-
- Katılım
- Nisan 16, 2019
-
- Mesajlar
- 55,750
-
- Tepkime puanı
- 34,663
-
- Puanları
- 353
Kalp damar tıkanıklıklarının hem teşhisi hem de tedavisinde önemli bir yeri olan anjiyo işlemi iki farklı şekilde uygulanır.
Anjiyo Nedir?
Anjiyo (anjiyografi), kalp damarlarının tıkalı olup olmadığını anlamak için uygulanan bir işlemdir. Kalp hastalıklarının teşhis edilmesinde en çok uygulanan işlemlerden biri olan anjiyo, damarların tıkanıklığının yüzdesi, yeri, derecesine göre tedavi olarak da uygulanır. Anjiyo tanı işlemi sırasında balon ve stent işlemi uygulanabildiği için tedavi yöntemi olarak da kullanılır. Yani anjiyo hem teşhis hem de tedavi şekli denebilir. Klasik anjiyografi, koroner arter darlığının anatomik yapısını incelemede ve ek teknikler ile fonksiyonel değerlendirmede güvenilir yöntem olarak kabul edilir. Yapılan diğer testlerde yüksek riskli koroner damar tıkanıklığı şüphesi çıkan hastalarda, stent veya balon anjiyoplasti planlanan hastalarda ya da acil kalp krizinde tanı ve tedavi amacıyla uygulanır.
Anjiyo Nasıl Yapılır?
Klasik anjiyografi işlemi, kasık damarından, kol damarından veya el bileği damarlarından kalbe kadar ilerleyen kateterler yardımıyla yapılır. Tamamen sterilizasyon sağlandıktan sonra lokal anestezik maddeler ile giriş bölgesi uyuşturulur. İşlem sırasında ağrı duyulmaz, sadece radyoopak maddesinin hastanın damarına verilmesi sırasında bir defalık kısa süreyle vücutta bir sıcaklık oluşur. Bu işlem sırasında hastanın kalbindeki bazı boşluklardan veya damarlardan basınç ve kan örnekleri alınır, radyoopak madde verilerek damarların ve kalbin tamamen görüntülenmesi sağlanır.
Hastanın kasık bölgesindeki damarlarda bir tıkanıklık varsa veya aşırı kilo nedeniyle kasık bölgesinin kullanımı uygun değilse kol damarı kullanılabilir. İşlem yapılacak bölge, lokal olarak uyuşturulur. Küçük bir kesiden işlem uygulanır. Kesinin çok küçük olması sayesinde hasta, işlem sırasında ağrı hissetmez. İşlem sonrasında hastanın bileğine bileklik benzeri bir materyal takılır. Taburcu olurken bu materyal çıkarılır ve hastanın işlem yeri bandajlanır.
Anjiyografi pek çok kişiye korkutucu bir işlem olarak gelebilir. Hatta işlemden önce çok heyecan duyulur. Ancak son derece kolay bir işlemdir. Ancak özel işlem odalarında uygulanır.
Anjiyoya Nasıl Karar Verilir?
Anjiyo özellikle kalp krizi geçiren (göğüs ağrısı, ağrıyla birlikte soğuk terleme, çarpıntı ve nefes darlığı varsa) hastalara yapılır. Bu hastalarda ilk 3 saatte (özellikle tanı konduktan sonraki ilk bir saat içinde) acilen yapılması gerekir. Bir saatin üzerindeki vakalarda da yine mümkün olan en kısa sürede yapılması önem taşır. Hastanın bu şikayetleri olmasa bile yapılan efor ve sintigrafi gibi testler neticesinde problem tespit edilirse yine anjiyografi gerekir. Ayrıca bazı kalp kapağı hastalıklarında ve ameliyata girecek hastalarda koroner anjiyografi ile kateter işlemi birlikte yapılabilir. Vücuttaki tüm damarların tıkalı olup olmadığı anlaşılabilir.
Kasıktan Anjiyo ve El Bileğinden Anjiyo Farkları
El bileğinden ve kasık damarından anjiyo işlemleri süre olarak aynı olsa da hasta konforu ve güvenliği açısından farklılıkları bulunur.
Kasıktan yapılan anjiyo hasta açısından daha zahmetli kabul edilir.
Kasıktan anjiyoda daha fazla anestezi kullanılır, daha kalın iğnelerle damara girilir ve daha derin tabakadaki damara ulaşmak gerekir. Kasıktan girilen damar cilt yüzeyinden 5 cm daha derinde bulunur. Arada çok fazla doku bulunur. Kasıktan girilen damar diğerine göre daha kalın olur. İçindeki basınç da çok daha fazla olduğu için, bu damarı kontrol etmek daha zordur. El bileğinden anjiyoda girilecek damar, cildin hemen altında yer alır. El bileği özellikle dirsek altından sonra iki kanaldan beslenir. Bunlar radial ve ulnar arterdir. Elin beslenmesi çift damardan olduğu için birinde oluşabilecek sıkıntı ciddi problemlere neden olmaz. Diğer damar bu işi üstlenir.
İşlem süresi aynı olmasına rağmen kasıktan anjiyo sonrası hastanın kalkıp yürümesi mümkün olmaz. Hasta yatağına sedye ile taşınır ve 5-6 saat boyunca kum torbalarıyla birlikte sabit bir pozisyonda yatar.
Kasık damarından anjiyolarda komplikasyonlar biraz daha fazladır. Özellikle kanama, şişme, cilt altında kan birikimi, ağrı, işlem sonrasında damar hasarı denilen damar yaralanması daha fazla görülür. Bunlar çoğunlukla müdahale gerektirmez. İşlemden sonra seçilen yönteme göre değişebilen 2-6 saat hastanede gözlem süresi gerekir ve bu sürede damara giriş yerinde tampon yapılmak suretiyle kanama engellenir. Bunların yanı sıra hasta kasık bölgesinde ağrı hissedip ertesi gün yürümekte zorluk çekebilir. El bileğinden anjiyografi hastaları isterse oturabilir, tuvalet ve yemek ihtiyaçlarını dolaşarak rahatlıkla giderebilir. Hasta aynı gün yürüyerek, arabasını kullanarak evine veya işine rahatlıkla gidebilir. Nadiren el bileği damarında sorunlar olur.
Kaynak
Anjiyo Nedir?
Anjiyo (anjiyografi), kalp damarlarının tıkalı olup olmadığını anlamak için uygulanan bir işlemdir. Kalp hastalıklarının teşhis edilmesinde en çok uygulanan işlemlerden biri olan anjiyo, damarların tıkanıklığının yüzdesi, yeri, derecesine göre tedavi olarak da uygulanır. Anjiyo tanı işlemi sırasında balon ve stent işlemi uygulanabildiği için tedavi yöntemi olarak da kullanılır. Yani anjiyo hem teşhis hem de tedavi şekli denebilir. Klasik anjiyografi, koroner arter darlığının anatomik yapısını incelemede ve ek teknikler ile fonksiyonel değerlendirmede güvenilir yöntem olarak kabul edilir. Yapılan diğer testlerde yüksek riskli koroner damar tıkanıklığı şüphesi çıkan hastalarda, stent veya balon anjiyoplasti planlanan hastalarda ya da acil kalp krizinde tanı ve tedavi amacıyla uygulanır.
Anjiyo Nasıl Yapılır?
Klasik anjiyografi işlemi, kasık damarından, kol damarından veya el bileği damarlarından kalbe kadar ilerleyen kateterler yardımıyla yapılır. Tamamen sterilizasyon sağlandıktan sonra lokal anestezik maddeler ile giriş bölgesi uyuşturulur. İşlem sırasında ağrı duyulmaz, sadece radyoopak maddesinin hastanın damarına verilmesi sırasında bir defalık kısa süreyle vücutta bir sıcaklık oluşur. Bu işlem sırasında hastanın kalbindeki bazı boşluklardan veya damarlardan basınç ve kan örnekleri alınır, radyoopak madde verilerek damarların ve kalbin tamamen görüntülenmesi sağlanır.
Hastanın kasık bölgesindeki damarlarda bir tıkanıklık varsa veya aşırı kilo nedeniyle kasık bölgesinin kullanımı uygun değilse kol damarı kullanılabilir. İşlem yapılacak bölge, lokal olarak uyuşturulur. Küçük bir kesiden işlem uygulanır. Kesinin çok küçük olması sayesinde hasta, işlem sırasında ağrı hissetmez. İşlem sonrasında hastanın bileğine bileklik benzeri bir materyal takılır. Taburcu olurken bu materyal çıkarılır ve hastanın işlem yeri bandajlanır.
Anjiyografi pek çok kişiye korkutucu bir işlem olarak gelebilir. Hatta işlemden önce çok heyecan duyulur. Ancak son derece kolay bir işlemdir. Ancak özel işlem odalarında uygulanır.
Anjiyoya Nasıl Karar Verilir?
Anjiyo özellikle kalp krizi geçiren (göğüs ağrısı, ağrıyla birlikte soğuk terleme, çarpıntı ve nefes darlığı varsa) hastalara yapılır. Bu hastalarda ilk 3 saatte (özellikle tanı konduktan sonraki ilk bir saat içinde) acilen yapılması gerekir. Bir saatin üzerindeki vakalarda da yine mümkün olan en kısa sürede yapılması önem taşır. Hastanın bu şikayetleri olmasa bile yapılan efor ve sintigrafi gibi testler neticesinde problem tespit edilirse yine anjiyografi gerekir. Ayrıca bazı kalp kapağı hastalıklarında ve ameliyata girecek hastalarda koroner anjiyografi ile kateter işlemi birlikte yapılabilir. Vücuttaki tüm damarların tıkalı olup olmadığı anlaşılabilir.
Kasıktan Anjiyo ve El Bileğinden Anjiyo Farkları
El bileğinden ve kasık damarından anjiyo işlemleri süre olarak aynı olsa da hasta konforu ve güvenliği açısından farklılıkları bulunur.
Kasıktan yapılan anjiyo hasta açısından daha zahmetli kabul edilir.
Kasıktan anjiyoda daha fazla anestezi kullanılır, daha kalın iğnelerle damara girilir ve daha derin tabakadaki damara ulaşmak gerekir. Kasıktan girilen damar cilt yüzeyinden 5 cm daha derinde bulunur. Arada çok fazla doku bulunur. Kasıktan girilen damar diğerine göre daha kalın olur. İçindeki basınç da çok daha fazla olduğu için, bu damarı kontrol etmek daha zordur. El bileğinden anjiyoda girilecek damar, cildin hemen altında yer alır. El bileği özellikle dirsek altından sonra iki kanaldan beslenir. Bunlar radial ve ulnar arterdir. Elin beslenmesi çift damardan olduğu için birinde oluşabilecek sıkıntı ciddi problemlere neden olmaz. Diğer damar bu işi üstlenir.
İşlem süresi aynı olmasına rağmen kasıktan anjiyo sonrası hastanın kalkıp yürümesi mümkün olmaz. Hasta yatağına sedye ile taşınır ve 5-6 saat boyunca kum torbalarıyla birlikte sabit bir pozisyonda yatar.
Kasık damarından anjiyolarda komplikasyonlar biraz daha fazladır. Özellikle kanama, şişme, cilt altında kan birikimi, ağrı, işlem sonrasında damar hasarı denilen damar yaralanması daha fazla görülür. Bunlar çoğunlukla müdahale gerektirmez. İşlemden sonra seçilen yönteme göre değişebilen 2-6 saat hastanede gözlem süresi gerekir ve bu sürede damara giriş yerinde tampon yapılmak suretiyle kanama engellenir. Bunların yanı sıra hasta kasık bölgesinde ağrı hissedip ertesi gün yürümekte zorluk çekebilir. El bileğinden anjiyografi hastaları isterse oturabilir, tuvalet ve yemek ihtiyaçlarını dolaşarak rahatlıkla giderebilir. Hasta aynı gün yürüyerek, arabasını kullanarak evine veya işine rahatlıkla gidebilir. Nadiren el bileği damarında sorunlar olur.
Kaynak