklının kopma noktasına geldiği anlarda İmam-ı Rabbani Hazretlerine sığınır ve kalemini ona bırakır.
15822803_1515527235125922_2402794280550818677_n.jpg
 
12189920_1020722841321752_221540855215420685_n.jpg

Soldan: Seyyit Emin Garbi Arvas, Seyyit Ahmet Medeni Üçışık (Seyyit Ahmet Mekki Üçışık efendinin oğlu), Enver abi, ve Seyyit Ahmet Arvasi.

Allahu teala rahmet etsin ve hepsinden razı olsun
 
Geri