İade-i ziyaret gibi olmasın diye bekledim biraz yazmak için.
Her şey bu arkadaşın 6.sınıfta bizim sınıfa gelmesi ile başladı.
Ben o zamanlar tecritteki öğrenciyim, dersin düzenini bozarım. Yanımdakilerle konuşurum, uzun uzun odaklanamam hiçbir şeye ama son derece başarılıyım da. Öğretmenler de çözümü beni sınıfta en arkaya sıraya sıra arkadaşım olmaksızın oturtmakta buldular. Maksat diğer öğrencilerin algısını dağıtmayayım. Ha bu arada herkes 3lü falan oturuyor sıralarda.
Bu arkadaş gelince işte benden uzak bir sırada üçlü bir yere oturttular bunu da. O da benim gibi solak ve kilolu. Neyse ya gtü sığmıyor sıraya, ya solak olmaktan kaynaklı eli dışarda, eli sıra arkadaşını rahatsız ediyor falan. Darda. Kalktı geldi benim yanıma ben burada oturacam dedi. Baktı ben de solağım eller de çarpışmıyor, iki kilolu yanyana üçüncüyü de veremiyorlar yanımıza. Emin misin orda oturmaya diyorlar, nema problema diyor. İkimizin sıra arkadaşlığı böyle başladı. Sene 2006.
Sonra kadim ve bitmek bilmeyen bir dostluk. Her gün beraber vakit geçirdik her gün, aynı internet kafeler, aynı kafeler, aynı forumlar, aynı parklarda sigara/çerez keyifleri, aynı kitapları okuyup üzerine konuşmalar, aynı filmleri izleyip üzerine hasbihal etmeler, aynı şarkıları dinlemeler. Her yaz her gün beraber vakit geçirmeler öyle ki bu dostluk ailelerimizi bile etkiledi ailelerimiz tanıştı. Hatta öyle ki kendisi ile aynı gün evlendiğimiz için birbirimizin düğününe gidemedik.
İnsanın karakteri ergenlik öncesi ve ergenlik döneminde şekillenir ve oturur derler. İşte bizim karakterimizin olgunlaşmaya başladığı dönemlerde ikimiz de birbirimizin hayatına çok dokunduk. Bugün ben Serhat isem, karakter gelişimimin büyük parçasında Berhat vardır.
Bir zamandır hayat bizleri farklı şehirlere sürükledi. Ama senede bir de olsa ne zaman yanyana gelsek ben hep 2006 senesindeki o anlarımı hatırladım. Hep aynı hissettim. Çok eski bir zamanda yaşıyormuşum gibi bir his ve hep aynı dostluk hissi.
Birbirimize pek duygularımızı düşüncelerimizi açmayız. Malum “erkek adam” olarak büyüdük. Ama ikimiz de biliriz ki birbirimizi her iğnelememizin altında aslında bir sevgi yatar.
Sense8 te Wolfgang’in dediği gibi ; He is my brother.Not by something as accidental as blood.By something much stronger. Choose.(O benim kardeşim. Tesadüfi bir kan bağından fazlası, bir tercih.)
Sene 2006 sene 2025. 20 sene. Zerre eskimeksizin.
Neyse bu kadar hibnelik yeter. Öpt, kib, bye.