Ankara Savaşı ve Sehzadelerin Hakimiyet Mücadelesi

Konu sahibi son olarak 2583 gün önce görüldü
Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid ile Timur arasında, Ankara'nın Çubuk Ovası'nda uygulanan muhabere.Geç ortaçağ tarihinin en kanlı alan savaşlarından bir tanesi olan ve Osmanlıların yenilgisiyle neticelenen Ankara Muhabereyi, Osmanlı Devleti'nin dağılmasına ve Fetret Devri (1402-1413) olarak malum tek iktidar boşluğu döneminin yaşanmasına yol açtı.
Osman Gazi ve Orhan Gazi ile I.
Murad'ın inşa ettikleri devlet, daha fazla Balkanlar'da genişlediği gibi, daha gevşek vasallık bağlarına dayanıyordu.Bu dönemde Osmanlılar bilhassa Anadolu'da süratli ve net ilhaklara girişmişlerdi; aradaki çatışmalara rağmen, Türk-İslam beylikleriyle henüz yumuşak tek teması gözetiyorlardı.Yıldırım Bayezid ise, İstanbul kuşatmasını sürdürürken, tek yandan da Anadolu birliğini sağlamak emeliyle muhtelif savaşlara girişti.Karamanlılara karşı kazanılan Akçay Muhabereyi neticesi kazanılan zaferle (1398) Konya,Niğde,Karaman ve Develi Osmanlıların eline geçti; Sivas hükümdarı Kadı Burhaneddin'in öldürülmesiyle Sivas, Tokat, Kayseri ve Aksaray Osmanlı egemenliğine girdi (1399).Aynı sene Memluk sultanı Berkuk'un ölümünden ve adına çocuk yaştaki Nasıreddin Ferec'in geçmesinden yararlanan I.
Bayezid, Malatya'yı Memluklerden aldı.Dulkadiroğullarının elinde tespit edilen Kahta, Divriği, Besni ve Darende kaleleri de Osmanlılara geçti.Osmanlı hudutları böylelikle Orta Fırat'a dayanmış oluyordu.Bütün bu fetihlerden ardından I.
Bayezid, yenilgiye uğrayan mahalli hanedanları tasfiyeye yönelerek, sıkı tek merkezi yapı kurmaya girişti.Bu gaye ile Balkanlar'ın Hıristiyan prensliklerine ve aristokrasisine yaslanması ise, Türk beylerinin ve İslam ulemasının kendine duyduğu reaksiyonu artırıcı tek rol oynadı.
Öte yandan, Türkistan ve İran'da kuvvetli tek devlet kuran Timur, kendisini İlhanlıların varisi sayarak Anadolu üstünde hak ileri sürmekteydi.Bayezid döneminde Osmanlıların erken tek evrede Ön Asya'ya dayandırması Timur'un ilgisini çekti.Timur'un saldırılarıyla topraklarını yitiren Celayir sultanı Ahmed ile Karakoyunlu Kara Yusuf Osmanlılara sığınınca, Bayezid ile Timur arasında mektuplaşma başladı.Bayezid, Timur'un, Kara Yusuf ile Sultan Ahmed'in geri verilmesi yolundaki isteğini kabul etmedi.Osmanlılara gözdağı vermek isteyen Timur, Bayezid doğrulusunda toprakları ellerinden alınan ve Timur'un yarı-kabilesel devletinde kendilerine henüz yakın tek sosyal tertip bulan Anadolu beylerinin de kışkırtmasıyla Sivas, Halep ve Şam'ı ele geçirdi (1400).Timur'un Bağdat'a yönelmesi üstüne Bayezid, Temmuz 1401'de doğuya ilerleyerek Timur'a bağlı Mutahharten'in egemenliğindeki Erzincan ve Kemah'ı istila etti.Bu ilerleme iki hükümdarın arasını iyice açtı.Bayezid'e tek elçi gönderen Timur, Kemah'ın Mutahharten'e Anadolu Beyliklerinden alınan yerlerin de sahiplerine geri verilmesini, Kara Yusuf'un teslim edilmesini ve Osmanlıların kendine bağlanmasını istedi.Bayezid'in Timur'un adına getirilmesi esasen olanaksız bu isteklerinin hiçbirini kabul etmemesi savaşın gerekçesi oldu.
Hem Balkanlar'da, hatta Anadolu'da yayılmış tespit edilen Osmanlıların her iki cephe arasında gelip gitmek yönünden zorlanmaları ehemmiyetli tek rol oynadı.Harekat inisiyatifini ele alan Timur, 1402 ilk haftalarında Gürcistan'da yine devasa tek silahlı güç topladı; Erzincan, Kemah ve Sivas üstünden Ankara'ya gelerek şehiri kuşattı.Ama Bayezid'in Tokat üstünden Ankara'ya doğru geldiğini haber alınca, abluka etmeyi kaldırarak Çubuk Ovasına çekildi.Fillerle desteklenen silahlı gücü Bayezid'inkinden henüz kalabalık ve askeri malzeme itibariyle henüz güçlüydü.On dört saat süren savaşın ilk haftalarında üstün görülen Osmanlı silahlı gücü Karatatarlarla külüstür Anadolu beyliklerine bağlı askerlerin Timur'un saflarına katılmasıyla efor halde kaldı.Bir pek Sırb müttefikleri Bayezid'i bitimine kadar terk etmediler.Savaş, Timur'un lehine döndüğü sırada, I.
Bayezid'in erkek çocuklarından Süleyman Çelebi, Mehmed Çelebi ve Sadrazam Çandarlı Ali Paşa abluka etmeyi yararak kaçmayı başardılar.Üç surat şahıs kalıncaya kadar çakışan I.
Bayezid ise nihayetinde esir düştü.
Ankara Muhabereyi yenilgisi, Osmalı Devleti'nin parçalanarak, devletin imparatorluk adımına geçmesinin 50 sene kadar geçikmesine, Anadolu beyliklerinin yine kurulmasına ve Osmanlı tarihinde Fetret Devri olarak malum 11 senelik tek iktidar boşluğu döneminin yaşanmasına sebep oldu.

SEHZADELERIN HAKIMIYET MÜCADELESI
Ankara bozgunu, surat yıl zarfinda Anadolu'nun aşağı yukarı tam***** yakin tek kismi ile Rumeli'nin Tuna boylarina kadar en önemli yerlerini zapt eden Osmanli Devleti için devasa tek yıkım olmustu.
Ankara hezimeti ile bassiz vaziyete düsen Osmanli Devleti'nin Rumeli'deki topraklari Hiristiyan devletlerle çevrili olmasina ragmen bu devletin yikilip ortadan kalkmayisi, onun ne kadar saglam temeller ve müesseseler üstüne kuruldugunu göstermiştir.
Böyle tehlikeli tek dönemde Balkanlar'da, Osmanli Devleti'ne karsi ayrilma ya da başkaldırı etme seklinde tek hareketin görülmemesi, Osmanlilarin, buralarda yasayan Hiristiyan halka gösterdikleri âdilâne muameleden kaynaklanmaktadir.
Müslüman Türkler, Balkanlar'daki Ortodoks halki, Katoliklerin baskisindan kurtarmak, onlarin dinî inançlarina kimseyi karistirmamakla din ve yürek hürriyetine sayginin en güzel örneklerini vermislerdi.
Gerçekten de hiç tek devletin yönetim tarzi, Osmanlilarin yönetimi kadar iyi olamazdi.
Balkan halklari bu gerçegi defa aci denemeler nihayetinde anlamislardi.
Öyle anlasiliyor ki, Osmanli sehzadeleri arasindaki çekisme, Timur daha sahnede iken meydana çikmisti.
Bu da Bursa'yi elde etme sebebinden olmustu.
Nitekim Mehmet Çelebi, ailesinin Bursa'daki topraklarini istemeye kalkismis, ama Timur'un Musa Çelebi'yi tutmasi sebebinden bundan vaz geçmisti.
Babasi Yildirim Bâyezid eşliğinde Timur'a tutsak düsen ve onun yaninda tespit edilen Musa Çelebi, Timur'un takviye ve yakinligini kazanarak, Bursa ve Karesi alanlarına hâkim olan kardesi Isa Çelebi ile çatismaya girer.
Bu mücadeleden basarili çikan Musa Çelebi, Bursa'ya hâkim gerçekleşir.
Fakat, Timur'un Anadolu'yu terk etmesinden ardından kuvvetlenen Isa Çelebi, külüstür payitaht olan Bursa'yi yeniden ele geçirir.
Maglup olan Musa Çelebi ise Kütahya'daki dayisi Germiyanoglu'nun yaninda kalmaya mecbur gerçekleşir.
Muhtemelen oradan da Karamanoglu'nun yanina gitmisti.
Amasya'da tespit edilen sehzade Mehmed, Amasya, Canik, Tokat, Niksar ve Sivas taraflarinda tespit edilen yerli beylerden Kara Devletsah Kubadoglu, Gözleroglu, Köpekoglu, Kadi Burhaneddin Ahmed'in damadi Mezid Bey'le miicadele edip o havaliyi tamamiyle kendisi nüfuz ve kararı altina almisti.
Subasi Eyne Bey'in tavsiyesi ile Bursa taraflarinda tespit edilen biraderi Isa Çelebi'ye müracaatla Anadolu'yu aralarinda taksim etme önerilerinde yer aldı ise de Isa Çelebi'nin kendisinin devasa kardes oldugunu söyleyip önerisi red etmesi üstüne Ulubat'ta baslayan muharebede (1404) Isa Çelebi, maglub olarak evvel Yalova'ya, oradan da Istanbul'a gitti.
Edirne'de tespit edilen Buyruk Süleyman'in, Imparator'dan Isa'yi istemesi üstüne, antlasma geregi olarak Isa Edirne'ye yollandı.
Ulubat savasinda, Yildirim Bâyezid'in meshur komutanlarindan olup Mehmed Çelebi'nin maiyetine giren Subasi Eyne Bey ile Isa Çelebi'nin yaninda bulunan Sari Timurtas Pasa maktul düsmüslerdi.
Savasi müteakip Bursa'ya giren Mehmed Çelebi, hükümdarligim duyuru etmesine ragmen, tek ihtiyat tedbiri olarak Timur'un adinin da bulundugu para bastirarak zekice tek politika takip etmistir.
"Sikke-i müstereke" adi ile anilan bu paranin Bursa'da hicrî 806 tarihinde basildigi anlasilmaktadir.
Mehmet Çelebi, ardından Germiyanoglu Yakub Bey'in yaninda tespit edilen babasinin cesedini getirterek camiinin yanina gömdürmüstür.
Anadolu'daki bu mücadeleler devam eder iken, en devasa sehzade olan Süleyman Çelebi (Emir Süleyman), Edirne'de Hiristiyan unsurlarin destegiyle güvenlik içindeydi.
Bu sırada Sirbistan'da Lazar'in adına geride bıraktığımız oglu Stefan (Istefan) karar sürüyordu.
Georg Brankoviç de güney Sirbistan'da gücünü yaymaya çalisiyordu.
Emir Süleyman, bu iki Sirp prensin çatismalarindan istifade etmeyi basardi.
O, babasinin Anadolu topraklarini ele geçirmek ve kardeslerini ortadan kaldirarak Osmanli Devleti'ni yine külüstür vaziyetine getirmek istiyordu.
Bu gayesini gerçeklestirebilmek için Selanik, Makedonya'nin tek kısmı, Mora, Trakya kiyilari, Marmara ve Karadeniz'de Istanbul'a en yakin kiyi kasabalari verilmek suretiyle Bizans'tan para ve askerî yardim saglandi.
Bizans'in henüz evvel Osmanlilara ödemek mecburiyetinde oldugu vergi de kaldirildi.
Böylece Buyruk Süleyman, kendisi kardeslerine karsi yardim saglamak için agir tek değer ödemis oluyordu.
Kendisine en devasa rakip olarak Mehmed Çelebi'yi gören Buyruk Süleyman, güçlü tek ordunun basinda Isa Çelebi'yi Bursa üstüne gönderir.
Mehmed Çelebi'ye bagli kalan Bursa'lilarin mukavemeti üstüne muvaffak olamayan Isa Çelebi, Bursa'yi atese verip yaktiktan ardından, Kastamonu'da tespit edilen Isfendiyar Bey'in yanina çekilir.
Onunla ittifak durumunda tespit edilen Aydinoglu Cüneyd, Saruhanoglu Hizirsah Bey ve Menteseoglu Ilyas Beylerle Mehmed Çelebi üstüne varip onunla savasmak istemisti.
Fakat bu nihai tesebbüsünde de muvaffak olamayinca Karaman iline siginmak ister.
Fakat bu arzusunu gerçeklestiremeden Eskisehir yakinlarinda yakalanarak öldürülür.
Cesedi, Bursa'da Murad Hüdavendigâr türbesi yanina gömülür.
Isa Çelebi'nin öldürülmesi üstüne onunla ittifak durumunda tespit edilen ve yukarida adi geride bıraktığımız Ege beylikleri, Mehmed Çelebi'nin hükümdarligini tanimak mecburiyetinde kalirlar.
Böylece Mehmed ve Süleyman Çelebiler, devletin Anadolu ve Avrupa bölümlerinin hükümdarlari oldular.
Bununla birlikte Buyruk Süleyman, devletin tamamini istiyordu.
Bu yüzden silahlı gücü ile kardesinin üstüne varip evvel Bursa, ardından da Ankara'yi zapt etmisti.
Bu kayiplardan ardından Amasya'ya çekilmek mecburiyetinde kalan Mehmed Çelebi, mücadeleden vaz geçme niyetinde degildi.
Nitekim 1406 yilinda Yenisehir ovasinda kardesi Buyruk Süleyman ile savasmis, ama maglub olarak yeniden Amasya'ya çekilmis ise de onu Rumeli'ye dönmek mecburiyetinde birakmak için çareler aramaya baslamisti.
Anadolu'da dört yil kadar kalan Buyruk Süleyman'in, Sivrihisar sebebinden Karamanlilar'la arasinin açilmasini firsat bilen Mehmed Çelebi, yeni tek strateji tecrübe ederek Karaman'da tespit edilen kardesi Musa Çelebi'yi kendine bagli kalmak sartiyla Rumeli'ne göndermeye hüküm verir.
Bu maksatla Karamanlilar'la Kirsehir'in Malya ovasinda tespit edilen Cemale kalesinde bulusan Mehmed Çelebi, Candaroglu Isfendiyar Bey ve Eflak voyvodasi Mirçe ile de görüşmelerde bulunmustu.
Onlarin da muvafakati üstüne Candar iline gelen Musa Çelebi, Temmuz 1409'da Sinop'tan gemilerle Eflâk'a geçer.
Gerçi Buyruk Süleyman'in giiçlenip kendisi bagimsizligini tehdid etmesinden korkan Eflâk'in ve Sirp krali Stefan'in da takviyeleri saglanmisti.
Musa Çelebi, Eflâk'ta prensin kizi ile izdivaç etti.
Böylece Türkler, Ulahlar, Sirplar ve Bulgarlar'dan olusan tek silahlı güç toplamayi basaran Musa Çelebi, Edirne üstüne yürür.
Musa Çelebi, Istanbul'a kaçmak emeliyle yola çikan Buyruk Süleyman'in yakalanip öldürülmesi ve tüm timarli sipahiler gibi sancak beylerinin de kendine bagliliklarini bildirmeleri üstüne Rumeli'deki Osmanli eyaletlerinin yegane hâkimi olarak Edirne'de tahta geçer.
Böylece Buyruk Süleyman'in devleti, henüz becerili ve enerjik Musa Çelebi'ye kalmisti.
Gerçekten, yürekli, gözü tek, faal tek kimse olan Musa Çelebi, Çelebi Mehmed'e olan bagliligini red ve inkâr ederek hükümranligini duyuru eder.
Subat 1411 yilinda gerçeklesen hükümdarlik ilânindan ardından adina para bastiran Musa Çelebi, realite tek hükümdar gibi davranmaya baslar.
Saray protokol ve törenlerinde külüstür Osmanli saray geleneklerini kurmaya yine kuruluş etmeye çalisir.
Musa Çelebi, Buyruk Süleyman'a yardim eden Sirp despotu Stephan Lazaroviç üstüne yürüyerek ehemmiyetli tek cevher sehri olan Novo Brodo'yu zapt eder.
Pravati ve köprü kalelerini de ele geçirmek suretiyle, karisiklik döneminde Osmanlilar'in Balkanlar'da kayb ettikleri topraklan geri alir.
Bu sırada Buyruk Süleyman'in Rumeli'ye geçisi esnasinda Bizans'a biraktigi yerlerin çogunu geri alan Musa Çelebi, böylelikle Bizans'i da cezalandirmaya çalisiyordu.
Istanbul'u karadan ve denizden kusatma altina alan Musa Çelebi, 1411 yilinda Silivri'ye gelmis ve Istanbul'u açlikla teslime zorlamak istemisti.
Çagdas kaynaklarin ifadesine göre Musa Çelebi'nin tutumundan çekinen Manuel, Venedikliler'in de yardim etmemeleri üstüne sehri teslim etmeye hüküm verir.
Ancak henüz evvel Musa Çelebi tarafindan Bizans'a gönderilen ve bilahare Manuel ile is birligi yapmış Candaroglu Ibrahim Pasa'nin tavsiyesi ile hareket eden Manuel, Çelebi Mehmed'i Rumeli'ye geçirmek suretiyle Istanbul kusatmasini kaldirmak tesebbüsünde yer alır.
Nitekim, Gebze kadisi Fazlullah'i Manuel'e göndererek onunla anlasan Çelebi Mehmed, evvel Istanbul'a gelmis, 1412 yılların Ekim ayinda da Çatalca yakininda tespit edilen Incegiz'de Musa Çelebi ile savasa girmistir.
Kardesler arasindaki maç esnasinda sürekli doğrultu degistirmekle ilgi çeken tek sahsiyet vardir.
Aydinoglu Cüneyd Bey adini tasiyan bu zat, Aydin ilindeki mevkiini saglamlastirmak için tek dizi faaliyetlerde bulunmustu.
Fakat nihayetinde Çelebi Mehmet vaziyete hâkim olup külüstür birligi saglayinca onu Nigbolu muhafizligina getirmek mecburiyetinde kalmistir.
Bununla birlikte ona güvenemeyen Çeîebi Mehmet, onu bölgesinden alip uzaklastirmak ihtiyacini duymustu.
Baslangiçta gayet halim selim görünen Musa Çelebi'nin, sonralari sert tek tavir takinarak lüzum beylerinin lüzum askerlerinin kendine olan bagliligini kayb etmesi, yenilmesinde devasa tek rol oynamistir.
O, Sofya'nin güneyinde tespit edilen Samakov kasabasi civarindaki Çamurlu sahrasindaki savasta silahlı gücünün maglub olmasi üstüne yarali olarak Eflâk'a dogru kaçmak isterken yakalanip 10 Temmuz 1413'te öldürülür.
Musa Çelebi'nin ölüm haberi, devasa tek eleme neden olmustu.
Nasinin Bursa'ya gelmesi üstüne sehri muhasara eden Karamanoglu Mehmed Bey, sür'atle geri çekilmek mecburiyetinde kaldi.
Musa Çelebi'nin vefati üstüne Osmanli hanedaninin ayrılması sona ermis oluyordu.
Çelebi Sultan Mehmed, babasinin topraklarini yine toparlamaya çaba ediyor idi.
Onbir yil süren bu karisiklik döneminden ardından Osmanli Devleti, Güneydogu Avrupa'daki tüm stratejik noktalari, Edirne, Sofya ve Üsküp'ü; Dogu Balkanlar'da da külüstür sehir ve yerlesim bölgelerini yeniden elde etmis oldu.
Bunun yanlızca tek istisnasi vardi o da Çelebi Sultan Mehmed'e yardim karsiliginda Sirbistan'a birakilmis olan Nis'ti.
 
Son düzenleme:
Geri