A
aXi
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Bir annenin çocuğu ile ilgili kurduğu hayalleri ve düşleri rengarenkdir. Peki, ne oluyorda çok defa bu pembe düşlerin üzerine koca bir kara dev gelip oturduğunda, anne ve çocuk bu kara devin altında çırpınık duruyor?
Anne bu dev yükü nereden almaktadır? geçmişte yaşanmış olayların, annenin annelik yapmamasındaki tesiri ne kadardır?
Bazen tepesinde taklalar atan , sırtında gezinen çocuklarına tebessümle bakan anne, neden bazen bir ” çıt” sesine dahi tahammül edemiyecek kadar çocuklarına karşı saldırgan olabilmektedir?
sevgiyle dünyaya getirdiği çocuğuna karşı tahammülsüzlük gösteren annenin, çok defa bir insanın taşıma kapasitesinin üzerinde yükü olduğunu gözlemleriyoruz. Anne, gerek içinde yaşadığı bugünlerin, kendi üzerine yüklediği yükler gerekse geçmişte yaşadığı tatsız hatıralar nedeniyle; sırtına yüklüyecek bir kilo yükü kaldıramıyacak duruma gelmektedir. büyüzden evin içinde çok defa annenin kendisi tarafından bir ” terör” havası oluşmaktadır. annenin evin içindeki en ufak bir gürültüye bir düzensizliğe
tahammül gösterememesi; aslında sırtında yük taşıma kapasitesinin dolduğununda işaretidir. yanlışlıkla masanın üzerindeki bardağı düşüren çocuğuna süratle gelir bir ” tokat ” atan anne, attığı o tokatın acısını gece yatağına uzandığında kendi ruhunda tabiiki hissedecek ve pişmanlık gözyaşı dökecektir. ama pişman olmak anneye birşey kazandırmayacak. ertesi gün aynı hatayı yapan çocuğuna aynı karşılığı verebilecektir. çünkü anne farkında olsun yada olmasın, sırtında taşıdığı yüklerin altında kaldığından dolayı çocuğuna karşı bu kadar hoşgörüsüz davranmaktadır.