Aromaterapi nedir?
Aromaterapi, bitkilerin kök, çiçek, yaprak gibi bölümlerinden elde edilen yağlarla uygulanan terapi yöntemidir.
Aromaterapi nedir?
Yağ özleri bitkilerin hormonu sayılır ve insan vücudundaki hormonlara eş değerde canlandırıcı, ateşleyici ve aracı olarak bir görev üstlenir. Bu uçucu yağ özleri, bitkinin içinde dolaşarak ve hormonlarını şekerli ortamda birbirine bağlayarak, bitkinin bütün yaşamı boyunca çok az miktarda üretilirler.
Uçucu yağ özleri, elde edildikleri bitkilerin yapısına göre insan vücudunda iyileştirici etki yaratır. Bu etkinin doğru elde edilmesi için uygun miktar ve yöntemle uygulanması gerekir. Terapide kullanılan uçucu yağlar, kan dolaşımı yolu ile istenilen bölgeye ulaşır. Uçucu yağlar doğal ürünlerdir ve yan etkileri çok azdır. Doğru kullanılırsa farmakolojik ilaçlardan faydalıdır.
Aromaterapi, bugünkü amacıyla kullanılmaya Mısır’da başlanmıştır. Mısırlılar kokulu bitkilerden elde ettikleri yağlardan tıbbi ve kozmetik açıdan yararlanıyorlardı. Aynı zaman diliminde eski Çin uygarlıkları da bitkilerin bu özelliklerinden dini törenlerde yararlanmaya başlamışlardı. Bunlar, daha sonra geleneksel Çin tedavi yöntemleri olan akapunktur ve masaj sırasında detekleyici olarak kullanılmaya başlandı. Hintliler, aromaterapiyi geleneksel tıbbi sistemleri olan Ayurveda kavramında kullanıyorlardı.
Eski Yunan uygarlıkları, Mısır’dan diğer tıbbi bilgilerin yanında aromaterapi tedavi yöntemlerini de öğrendiler. Eski Yunan’ı Roma İmparatorluğu takip etti. Avrupa’nın karanlık çağlara girmesi, aromaterapi tedavi yöntemi kullanımının manastırlarla kısıtlanmasına sebep oldu. Daha sonra, Haçlı Seferleri sırasında Avrupalı askerlerin Arap ülkelerinde bu sistemin yararlarını görmeleri, aromaterapinin Avrupa’ya geri dönüşünün yolunu açtı.
Güney Amerika kıtasında bazı uygarlıklar ve Kızılderililer de kendi toplumlarında aromaterapi yöntemlerini kullanıyorlardı. Bu kadar yaygın kullanılmasına rağmen, bilim adamlarının uçucu yağların insanların üzerinde etkisini araştırmaya başlamaları 19. yüzyılı buldu. 1937 yılında Fransız bir kimyager, kazara lavantanın yanık üzerindeki pozitif etkisini keşfetti ve yazdığı kitapla “Aromaterapi” kavramını literatüre geçirdi.
Aromaterapide en sık kullanılan uçucu yağlar ve amaçları
Papatya: Sakinleştiricidir. Premenstrual ağrı ve gerginliklerde, hazımsızlık sırasında, hafif antialerjik, ergenlik sivilceleri ve hassas cilt problemleri üzerinde kullanılır.
Okaliptus: Antiseptiktir. Soğuk algınlığı, öksürük, bronşit, kas ağrısı ve romatizma ağrılarının tedavisinde kullanılır.
Lavanta: Hafif ağrı kesicidir. Baş ağrıları, yaralar, böcek ısırığı, yağlı cilt, uykusuzluk ve hafif depresyon tedavilerinde kullanılır.
Gül: Antiseptiktir. Boğaz ağrısı, sinüs enfeksiyonları sırasında ve hafif yatıştırıcı olarak kullanılır.
Sandal Ağacı: Antiseptiktir. Çatlamış, kuru cilt, ergenlik silcelerinin tedavisinde ve afrodizyak olarak kullanılır.
Biberiye: Hafif uyarıcı etkisi vardır. Fiziksel ve zihinsel yorgunluk, unutkanlık, solunum rahatsızlıkları, astım ve romatizma ağrılarının tedavisinde kullanılır.
Yasemin: Antidepresandır. Depresyon tedavisinde, doğum sırasında ve afrodizyak olarak kullanılır.
Herkes kendine özgü aromaterapi karışımları yaratabilir. Hoşunuza gidebilecek birkaç örnek:
Banyonuzun kapısı ve pencereleri kapalı olarak küvetinizi sıcak su ile doldurun. Yeterli seviyeye geldikten sonra, en fazla 10 damla olucak şekilde istediğiniz uçucu yağı suya ekleyin. Yağ hareket ettikçe koku, su buharıyla birlikte havaya karışacaktır.
Rahatlatıcı ve sakinleştirici banyo keyfi için;
2 damla lavanta yağı 2 damla bergamut yağı 2 damla sedir ağacı yağı
Sinirleri yatıştırıcı bir banyo keyfi için;
6 damla sardunya yağı 4 damla fesleğen yağı
Uykusuzluğu yenen banyo keyfi için;
4 damla papatya yağı 2 damla lavanta yağı 2 damla neft yağı 2 damla kekik yağı
Enerji verici bir banyo keyfi için;
3 damla biberiye yağı 2 damla limon yağı 2 damla Frankincense yağı
Aromaterapi, bitkilerin kök, çiçek, yaprak gibi bölümlerinden elde edilen yağlarla uygulanan terapi yöntemidir.
Aromaterapi nedir?
Yağ özleri bitkilerin hormonu sayılır ve insan vücudundaki hormonlara eş değerde canlandırıcı, ateşleyici ve aracı olarak bir görev üstlenir. Bu uçucu yağ özleri, bitkinin içinde dolaşarak ve hormonlarını şekerli ortamda birbirine bağlayarak, bitkinin bütün yaşamı boyunca çok az miktarda üretilirler.
Uçucu yağ özleri, elde edildikleri bitkilerin yapısına göre insan vücudunda iyileştirici etki yaratır. Bu etkinin doğru elde edilmesi için uygun miktar ve yöntemle uygulanması gerekir. Terapide kullanılan uçucu yağlar, kan dolaşımı yolu ile istenilen bölgeye ulaşır. Uçucu yağlar doğal ürünlerdir ve yan etkileri çok azdır. Doğru kullanılırsa farmakolojik ilaçlardan faydalıdır.
Aromaterapi, bugünkü amacıyla kullanılmaya Mısır’da başlanmıştır. Mısırlılar kokulu bitkilerden elde ettikleri yağlardan tıbbi ve kozmetik açıdan yararlanıyorlardı. Aynı zaman diliminde eski Çin uygarlıkları da bitkilerin bu özelliklerinden dini törenlerde yararlanmaya başlamışlardı. Bunlar, daha sonra geleneksel Çin tedavi yöntemleri olan akapunktur ve masaj sırasında detekleyici olarak kullanılmaya başlandı. Hintliler, aromaterapiyi geleneksel tıbbi sistemleri olan Ayurveda kavramında kullanıyorlardı.
Eski Yunan uygarlıkları, Mısır’dan diğer tıbbi bilgilerin yanında aromaterapi tedavi yöntemlerini de öğrendiler. Eski Yunan’ı Roma İmparatorluğu takip etti. Avrupa’nın karanlık çağlara girmesi, aromaterapi tedavi yöntemi kullanımının manastırlarla kısıtlanmasına sebep oldu. Daha sonra, Haçlı Seferleri sırasında Avrupalı askerlerin Arap ülkelerinde bu sistemin yararlarını görmeleri, aromaterapinin Avrupa’ya geri dönüşünün yolunu açtı.
Güney Amerika kıtasında bazı uygarlıklar ve Kızılderililer de kendi toplumlarında aromaterapi yöntemlerini kullanıyorlardı. Bu kadar yaygın kullanılmasına rağmen, bilim adamlarının uçucu yağların insanların üzerinde etkisini araştırmaya başlamaları 19. yüzyılı buldu. 1937 yılında Fransız bir kimyager, kazara lavantanın yanık üzerindeki pozitif etkisini keşfetti ve yazdığı kitapla “Aromaterapi” kavramını literatüre geçirdi.
Aromaterapide en sık kullanılan uçucu yağlar ve amaçları
Papatya: Sakinleştiricidir. Premenstrual ağrı ve gerginliklerde, hazımsızlık sırasında, hafif antialerjik, ergenlik sivilceleri ve hassas cilt problemleri üzerinde kullanılır.
Okaliptus: Antiseptiktir. Soğuk algınlığı, öksürük, bronşit, kas ağrısı ve romatizma ağrılarının tedavisinde kullanılır.
Lavanta: Hafif ağrı kesicidir. Baş ağrıları, yaralar, böcek ısırığı, yağlı cilt, uykusuzluk ve hafif depresyon tedavilerinde kullanılır.
Gül: Antiseptiktir. Boğaz ağrısı, sinüs enfeksiyonları sırasında ve hafif yatıştırıcı olarak kullanılır.
Sandal Ağacı: Antiseptiktir. Çatlamış, kuru cilt, ergenlik silcelerinin tedavisinde ve afrodizyak olarak kullanılır.
Biberiye: Hafif uyarıcı etkisi vardır. Fiziksel ve zihinsel yorgunluk, unutkanlık, solunum rahatsızlıkları, astım ve romatizma ağrılarının tedavisinde kullanılır.
Yasemin: Antidepresandır. Depresyon tedavisinde, doğum sırasında ve afrodizyak olarak kullanılır.
Herkes kendine özgü aromaterapi karışımları yaratabilir. Hoşunuza gidebilecek birkaç örnek:
Banyonuzun kapısı ve pencereleri kapalı olarak küvetinizi sıcak su ile doldurun. Yeterli seviyeye geldikten sonra, en fazla 10 damla olucak şekilde istediğiniz uçucu yağı suya ekleyin. Yağ hareket ettikçe koku, su buharıyla birlikte havaya karışacaktır.
Rahatlatıcı ve sakinleştirici banyo keyfi için;
2 damla lavanta yağı 2 damla bergamut yağı 2 damla sedir ağacı yağı
Sinirleri yatıştırıcı bir banyo keyfi için;
6 damla sardunya yağı 4 damla fesleğen yağı
Uykusuzluğu yenen banyo keyfi için;
4 damla papatya yağı 2 damla lavanta yağı 2 damla neft yağı 2 damla kekik yağı
Enerji verici bir banyo keyfi için;
3 damla biberiye yağı 2 damla limon yağı 2 damla Frankincense yağı