ARAPLAR'IN DÜNYASINDA ŞİİR'İN ÖNEMİ
Çölün ortasında yükselen dikenlerle kaplı bir kaktüsün üzerinde açan bir çiçek insana nasıl bir huzur veriyorsa, çöllerde zorlu şartlarda yaşayan Araplar için de şiir onlara aynı duyguyu veriyordu. Şiire karşı çok özel bir yakınlıkları vardı.
Gerçi Sami geleneklerinde bilgili mürşitlere de büyük bir ilgi gösteriyorlardı ama şair denince akan sular durmaktaydı. Şairlerin onlar için çok büyük bir ayrıcalığı vardı. Onlar için şair ilahi bir varlıktan aldığı sözleri aktaran kişi demekti.
Bugünkü anlayışımızla söyleyecek olursak, Araplar şairleri ilahi varlıklardan bilgiler alan ve bu bilgileri güzel sözlerle çevresine aktaran birer ermiş olarak görmekteydi.
Şairlere duydukları saygının altında yatan işte bu inançlarıydı... Ancak şairlere karşı sadece saygı duymuyorlar, onlardan aynı zamanda korkuyorlardı da.. Şairlere karşı duydukları hayranlık ve sevgi aynı zamanda korkuyla birlikte iç içe yaşamaktaydı.
Peki şairleri konuşturan bu ilahi varlıklar onlar için neyi ifade ediyordu?..
O zamanki Arap inançlarına göre yaşadıkları mekanlar "Cin" diye niteledikleri "Ruhlar" la doluydu. Dağ, taş, ağaç, çöllerin derinlikleri hemen hemen her taraf... Cinlerle adeta iç içe bir yaşamın sürdüğünü düşünmekteydiler... Bu inançlarına göre görünen varlıklar yani insanlarla, görünmeyen varlıklar iç içe yaşamaktaydılar.
Arap kültüründe önemli bir yeri olan cin inancı daha sonraları Kur'an-ı Kerim'in birçok ayetinde de dile getirilmiş ve insanlara anlatılan konulardan biri olmuştur.
Çölün ortasında yükselen dikenlerle kaplı bir kaktüsün üzerinde açan bir çiçek insana nasıl bir huzur veriyorsa, çöllerde zorlu şartlarda yaşayan Araplar için de şiir onlara aynı duyguyu veriyordu. Şiire karşı çok özel bir yakınlıkları vardı.
Gerçi Sami geleneklerinde bilgili mürşitlere de büyük bir ilgi gösteriyorlardı ama şair denince akan sular durmaktaydı. Şairlerin onlar için çok büyük bir ayrıcalığı vardı. Onlar için şair ilahi bir varlıktan aldığı sözleri aktaran kişi demekti.
Bugünkü anlayışımızla söyleyecek olursak, Araplar şairleri ilahi varlıklardan bilgiler alan ve bu bilgileri güzel sözlerle çevresine aktaran birer ermiş olarak görmekteydi.
Şairlere duydukları saygının altında yatan işte bu inançlarıydı... Ancak şairlere karşı sadece saygı duymuyorlar, onlardan aynı zamanda korkuyorlardı da.. Şairlere karşı duydukları hayranlık ve sevgi aynı zamanda korkuyla birlikte iç içe yaşamaktaydı.
Peki şairleri konuşturan bu ilahi varlıklar onlar için neyi ifade ediyordu?..
O zamanki Arap inançlarına göre yaşadıkları mekanlar "Cin" diye niteledikleri "Ruhlar" la doluydu. Dağ, taş, ağaç, çöllerin derinlikleri hemen hemen her taraf... Cinlerle adeta iç içe bir yaşamın sürdüğünü düşünmekteydiler... Bu inançlarına göre görünen varlıklar yani insanlarla, görünmeyen varlıklar iç içe yaşamaktaydılar.
Arap kültüründe önemli bir yeri olan cin inancı daha sonraları Kur'an-ı Kerim'in birçok ayetinde de dile getirilmiş ve insanlara anlatılan konulardan biri olmuştur.
