Anna Karenina
Elmas Üye
-
- Katılım
- Eylül 28, 2015
-
- Mesajlar
- 23,654
-
- Tepkime puanı
- 15,108
-
- Puanları
- 369
Kaygılı kişiler
Sürekli tetikte olan ve gerekli gereksiz her detayı bilip kontol altında tutmak isteyen insanlar.. Örneğin anneler.. Evden 20 dakika uzağa giden bir annenin çocuğunu arayıp sorması iç güdüsel olarak normal kabul edilebilir ama sık sık bir bahaneyle arıyorsa, kaygı bozukluğu vardır.
Paranoyak kişiler
Suçlayan, ortada hiç bir sebep yokken şüphelenen insanlar.. Hiç gitmediği bir ortamda onunla ilgili konuştuğunuzu söyleyebilecek kadar kafasında hikayeler kurar ve onlara inanır. Her an tetiktedir, her an savunma halindedir. Ne yapsanız ona sizden zarar gelmeyeceğine inandıramazsınız. Eğer o kişi eşiniz ya da sevgilinizse, hayat boyu bitmeyecek ihanet suçlamalarına maruz kalabilirsiniz.
Depresif kişiler
Mutlu olmaktan kaçan ve sürekli kendini başarızlıkla suçlayan insanlar.. Ne kadar çok çalışırsa çalışsın tatmin olmaz ve ne kadar severseniz sevin ona yetmez. Her zaman kendini yıpratacak bir sebep bulurlar, yoksa da yaratırlar. Hayat enerjinizi sömürür ve yanında kaldıkça umutsuzluk seviyeniz de artar.
Histriyonik (oyuncu) kişiler
İşte en sevdiğim! Karşısındakini elde etmek ve çıkar sağlamak için çalışan insanlar. Toplum içinde olmayı, tanınmayı, yeni insanlar keşfetmeyi görev edinirler. İş hayatında ya da günlük yaşamda, mutlaka sırtından geçinecek birini bulurlar. İkili ilişkilerde uzun süreli beraberlikleri olmaz. En büyük aşkları menfaatleri düzeyinde sürer çünkü.
Peki bu durumda siz ne yapabilirsiniz?
Asla kişilik bozukluğu yaşayan birine kendinizi anlatmak için yıpranmayın, faydası olmayacak. Eğer yapabiliyorsanız, profesyonel destek alması için onu ikna etmeyi deneyin. Asla durumlarının farkında olmadıkları için kabul etmek istemeyeceklerdir.
Hem ne demiş bir Kızılderili atasözü:
Sürekli tetikte olan ve gerekli gereksiz her detayı bilip kontol altında tutmak isteyen insanlar.. Örneğin anneler.. Evden 20 dakika uzağa giden bir annenin çocuğunu arayıp sorması iç güdüsel olarak normal kabul edilebilir ama sık sık bir bahaneyle arıyorsa, kaygı bozukluğu vardır.
Paranoyak kişiler
Suçlayan, ortada hiç bir sebep yokken şüphelenen insanlar.. Hiç gitmediği bir ortamda onunla ilgili konuştuğunuzu söyleyebilecek kadar kafasında hikayeler kurar ve onlara inanır. Her an tetiktedir, her an savunma halindedir. Ne yapsanız ona sizden zarar gelmeyeceğine inandıramazsınız. Eğer o kişi eşiniz ya da sevgilinizse, hayat boyu bitmeyecek ihanet suçlamalarına maruz kalabilirsiniz.
Depresif kişiler
Mutlu olmaktan kaçan ve sürekli kendini başarızlıkla suçlayan insanlar.. Ne kadar çok çalışırsa çalışsın tatmin olmaz ve ne kadar severseniz sevin ona yetmez. Her zaman kendini yıpratacak bir sebep bulurlar, yoksa da yaratırlar. Hayat enerjinizi sömürür ve yanında kaldıkça umutsuzluk seviyeniz de artar.
Histriyonik (oyuncu) kişiler
İşte en sevdiğim! Karşısındakini elde etmek ve çıkar sağlamak için çalışan insanlar. Toplum içinde olmayı, tanınmayı, yeni insanlar keşfetmeyi görev edinirler. İş hayatında ya da günlük yaşamda, mutlaka sırtından geçinecek birini bulurlar. İkili ilişkilerde uzun süreli beraberlikleri olmaz. En büyük aşkları menfaatleri düzeyinde sürer çünkü.
Peki bu durumda siz ne yapabilirsiniz?
Asla kişilik bozukluğu yaşayan birine kendinizi anlatmak için yıpranmayın, faydası olmayacak. Eğer yapabiliyorsanız, profesyonel destek alması için onu ikna etmeyi deneyin. Asla durumlarının farkında olmadıkları için kabul etmek istemeyeceklerdir.
Hem ne demiş bir Kızılderili atasözü:
Dur ve dinle, hep konuşursan kimseyi duyamazsın.