Araştırma: Zaman algısı yaraların iyileşme hızını etkiliyor

  • Kullanıcı Lefty
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Bilim Haberleri
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Harvard Üniversitesi'nden bilim insanlarına göre zamanın fiziksel iyileşme üzerindeki etkisi psikolojik olarak zamanı algılama şeklimizden ayrı değerlendirilemez. Buna göre zaman algımız fiziksel iyileşme hızını olumlu ve olumsuz anlamda etkileyebiliyor.

Yeni bir araştırmaya göre zihin ve beden arasındaki bağlantı fiziksel sağlığı doğrudan etkiliyor. Buna göre kişinin "zaman algısı" fiziksel iyileşmeyi hızlandırabilir ya da yavaşlatabilir.

Araştırmada Harvard Üniversitesi'nden bilim insanları gönüllü katılımcıların bedenlerinin hafifçe morarmasını sağladı ve bu sırada zaman algılarını manipüle etti.

Yaraları oluşturmak amacıyla katılımcılara kupa terapisi uygulandı. Bu işlemde tıpkı bildiğimiz "bardak çekme" işlemi gibi kupalar kullanılarak ciltte emme kuvveti oluşturuluyor. Bu da cildin altındaki kan damarlarının genişlemesini sağlıyor ve işlemin ardından kısmi morarmalara neden oluyor.

Daha sonra katılımcılar üç farklı zaman algısı altında deneyi tamamladı: Yavaş zaman (gerçek zamanın yarısı), normal zaman ve gerçek zamanın iki katı olarak hızlı zaman.

Katılımcıların hepsi aslında eşit deney süresi geçirdi ancak koşulların ikisinde algılanan süre manipüle edilmiş bir zamanlayıcı kullanılarak değiştirildi.

Bu sayede algılanan süre bir grup için gerçek zamanın yarısına (14 dakika) veya diğerleri için iki kat fazlasına (56 dakika) eşit oldu.

ÇOK ZAMAN GEÇTİĞİNE İNANAN DAHA HIZLI İYİLEŞTİ

Araştırmacılar daha fazla zaman geçtiğine inanan katılımcılarda yaraların daha hızlı iyileştiğini ve daha az zaman geçtiğine inanan katılımcılarda iyileşme sürecinin daha yavaş olduğunu gözlemledi.

Bilim insanları deneyin sonuçları hakkında, "Algılanan zamanla gerçek zamanın eşit olduğu katılım gurubuyla karşılaştırıldığında oluşturulan yaraların katılımcılar daha fazla zaman geçtiğine inandıklarında daha hızlı, daha az zaman geçtiğine inandıklarındaysa daha yavaş iyileştiğini gördük." ifadelerini kullandı.

Bu araştırmaya kadar geleneksel tıp psikolojik etkilerin öncelikle davranışlar olmak üzere sağlığı dolaylı olarak etkilediğini öne sürüyordu.

Araştırmacılara göre son bulgular insan sağlığında "doğrudan" zihin-beden bağlantısı bulunduğuna dair örnek oluşturuyor.

Bilim insanları, "Algılar, beklentiler ve inançlar mutlaka biyolojik ve fizyolojik süreçleri şekillendirir" diye ekledi.

Kaynak

1705432492757-pexels-pixabay-39396.jpg
 
Zaman algısına ilave olarak olumlu düşüncenin sağlık üzerinde etkisi de büyük. En zorlu hastalığı aşabileceğine inanan insanlar, tedaviden çok daha hızlı ve olumlu sonuç alıyorlar.

Yaşam kalitesi arttırılmak isteniyorsa gergin insan, olay ve konulardan uzak durmaya çabalamak gerekiyor.
 
Bir çeşit placebo etkisi bu da demek ki. Ben tersini gözlemlerim hayatta hep.

Zamanın geçtiğini düşündüğü için iyileştiden ziyade zaman geçmedi henüz o yüzden iyileşmemeli.

İkisi arasında çok fark var.
 
Bir çeşit placebo etkisi bu da demek ki. Ben tersini gözlemlerim hayatta hep.

Zamanın geçtiğini düşündüğü için iyileştiden ziyade zaman geçmedi henüz o yüzden iyileşmemeli.

İkisi arasında çok fark var.
Olumsuz düşünce de bir enerji alanı yarattığı için kişi aslında kendi gerçeğini doğrudan kendi yaratmış oluyor. Algılama şekli her insanın olaylara vereceği tepkiyi de değiştiriyor. Olumlu düşüncenin bağışıklık sistemi üzerinde etkisi de olumlu olduğu için iyileşme süreci hızlanmış oluyor ve tabii ki hızlanma da yine algımızda böyle.:)
 
Olumsuz düşünce de bir enerji alanı yarattığı için kişi aslında kendi gerçeğini doğrudan kendi yaratmış oluyor. Algılama şekli her insanın olaylara vereceği tepkiyi de değiştiriyor. Olumlu düşüncenin bağışıklık sistemi üzerinde etkisi de olumlu olduğu için iyileşme süreci hızlanmış oluyor ve tabii ki hızlanma da yine algımızda böyle.:)
Ben işte temelde tersinin daha doğru olduğunu düşünüyorum.

Yani sen ne kadar olumlu düşünürsen düşün iyileşme sürecine katkısı yok denecek kadar az. Ama olumsuz düşünmeye başladığın an evet vücut da kendini bırakıyor. Ve iyileşme süreci gecikiyor.

Yani olumlu düşünce iyileştirici etkisinden ziyade sürecin normal seyrinde ilerlemesini sağlayan faktör. Ekstra bir katkı sunmuyor. Ama olumsuz düşünce ekstra kötü bir noktaya evriltiyor süreci.
 
Ben işte temelde tersinin daha doğru olduğunu düşünüyorum.

Yani sen ne kadar olumlu düşünürsen düşün iyileşme sürecine katkısı yok denecek kadar az. Ama olumsuz düşünmeye başladığın an evet vücut da kendini bırakıyor. Ve iyileşme süreci gecikiyor.

Yani olumlu düşünce iyileştirici etkisinden ziyade sürecin normal seyrinde ilerlemesini sağlayan faktör. Ekstra bir katkı sunmuyor. Ama olumsuz düşünce ekstra kötü bir noktaya evriltiyor süreci.
Olumlu düşüncenin, hasarlı bölgelerin iyileşmesine katkısı olmadığını mı düşünüyorsun? Bilimsel olarak baktığımızda kanser hastalarına bile moral verecek eylemler tavsiye edilir ancak bu demek değildir ki tedavi için gerekli önlemler alınmasın. Seni anladım, tedaviyi öteleyip düşünce gücü ile iyileşmeye çalışanlar var, sanırım onlardan bahsediyorsun. Tabii ki bu şekilde olmaz, tedavi ve olumlu düşünce bir arada ilerlemelidir.
 
Yani babaanneme ilac yerine bonibon verip "oh simdi daha iyiyim" demesi gibi bir etki mi?
 
ÇOK ZAMAN GEÇTİĞİNE İNANAN DAHA HIZLI İYİLEŞTİ
Araştırmacılar daha fazla zaman geçtiğine inanan katılımcılarda yaraların daha hızlı iyileştiğini ve daha az zaman geçtiğine inanan katılımcılarda iyileşme sürecinin daha yavaş olduğunu gözlemledi. Bilim insanları deneyin sonuçları hakkında, "Algılanan zamanla gerçek zamanın eşit olduğu katılım gurubuyla karşılaştırıldığında oluşturulan yaraların katılımcılar daha fazla zaman geçtiğine inandıklarında daha hızlı, daha az zaman geçtiğine inandıklarındaysa daha yavaş iyileştiğini gördük." ifadelerini kullandı. Bu araştırmaya kadar geleneksel tıp psikolojik etkilerin öncelikle davranışlar olmak üzere sağlığı dolaylı olarak etkilediğini öne sürüyordu.

Araştırmacılara göre son bulgular insan sağlığında "doğrudan" zihin-beden bağlantısı bulunduğuna dair örnek oluşturuyor. Bilim insanları, "Algılar, beklentiler ve inançlar mutlaka biyolojik ve fizyolojik süreçleri şekillendirir" diye ekledi.

Araştırmayı son paragraf özetliyor.
 
Arkadaşlar iftarda bakliyat yedikten sonra sıkıp sıkıp durmayın, yok böyle bir şey külliyen yalan.
 
o kadar kolay kanmıyor ki beyin.
manipüle edilerek ya da hipnozla yapılabilir bu, yani kişinin kendi iradesi ve bilgisi dışında yapılırsa olabilir.
 
Bilim insanları, "Algılar, beklentiler ve inançlar mutlaka biyolojik ve fizyolojik süreçleri şekillendirir" diye ekledi.

Ağır hastalara genelde durumun kötülüğünden bahsedilmiyor ve sadece yakınları biliyor. Hasta da bu noktada pes etmeden iyileşme umudunu kaybetmemiş oluyor.

Zaman kavramı belki de bizim evrene özgü bir yanılsamadır.
 
Geri