Araplar'ın Dünyasında Şiir'in Önemi

Konu sahibi son olarak 2805 gün önce görüldü
ARAPLAR'IN DÜNYASINDA ŞİİR'İN ÖNEMİ

Çölün ortasında yükselen dikenlerle kaplı bir kaktüsün üzerinde açan bir çiçek insana nasıl bir huzur veriyorsa, çöllerde zorlu şartlarda yaşayan Araplar için de şiir onlara aynı duyguyu veriyordu. Şiire karşı çok özel bir yakınlıkları vardı.

Gerçi Sami geleneklerinde bilgili mürşitlere de büyük bir ilgi gösteriyorlardı ama şair denince akan sular durmaktaydı. Şairlerin onlar için çok büyük bir ayrıcalığı vardı. Onlar için şair ilahi bir varlıktan aldığı sözleri aktaran kişi demekti.

Bugünkü anlayışımızla söyleyecek olursak, Araplar şairleri ilahi varlıklardan bilgiler alan ve bu bilgileri güzel sözlerle çevresine aktaran birer ermiş olarak görmekteydi.

Şairlere duydukları saygının altında yatan işte bu inançlarıydı... Ancak şairlere karşı sadece saygı duymuyorlar, onlardan aynı zamanda korkuyorlardı da.. Şairlere karşı duydukları hayranlık ve sevgi aynı zamanda korkuyla birlikte iç içe yaşamaktaydı.

Peki şairleri konuşturan bu ilahi varlıklar onlar için neyi ifade ediyordu?..

O zamanki Arap inançlarına göre yaşadıkları mekanlar "Cin" diye niteledikleri "Ruhlar" la doluydu. Dağ, taş, ağaç, çöllerin derinlikleri hemen hemen her taraf... Cinlerle adeta iç içe bir yaşamın sürdüğünü düşünmekteydiler... Bu inançlarına göre görünen varlıklar yani insanlarla, görünmeyen varlıklar iç içe yaşamaktaydılar.

Arap kültüründe önemli bir yeri olan cin inancı daha sonraları Kur'an-ı Kerim'in birçok ayetinde de dile getirilmiş ve insanlara anlatılan konulardan biri olmuştur.
 
429213.gif

MEMLEKET İSTERİM

Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.


Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

Cahit Sıtkı TARANCI
 

BENİM KÖYÜM

Baharda şenlenir bağı, bahçesi
Kokusu başkadır benim köyümün
Unutturur adama gamı, kederi
Havası başkadır benim köyümün
XXX
Akşam olur herkes döner evine
Can kurban inan ki benim köyüme
Gülabi'nin torunları derler bizlere
Özü başkadır benim köyümün
XXX
Yeşil yeşil meşeleri var dağında
Meyve ağaçları çiçek açar bağında
Her çeşit otlar yeşerir toprağında
Yeşili başkadır benim köyümün
XXX
Köyümün kenarından akar çayı
Kıvrım kıvrım dolanır sular tarlayı
Unuttum sanma orda olmayı
Dostluğu başkadır benim köyümün
XXX
Yaz gelince çıkarlar yaylaya
Gurbetçiler hasretle döner sılaya
Benden selam olsun Aziz Ağa'ya
Sevgisi başkadır benim köyümün

İbrahim SEVİNDİK
 
Bence şiirler sadece Arap dünyasında değil tüm dünyada oldukça önemli bir yer kaplıyor.
 
Aslında Kur'an-ı Kerim de şiirsel bir dil ile yazılmıştır. Bu yönüyle mükemmeldir...ve günümüzdeki hali arap edebiyatına göre tasarlanmıştır. İlk inen ayet(yani bu ayeti barındıran sure) en başta yer almaz. Büyük surelerden küçük olanlara doğru gider. Hatta o kadar ki; Namazda bile bir önceki rekatta Fatihadan sonra okuduğun sure(veya ayetler topluluğu) bir sonrakinden uzun olamaz. :)
Neyse, şu var ki; Dönemin en iyi şairlerinden olan Amr bin Hişam(Ebu cehil olarak anılır) bedir savaşında müslümanlar tarafından öldürüldü. ..
 
Sevgili Pan kardeş ben de doğayı çok sevdiğim için şiirler içerisinde Cahit Sıtkı Tarancı'nın "Memleket İsterim" ve İbrahim Sevindik'in "Benim Köyüm" şiirlerini çok seviyorum. Sevgilerimle
 
Geri