A
aXi
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Bekar bir genç kızken bir eş, yuva ve çocuk sahibi olan anne, sosyal konum olarak farklı bir statüye adım atmaktadır.
Dünkü genç kız, bugün aile içinde karar verme ve verdiği kararı başkalarına uygulatma sorumluluğu taşımaktadır. o artık bir ANNE’dir.
Bir annenin verdiği kararlar, aile fertleri arasında en ciddiye alınan kararlar olarak kabul edilmelidir. Aile içinde hale anneye ” annelik ” statüsü verilmemişse, onun düşünceleri basit ve anlamsız kabul ediliyorsa, anneye büyük bir psikolojik baskı yapıldığı bilinmelidir.
Annelik konumu hala kabul edilmemiş bir anne, çocuğu ile ilgili vereceği kararlarda tereddütler yaşayabilir. Halbuki bir annenin, annelikten en hoşlandığı durumlardan biride çocuğuna karşı kendini sorumlu hissettiği anlardır. Çocuğunun agresif davranışlarından şikayet eden bir anne, görüşme esnasında şunları anlatmıştır.
” Kayınvalidemler bana hiç güvenmediler. çocuğuma bakabileceğimi kabul etmediler. Beni çocuğumun gözünde hep küçük düşürdüler. her yanlışımı çocuğumun yanında yüzüme vurdurlar.
ne kayınvalidemler ne de kocam benim bir anne olduğumu ve annelik duyguları taşıdığımı anlayamadı. Böylece adım adım çocuğumun gözünde de annelik özelliğimi yitirdimi gördüm. Şimdi bunun acısını bütün aile birlikte çekiyoruz. Oğlum artık baş edilemez ve durdurulamaz
agresif tavırlar sergiliyor, bütün aileye kan kusturuyor. Eğer ben bir anne olarak zamanında anneliğimi yapabilseydim, oğluma yeterince sevgi ve şefkat verebilseydim sanırım oğlum çok daha yumuşak karakterli olacaktı.”
Bu Annenin, bu durumuna hak veriyor ve son sözlerini ben de tekrar edyorum. Annenin, Annelik statüsünü alamadığı bir evde, çocuklar daha agresif, daha hırçın ve daha saldırgan olma eğilimindedirler.
O halde annenin sırtındaki yükü arttıracak böyle bir davranışa, aile içindeki hiçbir fert asla başvurmamalıdır.