Artemis II ve dört astronot, uydumuz Ay yolculuğunda.

  • Kullanıcı Tibet
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
🕒 Konu sahibi 2 saat önce aktifti


1 Nisan 2026, Kalkış Anı.

Ay'a hala hiç gidilmediğine inanan çok fazla sayıda insan olmasına şaşırmıyorum.
Gökbilimle uğraşan biri olsaydınız Güneş sisteminde en ama en kolay gidilecek yerin Ay olduğunu bilirdiniz.
ABD değil, Avrupa'nın ESA'sı, Rusya'nın ROSCOSMOS'u yada Japonya'nın JAXA'sı veya Çin'in CMSA'sı için bu iş bebek oyuncağıdır.
Sadece uzay alanında prestij yarışı döneminde, hızlı davranıp ilk uzaya kurşun sıkan ABD'de olmuştu.
ABD gidince diğer devletler buna bütçe ayırmak istemedi, zaten gidildi dedi yani.
Dünyada savaşlara ve askeri harcamalara para ayırmak varken ne diye uzaydaki bomboş bir kaya parçasına bir küreye gidelim ki dedi ülkeler.
Ay çok uzakta değil. 3-4 gün yolculuk ile Ay yörüngesine gidebilirsin.
İniş ayrı bir beceri ama atmosferi olmayan Ay'a iniş, Mars'a inişten 1000 kat daha kolaydır.
2 Nisan 2026 günü Türkiye saatiyle gece 02:00 civarı, Ay'a tekrar insanlı yolculuk için 4 astronot gönderdiler.
Astronotları taşıyan aracın iniş modülü yok, sadece Ay yörüngesine girip bir tur atıp tekrar Dünya'ya doğru geri dönüş yolculuğuna başlayacaklar.
Ayak basılmasa da, on yıllar sonra yeniden Ay'a insan göndermek diyebiliriz buna. Çünkü astonotlar Ay'ın kıçının dibinde dolanacaklar. Dünya'dan çok uzakta, Ay'ın yerçekimi alanında yaşayacaklar bir süre ve Ay'ın bütün o milyonlarca yıllık kraterlerini dağlarını coğrafyasını çok yakından seyretme fırsatları olacak, hemde teleskopsuz çıplak gözle.
NASA'nın sonunda ABD hükümetini yeniden Ay için harcama yapmaya ikna etmesine şaşırmadım.
Ay elbet tekrar insanlığın radarına girecekti, yine öncülük ABD'den gelmiş oldu.
Ay'a gidiş basit dediğim gibi, zaten yakıt masrafında yok çünkü Ay'a giderken sürekli itici bir roket motoru çalışmıyor, bütün hızı ve kuvveti Dünya'nın etrafında tam tur yaparak, "merkezkaç kuvveti" ile yerçekimini itme gücü olarak kullandı NASA ekibi.
Artemis 2 çok hızlı şekilde ve sıfır roket itme gücü ile Ay'a doğru mancınıkla atılan gülle gibi yol alıyor yani.
Ay ile buluşma yani kesişme yörüngesinde varış anına doğru süzülmeye devam ediyor.

Asıl zor konu Mars'a gidiş. Mars'a yumuşak iniş Ay'a inişten bin kat zordur. Mars'a gidiş 7-8 ay sürer ve insanoğlu o kadar süre uzayda hiç yolculuk yapmadı. Uzayda aylarca kalındı ama Dünya etrafında dönen ISS istasyonu içerisindeydin. Mars'a giderken Dünya'dan o kadar çok uzaklaşacaksın ki dönüp Dünya'ya baktığında bir zaman sonra gökyüzündeki bir yıldız gibi minicik bir nokta olarak gözükecek Dünya. İnsanoğlu ve onun biyolojik bedeni + psikolojisi, Dünya'dan bu kadar uzaklaşmaya hazır mı? Bence hazır. İnsan aslında insanüstü bir canlıdır. Sınırlarını zorlar ve bazen o sınırlarıda aşar. Mars'a insanlı iniş Ay'a insan göndermekten bin kat daha zor olduğu için bence insanlık tarihindeki en etkiliyeci en büyük birinci olay olacak ve zirveye yerleşecektir. İkincisi ise 60'larda başlayan Apollo Ay misyonu görevleri olacaktır.

Alıntı, çalıntı değildir. Yazı tamamen Tibet'e aittir.
 
Son düzenleme:
Geldiiiiiiiiiiiiik. Merhaba Ay kardeş, Nasılsın? Artemis 2 aracımız ile seyahat ederken yolumuzun üzerinde olduğun için sanada bir uğrayıp, geçerken bir selam verelim dedik. Şimdilik ayaküstü selam verip kısa sohbet edip gidiyoruz ama 3-4 sene sonra hadi olmadı 5 olsun, Artemis 3 ile gelip bu sefer oturup, çay-kahve eşliğinde uzun uzun sohbet edeceğiz inşallah.
:emoji_rocket:👨‍🚀🌕


Nasa Canlı Yayını;

 
CE05Jq.jpg
CE00jQ.jpg




Nasa bu görevde yeni bir teknoloji deniyor, adı Orion Artemis II Optik İletişim Sistemi (O2O)

Bu teknoloji, uzay aracı Orion'un, yüksek çözünürlüklü görüntüler, videolar, veriler göndermesini ve yüksek hızda anlık bağlantı kurulmasını sağlayacak.

Bu, Nasa'nın Ay'daki uzay aracından 4k canlı görüntüler alacak olması demek oluyor.
Bizden 384.000 km civarı uzaktaki uydumuz Ay ile 250 mbps civarı bir hız ile anlık iletişim kurulmuş oluyor yani.
Nasa tüm bu macerayı YouTube üzerinden 4k olarak canlı yayınlayacak.

Geleneksel eski iletişim yöntemi olan "radyo dalgaları" bu sefer terkedilmiş oluyor yani, radyo dalgaları ile çok ama çok düşük bir seviyede bağlantı kuruluyor, mesela eski Apollo görevlerinde Ay'dan gelen görüntüler bu yüzden inanılmaz düşük çözünürlükte ve bildiğiniz bok gibiydi yani.

Şuanki bu yeni (o2o) teknolojisinde lazer ışınları kullanılıyor ve Dünya'daki dağların zirvesinde konuşlu devasa teleskoplar ile bu lazer ışınları yakalanıyor ve böylece anlık 250 mbps (NASA, bazı deneylerde bu hızın 900 mbps üzerine çıktığını da görmüş) hızında bir bağlantı kurulmuş oluyor.
Muhtemelen MARS'a insanlı yolculuk görevlerinde de bu yeni teknoloji ile uzay aracı ve Dünya arasında anlık yüksek hızda bağlantı kurulmuş olacak.

Peki eski geleneksel radyo dalgaları iletişim yöntemi tamamen terk mi edildi? HAYIR. Artemis 2'de bile var ama aktif olmayacak yedek de kalacak. Çok büyük bir sorun yaşanırsa ki yaşanma olasılığı çok ama çok az ,işte o zaman radyo dalgasıyla iletişim aktif edilmek üzere yedek de bekletiliyor yani ne olur ne olmaz diye.

Yazı Tibet reyize aittir, çalınmasına (araklanmasına) izin verilmiştir.
 
Son düzenleme:
Bir insan için küçük, insanlık için dev bir adım.
 
Muhtemelen Dünya'da birbiriyle savaşmayan, 197.211 kişi şuan canlı yayında bu tarihi anları izliyor.

Kan dökenleri, kendi absürtlüğüyle başbaşa bırakıp, Ay'a yaklaşan insanları izleyen 197 bin kişiye iyi seyirler diliyorum.

 
Aynı Carl Sagan'ın çok sevdiğim bir sözü;

"We are a way for the cosmos to know itself "

"Bizler, evrenin kendini tanımasının bir yoluyuz"

Hepimizin yapı taşında evrenin en temel bileşenleri var aslında hepimiz birer yıldızın kalıntılarıyız.
saygılar
 
Hepimizin yapı taşında evrenin en temel bileşenleri var aslında hepimiz birer yıldızın kalıntılarıyız.
saygılar

Carl Sagan, bizler yıldız tozuyuz derken bundan bahsediyor işte. Dünya'da başladık hayata. Moleküllerimizden, atomlarımıza hepsi Made in : Dünya. Karbon yaşamın yapı taşıdır. Karbon temelli canlılarız. Kur'an, insanlar topraktan, çamurdan yaratıldı der mesela. Bizler bu Dünya mutfağının ürünleriyiz, Dünya'ya aitiz ama şimdi ondan ayrılıp uzay karanlığında başka bir gök cismine misafirliğe gidiyoruz şuan. Şimdi misafirlik ama ilerde kim bilir belkide ikinci yuvamız, evimiz olacaktır.
 
heyecan verici de yarım asır, bir asır sonrası gelişmeleri göremeyecek olmak üzüyor.
 
Geri