Annenin kendini tanıma rehberi

A
  • Kullanıcı aXi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Kadın Hastalıkları ve Doğum
1. Annenin yaşama sevinci var mı?
çocuk terbiyesinin en önemli unsuru yaşama sevincidir. Aile içindeki sıkıntılar bazen öyle bir hal alırki çocuk terbiyesinde birinci derece sorumlu olan bir anne yaşama sevincini kaybedebilir.
“Yarını bugünden farkı ne olacakki? ” sorusu, anneyi umutsuzluğa düşürebilir. Umutsuzluk mutsuzluğu körükler. Umudu kalmamış
yaşama sevinci olmayan bir annenin çocuğunu terbiye etmesi hemen hemen imkansızdır. Böylesi Psikolojik bir baskı altında olan anne
için çocuk sadece bir ” yük ” gibidir. bu durumdaki bir anne, çocuğun, çocukça yaptığı her bir davranışın kendi ” bam teline ” dokunulduğunu hissecek ve adım adım şiddet girdabına girecektir. şiddet bir kere başladımı sonunun gelmesi çok zordur. şiddet şiddetin mayasıdır. her bir şiddet bir sonraki şiddetin çekirdeğidir.
Anne, bir yandan yaşama sevincinin kaybetmiş olmanın verdiği yük bir yandanda bir türlü baş edemediği
çocuğuna karşı uyguladığı şiddet ve bu şiddetin vicdanında verdiği rahatsızlıkla yanlış üstüne yanlış yapmaya başlıyacaktır
Eğer bu şiddet yolculuğu bir yerde durdurulamazsa şiddet hayatın bir unsuru halini alacak ve anne , artık uyguladığı bu şiddetin verdiği vicdan azabını duymamak için bahaneler bulmaya çalışacaktır.kimi zaman ” Hak etmese dövmem ” diyecek. kimi zaman ” Ne yapayım başka çaremmi varki” şeklinde bahanelerle vicdanının sesini bastırmaya çalışacak
yani Anne kendi kusurlarına gözlerini kapayacak ve yaptıklarının, mecburi olması gereken şeyler olduğunu düşünecek; hatta yıllar geçtikçe düşündüğü şeye kendide inanacaktır. O halde bir annenin kendisiyle yeniden tanışırken ” Acaba yaşama sevincim yeterince varmı? ” yarına ait umutlarım varmı ? Beni hayata bağlayan şeyler nelerdir? sorularını sorması gerekir.
Anne yaşama sevincini yitirmişse ve çocuğuna karşı sabırla davranmanın karşılığını alamıyacağını düşünüyorsa, çocuğunun gelecekte harika bir insan olacağının hayalini kuramıyorsa, kendini yeterince yarına motive edemiyorsa, yaşama sevincinin önemli bir bölümünü kaybetmiş demektir.
 
Geri