Artemis Tapınağı

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü
Dünyanın 7 harikası - ARTEMİS TAPINAĞI

ARTEMİS TAPINAĞI


"Artemis'in kutsal evi bulutların içinde kule gibiydi; diğer muhteşem yapılar onun gölgesinde kalıyordu, Güneş oraya tanrılar dağı Olympos'a baktığı gibi bakıyordu." (Yunanlı ve Filistinli Ozan Antipater)


"Artemis'in kutsal evi bulutların içinde kule gibiydi; diğer muhteşem yapılar onun gölgesinde kalıyordu, Güneş oraya tanrılar dağı Olympos'a baktığı gibi bakıyordu." (Yunanlı ve Filistinli Ozan Antipater)

Gerçekten bir tapınak mıydı? Onu, Piramit, Asma Bahçeleri ve Rodos Heykeli gibi göremiyoruz. Evet, kaynaklar halk tarafından tapınak olarak ziyaret edildiğini yazıyor ama Artemis Tapınağı sadece bir tapınak değildi. Dünyanın o zamanki en güzel yapısı olarak tanınıyordu. Tapınak, Eski Yunan'ın av ve doğa tanrıçası Artemis'in onuru için yapılmıştı; İşte Ege kıyısında Antik Efes kenti yakınlarında Diana-Artemis Tapınağı...

Yeri; Türkiye'de İzmir'in 50 km güneyindeki Selçuk Antik Efes'te.

Tarihi; Kaynaklar tapınağın kökeninin MÖ 7. yüzyılda varolduğunu yazıyorlar ama harikalar tarihçesinde MÖ 550'de inşa edildiği belirtiliyor. Tümü mermerdi. Lidya Kralı Krezüs tarafından finanse edilmiş ve Yunanlı mimar Chersiphron tarafından yapılmıştı. Dönemin en ünlü sanatçıları olan Pheidias, Polycleitus, Kresilas ve Phradmon'un heykelleriyle dekore edildi. Artemis Tapınağı, aynı zamanda bir pazar ve dinsel bir enstitü idi. Yüzyıllar boyunca tanrıçaya inançlarını sunan ve isteklerde bulunan tüccarlar, turistler, sanatçılar ve krallar tarafından ziyaret edildi. Yapılan kazılarda, hacıların hediyesi olan altın ve fildişi Artemis heykellerine, bileziklere, küpelere ve gerdanlıklara rastlandı. Bazıları İran, Mısır ve Hindistan'dan getirilmişti.

Herostratus adlı biri, MÖ 356 yılının 21 Temmuz gecesi tapınağı yakarak adını ölümsüzleştirdi. Garip bir rastlantıdır, aynı gece Büyük İskender doğdu. Romalı tarihçi Plutarch, o gece tanrıçanın İskender'in doğumuyla meşgul olduğu için tapınağı koruyamadığını yazıyordu. Yıkımın nedeni olarak görülen Büyük İskender, Anadolu'yu fethettiğinde, tapınağın yapımına yardım etti. 200 yıl sonra yine restore edildi. 1. yüzyılda Aziz Paul, Efes'e gelerek Hıristiyanlığı yaymaya başlayınca Artemis inancı yıkılmaya yüz tuttu. 362'de Got'lar tapınağı yine yıktılar ama Efesliler tekrar inşa ettiler ve 4. yüzyıla gelindiğinde, Efeslilerin çoğu artık Hıristiyandı ve tapınak cazibesini yitirmişti. 401'de Aziz John Chrysostom, Artemis Tapınağı'nı tamamıyla yıktırdı. 19. yüzyılda ilk kazılar yapıldı ve tapınağın temelleri, birkaç sütun ve batık kentten bölümler ortaya çıkarıldı. Buluntular Türkiye'den yurtdışına kaçırıldı. Bugün yerinde sadece üst üste konmuş birkaç taş parçasından başka bir şey yok. Ama Artemis'in muhteşem iki heykeli, Selçuk Müzesi'ndeki yerinde, eski görkemini anımsatırcasına hala bakıyor.

Tanımlama; Tapınağın diktörtgen olduğu biliniyor. Benzeri tapınakların aksine bütünüyle mermerden yapılmıştı ve ön yüzü çok geniş bir avluya bakıyordu. Mermer basamakların çevrelediği yaklaşık 80x130 metre boyutlarında bir platform üzerindeydi. Çevresini kaplayan 127 adet 20 metrelik sütunların üzerlerinde ionik kabartma yazılar vardı. Platformun tam ortasında ve aşağıda, orthogon veya tanrıçanın evi bulunuyordu. İçindeki dört bronz amazon heykeli çok ünlüydü. Aziz Paul'un ziyaret ettiği dönemde tapınağın içi altın sütunlar, gümüş heykellerle doluydu. Selçuk Müzesi'ndeki ünlü Artemis heykelinin, tapınağın tam merkezinde durup durmadığı bilinmiyor. Artık Artemis Tapınağı yok ve 2000 yıl öncesinin "rüya yapısı" ebediyete kadar gerçek haliyle bilinmeyecek.

Angehängte Grafiken
 
Bizanslı Philon ise tapınak için şunları yazmıştır:

Kadim Babil'in duvarlarını ve asma bahçelerini, Olimposlu Zeus'un heykelini, Rodos'un Kolossusu'nu, yüksek piramitlerin kudretli işçiliğini ve Mausoleus'in mezarını gördüm. Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümünü gölgede kalmıştı.

British Museum'un sponsorluğunda John Turtle Wood 1863'de tapınağı araştırmaya başladı. 1869'da 6 metre derinlikte, çamurların içinde tapınağın temellerini buldu.

Bulduğu heykelleri ve bazı kalıntıları British Museum'a götürdü. Tapınaktan çıkarılan yapılar ve heykeller orada görülebilir. Bugün bataklık halinde olan Tapınağın asıl yerinde ise tek bir sütun haricinde hiçbir şey bulunmamaktadır.

1904'de yine aynı müzeden D.G. Hograth'ın liderliğindeki bir ekip kazılara devam ettiler ve sitede birbirinin üzerine inşaa edilen 5 tapınak olduğunu keşfettiler.

Tanımlama; Tapınağın diktörtgen olduğu biliniyor.

Benzeri tapınakların aksine bütünüyle mermerden yapılmıştı ve ön yüzü çok geniş bir avluya bakıyordu.

Mermer basamakların çevrelediği yaklaşık 80x130 metre boyutlarında bir platform üzerindeydi. Çevresini kaplayan 127 adet 20 metrelik sütunların üzerlerinde ionik kabartma yazılar vardı. Platformun tam ortasında ve aşağıda, orthogon veya tanrıçanın evi bulunuyordu.

İçindeki dört bronz amazon heykeli çok ünlüydü. Aziz Paul'un ziyaret ettiği dönemde tapınağın içi altın sütunlar, gümüş heykellerle doluydu.

Selçuk Müzesi'ndeki ünlü Artemis heykelinin, tapınağın tam merkezinde durup durmadığı bilinmiyor. Artık Artemis Tapınağı yok ve 2000 yıl öncesinin "rüya yapısı" ebediyete kadar gerçek haliyle bilinmeyecek.

Mimari ve Sanat: Tapınağın üç evreden oluştuğu sanılmaktadır. A evresin Artemisium olarak adlandırılan tapınaktan önce orada yaklaşık MÖ 7. yüzyılda yapılmış bir sunaktır. B evresi daha sonra bunun üzerine yapılmış olan tapınak, C evresi ise yangından sonra yapılan restorasyondur.

Tapınağın içi ve içindeki sanat hakkındaki tanımlamaların ve hemen hepsi tarihçi Plynus'un anlattıklarına dayanmaktadır. Pliny tapınağı 115 meters uzunluğunda ve 55 metre eninde neredeyse tamamen mermerden olarak tanımlamıştır. Tapınak her biri 18 metre olan 127 İyonik stilde kolondan oluşmaktadır.

Artemis Tapınağı içinde birçok sanat eseri vardı. Ünlü Yunan hekeltraşlar Polyclitus, Pheidias, Cresilas, and Phradmon tarafından yapılmış heykellerle, tablolarla ve altın ve gümüşle bezenmiş kolonlarla donatılmıştı.

Sanatçılar en güzel heykeli yaratmak için birbirleri ile yarışırlardı. Bu heykellerin büyük bir çoğunluğu Efes şehrini kurduğu söylenen Amazonlar'ın heykelleridir.

Pliny ayrıca, Mausolos'un mozolesi üzerinde de çalışan Scopas'ın tapınağın kolonlarındaki kabartmaları oyduğunu söyler.

Atinalı Athenagoras, Efes'teki baş Artemis heykelinin yaratıcı olarak Daedalus'un öğrencisi Endoeus 'un ismini vermiştir.

Yazar & Kaynak: hasan günal
 
Geri