AÖF 3. Sınıf Anayasa Hukuku Ünite Özetleri

  • Kullanıcı TıLsıM
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Açıköğretim Fakültesi
Konu sahibi son olarak 3071 gün önce görüldü
Bütçe: Devlet ve müesseselerin bir yıllık gelir ve giderlerini gösteren ve bunların uygulanma ve yürütmesine izin veren bir kanundur,
Not: Siyasal rejimler en yaygın olan demokrasilerin gelişmesinde bütçeler etkili olmuştur.
Not: ilk bütçe deyimi Osmanlıda 1873 de kullanılmıştır…
Seçmen yatırımı(seçmene selam): Kaynakların kendi seçim bölgelerine yönetilmesi mantığına denir.
Mali Şizofreni: Parlamenterlerin hem kamusal hem de özel çıkarlara yönetilmesini, bu farkla kişiliklerini ve tutumları ifade etmeye mali şizofreni denir.
Mali hukuk: Mali araçların (giderler, gelirler, borçlar)ortaya çıkışını, biçimini içerini, uygulanışını, denetimini düzenleyen hukuk dalına MALİ HUKUK denir.
Bütçenin Mali-İktisadi işlevi: İktisadi işlevi kıt kaynakları en iyi biçimde dağıtmaktır.
Bütçe çiler aynı zamanda kamu harcamalarının (ücret, demirbaş, yolluk gibi)ve toplumsal amaçların (savunma, tarımsal sulama gibi)türlerini ve finansmanını belirleyecek gelir türlerini belirler.
Bütçenin denetim işleri: Kamu bütçelemesinde denetim, mal, gider ve gelir işlemlerinin amaca ve yasalara uygunluğunu, kaynakların iyi kullanıp kullanılmadığını açığa çıkarmaya yarar.
Adil gelir dağılım işlevi: Gelir dağılımında göreli adaleti sağlamak herkesin geçinebileceği bir gelire kavuşma olanağını yaratmak günümüz mali ve iktisadi amaçlarından birisidir.
Bütçenin iktisadi istikrar
İşlevi: Bütçenin ekonomik istikrarı sağlayıcı ve koruyucu bir yapıda olması toplu durum(konjektrel) dalgalanma gereklerine uygun biçimde hazırlanıp yürürlüğe konulması anlamına gelir.
Not: İktisadi istikrarsızlığı önlemek hiç değilse istikrarsızlığın boyutlarını ve olumsuzluklarını azaltıcı önlemleri zamanında almak günümüzde devlet bütçesinin temel görevlerindendir.
Not: bütçe Kelime kökü itibariyle denge anlamına gelir. Dengeden anlaşılması gereken ihtiyaçlar arasındaki dengedir.
Not: Bütçenin kla*** işlevleri mali-iktisadi, siyasi, hukuki ve denetim işlevleridir. İstikrar işlevi çağdaş bütçe işlevlerindendir.
Not: Bütçe hukuken bir yasadır. Bu yasa bütçenin hareket alanının belirleyen sınırları çizer. Kamu otoritesi bu sınırlara uymak zorundadır.
Not: Kaynak tahsisi işlevi: kamu kesimi içimdeki birbirine rakip çıkar ve talepler arasında tercih yapılması ve buna ilişkin karşılıklı dengelerin gözlenmesini amaçlar.
Özet
Devlet bütçesi nedir? Temel ilkeleri nelerdir?
Bütçe kamu kurum ve kuruluşlarının belli bir dönem içerisinde gelir ve giderlerini tahmin eden bunların yürütülüp uygulanmasına izin veren hukuki bir belgedir.
Devlet bütçesinin temel özellikleri ise anayasalarda yer alması gelir gider tahminlerini yansıtması belirli bir dönem genelde bir yıl için tekrarlanması bir kanun olarak nitelendirilmesi giderlerin yapılması ve gelirlerin toplanması için yasama organlarının yürütme organına verdiği bir ön izin olması yürütme organının bu icra programı niteliğinde olması ve uygulama sırasında ve sonrasında yürütme yargı ve yasama organı tarafından denetlenmesi olduğu söylene bilir.
Kla*** anlamda devlet bütçesinden başarmasını istediği görevler: kla*** anlamda devlet bütçesinin işlevleri siyasi hukuki mali iktisadi ve denetim yönündendir. Siyasi işlev yasama organında parlamenterler ve siyasi partiler halkın isteklerini açıklamaları ile ortaya çıkmaktadır. Hükümetler vatandaşların isteklerini hükümet programları haline getirip bütçe aracılığı ile bürokrasiye uygulamayı amaçlamış ve üstlenmiş bir siyasal girişimdir.
Hukuki işlev ise ilk olarak her ülkede bütçeye ilişkin temel yetkilerin ilkelerin ve hukuksal sınırlarla ilgili ülkelerin anayasasını belirlenmesinde belirginleşir. Çünkü yürütme ve yasama organlarının konuyla ilişkin yetki sınırlarını çizen kuralların anayasal çerçevede uygulanmasını istenir. Ayrıca bütçe uygulamasında kamu yönetim birimleri ve vatandaşlar arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklarda yargı organları tarafından çözümlenmektedir.
Bütçenin mali iktisadi işlevleri kıt kaynakları en etkin biçimde kullanılması ve devletin giderleri için alternatif gelir kaynaklarının bulunmasını ifade etmektedir.
Bütçenin denetim işlevi ise
Kamu hizmetlerin amaçları en iyi gerçekleştirilecek biçimde kullanılıp kullanılmadığını ve amaçlara yönelik harcama ve gelirlerin yasalara uygun bir biçimde olup olmadığını araştırması ve sonuçların ortaya konmasını içermektedir.
Modern anlamda devlet bütçesinden başarmasını beklenen görevler: kaynak tahsisinde etkinliği gelir dağılımında adaleti iktisadi istikrarı ve kalkınmayı sağlamada bir araç olarak kullanıla bileceği ile ilgilidir.
Kaynak tahsisinde etkinliği sağlama kamu ve özel sektörün üretimi ile sosyal faydanın en çok olması için çalışmasını gerektirir. Sosyal faydayı en çok araştırmak için kamu kesiminin hangi ihtiyaçları karşılaması gerektiğini hangisinin özel sektöre bırakmasının doğru olacağını araştırıp bütçelerin buna göre düzenlenmesi gerekmektedir.
Gelir dağılımında adaleti sağlama işlevi de piyasa ekonomisine her hangi müdahale olmadığında gelir dağılımı bozucu etkisi yaratığı dolayısıyla gelir dağılımını düzeltmede devlete bir iş düştüğü ile ilgilidir. Elbette bu adaletsizliğin giderilmesinde devlet bütçesi kullanılacaktır.
İktisadi istikrarı sağlama işlevi ekonomik Konjonktürün yaratacağı olumsuz etkiyi gidermeye olarak bütçenin hazırlanması gerekmektedir. İktisadi kalkınmayı sağlama işlevi devlete ekonomik büyümeyi istenen ve istikrarlı bir biçimde tutma görevi yüklenmektedir. Bu görev devlet biçimlerinin kaynakları ve harcamalarının büyümenin ve kalkınmanın gerektirdiği biçimde kullanılması ile başarılabilir.
Bazı ülkelerde ki bütçe tanımları:
1862 tarihli kamusal muhasebe yasasında bütçe” devletin ve aynı esaslara göre yönetilen kamu kuruluşlarının yıllık gelir ve gider tahminlerini ön görüp yasalaştıran bir kanundur”
Fransız maliyeci P.Leroy –Beaulie göre bütçe “ belir bir dönem içinde toplanacak gelirler ile yapılacak giderlerin tahmini ve karşılaştırmalı bir cetveli olduğu kadar yetkili organlar tarafından bu giderlerin yapılması o gelirlerin toplanması için verilen bir izindir”
Stourm a de “devlet bütçesi kamu gelir ve giderlerinin mali yıla girmeden yapılan tahminle ile uygulanmasına izin veren bir parlamento tasarrufudur.”
Allix e göre “ bütçe devlerin bir süre içindeki gelir ve giderlerin tahmini olarak belirleyen gelirin toplanmasına giderlerin yapılmasına izin veren bir kanundur” Salon ve Zurcher e göre “belirli bir döneme ilişkin gelir ve tahminleri kapsayan ve uygulanacak kurumun özelliğine göre biçimi nitelikleri ve tastik edici üst düzey organı değişen mali belgeye bütçe denir”
j. Due” gelecek dönem için önerilen harcamalar beklenen ve gelirler ile birlikte içinde bulunan devre ile geçmiş dönemlerde gerçekleşen harcamalar ve gelirler hakkındaki verileri açıklayan bir belge “ diye tanımlanır.
O. Eckstein: “devletin beklenen harcama ve gelirlerinin ayrıntılı bir listesidir”

2.ünite
Devlet bütçesinin tarihi gelişimi
Bütçe hakkı: Egemenlik hakkının ulus temsilcilerine tanındığı toplumlarda meclis devlet gelir ve giderleri üzerinde tasarruf yetkisine sahiptir. Bu hak bütçe hakkıdır.
Not: İngiltere’de vergi hakkı ilk defa kral John tarafından 1215 yılında manga carta (büyük şart) belgesinde resmen belirtilmiştir.
Not: İngiltere’de vergi hakkı ilk defa kesin olarak 1688 de parlamentoya tanınmıştır.
Not: ABD de ilk defa vergi hakkı 1765 de pul yasasına(stamp act)karşı çıkan Amerikalılar İngilizlerin parlamentosuna kabul edilmedikleri için ödemeyeceklerini savundular.
Not: Tarih de bütçe hakkı ilk defa İngiltere de tanınmıştır.
Not: Fransa da yıllık bütçe hakkının ulus temsilcileri tarafından bugünkü anlamıyla kullanılmaya başlaması 1862 de olmuştur. Muhasebey-i umumiye ile Kabul edilmiştir.
Not: Mali anlamda ABD deki bağımsız hareketinin başlangıcı olarak çay vergisi kabul edilir.
Not: Temsilsiz vergi olmaz ilkesinin ABD savunmuştur.
NOT: BAGIMSIZLIK BEYANNAMESİ 04.07.1776 DA KABUL EDİLMİŞTİR.
Not: vergilerin krallık genel meclisine danışılarak alınmasını öngören ana yasal belge büyük özgürlük fermanıdır.
Not: İngiltere de kral ailesinin harcamaları ile diğer kamu giderlerinin ayrılması kamu giderinin yasama organınca onaylanması ilkesinin bir örneğidir.
Özet
Demokratik parlamenter sistemi ile gelişen bütçe hakkı parlamentosunun sahip olması gereken ilke: gelişmiş batı ülkelerinde bütçe hakkının ulus temsilcilerine tanınması demokratik parlamenterler rejiminin kurulması veya bağımsızlığın kazanılması ile gerçekleşmiştir. Örnek alınan tüm ülkelerde bütçe hakkının tarihi gelişiminin temelinde vergi hakkı ile kamu harcamalarının yasama organınca onaylanması ve denetimi bulunmaktadır.
İngiltere de bütçe hakkı nasıl gelişmiştir: İngiltere de MAGNA CARTA ile temelleri atılan vergileme hakkı 1688 hakları bildirgesi ile kesinleşmiştir. O tarihten sonra İngiltere de vergileme yetkisine dayanan bütçe hakkı parlamentoca kullanılmaya başlamıştır.
Fransa da bütçe hakkı nasıl gelişti: Fransa da genel meclislere danışılarak alınan vergileme kararlarına 1614 sonrası yapılan aykırı uygulamalar 1789 BÜYÜK DEVRİMLE sonuçlanmış ve kabul edilen anayasa ile bütçe hakkı meclise ait bir egemenlik hakkı halini almıştır.
ABD de bütçe hakkı: ABD de bütçe hakkı İngiltere ye karşı verilen bağımsızlık mücadelesi sonunda elde edilmiştir. 1776 da ilan edilen bağımsızlık sonrası 1791 anayasası ile ABD de bütçe hakkı yalnızca kongreye ait bir yasama yetkisine dönüşmüştür.

ÜNİTE:3
DEVLET BÜTCESİNİN DAYANDIĞI TEMELLER
BÜTCENİN GENELLİK İLKESİ: Devlet maliyesinin tek bir varlıkta toplanmasının gerekliliğini savunur. Buna göre gelirler bir ortak havuzda toplanıp, yine tüm harcamalar bu havuzdan yapılır. Bağışlar bütçenin genellik ilkesi içinde yer alır.
Âdemi tahsis: Gelirlerin genelliği ilkesi hiçbir vergi gelirinin herhangi bir hizmete tahsis edilememesi sonucunu doğurur. Buna âdemi tahsis denir. Örnek: Taşıt alım vergisinden toplanan vergi gelirlerinin karayollarının yapılmasına tahsis edilememesi gibi.
Bütçenin birlik (teklik) ilkesi
Bütçenin teklik ilkesi veya bütçenin birliği ilkesi devletin bütün gelir ve giderlerinin tek bir bütçe içerisinde toplanmasıdır. Not: Bütçenin tekniği ilkesinin ayrıcalıkları KATMA BÜTÇELİ KURULUŞLARIN BÜTÇELERİ, DÖNER SERMAYELİ İŞLETMELER VE FONLARDIR. Bunun nedeni ise kamu faaliyetleri gören kuruluşların olmasıdır.
Bütçenin samimiyet ilkesi: Bütçe gelir ve giderlerinin gerçeğe en yakın tahmin edilmesi samimiyet ilkesinin gereğidir.
Bütçenin doğruluk ilkesi: Bu ilkeye göre bütçede yer alan gelir ve gider tahminlerinin ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullara uygun olması gerekir.
Bütçenin anlaşılır olma ilkesi: Bu ilke bütçe tahminlerinin ve bütçe uygulama sonuçlarının incelemek isteyen herkes tarafından kolaylıkla anlaşılacağı şekilde düzenlenmesini gerektirir.
Bütçenin bölüm bazında onaylanması: Bir kuruluşun bütçe tasarısı yasama organı tarafından görüşülüp onaylanırken bölümler programlar itibariyle görüşülerek onaylanması ve yasalaşmasıdır. Bu yüzden her bir bölümün ödenek miktarı yasama organı tarafından kabul edilip yine yasama organı tarafından değiştirile bilir.
Bütçenin alenilik (açıklık) ilkesi: Tüm bilgiler kamuoyunun kullanımına ve bilgisine hiçbir kısıtlama olmaksızın sunulması gerekir. Halkın kendisi için yapılan harcamalardan bütçe aracılığı ile bilgi sahibi olmasına yarar.
Bütçenin denklik ilkesi: Bütçede yer alan gelir ve giderler birbirlerine denk olmalıdır. Bu denklik aynı zamanda bütçenin samimiyet ve doğruluk ilkesine uyduğunu gösterir.
Bütçenin önceden izin alma ilkesi: Belli bir dönemde (mali yıl) ait harcama yapma ve gelir toplama yetkisinin yasama organı tarafından o mali yıl başlamadan önce bir bütçe yasası ile yürütme organına verilmesi önceden izin alma ilkesi ile adlandırır.
Bütçenin tasarruf ilkesi: En az maliyet ile en çok işin görülmesi anlamına gelir.
Genellik ilkesi: Devlet maliyetinin tek bir havuzda toplanması olarak ele alınır. Buna göre tüm gelir bu havuzda toplanır ve yine tüm harcamalar bu havuzdan yapılır.
Not: Tahsis ve safi usul genellik ilkesinin uygulanmasına engel olur. Âdem-i tahsis ve gayrisafi usul genellik ilkesinin olmazsa olmazlarıdır.
Özet
Genellik ilkesi: tüm gelirlerin ortak havuzda toplanması ve tüm harcamaların yine bu havuzdan yapılması esastır. Gelirlerin toplanması ve giderlerin yapılmasında gayrisafi usul uygulanmalıdır. Gelir ve giderlerin ek***siz olarak bir birini mahsup etmeden veya gelir arkasından gider gider arkasına gelir gizlemeksizin bütçeye yazılması bu ilkeye dayanarak yapılır. Genellik ilkesi ayrıca belirli gelir kaynaklarının belirli giderlere tahsis etmemesini de gerektirmektedir. Bir başka değişle genellik ilkesinde Âdem-i tahsis uygulamasına ihtiyaç vardır.
Birlik ilkesi (teklik): devletin bütün gelir ve giderlerinin görülmesine imkân verecek şekilde tek bir bütçenin olmasını sağlamaya çalışan bir ilkedir. Bu ilke ile devletin tüm gelir kaynakları ve gider kaynaklarının tek bir bütçede toplanması gerekmektedir. Ayrıca bu ilke kamu kuruluşlarının yürütmek istediği hizmet programları ve bunlara verilen ödenek miktarları hakkında kesin bilgi edine bilmesini ve denetimi kolaylaştıran bütçe ilkesidir.
Genellik ve birlik ilkeleri haricinde devlet bütçesinin dayandığı temel ilkeler:
Samimiyet ilkesi bütçe tahminlerinin gerçeğe en yakın tahmin edilmesidir.
Doğruluk ilkesi gelir ve gider tahminlerinin ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullara mümkün olduğunca uygun olması gerektirir.
Anlaşır olur ilkesi bütçeleri incelemek isteyen herkes tarafından kolaylıkla anlaşılacağı şekilde düzenlenmesi anlamına gelmektedir.
Bölüm (program) bazında onaylanma ilkesi bir kuruluşun bütçe ödenekleri yasama organında görüşülürken bölümler (programlar) itibariyle onaylanması ve yasalaşmasıdır.
Yıllık olması ilkesi ise ülkenin hasat dönem, iklimler gibi doğal olayların akışı ile ekonomik faaliyetlerin hesaplanması ve planlanmasında uygun bir ölçü olarak bir yılın görülmesi nedeniyle gelir ve gider tahminlerinin yıllık yapılması gerektirir.
Alenilik ve açıklık ilkesi bütçe ile ilgili tüm bilgilerin kamuoyunun kullanımına ve bilgisine hiçbir kısıtlama olmaksızın sunulmasını gerektirir.
Denklik ilkesi bütçenin gelir ve giderlerini birbirine eşit denk bağlamasını ve denk sonuçlanmasını gerektirir.
Önceden izin ilkesi harcama yapma ve gelir toplama yetkisinin yasama organınca o mali yılbaşından önce yürütme organına verilmesidir.
Tasarruf ilkesi ile belirli bir para ile en çok işin yapılması veya bir işin en az maliyet ile yapılması gerekir.

Ünite 4
Bütçe sistemleri
Torba (lump-sum) bütçeleme: En basit bütçeleme sistemi ”lump-sum” veya “torba bütçe” olarak adlandırılır. Torba bütçelerde oldukça geniş hizmet kategorileri vardır. Ve bunlara verilmiş ödenek bulunur. Örnek bütçeler eğitim, sağılık, savunma gibi geniş kapsamlı kategorilere ayrılmıştır.
Torbalama sisteminin belirli üstünlükleri vardır öncelikle hazırlanması oldukça kolaydır. Bütçe basit tutuldukça yasama ve yürütme organları arasındaki fikir ayrılıklarını çözmek kolaylaşır. İkinci üstün tarafı dikkatlerin ayrıntılardan ve dar kapsamlı konulardan daha geniş konulara geçmesi.
Eleştirileri ise: Öncelikle harcamaların nelere yapıldığını bulmak zordur. İkinci olarak yapılan harcamaların etkilerini öğrenmek zordur. Örn: ödemelerin kullanımı katlanılan maliyete değiyor mu? Sorusuna yanıt verilememekte. Bir diğeri ayrıntıların bu bütçeleme sisteminde bulunmaması Bürokrasiye çok geniş takdir yetkisi vermektedir. Son eleştiri ise sosyal önceliklerin belirlenerek farklı programların bu önceliğe göre koordinasyonun sağlanmasının zor olması.
Kamu kesiminde kaynak kullanma süreci: Her aşaması üç farklı bütçeleme sisteminin temelini oluşturur. Bu sistemler Harcama kalemi sistemi (kla*** bütçeleme sistemi)performans bütçeleme ve program bütçeleme sisteminin temeli oluşturur.
1.)Kla*** bütçeleme sistemi: Devletin bir yıl sonra neleri satın alacağının bir listesini yapmaktır.
Örneğin: Kla*** bütçelemede kâğıt fiyatları %50 artıysa kamu kurumunun kâğıt almak için ödenek talebi de%50 artacaktır. Daha az kâğıt kullanma yoluna gidilmeyecektir.
2.) Performans bütçe sistemi: Mali yıl içinde ölçüle bilir başarılan faaliyetlerini maliyetlerini tahmin etmeye çalışır. Performans bütçe üç aşamalıdır. Birincisi: bütçeler faaliyetlere veya iş yüklerine göre sınıflandırılır. İkincisi: bu biçimde yapıldıktan sonra performans ölçümleri yapılır. Üçüncüsü: gerçekleşen maliyetlerle hedeflenenler arasındaki farklılıklar ve nedenler raporlanır.

3.)Program bütçe: Sosyal amaçlara ulaşmanın alternatif yollarını değerlendirmeye ve her sosyal fayda ve maliyetini ortaya koymayı gerektirmektedir. Programların yapılanmasında önemli olan bir konu zaman boyutunun mali yıldan(bir yıldan)daha fazla sürmesidir. Çünkü programın amacına ulaşa bilmesi için bir den daha fazla yıl gerekir.
Planlama programlama bütçeleme performans bütçe sistemi:
Ppbs‘nin temel özelliklere sistemi
1.planlamaya dayalı hizmetlerinin olması
2.planlanan amaçlara ulaşa bilmek için kamu hizmetlerinin programlar şeklinde düzenlenmesidir.
3.kamu fonksiyonel sınıflandırılması gerekir.
4.kamu yönetiminde verimliği artırması gerekir.
5.tüm analiz tekniklerini kullanarak bütçe kararlarında rasyonellik sağlamaya çalışır.
6.sistemin program çıktılarının girdilerle ve amaçlarla ilişki kurmaya çalışmasıdır.
7.iyi bir muhasebe ve raporlama özelliği gerekir.
Yatırım (kapital, sermaye)bütçesi
Yatırım bütçesinin en eski uygulama örnekleri İskandinav ülkelerinde, özellikle İsveç’te görülmüştür.
Not:”Artırımcılık” ve “Eşit dağıtım” ortadan kaldırmayı amaçlayan bütçeleme sistemi “sıfır esaslı bütçeleme sistemidir”.
Not: kla*** bütçeleme sisteminin en önemli aksaklığı “belirli amaçlara yönelik çıkarmanın imkânsız olmasıdır”.
Özet
Torba bütçeleme sistemi nedir?
Torba bütçelerde ödenekler oldukça geniş kapsamlı kategorilere göre tahsis edilir. Kategoriler biraz daha ayrıntıda her bir bakanlık veya daireye göre belirler. Bu bütçe sisteminde bakanlık veya idarenin ödeneği harcayacağı yerler konusunda bir kısıtlama yoktur. Bakanlık ve daire yöneticisine harcamaları yapma konusunda oldukça fazla takdir yetkisi tanınmıştır. Harcamaların nelere yapıldığı ile ilgili bir kısıtlama olmadığında bütçe uygulaması sonunda da harcamanın nerelere yapıldığı konusunda bilginin edinebilmesin için ciddi denetim yapılması gerekir.
Kla*** bütçe sistemi nedir?
Kla*** bütçe sistemi kamu harcamalarının denetlenmesi israfların ve suiistimallerin önlenmesini amaçlamıştır. Sisteme tamamen kamu kesiminin satın alacağı girdileri yönetmek ve tahmin etmeye çalışılmaktadır. Bir başka değişle devletin bir yıl sonra satın alacaklarını bir listesi yapılmaktadır. Kla*** bütçeleme sistemi devletin örgüt yapısına göre ödenek tahsis etmektedir. Kuruluşun yaptığı iş ve hangi toplumsal ihtiyacı karşıladığı önemli değildir. Bir daire kurulmuş ve faal ise o daireyi belirli bir ödenek ayrılması kesindir.
Performans bütçeleme sistemi: kla*** bütçede olduğu gibi kullanılan kaynaklara değil kamu kurumlarının faaliyetleri ile bunların başarmalarına göre ödenek tahsis edilmektedir. Performans bütçeleme faaliyetlerin maliyetlerini tahmin etmeye çalışır. Performans faaliyetlerin birim maliyetlerinin çıkarmaya çalıştığı için daha düşük maliyetle daha iyi hizmet üretimine olanak sağlar. Bütçe sisteminin yoğunlaştığı nokta girdilerden kaynakların faaliyetlere nasıl kullanıldığına kaymaktadır. Bunun doğal sonucu ise yöneticiler faaliyetler sonuçlarını değerlendirile bilmesi ve hesap vermelerine olanak sağlanmasıdır.
Program ve planlama programlama bütçeleme sistemleri nedir?
Program bütçeleme sistemi devletin öncelikle amaçlarını belirleyerek bu amaçlara yönelik tüm faaliyetlerini ve programını koordine etmeye çalışır.
Kamusal amaca yönelik bu faaliyetlerin programları hangi kamu kurumunun yerine getirmekte olduğuna önem vermez. Böylece farklı kamu kuruluşlarının programlarını koordine edilmesi ile kamusal hizmetler çok daha etkin bir biçimde görülecektir. Program bütçe kamu kurumlarının sosyal amaçlara olan etkilerini analiz etmeye gerektirmektedir. Program bütçe sistemi toplum refahını artırmanın nasıl ola bileceğini ve amaca ulaşa bileceğini ve amaca ulaşmak için hangi programlara ihtiyaç olduğunu belirlemeye böylece bu programlar arasında koordinasyon sağlamaya çalışır. Program bütçe aynı amaca çalışan programları birleştirir. Böylece aynı işin yapılmasında kullanılan programlar arasında bir rekabet başlar.
Birçok yazar program bütçe ile PPBS eş anlamlı kullanılmaktadır. Ancak PPBS program bütçeden daha sonra gelişmiş ve program bütçeden daha kapsamlımıdır. Daha sonra gelişmesi dolayısıyla program bütçe sistemi daha sistematik bir hale gelmiş olur. Bütçe aşaması her iki bütçe sisteminde de aynıdır. PPBS toplumsal hizmetlerin ve ekonomik kaynakların tümü üzerinde çalışırken programı bütçesi ise kamusal amaçların programlar olarak nasıl uygulamaya konulacağını araştırır.
Yeni performans bütçeleme sistemi?
Geleneksel performans bütçeleme sisteminde çıktılar ve faaliyet ön plandadır. Ancak bu çıktılar ve faaliyetler kamusal amaçlarla her zaman aynı olmayabilmektedir. Yeni performans bütçe kamu kurumlarının faaliyetlerinin ve çıktıların sonuçlarını değerlendirilir. Bu bütçeleme sistemi geleneksel performans bütçenin ve program bütçenin özelliklerini birlikte taşımaktadır. Sonuçlara odaklanma program bütçenin bir özelliği iken performans ölçüleri ve değerlendirmeleri geleneksel performans bütçenin özellikleridir. Program bütçe PPBS den ayrılan yanı kamu örgüt yapısında değişiklik yapması gerekmemesidir.
Ünite 5
Bütçelerde harcama-gelir tahminleri, politika ve program analizleri:
Harcama ve gelir tahminleri: İki ana kategoriye ayrılır.1.Kantitatif(sayısal veya nicel) yöntemler.2.Kalitatif (sayısal olmayan veya nitel) yöntemler
Nitel (sayısal olmayan, Kalitatif))yöntemler: Bu yöntem yeni programlara başlanırken veya nicel verilerin kullanımını engelleyen geçmiş verilerin yokluğunda kullanılırlar. Bu yöntemde matematik ve veriler sistematik bir biçimde çok fazla kullanılmaz, bu yüzden nitel yöntem olarak adlandırılır.
Delphi tekniği: Birden çok bütçe uzmanının görüşlerinin alınmasıdır.
Beyin fırtınası: Uzman kişilerin bir arada toplanıp ortak bir tahmin üretmelerine dayanır.
Nicel (sayısal, Kantitatif) yöntemler: yeterli derecede sayısal bilgiye sahip olduğunda kullanılır. Ve bu sayısal verilerin gelecekte de aynı biçimde devam edeceği varsayımına dayalı tahminler yapılmaktadır.
Analizlerde karar almada kullanılan ölçütler:
“Etkenlik”: Belirli bir kamu programının istenen hedef ile gerçekleşen arasındaki ilişki.
“Etkinlik”:Alternatifler arası karşılaştırmayı veya dolaylı olarak kamusal fonların özel kesime bırakılması halinde ortaya çıkacak fayda ile kamu kesimini karşılaştırır.
“Verimlilik”: Bir programda kullanılan girdi çıktı ilişkisidir.
“eşitlik ölçüsü”: kamu programından elde edilen net kazançların bireyler arasındaki dağılımı ile ilgilenir.
Zaman serisi yöntemleri: en basitinden en karmaşığına kadar geniş bir çeşitliğe sahiptir. Zaman serisi yönteminde kullanılan bazı tahmin verileri; hareketli ortalama tekniği exponential smoonting tekniği ARMA ( autoregressive and moving average) ve box-jenkins tekniğidir.
Nedensel tahmin teknikleri: nicel yöntemlerden bir diğeridir. Bu teknik tahmin edilecek değişkeni etkilediği düşünülen başka değişkenler ile istatistiksel ilişkilerden yararlanılmaya çalışılır. İki örneği, regresyon analiz ve ekonomi metrik modellerdir.
Program analiz teknikleri
a)Fayda Maliyet Analizi (Benetif cost analysis): Belirli kamu hizmetinin veya kamu yatırım projesinin sosyal faydası ile maliyetlerinin karşılaştırılması ile bir sonuca ulaşmak fayda maliyetle yapılır.
b)Maliyet Etkenlik Analizi(cost effectiveness analysis): Belirli bir kamu hizmetinin veya projesini parasal olarak ifade eder; ancak sonuçları ve projenin çıktılarını parasal olarak ölçmez. Örn: karayolu projesinde azalan trafik kazaları sonucunda kurtarılan hayat sayısını ve tasarruf edilen zamanı çıktı olarak alır.
c)Yöneylem Araştırması (işlem analizi operations research):Bir sorunun çözümünde farklı yolların sonuçlarını analiz eder. Sürekli tekrarlanan işlerdeki insan makine sistemleri ile ilişkili olarak karar alma tekniğidir. Yön eylem araştırmasının kullandığı teknikler. Monte karlo,kuyruk teorisi, oyun teorisi, doğrusal programlama
d)Stratejik Analiz: Stratejik analiz nitelikseldir. Örnek olarak senaryo yazma gösterile bilir. Yani gelecekteki olası olayların Spekülatif değerlendirmelerini yapar.
İndirgeme oranı: gelecekte vazgeçilen tüketimin bugünkü değerine ulaşa bilmesi için tüketimden çekilen paralara bir değer yüklemektir.
Özet
Bütçelerde gelir harcama tahminleri nasıl yapılmaktadır?
Kantitatif( sayısal veya nicel) yöntemler
Kalitatif ( sayısal olmayan ve nitel) yöntemler.
Nitel yöntemler: sübjektif esaslıdır ve tahmini yapan kişilerin değer yargılarına ve deneyimlerine dayanır.
Nicel yöntemler: sübjektiflikten uzak ve mümkün olduğunca objektif yöntemlerdir. Tahmin edilecek gelir veya harcama ile ilgili yeterli bilgiye sahip olduğunda kullanılmaktadır. Geçmişe ait bileğilerin gelecekte de devam edeceği düşünülerek bilimsel yöntemlerle de geçmiş verilere dayalı tahminler yapılmaktadır.
Nitel yöntemlerden ilki yargıya dayalı tahmindir kamu programları veya bazı gelir kaynakları ile ilgili geçmiş bilgi ve deneyim olmadığında kullanılır. Bir başka kullanım gerekçesi hizmetlerde ölçülmeyen faktörler bulunmasıdır. Matematiksel yöntemlerin ölçümlemediği durumlarda yargıya dayalı yöntem kullanılmaktadır. Yargıya dayalı yöntemin kullanımı kolay olduğu için ilk denenen ve diğer teknikleri kullanmak olanaksız olduğunda ise son başvurulan tekniktir.
İkinci nitel yöntem birim maliyete dayalı yöntemdir. Yöntem öncelikle tahminleri esas alacak birim maliyetleri hesaplamaya çalışmakta daha sonra ise talep edilen miktar belirlenip toplam harcama miktarı belirlenmektedir.
Nicel yöntemlerde ise: yeterli düzeyde sayısal bilgiye sahip olunduğunda kullanılmaktadır. Bu sayısal verilerin gelecekte de aynı olacağı varsayımına dayalı tahmin yapılmaktadır. Aksi taktirde daha çok nitel yöntemler kullanılmaktadır. Nitel yöntemler ZAMAN SERİLERİ ve NEDENSEL TEKNİKLERDİR.
Bu yöntemde tahmin edilecek değişkendeki geçmiş yıl verilerini ele alınıp bu verilere dayalı olarak belirlenen trendin aynen devam edeceği var sayılır ve buna göre tahmin yapılır. Yöntemde tahmin yapmak için sadece ilgili değişkenin verileri kullanılır. Zaman serilerinin kullanımlarının maliyetleri oldukça yüksek ola bilmektedir. Zaman serileri ile yapılan tahminlerde geçmiş yıllar içinde bulunan yıl ve geleceğe ilişkin verilerin görüldüğü için anlaşılması oldukça kolaydır. Nedensel tahmin yöntemi teknikleri ise nicel yöntemlerin bir diğeridir. Bu teknik tahmin edilecek değişkeni etkileyeceği düşünülen başka değişkenler ile istatistik ilişkilerini kullanarak tahmin yapmaya çalışır. İki örneği regresyon analizi ve ekonomi metrik modeldir.
Devlet politikalarının ve programlarının belirlenmesinde ve değerlendirilmesinde hangi ölçütler kullanılmaktadır?
Kamu politikalarında yapılacak değişiklikler veya yeni bir programa başlama gibi kararlar belirli ölçülere dayalı olanak alına bilir. Bunlar ETKİNLİK ETKENLİK VERİMLİLİK VE EŞİTLİK ÖLÇÜSÜLERİDİR.
Etkenlik: kamu programlarının amaçlarına ulaşma derecelerini vermektedir. Bu ölçü programın devam edip etmeyeceği programla ilgili değişiklik yapılıp yapılmayacağının belirlenmesinde kullanılır.
Etkinlik ölçüsü: alternatifler arasında karşılaşma yapmayı veya kamu hizmetleri için gerekli fonların özel kesim de bırakılması halinde ortaya çıkacak fayda ile kamu kesiminin kullanılması halinde ortaya çıkacak faydanın karşılaştırılmasını gerektirmektedir. En az kaynakla en fazla sosyal faydayı sağlayan alternatifi araştırır.
Verimlilik: kamu hizmetinde kullanılan girdi çıktı ilişkisidir. Verimlilikte programın sonuçları ve etkileri dikkate alınmaz.
Eşitlik ölçüsü: kamu hizmetinde elde edilen net faydaların bireyler arsındaki dağılımı ile ilgilidir. Bir başka değişle çeşitli açılardan kamu programının gelir dağılımını nasıl etkilediği bu ölçü yardımı ile tahmin edile bilir.
Devlet politika ve programlarının belirlenmesinde değerlendirilmesinde hangi teknikler kullanılmaktadır? Program analiz tekniği çok çeşitlidir. Yaygın biçimde kullanılan teknikleri ele alcağız. Bunlardan ilki;
Fayda maliyet analizi: bir kamu hizmetinin yatırım projesinin tüm sosyal faydaları ile sosyal maliyetlerinin hesaplanıp karşılaştırılmasını gerektirir. Bu karşılaştırmaya dayalı olarak kararla alınır. Bu teknikte faaliyetler ve faydalar para birimi cinsinden ifade edilir.
İkinci teknik maliyet etkenlik analizi: bu teknik kamu projesini parasal olarak ifade eder ancak sonuçlarını ve proje çıktılarını parasal olarak ölçemez. Kamu projelerinin maliyetlerini hesaplamak kolayken faydalarını ölçmek oldukça zordur. Maliyet etkenlik analizi bu tür durumlarda kullanılır. Bu teknik alternatif projeler arasında karşılaştırma yapamaz.
Yöneylem araştırması: tekrarlanan işlerde ilişkili olarak bilimsel yöntemlerle karar alma tekniği olarak tanımlana bilir.
Stratejik analiz: niteliksel bir tekniktir. Belirli stratejilere dayalı karar almayı gerektirir. Stratejik analiz kamu kurumlarının değişen sosyal politik koşullara uyumlarının araştırılmasında ve geliştirilmesinde kullanılabilmektedir.
 
Ünite 6
Bütçe uygulaması, devlet bütçesi:
Not: bütçe ödenek artışları hangi durumlarda baş vurulduğunu açıklaya bilmek?
Cevap: ödenek artışları ayrıca mali yıl başında yürürlüğe giren bütçe dengesini bozan ekonomik ve mali sorunlar çıkarıla bilecek sonuçlar yaratır.

Devlet muhasebe sistemleri:
1)Kameral muhasebe sistemleri: Bütçe ile ilgili rakamlar, gelirler ve giderlerin tahakkukunu, tahsilâtını bütçe tertibine göre veren bir sistemdir.
2)Scneider muhasebe sistemi; Kameral bütçe sistemdi mahsup işlemleri ile bütçe dışında devletin borç ve alacak durumları gösterilmemektedir. Bu sistemde ise mahsup işlemleri ile bütçe dışı alacak ve borç hesaplarına da yer verilmektedir.
3)Constante muhasebe sistemi; Bütçe hesapları ile mal varlığı hesaplarını ve gelir ve gider tahakkuklarını gösterir. Bu sistem gelir ve gider tahakkuku kaydetme amacıyla kurulmuştur.
4)Logismografi muhasebe sistemi: Bu bir İtalyan sistemidir ve mal varlığı ile işletme hesaplarını birlikte gösterir. Not: bütün hesapların tablo ve sütün halinde gösterildiği Amerikan muhasebe sistemine çok yakındır. Her iki sistemde tarih ve konu bakımından aynı anda kaydedilmektedir
Mal sahibi ( devlet hesabı) ve memur hesabı ( devlet memuru) olmak üzere iki hesap vardır.
Not: Bütçeye verilen ödenekler o kuruluşun yapa bileceği harcamaların “tavanını” oluşturur.
Hazine: Bütçenin gelirlerini toplayarak bunları muhafaza etmek, bunları işletmek, gerekirse borç para bularak bütçenin giderini gereken yerde ve zamanda ödenmesini sağlamak görevidir. Devletin fikri bankeri durumundadır.
Not: gelir ve gider arasında ki yer bakımından denkleştirmeye neden ihtiyaç duyulmaktadır?
Cevap: devletin bütün gelirlerini hazinede toplamak ve bu paralardan gereken miktarı ilgili yerlere yani ödemelerin yapılması gereken yerlere göndermektedir. Gelirler bazı şehir ve bölgelerde daha fazla bazılarında daha az toplanır. Giderler ise ülkenin her yerinde yapılmaktadır. İşte hazinede toplanan bu paraların ihtiyacı olan yerlere yollama zorunluluğu vardır. Nakit hareketleri fazlarla ek***lerin adeta hazine şubeleri arasında takasıdır. Bu işlemler günümüzde banka aracılığı ile yapılmaktadır.
Mali denetim: Dokümanların kayıtların. Raporların iç kontrol sistemlerinin muhasebe ve mali uygulamasının ve diğer bütün bulguların kamusal bir takım amaçlar ve araçlardan biri için araştırılması ve kontrol edilmesine mali denetim denir.
Devlet muhasebesi: Devletin faaliyetlerini ve bu faaliyetlerin nedenlerini sonuçlarını parasal olarak ifade eden kaydeden ve sınıflandıran yorum ve denetime elverişli dökümler yapan sistemdir.
Not: devlet muhasebesinin amaçları?
Cevap: birinci amacı: para ile ifade edilen kıymet hareketlerinin denetimi ikinci aşaması ise: geçmiş işlemleri değerlendirerek gelecek de izlenecek stratejisinin belirlenmesi.
Not: devlet muhasebesi ile işletme muhasebesinin arasındaki farkları ve benzerlikleri açıklaya bilmek?
Cevap: işletme muhasebesi( özel sektör muhasebesinin) büyük ölçüde üretim maliyetlerinin belirlenmesine kar hesaplanması ve mal varlığı hesaplarına ağırlık verir.
Devlet muhasebesi ise: gelir ve giderlerin izlenmesine ve sonuçların denetimini sağlayan bir muhasebe planına öncelik verir.
NAKİT ESASI: kasaya parasal bir girişin veya kasaya parasal bir çıkışın fiilen gerçekleştirdiği zaman işlem muhasebe kayıtlarına geçirilir.
Tahakkuk esası: tahakkuk ederek kesinleşmesi esas olup nakit esasında olduğu gibi gelirin fiilen tahsil edilmesi veya giderin ödenmesi aranmaz. Gelirde giderde tahakkuk ettiği zaman kayıtta alınır.
Not:2002 yılına ait bir bütçe gideri 2002 yılında tahakkuk ederse 2002 yılında değilse 2 yılında ödenirse ve bu gider 2002 yılının kayıtlarına yazıldıysa kullanılan yöntem “HESAP DÖNEMİDİR”
Özet
Mali yıl içerisinde bütçe ödeneklerinde ne tür değişiklikler yapılmaktadır? Ödenekler bir tahmin oldukları için mali yıl içerisinde yetersiz kalması bazılarının da ödenek fazlalarının oluşması halinde ödenek aktarmalarına başvurur. Aktarma işlemi bir hizmetin mevcut ödeme ek***liğinin gereksininim duyulandan daha fazla ödeneğe sahip başka ödenekle karşılanmasıdır. Aktarmalar bütçe dengesini bozmazlar. Bazı ödenek değişiklikleri ödeneklerin artmasına neden olmaktadır. Ödenek artışlarına ödeneğin yetmemesi ve aktarma olanağının olmaması halinde yapılır. Ödenek artışları bütçe dengesini bozar ekonomik ve mali sonuçlar çıkarabilmektedir.
Hazinenin nakit işlemleri nelerdir?
Mali yıl içerisinde toplam gelirleri ile giderlerin yer ve zaman bakımından ahenkleştirilmesi ve bunun için yapılan işlemlere hazine işlemleri denir. Gelir ve giderlerin yer bakımından ahenkleşmesi toplanan gelirlerin gereken miktarlarını ödemeler yapılacağı yerlere dağıtmayı gerektirir. Gelirler ve giderler mekân açısından uygun değildir. Bazı bölgelerde gelirler fazla bazı bölgelerde ise daha az tahsil edilir. Giderler ise ülkenin her yerinde düzenli yapılmaktadır. Hazine toplanan gelirlerin ihtiyaç duyulan yerlere yollanmasını sağlar. Gelir ve giderlerin zaman bakımından denkleştirilmesi de diğer bir nakit hareketidir. Gelirlerin toplanma zamanlarına göre bazı dönemlerde yeterli nakit bulunmaya bilir. Nakit ihtiyacını belirlemek ve bunları karşılayacak nakdi zamanında hazır bulundurmak hazinenin görevidir. Devlet gelirlerinin belirli dönemlerde tahsil edilmesi giderlerin ise sürekli olması gelir giderin zaman dengesinin bozulmasına neden olur. Hazine bu uyumsuzlukları kısa vadeli borçlanma ile giderir.
Mali yıl içerisinde kamu kurumları nasıl denetlenmektedir?
Modern denetim kamu kurumlarının hizmet götürdüğü insanların ihtiyaçlarını en verimli erken ve ekonomik biçimimde giderilmesi için önemlidir. Denetim kavramı mali işlemlerin mali mevzuata uygunluğunu bu işlemlerin doğru ve gerçek biçimde yapılıp yapılmadığını içermektedir. Kamu denetimi ayrıca ekonomik ve etkenlik denetimiyle kaynak kullanımının erken olup olmadığını da araştırır. Günümüz modern denetim anlayışı program sonuçlarının değerlendirilmesini bir başka değişle denetimi de kapsamaktadır. Kamu hizmetlerinin belirlenen amaçlara ulaşıp ulaşmadığını denetler.
Devlet muhasebesi nedir? Kayıt sistemleri nelerdir?
Devlet muhasebe sistemleri şunlardır:
Kameral muhasebe sistemi: bütçe ile ilgili rakamlar gelir ve giderlerin tahakkukunu tahsilâtını da bütçe tertibine göre veren bir sistemdir.
Schneider muhasebe sistemi: kameral bütçe sisteminde mahsup işlemleri ile bütçe dışında devletin borç ve alacak durumları gösterilmemektedir. Bu sistemde ise mahsup işlemleri ile bütçe dışı alacak ve borç hesaplarına da yer verilmektedir.
Constante muhasebe sistemi: bütçe hesapları ile birlikte malvarlığı hesaplarını ve gelir gider tahakkukunu gösterir. Bu sistem gelir ve gider tahakkuk aşmasında kayıt etme ilkesine göre kurulmuştur.
Logismografi muhasebe sistemi: malvarlığı ile işleteme hesaplarını birlikte gösterilmektedir. İşlemleri hem tarih hem de konu itibari ile aynı anda kaydetmektedir.
Devlet muhasebesinde nakit ve tahakkuk esasları nelerdir?
Devlet muhasebesinde nakit esasında kayıtlar kasa parasal bir giriş veya kasadan parasal bir çıkış fiilen gerçekleştiği zaman yapılmaktadır. Benzer biçimde gelir yükümlüden tahsil edildiği kaydı yapılır. Gelir tahakkuk etmesine rağmen tahsil edilmemişse kayıt yapılmaz. Tahakkuk esasında ise muhasebe kayıtlarının işlemin tahakkuk ederek kesinleşmesi esastır. Harcama yapılırken gider tahakkuk ettiğinde hesaplara kayıt düşülür. Gelir kaydında ise gelir tahakkuk ettiği anda kayıt yapılmaktadır.

Ünite 7
Türkiye de bütçe hakkının ve bütçe ilkelerinin gelişimi
I Orhan döneminde vergilemede “net gelir” yöntemi uygulanmıştır
1.MURAT:1360–1389 Zamanında ilk maktu(sabit miktarlı yani FİKTİF) vergi uygulaması başlamıştır
2.BEYAZIT 1481–1512: Savaş giderlerini karşılamak için önceleri genelde dinsel amaçla alınan vergilerin yanı sıra dinsel amaçlı olmayan “tekâlif-i örfiye “adlı örfi vergiler alınmaya başlanmıştır.
1.SELİM(YAVUZ) 1512–1520: Mali idareye büyük bir dikkatle eğilmiş ve muhasebeye denetime tasarrufa ve tutuma çok önem vermiştir. İsrafa olanak tanımamak için “bakı kulları” adlı yeni bir denetçi memurlar örgütü kurmuştur.
Not: Tanzimat öncesi Osmanlı mali sisteminde kamu gelirleri “şer’i vergiler ve “örfi” vergileridir.
No t. Osmanlı da bütçe uygulamasının ilk defa yer aldığı kanuni belge 1876 tarihli kanun-i esasidır. Aynı zamanda bütçeden bahseden ilk belgedir.
Not: Cumhurbaşkanının bütçeyi VETO edememesi İLK DEFA 1924 anayasada belirtilmiştir.
Not:”Milletvekillerinin gelir azaltıcı gider arttırıcı” tekliflerde bulunamayacakları hükmü ilk defa 1961 anayasasında yer almıştır.
Not: Sayıştay denetimi ve kesin hesaplara ilişkin düzenlemeler ilk defa 1876 anayasasında yer almıştır.
Not:1924 anayasasına göre her hangi bir mali yıla ait KESİN hesap kanun tasarısı o mali yılın bitiminden itibaren “en fazla” 20 ay içerisinde TBMM sunulur.
Not: “Herkesin mali gücüne göre kamu giderlerini karşılamak üzere vergi vermekle yükümlü olduğunu” açıklayan “vergilemede iktidar” ilk defa 1961 anayasası ile kabul edilmiştir.
Not:1982 anayasasına göre TBMM bütçe görüşmelerini bütçe komisyonunda en fazla 55 gün içerisinde tamamlamak zorundadır.
Not: Islahat-ı maliye komisyonu 1859 da kurulmuştur
Not: ülkemizde gerçek anlamda düzenlen onaylanan ve uygulanan İLK BÜTÇE 1909 YILI BÜTÇESİDİR.
NOT: Türk mali tarihinde herkesten iktidarına göre vergi alınmasını ön gören ilk belge tazminat fermanıdır.
Not: 1961 anayasasında bütçe hakkının boyutları “iktisadi ve mali hükümler” başlığı altında toplanmıştır.
Özet
Osmanlı imparatorluğu dönende bütçe hakkı ve bütçe kuralları ile ilgi gelişmeler nelerdir?
Tanzimat öncesi dönemde Osmanlı mali sisteminde bugünkü anlamda bir bütçe uygulamasına rastlanmaktadır. Mutlakıyetçi bir yönetimde bütçe hakkına dayalı bir bütçeden bahsetmek söz konusu değildir. Bu dönemde bütçe ile ilgili olarak sadece merkezi devlet yönetimine ait gelir ve gider hesapları bulunmaktadır. Bunlar daha çok kesin hesap cetveli niteliğindedir.
Tanzimat fermanında herkesten iktidarına vergi alınmasını arpalık yöntemi yerine maaş sisteminin konulmasını padişah hazinesi ile giderlerin maliye hazinesine mal edilmesi gibi birçok mali hüküm bulunmasına rağmen bütçeden hiç bahsedilmemiştir. Fermandan sonra 1876 anayasasına kadar bütçe ile ilgili çalışmalar yapılmıştır. Bu dönemde yapılan bazı bütçeler tam anlamı ile bütçe niteliği taşımamaktadır.
1876 kanuni esasi si birçok maddesinde bütçe usullerini gelirlerini ve giderlerini düzenleyen hükümleri içermektedir. Ülkemiz de bütçe hakkının ilk kez kabulü ve ifade edildiği belge 1876 ANAYASASI olmuştur. Bu anaysa ile birlikte padişah döneminin meclisin bütçeyi onaylama hakkına sahip olduğu kabul edilmiştir. Ancak bu anayasanın ön gördüğü hükümler 2. meşrutiyette kadar hayata geçirilememiştir. 2. meşrutiyetten sonra çağdaş anlamda ilk bütçe hazırlanmış ve uygulanmıştır.
Cumhuriyet döneminde bütçe hakkı ve bütçe kuralları ile ilgili gelişmeler nelerdir?
Ülkemizde bütçe hakkına uygun çağdaş bütçe kurumlarının kurallarını ve yöntemlerinin gelişmesi ancak cumhuriyet döneminde gerçekleştirile bilmiştir. 1921 anayasasında bütçeye ilişkin ayrıntılı hükümler yoktur. Sadece iki maddesi bütçe gelir ve giderlerine ilişkin genel hükümleri içermektedir. 1924 anayasasında bütçe hakkına daha ayrıntılı yer verilmektedir. Bu anayasa büyük millet meclisi nin bütçenin incelenmesi ve onayı gibi görevleri belirlemiştir. 1924 anayasasında ki bu düzenlemeler bütçe hakkının tam ve açık ifadesidir.
1961 anayasası Osmanlı imparatorluğu t.b.m.m. hükümeti ve cumhuriyet devri anayasalarının sahip olmadığı bir özellik sonucu ilk defa referandum ( halkoyu) ile kabul edilmiş bir anayasadır. Bu anayasada TBMM nin belirli bir dönem için bütçeleri onaylama ve denetleme ile ilgili hükümleri bütçe hakkını vurgulamaktadır. 1982 anayasasında bütçe hakkı ile ilgili hükümler düzenlerken bütçe süreç ve uygulamasında farklı kurallar koymuştur. 1982 anayasası 1961 anayasasına göre bütçeyle doğrudan ilişkili düzenlemeler daha ayrıntılı hale getirilmiştir.
Not: 1982 anayasası kesin hesap kanunu ile ilgili değişiklik kesin hesap kanun tasarısı ilgili mal yılın bitiminden itibaren en geç yedi ay (7) sonra bakanlar kurulunca TBMM sine sunulacaktır. Sayıştay da bu kanun tasarısının verilmesinden başlayarak en geç 75 gün içinde genel uygunluk bildirimini TBMM sine sunacaktır.

ÜNİTE 5
Kurucu İktidar: Anayasayı Değiştirme Sorunu• Bir devletin anayasasını yapma ve değiştirme iktidarına, kurucu iktidar adı verilmektedir. Bir anayasanın tümden yeniden yaratılması halinde asli kurucu iktidardan, mevcut bir anayasanın bazı hükümlerinin değiştirilmesi halinde tali kurucu iktidardan
söz edilmektedir. Tali kurucu iktidarın yetkisi anayasayı tamamen adi kanunlarla aynı usuller içerisinde değiştirebilmek ile anayasayı hiçbir şekilde değiştirememek arasında pek çok şekilde görülmektedir. Osmanlı-Türk Anayasa tarihinde tek yumuşak anayasa
olarak nitelendirilen 1921 Anayasası’ndan sonraki tüm anayasalarda, değiştirme sorununa ilişkin olarak özel düzenlemeler getirilmiştir. 1982 Anayasası’nın sertlik eğilimi, değiştirilmesi hiç mümkün olmayan hükümlere ilişkin düzenlemelerde ve değişiklik konusunda benimsediği karmaşık yöntemde kendisini göstermektedir. 1982 Anayasası, anayasa değişikliklerinin anayasaya uygunluğunun denetiminin sadece şekil açısından mümkün olduğu görüşünü benimsemiştir. Anayasayı değiştirme sürecinin aşamalarını
sıralayabilmek.
• Teklif ; Anayasanın değiştirilmesi TBMM üye tamsayı sının en az üçte biri tarafından yazıyla teklif edilir.
• Görüşme ; Anayasa değişiklik teklişeri Genel Kurul’da iki kez görüşülür. ‹kinci görüşmeye birinci görüşmenin bitiminden kırk sekiz saat geçmeden başlanamaz. ‹kinci görüşmede, sadece maddeler üzerinde verilmiş olan değişiklik önergeleri görüşülür.
• Karar ; 3361 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik ile, Anayasa’da, üye tamsayısının beşte üçü ve üçte ikisi olmak üzere iki değişik karar yeter sayısı öngörülmüştür. Anayasa değişiklik teklişerinin kabulüne ilişkin 3361 sayılı Kanun’la getirilen bir yenilik de oylamanın gizli olması zorunluluğudur.
• Onay ; Anayasa’nın 3361 sayılı Kanun’la değişik 175. maddesi, Anayasa’nın ilk metninde olduğu gibi, anayasa değişikliklerini onaylama yetkisini Cumhurbaşkanı ile halk arasında paylaştırmaktadır. Ancak karar çoğunluğunun beşte üç veya üçte iki olu- şuna göre izlenecek yollar farklıdır. Anayasa değişikliği teklifi, beşte üç veya daha fazla fakat üçte ikiden az oyla kabul edildiği takdirde, Cumhurbaşkanı’nın kanunu tekrar görüşülmek üzere Meclis’e iade etmesi veya kanunun halkoyuna sunulması gibi iki ihtimal ortaya çıkar. Cumhurbaşkanı’nın iadesi halinde anayasa değişikliği sürecinin devam edebilmesi için, Meclis’in bu kanunu üye tamsayısının en az üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul etmesi gerekir. Bu durumda Cumhurbaşkanı, kanunu halkoyuna sunabilir veya onaylayarak kesinleştirebilir. Cumhurbaşkanı beşte üçle üçte iki arasındaki oyla kabul edilmiş bir anayasa değişikliğini iade etmezse söz konusu kanunun halkoyuna sunulması zorunludur. Diğer bir deyimle bu durumda Anayasa, zorunlu halkoylaması yöntemini benimsemiş ve üçte ikiden az oyla kabul edilen bir anayasa değişikliğinin sadece Cumhurbaşkanı’nın onayıyla kesinleşmesine izin vermemiştir. Anayasa değişikliklerinin denetim usullerini belirleyebilmek.
• Anayasa değişikliklerinin anayasa uygunluğunun denetimi, şekil ve esas olmak üzere iki düzeyde söz konusu olabilir. Anayasa değişikliklerinin şekil yönünden anayasaya uygunluğunun denetimi, bu değişikliklerin anayasada düzenlenen usul ve şekil kurallarına uygun olarak yapılıp yapılmadıklarının incelenmesini içerir.

1. Aşağıdaki ifadelerden hangisi 1982 Anayasası’nın benimsediği anayasanın değiştirilmesi usulü konusunda doğru değildir?
a. Değişiklik TBMM üye tamsayısının 1/3’ü tarafından teklif edilir.
b. Değişiklik teklifinin yazılı olarak yapılması gerekir.
c. Değişiklik teklişeri Genel Kurul’da iki defa görüşülür.
d. Değişiklik teklifi gizli oylama ile oylanır.
e. Değişiklik teklifi açık oylama ile oylanır.
2. 1982 Anayasası’na göre Cumhurbaşkanı anayasa değişikliklerini onaylama yetkisini aşağıda sayılanlardan hangisi ile paylaşmaktadır?
a.TBMM
b. Anayasa Mahkemesi
c. Bakanlar Kurulu
d. Halk
e. Yüksek Seçim Kurulu

3. Aşağıdaki ifadelerden hangisi tali kurucu iktidarı tanımlamaktadır?

a. Bir ülkenin anayasasının, o anayasada belirtilmiş yönteme uyularak değiştirilmesidir.
b. Bir ülkedeki siyasal rejimin ihtilal ile değişmesi sonucunda yeni bir anayasa yapılmasıdır.
c. Bir ülkenin parçalanması sonucunda yeni bir anayasa yapılmasıdır.
d. Bir ülkede bağımsızlığın kazanılması sonucunda yeni bir anayasa yapılmasıdır.
e. Devletin çeşitli hukuki yetkilerini sınırsız kullanmasıdır.

4. Anayasayı değiştirme sürecinin başlayabilmesi için gerekli olan teklif oranı en az kaçtır?
a. TBMM üye tamsayısının 1/3’ü
b. TBMM üye tamsayısının 3/5’ü
c. TBMM üye tamsayısının 2/3’ü
d. TBMM üye tamsayısının salt çoğunluğu
e. TBMM üyelerinin tamamı

5. Anayasa değişikliğinin şekil bakımından bozuk olması halinde, iptal davasının yayın tarihinde itibaren kaç gün içinde açılması gerekmektedir?

a. 10
b. 15
c. 30
d. 60
e. 90

6. Yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin, anayasanın çizdiği sınırlar içinde kullanıldığı iktidar aşağıdakilerden hangisidir?
a. Kurucu iktidar
b. Kurulmuş iktidar
c. Asli kurucu iktidar
d. Tali kurucu iktidar
e. İktidar

7. Bir devletin anayasasını herhangi bir kurala bağlı kalmaksızın yapma ve/veya değiştirme gücüne ne ad verilir?
a. İktidar
b. Tali kurucu iktidar
c. İlkel iktidar
d. Kurucu iktidar
e. Kurulmuş iktidar

8. Teorik olarak bir anayasanın tamamen adi kanunlarla aynı usullerle değiştirilebilmesine ne ad verilir?
a. Yarı sertlik
b. Yarı yumuşaklık
c. Mutlak yumuşaklık
d. Mutlak sertlik
e. Kanun yolu

9. 1982 Anayasası değiştirilme usullerine göre nasıl bir anayasadır?
a. Yumuşak bir anayasadır.
b. Sert bir anayasadır.
c. Yarı sert bir anayasadır.
d. Yarı yumuşak bir anayasadır.
e. Değiştirilmesi kolay bir anayasadır.

10. Anayasa değişikliği teklifi TBMM tarafından 3/5 veya daha fazla, fakat 2/3’ten daha az oyla kabul edilmişse, Cumhurbaşkanı’nın iade yetkisinin niteliği aşağıdakilerden
hangisidir?
a. Geciktirici veto
b. Geri gönderme
c. Değişiklik talebi
d. İptal
e. Güçleştirici veto
BÜTÜN CEVAPLAR B OLACAK


ÜNİTE 6
Kuvvetler Ayrılığı
• Egemenlik ve devlet kudreti tektir ve bölünmezdir. İktidarın fonksiyonları (yasama, yürütme, yargı), iktidarın değişik kullanım biçimleridir. İktidarın organları
ise, iktidarın çeşitli fonksiyonlarını yerine getirmekle görevli kişi veya kuruluşlardır (örneğin Bakanlar Kurulu, Yargıtay). Günümüzde kuvvetler ayrılığı deyimi kullanılırken kastedilen, gerçekte fonksiyonlar ayrılığıdır. Devletin hukuki fonksiyonlarının, maddi, şekli ve organik tasniflerini açıklayabilmek.
• Devletin hukuki fonksiyonları yasama, yürütme ve yargı olarak üçe ayrılmakta, fakat bu kavramların nasıl tanımlanması gerektiği tartışılmaktadır. Bir görüş, devletin hukuki fonksiyonlarının tasnifini, bu fonksiyonların ifasında başvurulan işlemlerin hukuki mahiyetine dayandırmaktadır (maddi tasnif). Diğer bir görüş ise, devletin fonksiyonlarını ve bu fonksiyonların ifa aracı olan hukuki işlemleri, bu işlemleri yapan organa (organik tasnif) ve yapılış şekillerine göre (şekli tasnif) tasnif etmektedir. 1924, 1961 ve 1982 Anayasaları’nda, kuvvetler ayrılığının nasıl düzenlendiğini belirleyebilmek.
• Türkiye’de 1924 Anayasası’nın 5. maddesinde kuvvetler birliği anlamına gelen bir ifade kullanılmakla beraber aslında fonksiyonlar ayrılığı gerçekleştirilmiştir. 1961 Anayasası da 1924 Anayasası’nın sistemini benimsemiş, ancak yargı organının bağımsızlığı konusunda daha güvenli bir sistem getirmiştir. 1982 Anayasası ise kuvvetler ayrılığı sistemini benimsemekle birlikte, yürütmeyi sadece bir görev değil, aynı zamanda yetki olarak nitelendirmiştir. Bu durum kendisini 1982 Anayasası’nda Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterir.

1. Kuvvetler ayrılığı prensibi aşağıdaki düşünürlerden hangisi ile özdeşleştirilmiştir?

a. Montesquieu
b. J.J. Rousseau
c. Descartes
d. Spinoza
e. Locke
A

2. Devletin hukuki fonksiyonlarının tasnifini, bu fonksiyonların ifasında başvurulan işlemlerin hukuki mahiyetine dayandıran kritere ne ad verilir?

a. Şekli kriter
b. Organik kriter
c. Kişisel kriter
d. Maddi kriter
e. Fonksiyonel kriter

D

3. 1982 Anayasası’na göre yürütme yetkisi ve görevi aşağıdakilerden hangisi tarafından yerine getirilir?
a. Cumhurbaşkanı
b. Bakanlar Kurulu
c. Bakanlar
d. Valilikler ve Bakanlar Kurulu
e. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu

E

4. Pozitif hukuk verilerince kuvvetler ayrılığından kast edilen nedir?

a. Fonksiyonlar ayrımı
b. İdari ayrım
c. Hiyerarşik ayrım
d. Yasal ayrım
e. Pedagojik ayrım

A

5. Devlet fonksiyonlarının şekli ve organik bakımdan tasnifinin en güçlü savunucusu kimdir?

a. Carré De Malberg
b. Montesquieu
c. Duguit
d. Locke
e. Hobbes

A

6. Aşağıdakilerden hangisi Cumhurbaşkanı’nın yasamaya ilişkin yetkilerinden biri değildir?

a. TBMM’yi gerektiğinde toplantıya çağırmak
b. Kanunları tekrar görüşülmek üzere TBMM’ye geri göndermek
c. Kanunları yayınlamak
d. Kanunlar hakkında Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası açmak
e. Anayasa’da belirtilen yüksek hakimleri seçmek

E

7. Bakanlar Kurulu’na kanun hükmünde kararname çı- karma yetkisi veren kanunda aşağıdakilerden hangisinin gösterilmesi zorunlu değildir?

a. Kararnamenin amacı
b. Kararnamenin kapsamı
c. Kararnamenin ilkeleri
d. Yetkinin kullanım süresi
e. Yürürlükten kaldırılacak kanun hükümleri
E

8. Devletin objektif hukuku formüle ettiği veya ona yürürlük sağladığı fonksiyonu aşağıdakilerden hangisidir?

a. Yasama fonksiyonu
b. Yürütme fonksiyonu
c. Yargı fonksiyonu
d. İdare fonksiyonu
e. Denetim fonksiyonu
A

9. İdarenin düzenleyici işlemlerini, yasama işlemlerinden ayırt etmeye yarayan unsur aşağıdakilerden hangisidir?
a. Hukuk kuralı koyması
b. Genel nitelikte olması
c. Yürütme organı tarafından yapılması
d. Sürekli nitelikte olması
e. Kişilik dışı olması
C

10. Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi aşağıdakilerden hangisine aittir?
a. TBMM
b. Bakanlar Kurulu
c. Anayasa Mahkemesi
d. Danıştay
e. Cumhurbaşkanı
(B)



ÜNİTE 7
Yasama Fonksiyonu ve Yasama İşlemleri
• 1982 Anayasası kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak olarak ifade ettiği yasama yetkisinin TBMM’ye ait olduğunu belirtmiştir. Ancak 1982 Anayasası Bakanlar Kurulu’na kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisini tanıyarak, devredilmezlik ilkesine bir istisna oluşturmuştur.
• Maddi anlamda kanun yapma, kural-işlemler meydana getirme yetkisi olarak tanımlanırken, diğer yetkiler (mesela ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar verme) gene kanun yoluyla kullanılmalarına rağmen, şekli anlamda kanun sayılmaktadırlar. Yasama işlevinin niteliklerinin neler olduğunu belirleyebilmek.
• Yasama yetkisinin niteliklerinden olan genellik ilkesi, anayasaya aykırı olmamak şartıyla her konunun kanunla düzenlenebileceğini; ilkellik ilkesi, yasama organının bir konuyu, araya herhangi başka bir işlem girmeksizin düzenleyebileceğini; devredilmezlik
ilkesi, yasama organının anayasadan veya kanunlardan aldığı yetkileri bu metinlerde açık bir izin olmadıkça bir başka devlet organına devredemeyeceğini ifade etmektedir.
Yasama işlemi türlerini sıralayabilmek.
• Yasama yetkisinin konusunu oluşturan kanun, yasama organı tarafından bu ad altında ve belirli usullere uyularak yapılan her türlü işlemdir. Ancak yasama organının maddi bakımdan yargı işlemi niteliğinde bir işlemi kanun biçiminde yapması mümkün
değildir.
• Anayasa, kanun biçiminde yapılan bazı yasama işlemlerini, taşıdıkları özel nitelikler sebebiyle özel görüşme usulüne, hatta özel hukuki statüye tabi tutmuştur. Bunlar bütçe ve kesin hesap kanunu ile milletlerarası antlaşmaların uygun bulunması hakkındaki kanunlardır.
• TBMM’nin yasama meclislerinin iç örgütlenişine ve çalışmalarına ilişkin kararları ile yasama meclisinin, yürütme organı ile olan ilişkilerine dair kararları, parlamento kararlarını oluşturmaktadır.
• Yasama meclislerinin kendi iç çalışmalarını düzenlemek amacıyla koydukları kurallara içtüzük adı verilmektedir. İçtüzükler, biçimsel olarak parlamento kararı kategorisine girmektedir.
1. Anayasaya aykırı olmamak koşuluyla her konunun kanunla düzenlenebileceği ifadesi aşağıdaki kavramlardan hangisini açıklamaktadır?

a. Kanunların genelliği
b. Kanunların objektifliği
c. Kanunların soyutluğu
d. Yasama yetkisinin genelliği
e. Yasama yetkisinin asliliği

D

2. Aşağıdaki düzenleyici işlemlerden hangisinin yürürlükteki kanun hükümlerini değiştirmesi veya yürürlükten kaldırması mümkündür?

a. Kanun Hükmünde Kararname
b. Yönetmelik
c. Tüzük
d. Sirküler
e. Genelge

A

3. Kanuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

a. Kanun objektif ve genel kural koyabilir.
b. Kanun bireysel ve sübjektif işlem niteliğinde tedbir alabilir.
c. Kanun belli bir kişiye mükellefiyet yükleyemez.
d. Kanun belli bir kişiyi kanuni yükümlülükten kurtaramaz.
e. Kanun ancak anayasada belirlenmiş konularda kural koyabilir.

E

4. Meclisler aşağıdaki ilkelerden hangisine dayanarak kendi içtüzüklerini yapabilmektedirler?

a. Yasama dokunulmazlığı
b. Yasama sorumsuzluğu
c. Yöntemsel bağımsızlık
d. Egemenlik
e. Özerklik

C

5. 1982 Anayasası’na göre, aşağıda belirtilen parlamento kararlarından hangisi Anayasa Mahkemesi’nin denetimine tabidir?

a. Yasama dokunulmazlığının kaldırılması
b. Başbakan hakkında meclis soruşturması açılması
c. Bakanlar Kurulu’nun göreve başlaması sırasında güven oyu verilmesi
d. Cumhurbaşkanı’nın vatana ihanetten suçlanması
e. TBMM seçimlerinin yenilenmesine karar verilmesi

E

6. Aşağıdakilerin hangisi şekli anlamda kanundur?

a. Ceza Yargılamaları Usulü Kanunu
b. Türk Medeni Kanunu
c. İdam Cezasının İnfazı Hakkında Kanun
d. Türk Ceza Kanunu
e. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu

C

7. Aşağıdakilerden hangisi özel nitelikli kanun değildir?

a. 2000 Yılı Bütçe Kanunu
b. 2001 Yılı Bütçe Kanunu
c. Kesin Hesap Kanunu
d. Milletlerarası Anlaşmanın Uygun Bulunması
e. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun

E

8. Aşağıdakilerden hangisi yasama işlemlerinden değildir?

a. Kanun
b. Özel nitelikli kanun
c. Parlamento kararı
d. İçtüzük
e. Yasaların yorumu

E

9. İçtüzükle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

a. İçtüzüklerin düzenleme konusunun, meclisin çalışma alanı içinde olması gereklidir.
b. Meclislerin, görev ve yetkileri içinde olmayan konulara ilişkin çalışmaların içtüzük hükümleriyle düzenlenmesi yoluyla meclislerin görev alanı içine sokulması istisnai olarak mümkün olabilir.
c. Anayasaya göre kanunla düzenlenmesi gereken bir konunun içtüzükle düzenlenmesi, iptal edilmeye yol açabilir.
d. İçtüzük ve içtüzük değişiklikleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerince önerilir.
e. İçtüzükte değişiklik yapılmasını öngören tekliflere kanun teklifleri hakkındaki hükümler uygulanır.

B

10. Bütçe Kanunları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

a. Bütçe Kanunu, hukuki mahiyeti bakımından bir kural-işlem değil, bir şart-işlemdir.
b. Bütçe Kanununun yıllık olması ilkesi kabul edilmiştir.
c. Mali yılın başlangıç tarihinin Bütçe Kanunuyla belirlenmesi gerekir.
d. Ana Muhalefet Partisi Bütçe Kanunu hazırlama yetkisine sahiptir.
e. Bütçe Kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.

(D)
 
ÜNİTE 8
Yürütme Fonksiyonu ve Yürütme İşlemleri
• Türkiye Cumhuriyeti Anayasalarının tümündeki düzenlemelere göre yürütme fonksiyonu kavramının kapsamına sadece özel, somut, bireysel işlemler değil, düzenleyici veya kural koyucu işlemler de girmektedir.
• Anayasalarda açık bir hüküm bulunmasa bile, yürütme organının düzenleme yetkisine sahip olduğu, bu yetkinin yürütme ve idare fonksiyonunun mahiyetinden doğduğu söylenebilir.
• 1982 Anayasası, yürütmenin düzenleyici işlemlerini kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesi olarak belirlemiştir. KHK’lerin özelliklerini ve denetim biçimini saptayabilmek.
• Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılabilen kanun hükmünde kararnameler bir yetki kanununa dayanmak zorundadır.
• Usul ve şekil unsuru bakımından diğer Bakanlar Kurulu kararnamelerinden farksız olan KHK’lerin Anayasaya uygunluğu, Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenmektedir.
• Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nun, konu sınırlaması söz konusu olmaksızın çıkardığı KHK’lerin anayasaya aykırılığı iddiası ile Anayasa Mahkemesine dava açılması söz konusu değildir. Diğer yürütme işlemlerini belirleyebilmek.
• Yürütme işlemlerinin diğer türlerini ise Cumhurbaşkanlığı kararnamesi,
1. Aşağıdakilerden hangisi yürütmenin düzenleyici işlemlerinden değildir?

a. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi
b. Kanun Hükmünde Kararname
c. Parlamento kararı
d. Tüzük
e. Yönetmelik

C

2. Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisini aşağıdakilerden hangisi tanımaktadır?

a. Yetki kanunu
b. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi
c. Meclis içtüzüğü
d. Parlamento kararı
e. Anayasa Mahkemesi kararı

A

3. Aşağıdaki ifadelerden hangisi sıkıyönetim ve olağan üstü hal kanun hükmünde kararnameleri bakımından yanlıştır?

a. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılır.
b. Temel haklar konusunda düzenleme getirebilir.
c. Anayasaya aykırı oldukları iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne dava açılamaz.
d. Olağanüstü halin gerekli kılmadığı konularda da çıkarılabilirler.
e. Bu kanun hükmünde kararnameler ile kanunlarda değişiklik yapılamaz.

D

4. Kanunların uygulanmasını göstermek ve emrettiği işleri belirtmek üzere Bakanlar Kurulu’nca Danıştay incelemesinden geçirilerek getirilen düzenlemeye ne ad verilir?

a. Tüzük
b. Yönetmelik
c. İçtihat
d. Kararname
e. Parlamento kararı

A

5. Aşağıdakilerden hangisi yönetmelik çıkarma konusunda yetkili değildir?

a. Başbakanlık
b. Bakanlar Kurulu
c. Bakanlıklar
d. Siyasi partiler
e. Kamu tüzel kişileri

D

6. Aşağıdakilerden hangisi Anayasa Mahkemesi’nin KHK denetiminde olağanüstü hal ile ilgili olarak aradığı şartlardan değildir?

a. Yer bakımından sınırlılık
b. Süre bakımından sınırlılık
c. KHK ile kanunların değiştirilememesi
d. Bir bölgedeki olağanüstü hale ilişkin KHK’nın, o bölge dışında geçerli olamaması
e. Olağanüstü halin ilanıyla birlikte daha önceki tüm KHK’ların olağanüstü hal KHK’sı niteliğini kazanması

E

7. TBMM’nin bir KHK’yi reddetmesi durumunda, KHK ne zaman yürürlükten kalkar?

a. KHK’nın kabul tarihinde
b. Meclis’in onay kararının tarihinde
c. Meclis kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte
d. Bakanlar Kurulu’nun KHK’yı imzaladığı tarihte
e. Anayasa Mahkemesinin Meclis kararını kabul ettiği, tarihte

C

8. Tüzükler hangi yargı makamınca denetlenir?

a. Askeri Yargıtay
b. Danıştay
c. Anayasa Mahkemesi
d. Sayıştay
e. Yargıtay

B

9. Aşağıdakilerden hangisi yönetmeliklerin konusunu oluşturur?

a. Anayasa
b. Kanun
c. Genelge
d. Yönerge
e. Tebliğ
B

10. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

a. Meclis tarafından çıkarılmasa da Anayasal bir kaynağı olduğu için kanun sayılmaktadır.
b. Hazırlanan kararname Bakanlar Kurulu tarafından
onaylanmalıdır.
c. Kararnameyi Başbakan ve Cumhurbaşkanı birlikte imzalar.
d. Sadece Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin kuruluş, teşkilat ve çalışma esasları ile personel atama işlemlerinin düzenlenmesi konularında çıkarılabilir.
e. Denetimi, itirazın niteliğine göre Anayasa Mahkemesi veya Danıştay tarafından yapılır.
D
================================================== ====

ÜNİTE 9
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Kuruluşu, Milletvekillerinin Seçimi ve Hukuki Statüleri
Milletvekilli seçim sisteminin özelliklerini açıklayabilmek.
• 1982 Anayasası beş yılda bir yapılan genel seçimler sonucunda oluşan tek meclisli yasama organı sistemini benimsemiştir. TBMM’nin oluşumunda nisbi temsilin d’Hondt yöntemi kabul edilmekle birlikte, Milletvekili Seçimi Kanunu bir kısım seçim çevreleri bakımından nisbi temsille çoğunluk sistemini birleştiren karma bir sistem benimsemiştir. Milletvekili Seçimi Kanununa göre, Türkiye her biri altı milletvekili çıkaracak çevrelere bölünmekte ve her seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısı Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenmektedir. Seçmenler tercihli oy kullanmak imkanına sahiptirler.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin hukuki statüsünü belirleyebilmek.
• Seçimler sonucunda milletvekili sıfatını kazananlar Anayasaya göre bütün milleti temsil ederler. Milletvekilliği statüsünün diğer unsurları, milletvekilliği andına ilişkin hüküm, milletvekilliği ile bağdaşmayan işler, yasama sorumsuzluğu ve dokunulmazlığı, milletvekilliğinin düşmesi ve milletvekillerinin mali statüleridir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğiyle bağdaşmayan işleri sıralayabilmek.
• Yasama uyumsuzluğu Anayasanın 87. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre milletvekilleri, devlet ve diğer kamu tüzel kişileri ile onlara bağlı kuruluşlarda, devletin bir biçimde dahil olduğu girişim ve ortaklıklarda, özel gelir kaynakları ve olanakları kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan derneklerde, Devletin yardımını alan ve vergi bağışıklığı olan vakıflarda, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalarda ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları girişim ya da ortaklıklarda yönetim ve denetim kurullarında görev alamayacakları gibi vekil olamayacaklar herhangi bir taahhüt işini doğrudan ya da dolaylı olarak kabul edemezler. Yine, temsilcilik, hakemlik yapamaz, yürütme organının öneri, inha, atama veya onamasına bağlı resmi ya da özel herhangi bir işle görevlendirilemezler.
Yasama sorumsuzluğu ve yasama dokunulmazlığı kavramlarını tanımlayabilmek.
• Milletvekilleri, meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden; mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanı’nın teklifi üzerine meclisçe başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan yasama sorumsuzluğu kapsamında sorumlu tutulamazlar. Yasama sorumsuzluğunun amacı, milletvekillerinin Meclisteki söz ve düşünce hürriyetini korumaktır.
• Yasama dokunulmazlığı nedeniyle bir milletvekili seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülerek, Meclisin kararı olmadan, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Dokunulmazlı k nedeniyle, milletvekili hakkında, seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılmaktadır. Bu durumda zamanaşımı süreleri işlememektedir.
• TBMM tarafından, Anayasada belirtilen durumlarda milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasına veya üyeliğin düşmesine karar verilmesi halinde, bu kararların iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması mümkündür.
1. Seçimlerin geri bırakılabilmesi için aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi gerekir?
a. Savaş durumu
b. Milletvekillerinin yarısının seçimlerin geri bırakılması talep etmesi
c. Cumhurbaşkanının bu konudaki talebi
d. Ülkenin maddi sıkıntı içinde olması
e. TBMM Başkanlığının seçimi bazı nedenlerle geri bırakmak istemesi

A

2. Her seçim çevresinden sadece bir milletvekili seçilmesini öngören seçim sistemi aşağıdakilerden hangisidir?
a. Karma liste
b. Dar bölge
c. Bloke liste
d. Tercihli oy
e. Mutlak çoğunluk

B

3. Aşağıdaki ifadelerden hangisi yasama dokunulmazlığı bakımından yanlıştır?

a. Suçüstü halinde yasama dokunulmazlığı söz konusu değildir.
b. Yasama dokunulmazlığı TBMM tarafından kaldırılabilir.
c. Milletvekili olmayan bakanlar da dokunulmazlıktan yararlanırlar.
d. Yasama dokunulmazlığı milletvekili hakkında hukuk davası açılmasına engel değildir.
e. Milletvekilinin kendisinin istemesi halinde yasama dokunulmazlığı mutlaka kaldırılır.

E

4. Aşağıdakilerden hangisi milletvekillerinin hukuki statülerinin unsurlarından biri değildir?

a. Bütün milleti temsil etmeleri ilkesi
b. Milletvekili andı
c. Yasama sorumsuzluğu
d. Yasama dokunulmazlığı
e. Milletvekilliği ile bağdaşmayan işler yapabilme yetkisi

E

5. Seçim çevrelerini ve her seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısını saptama görevi aşağıdakilerden hangisine aittir?

a. Yüksek Seçim Kurulu
b. TBMM
c. Bakanlar Kurulu
d. Anayasa Mahkemesi
e. Cumhurbaşkanı

A

6. Aşağıda sayılanlardan hangisi milletvekili seçilmeye engel oluşturmaz?

a. Kısıtlı olmak
b. Otuz yaşını doldurmamış olmak
c. Taksirli suç nedeniyle hapis cezasına hüküm giymek
d. Dolandırıcılık nedeniyle hüküm giymek
e. Devlet sırrını açığa vurmak nedeniyle hüküm giymek

C

7. Aşağıdakilerden hangisi milletvekilliği ile bağdaşmayan işlerden değildir?

a. Devletten yardım sağlayan vakıfların yönetim kurulunda görev almak
b. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yönetim kurulunda görev almak
c. Sendikaların denetleme kurulunda görev almak
d. Bir serbest mesleği icra etmek
e. Devletin katıldığı bir anonim ortaklığın yönetim kurulunda görev almak

D

8. Aşağıdaki durumlardan hangisinde yasama sorumsuzlu ğu söz konusu olamaz?

a. Meclis çalışması sırasında düşünce açıklamak
b. Komisyon toplantısında söz söylemek
c. Siyasi parti grup toplantısında oyunu açıklamak
d. Genel Kurul’da düşünce açıklamak
e. Meclis toplantısı sırasında bir üyeyi dövmek

E

9. Aşağıdakilerden hangi nedeniyle milletvekilliği düşürülemez?

a. Bir ay içinde toplam iki iş günü genel kurula katılmamış olma
b. Milletvekilliğiyle bağdaşmayan görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar etme
c. Kesin hüküm giyme veya kısıtlanma
d. Eylem ve beyanlarıyla partisinin temelli kapatılmasına neden olma
e. İstifa

A

10. Dokunulmazlığın kaldırılması ilgili TBMM kararlarının denetlenmesi aşağıdakilerden hangisi tarafından gerçekleştirilir?

a. Yargıtay
b. Anayasa Mahkemesi
c. Danıştay
d. Devlet Güvenlik Mahkemesi
e. Bölge İdare Mahkemesi

B

ÜNİTE 10
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin İç Yapısı, Çalışma Düzeni, Görev ve Yetkileri
Yasama organının çalışma düzeni açıklayabilmek.
Yasama organının çalışması, bu organın kendisine özgü bir iç yapıya ve çalışmalarını düzenleyen kurallara sahip olmasını gerektirmektedir. Ülkemizde bu iç yapı ve kurallar, kısmen Anayasa kısmen Meclis İçtüzüğü ile düzenlenmiştir.
Siyasi Parti gruplarına ilişkin düzenlemeleri sıralayabilmek.
• Siyasi partilerin Meclis çalışmalarına katılmalarını sağlayan siyasi parti gruplarına ilişkin düzenlemeler Anayasa, Siyasi Partiler Kanunu ve Meclis İçtüzüğü’nde yer almaktadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev ve yetkilerinin neler olduğu saptayabilmek.
• 1982 Anayasası bütün temsili rejimlerde olduğu gibi, TBMM’ye kanun yapma, hükümeti denetleme, devlet bütçesini kabul etme ve 87. maddede sayılan diğer yetkileri tanımıştır. Yasama organının temel fonksiyonlarından biri olan kanun yapmaya ilişkin usul kuralları İçtüzükte düzenlenmiştir. Yasama organı tarafından kanun biçiminde yapılmakla birlikte Anayasa değişiklikleri, milletlerarası anlaşmaların uygun bulunması, bütçe ve kesin hesap kanunlarının kabulü bazı özellikler taşımaktadır. TBMM’nin kanun yapmak suretiyle kullandığı diğer yetkileri genel ve özel af ilanına ve kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar vermektir.
Hükümetin denetlenme şekillerinin neler olduğunu belirleyebilmek.
• Yasama organının fonksiyonlarından bir diğeri olan hükümetin denetlenmesi, soru, gensoru, genel görüşme, Meclis araştırması ve Meclis soruşturması adı verilen çeşitli denetim araçları ile gerçekleştirilmektedir. Soru, Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan veya bakanlardan bilgi istemekten ibarettir. Genel görüşme, toplumu ve Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülmesidir. Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinilmek için yapılan incelemeden ibarettir. Meclis soruşturması, Başbakan veya bakanların görevleriyle ilgili “cezai” sorumluluklarının araştırılmasını sağlayan bir denetim aracıdır. Gensoru ise hükümetin veya bir bakanın siyasal sorumluluğuna yol açabilir, yani onun Meclisçe görevden uzaklaştırılabilmesine imkân verir.

1. Aşağıda sayılanlardan hangisi Meclis Başkanlık Divanı’nda yer almamaktadır?

a. Meclis Başkanı
b. Başkanvekilleri
c. Katip üyeler
d. İdare amirleri
e. İlgili Bakan



2. Siyasi parti grupları aşağıdaki faaliyetlerden hangisini gerçekleştiremez?

a. Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına karar vermek.
b. Gensoru önergesi vermek.
c. Meclis araştırması açılmasını istemek.
d. Anayasa Mahkemesine iptal davası açmak.
e. Meclis Başkanlık Divanı’na katılmak.

A

3. Aşağıdakilerden hangisi Meclis Başkanı’nın görevlerinden değildir?

a. Meclis toplantılarına başkanlık etmek.
b. Başbakana vekâlet etmek.
c. Meclisi temsil etmek.
d. Tatil döneminde meclisi toplantıya çağırmak.
e. Cumhurbaşkanına vekâlet etmek.

B

4. Aşağıdakilerden hangisi TBMM’nin görev ve yetkilerinden değildir?

a. Kanun yapmak.
b. Bakanlar Kurulunu denetlemek.
c. Cumhurbaşkanını denetlemek.
d. Para basılmasına karar vermek.
e. Savaş ilanına karar vermek.

C

5. Kanun tasarısı aşağıdakilerden hangisi tarafından verilir?

a. Milletvekilleri
b. Siyasi partiler
c. Siyasi parti grupları
d. Bakanlar Kurulu
e. TBMM Başkanlığı

D

6. Bakanlar Kurulu veya bir bakan hakkında gensoru önergesi verme yetkisi kime aittir?

a Siyasi Parti Grubu
b. Siyasi Parti Genel Başkanı
c. Siyasi Parti Merkez Karar Kurulu
d. Siyasi Parti Disiplin Kurulu
e. Meclis Başkanlık Divanı

A

7. Meclis soruşturmasını aşağıdakilerden hangisi açıklar?

a. Sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan veya Bakanlardan bilgi istemektir.
b. Toplumu veya Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesidir.
c. Belli bir konuda bilgi edinebilmek için yapılan incelemedir.
d. Başbakan ve bakanların görevleriyle ilgili cezai sorumluluklarının araştırılmasını sağlayan bir denetim aracıdır.
e. Başbakan ve bakanların görevden uzaklaştırılabilmesine imkan veren bir denetim aracıdır.

D

8. TBMM Başkanlık Divanı ile ilgili olarak verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

a. Başkanlık divanı, Meclisteki siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında Divana katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur.
b. Siyasi parti grupları başkanlık için aday gösterebilirler.
c. TBMM Başkanlık Divanı için bir yasama döneminde iki seçim yapılır.
d. TBMM Başkanı tartışmalara katılamaz ve oy kullanamaz.
e. Başkan seçimi gizli oyla yapılır.

B

9. Siyasi parti grupları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

a. Siyasi parti grupları en az yirmi üyeden oluşur.
b. Partinin genel başkanı milletvekili ise aynı zamanda parti grubunun da başkanıdır.
c. Grup genel kurulunun, grup üyesi olan milletvekillerinin Meclis oylamaları konusunda bağlayıcı karar alması mümkün değildir.
d. Siyasi parti grupları yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında karar alamaz.
e. Siyasi parti grupları, Meclis Başkanlığı için aday gösteremez.

C
10. Kanun yapma ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

a. Kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesinde önce tasarı ve teklifin tümü hakkında söz verilir.
b. Anayasa değişiklikleri hariç, kanunun tümünün veya maddelerinin oylanması işaretle olur.
c. Kanun tasarı ve teklifinde bir maddenin değiştirilmesi veya kaldırılması hakkında değişiklik önergesi verilemez.
d. TBMM’de kabul edilen kanunların yayınlanması görevi Cumhurbaşkanına aittir.
e. Cumhurbaşkanı yayınlanmasını uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderir.
C


==============================================

ÜNİTE 11
Yürütme Organının Yapısı ve Cumhurbaşkanı
Yürütme organının yapısını belirleyebilmek.
• Yürütme organı, yapısı bakımından iki ana tipe ayrılabilir: Monist (tekçi) yürütme ve düalist (ikici) yürütme. Monist yürütme; Yürütme yetkisinin tek bir kişi veya bir kurulda toplandı¤ı yürütme çeşididir. Düalist yürütme ise; Yürütme yetkisinin bir kişi (devlet başkanı) ile bir kurul (bakanlar kurulu) arasında bölüşüldü¤ü yürütme çeşididir. Parlamanter rejimi benimseyen ülkemizde yürütme organı düalist yapıdadır. 1982 Anayasası’na göre yürütme yetki ve görevi Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından kullanılmakta ve yerine getirilmektedir.
1961 ve 1982 Anayasaları’na göre Cumhurbaşkanı’ nın seçimini ve tarafsızlığını açıklayabilmek.
• 1982 Anayasa’sıyla anayasa koyucu, daha önceki Cumhuriyet Anayasaları’nın öngördüğü biçimde Cumhurbaşkanı’nın seçimi yetkisini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bırakmıştır. Böylece Cumhurbaşkanı’ nın doğrudan halk tarafından seçimi yöntemi benimsenmemiştir. Ancak 1982 Anayasa’sıyla 1961 Anayasası’ndan farklı olarak, Cumhurbaşkanı’nın yasama organı dışından da seçilebilmesine olanak verilmiştir.
• Cumhurbaşkanı’nın görev süresinin yedi yıl olarak saptanması, bir kişinin iki defa Cumhurbaşkanı seçilememesi ve seçimin nitelikli çoğunlukla yapılacağına ilişkin düzenlemeler ile Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlığı sağlanmaya çalışılmıştır.
Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkilerini sıralayabilmek.
• Cumhurbaşkanı’nın 1982 Anayasası’nın 104. maddesinden kaynaklanan yetkileri üç alanı kapsamaktadır. Bu yetkileri her bir alan için birkaç örnekle sıralamak gerekirse;
• Yasama İle İlgili Görev ve Yetkileri;
- Kanunları yayımlamak,
- Anayasa değişikliğine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak,
- Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermek.
• Yürütme İle İlgili Görev ve Yetkileri;
- Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek,
- Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kullanılmasına karar vermek,
- Kararnameleri imzalamak.
• Yargı İle İlgili Görev ve Yetkileri;
- Anayasa Mahkemesi üyelerini seçmek,
- Danıştay üyelerinin dörtte birini seçmek,
- Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek.
Cumhurbaşkanı’nın tek başına yapabileceği işlemleri saptayabilmek.
• Cumhurbaşkanı, Devletin başı olmak sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk Milleti’nin birliğini temsil eder; Anayasa’nın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir. Cumhurbaşkanı’nın, Anayasa ve diğer kanunlarda tek başına yapabileceği belirtilen işlemleri dışındaki bütün kararları, Başbakan ve ilgili bakanlarca imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakan sorumludur.

Cumhurbaşkanı’nın cezai sorumluluğuna neden olan eylemleri belirleyebilmek.
• Parlamanter rejimlerde devlet başkanının siyasal sorumsuzluğu yanında cezai sorumsuzluğu da ilke olarak benimsenmiştir. Cezai sorumsuzluk ancak görevle ilgili suçlardan dolayı söz konusu olmaktadır. Adi suçlara ilişkin olarak 1982 Anayasası’nda açıklık olmamakla beraber, Cumhurbaşkanı’nın kişisel suçlardan sorumlu olduğu kabul edilebilir. Cumhurbaşkanı’na vekâlet konusunu açıklayabilmek.
• Cumhurbaşkanı’nın hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde, görevine dönmesine kadar; ölüm, çekilme veya başka bir sebeple Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cumhurbaşkanlığı’na vekillik eder ve Cumhurbaşkanı’ na ait yetkileri kullanır.
1. Yürütme yetkisinin devlet başkanı ile bakanlar kurulu arasında bölüşüldüğü yürütme çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?
a. Monist yürütme
b. Düalist yürütme
c. Kollejyal yürütme
d. Hümanist yürütme
e. Avrupa tipi yürütme
B
2. Cumhurbaşkanı aşağıdakilerden hangisi tarafından seçilir?
a. Doğrudan halk tarafından
b. Türkiye Büyük Millet Meclisince
c. Bakanlar Kurulunca
d. Danışma Meclisince
e. Milli Güvenlik Kurulunca
B
3. Cumhurbaşkanı kaç defa ve ne kadar süre görev yapabilir?
a. Bir defa ve yedi yıl süreyle
b. İki defa ve yedi yıl süreyle
c. Bir defa ve beş yıl süreyle
d. İki defa ve beş yıl süreyle
e. Bir defa ve on yıl süreyle
A
4. Aşağıdakilerden hangisi Cumhurbaşkanı’nın yasama ile ilgili görev ve yetkilerinden değildir?
a. Kanunları yayınlamak.
b. Kararnameleri imzalamak.
c. TBMM’yi toplantıya çağırmak.
d. TBMM seçimlerinin yenilenmesine karar vermek.
e. Kanunları tekrar görüşülmek üzere TBMM’ye geri göndermek.
B
5. Aşağıdakilerden hangisi Cumhurbaşkanı’nın yargı ile ilgili görev ve yetkilerinden değildir?
a. Anayasa Mahkemesi üyelerini seçmek.
b. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısını seçmek.
c. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek.
d. Askeri Yargıtay üyelerini seçmek.
e. Kanunların Anayasaya aykırı oldukları gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası açmak.
E
6. Cumhurbaşkanın tek başına yapabileceği işlemler dışındaki tüm kararlarının Başbakan ve ilgili bakanca imzalanması ve bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakanın sorumlu olması, aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilmektedir?

a. Karşı-imza kuralı
b. Veto yetkisi
c. Yasama dokunulmazlığı
d. Yasama sorumsuzluğu
e. Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlığı
A
7. Cumhurbaşkanı’nın vatana ihanetle suçlanması halinde, onu yargılayacak olan makam aşağıdakilerden hangisidir?
a. Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesi
b. Devlet Güvenlik Mahkemesi
c. Yargıtay
d. Askeri Yargıtay
e. Danıştay
A
8. Aşağıda sayılanlardan hangisi Cumhurbaşkanı tarafından tek başına kullanılabilecek yetkilerden değildir?
a. Başbakanı atamak.
b. Bakanlar Kurulu’na başkanlık etmek.
c. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kullanılmasına karar vermek.
d. Bakanlar Kurulu’nu toplantıya çağırmak.
e. Milli Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak.
C
9. Cumhurbaşkanı geçici olarak yurt dışına çıktığında Cumhurbaşkanlığı makamına kim vekâlet eder?
a. Başbakan
b. Meclisteki en yaşlı üye
c. Mecliste çoğunluğa sahip partinin başkanı
d. Meclis Başkanı
e. Bakanlar Kurulu
D
10. Cumhurbaşkanı’na vekâlet eden kişinin yetkileri nelerdir?
a. Vekil, Cumhurbaşkanı’na vekâlet ettiği süre içinde, ona ait olan bütün yetkileri kullanabilir.
b. Vekil, Cumhurbaşkanı’na vekâlet ettiği süre içinde, ona ait olan yetkilerden sadece yasamaya ait yetkileri kullanabilir.
c. Vekil, Cumhurbaşkanı’na vekâlet ettiği süre içinde, ona ait olan yetkilerden sadece yürütmeye ait yetkileri kullanabilir.
d. Vekil, Cumhurbaşkanı’na vekâlet ettiği süre içinde, ona ait olan yetkilerden sadece yargıya ait yetkileri kullanabilir.
e. Vekil, Cumhurbaşkanı’na vekâlet ettiği süre içinde, ona ait olan yetkilerden sadece yasamaya ait yetkileri kullanamaz.
A


================================================== ==

ÜNİTE 12
Başbakan, Bakanlar Kurulu ve Hükümet Sisteminin Niteliği
Bakanlar Kurulu’nun kuruluşunu belirleyebilmek.
• 1982 Anayasası’na göre Bakanlar Kurulu, Başbakan e bakanlardan oluşur. Başbakan, Cumhurbaşan’ınca TBMM yeleri arasından atanır. Bakanlar TBMM üyeleri veya milletvekilliğine seçilme yeterliğine sahip olanlar arasından Başbakan’ca seçilir ve Cumhurbaşkan’ınca atanır.
Bakanlar Kurulu’nun yapısını açıklayabilmek.
• Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan oluşan kollektif bir karar organı olmakla birlikte, Başbakanı n özel bir siyasal liderlik mevkii söz konusudur. Gerçi Başbakan, bakanların idare hukukundaki anlamında hiyerarşik amiri değildir ama, Bakanlar Kurulu içinde hiç değilse eşitler arasında birincidir.
Bakanların siyasal, cezai ve hukuki sorumluluklarının niteliğini saptayabilmek.
• Bakanların siyasal sorumluluğu, parlamanter rejimin temel kuralıdır; siyasal sorumluluğu gerçekleştirecek anayasal yöntem ise güvenoyu mekanizması dır. Bakanların görevleri ile ilgili suçlardan doğan sorumlulukları, Meclis tarafından Yüce Divan’a sevkedilmeleri halinde söz konusu olmaktadır. Bakanların görevleri ile ilgili olarak devlete verdikleri zarardan doğan hukuki sorumlulukları konusundaki davaların genel mahkemelerde görülmesi gerekmektedir.
Hükümet sitemlerini birbirinden ayırt edebilmek.
• Yasama ve yürütme kuvvetlerinin birbirleriyle olan ilişkilerinin niteliğine göre başkanlık hükümeti sistemi, parlamanter rejim ve meclis hükümeti sistemi olmak üzere, üç hükümet sisteminin varlığından söz edilmektedir. Yasama ve yürütme kuvvetlerinin yumuşak ve dengeli ayrılığı olarak tanımlanan parlamanter rejimin zorunlu şartları Bakanlar Kurulu’nun yasama organı önündeki siyasal sorumluluğu, yürütme organın parlamentoyu fesih yetkisi ve siyasal bakımdan sorumsuz devlet baş-kanının varlığıdır.
1982 Anayasası’nda öngörülen parlamanter rejimin özelliklerini saptayabilmek.
• 1982 Anayasası Cumhurbaşkanı’na klasik parlamanter rejimlerdeki devlet başkanının rolünü hayli alfan bir mevki vermiş olmakla beraber, parlamanter rejimin en önemli ve tanımlayıcı unsuru olan, hükümetin parlamento karşısındaki siyasal sorumluluğu ilkesi aynen korunmuştur. Cumhurbaşkanı’nın siyasal sorumsuzluğu kabul edilerek parlamanter rejimin ikinci önemli unsuruna yer verilmiştir. Nihayet 1982 Anayasası’nın benimsediği hükümet sistemi, fesih veya parlamento seçimlerinin yenilenmesi müessesesi açısından da parlamanter rejim özelliklerini taşımaktadır.
1. Bakanlar Kurulu’nun göreve başlamasına ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

a. Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanı’nın atama işlemiyle göreve başlar.
b. Bakanlar Kurulu göreve başlamak için TBMM’nin güvenoyunu beklemek zorunda değildir.
c. Bakanlar Kurulu, programını kuruluşundan itibaren bir hafta içinde TBMM’de okumak zorundadır.
d. Bakanlar Kurulu’nun güvenoyu almış sayılabilmesi için TBMM üye tam sayısının mutlak çoğunluğunun oyunun sağlanması gerekir.
e. Bakanlar Kurulu’nun güvenoyu almış sayılabilmesi için güven oylamasına katılanların salt çoğunluğunun oyunun sağlanması gerekir.

D

2. Başbakan ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

a. Başbakan, bakanların hiyerarşik amiridir.
b. Başbakan, bakanlıklar arasında işbirliğini sağlar.
c. Başbakan, hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetir.
d. Başbakan, bakanların görevlerini Anayasaya uygun olarak yerine getirmelerini gözetir.
e. Başbakan bir bakanın azledilmesini Cumhurbaşkanından isteyebilir.

A

3. Bakanların sorumluluğuna ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

a. Bakanların siyasal sorumlulukları gereğince, görevlerine parlamento tarafından son verilebilir.
b. Bakanların görevleriyle ilgili suçlardan dolayı cezai sorumluluklarının söz konusu olabilmesi için TBMM tarafından Yüce Divana sevkleri gerekir.
c. Bakanların hukuki sorumluluğu, görevleri ile ilgili olarak Devlete verdikleri zararın tazminini gerektirir
d. Bakanlar, görevleri ile ilgili olmayan bir suç işlemeleri halinde, dokunulmazlıkları kaldırıldıktan sonra yargılanırlar.
e. Bakanların görevleri ile ilgili olmayan bir suç işlemeleri halinde, cezai sorumlulukları söz konusu değildir.

E

4. Aşağıdakilerden hangisi parlamanter sistemin özelliklerinden biri değildir?

a. Bakanlar Kurulu’nun yasama organına karşı siyasal sorumluluğu söz konusudur.
b. Yasama organının hükümeti denetlemesi mümkündür.
c. Yasama organı, güvensizlik oyu vererek hükümetin görevini sona erdirebilir.
d. Devlet Başkanı’nın yasama organına karşı siyasal sorumluluğu söz konusudur.
e. Yürütme organının parlamentoyu fesih yetkisi mevcuttur.

D

5. TBMM seçimlerinin yenilenmesine ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

a. Seçimlerin yenilenmesine karar verme yetkisi Cumhurbaşkanı’ na aittir.
b. Cumhurbaşkanı’nın seçimlerin yenilenmesine karar verebilmesi için konunun Başbakanca önerilmesi gerekir.
c. Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı’na danışarak seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.
d. Seçimlerin yenilenmesine karar verilebilmesi için Bakanlar Kurulu’nun güvensizlik oyu ile düşürülmüş ve yenisinin kurulamamış olması gerekir.
e. Seçimlerin yenilenmesine karar verilebilmesi için Bakanlar Kurulu göreve başlarken güven oyu alamamış ve 45 gün içinde yenisinin kurulamamış olması gerekir.

B

6. Anayasamıza göre başbakan kim tarafından atanır?

a. Cumhurbaşkanı
b. Bakanlar Kurulu
c. TBMM
d. Milli Güvenlik Kurulu
e. Seçimlerde En Çok Oy Alan Parti Milletvekilleri

A

7. Bakanlar hakkındaki hukuki sorumluluk davaları nerede görülür?

a. Anayasa Mahkemesi
b. Danıştay
c. Yargıtay
d. Sayıştay
e. Genel Mahkemeler

E

8. TBMM genel seçimlerinden önce aşağıdaki bakanlardan hangisinin görevinden çekilmesi zorunludur?

a. Ulaştırma Bakanı
b. Maliye Bakanı
c. Dış İşleri Bakanı
d. Sanayi ve Ticaret Bakanı
e. Milli Eğitim Bakanı

A

9. Yasama ve yürütme organlarının birbirinden en sert şekilde ayrıldığı hükümet sistemi aşağıdakilerden hangisidir?

a. Parlamanter Sistem
b. Başkanlık Sistemi
c. Meclis Hükümeti Sistemi
d. Monarşi
e. Yarı-Başkanlık Sistemi

B

10. Bakanları görevleriyle ilgili suçlardan dolayı, Yüce Divan sıfatıyla yargılayan mahkeme aşağıdakilerden hangisidir?

a. Anayasa Mahkemesi
b. Yargıtay
c. Danıştay
d. Asgari Yargıtay
e. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi
A


ÜNİTE 13
Olağanüstü Yönetim Usulleri
Olağanüstü yönetim usullerinin hangi gereksinimler sonucu ortaya çıktığını saptayabilmek.
• Olağanüstü yönetim usulleri, devletin normal hukuk düzeninin kuralları ile karşılanmasına imkan olmayan olağanüstü bir tehdit veya tehlike karşısında başvurduğu özel yönetim usulleridir.
1961 ve 1982 Anayasaları’nın öngördüğü olağanüstü yönetim usullerini sebep ve konu unsurları bakımından karşılaştırabilmek.
• 1961 Anayasası iki türlü olağanüstü yönetim usulüne yer vermişken, 1982 Anayasası şiddet olaylarına dayanan bir olağanüstü hal rejimi de yaratarak, üç türlü olağanüstü yönetim usulü öngörmüştür. Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Anayasa’da belirlenen hallerde yurdun bazı yerlerinde veya tamamında süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal veya sıkıyönetim ilanına yetkilidir.
• Olağanüstü halin konusu vatandaşlara bir takım para, mal ve çalışma yükümlülükleri yüklemek olabileceği gibi, durumun gereğine göre temel hak ve hürriyetleri sınırlamak veya durdurmak da olabilir. Sıkıyönetim ilanı halinde, kolluk yetkileri askeri makamlara geçmekte ve bazı suçlar sıkıyönetim askeri mahkemelerinde yargılanmaktadır.
Olağanüstü hal rejiminde yargısal denetimin nasıl gerçekleştiğini açıklayabilmek.
• Olağanüstü hal ve sıkıyönetim ilanı ve TBMM tarafından onanması işlemlerinin yargı organınca denetlenmesi mümkün değildir; bununla birlikte, sıkı- yönetimde idari yargı yolunun kapalı olmasına karşılık olağanüstü halde yetkili idari makamların gerçekleştirdikleri işlemler, idari yargının denetimine tabidir.
1. Aşağıdakilerden hangisi olağanüstü hal ilanına yetkilidir?

a. Cumhurbaşkanı
b. Bakanlar Kurulu
c. Cumhurbaşkanlığı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu
d. Milli Güvenlik Kurulu
e. Genelkurmay Başkanlığı

C

2. Aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi olağanüstü hal ilan edilmesine neden olmaz?

a. Tabii afet
b. Tehlikeli salgın hastalık
c. Ağır ekonomik bunalım
d. Şiddet olayları nedeniyle kamu düzeninin bozulması
e. Temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ilişkin söylentiler yayılması

E

3. Aşağıdakilerden hangisi olağanüstü hal konusunda doğrudur?

a. Olağanüstü halde kolluk yetkileri askeri makamlara geçer.
b. Olağanüstü hal bir ili kapsıyorsa, olağanüstü halin uygulanması yetkisi sıkıyönetim komutanlığına aittir.
c. Olağanüstü hal ilan edilen yerlerde yargı yetkisi sıkıyönetim askeri mahkemelerine aittir.
d. Olağanüstü hal rejimi temel hak ve hürriyetler açısından, sıkıyönetimden daha radikal bir sınırlama oluşturmaktadır.
e. Olağanüstü halin konusu temel hak ve hürriyetlerin normal zamanlardaki ölçünün ötesinde sınırlanması ve durdurulmasıdır.

E

4. Aşağıdakilerden hangisi olağanüstü hal rejimi işlemleri üzerindeki denetim konusunda doğrudur?

a. Olağanüstü hal rejimlerinde yetkili makam olan valilerin işlemlerine karşı iptal ve tam yargı davası açılabilir.
b. Olağanüstü hal ilanı işlemi Danıştay tarafından denetlenir.
c. Olağanüstü hal rejiminde idari makamların işlemleri yargı denetimine tabi değildir.
d. Olağanüstü Hal Kanunu’nun verdiği yetkilerin kullanılmasından dolayı tazminat davası açılamaz.
e. Olağanüstü hal rejiminin onanması işlemi Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenir.

A

5. Aşağıdakilerden hangisi sıkıyönetim konusunda yanlıştır?

a. Sıkıyönetim ilan edilen yerlerde zabıta kuvvetlerine ait görev ve yetkiler sıkıyönetim komutanlığına geçer.
b. Sıkıyönetim bölgelerinde temel hak ve hürriyetlerin kullanımı durdurulamaz.
c. Sıkıyönetim bölgelerinde yeteri kadar sıkıyönetim askeri mahkemesi kurulur.
d. Sıkıyönetim bölgesinde zabıta teşkilatı bütün kuvvetleri ile sıkıyönetim komutanlığının emrine girer.
e. Sıkıyönetim ilanına ilişkin suçlar, sıkıyönetim askeri mahkemesinde yargılanır.

B

6. Olağanüstü hal ve sıkıyönetim kararları konusunda aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

a. Bakanlar Kurulu tabii afet, tehlikeli salgın hastalık ve ekonomik bunalım sebebiyle ilan edilen olağanüstü halde, Milli Güvenlik Kurulu’nun görüşünü almak zorunda değildir.
b. Milli Güvenlik Kurulu’nun olağanüstü hal ve sıkı- yönetime ilişkin görüşleri, diğer görüşleri gibi, isti-şari nitelikte olup Bakanlar Kurulu’nu bağlamaz.
c. Bakanlar Kurulu, şiddet olaylarına dayanan olağanüstü hal ve sıkıyönetim kararlarını alırken Milli Güvenlik Kurulu’nun görüşünü almak zorundadır.
d. Bakanlar Kurulu, acele hallerde, Milli Güvenlik Kurulu’nun görüşünü almaksızın sıkıyönetim kararı alabilir.
e. Olağanüstü hal ve sıkıyönetimin TBMM’ce onanması işlemi Anayasa Mahkemesi’nin denetimi dışındadır.

D

7. Aşağıdakilerden hangisi, 1961 ve 1982 Anayasaları’nın olağanüstü yönetim usulleri düzenlemelerine ilişkin olarak doğrudur?

a. 1961 Anayasası’na göre, Bakanlar Kurulu’nun almış olduğu sıkıyönetim kararının TBMM’nin onamasına sunulması gerekmemektedir.
b. 1961 Anayasası, şiddet olaylarının yaygınlaşması durumunda, sivil bir olağanüstü hal rejimi öngörmektedir.
c. 1982 Anayasası, sıkıyönetim ilanını gerektiren şiddet olaylarının görüldüğü durumlarda, Bakanlar Kurulu’nun Cumhurbaşkanı’nın yokluğunda da sı- kıyönetim kararı alabileceğini öngörmektedir.
d. 1961 ve 1982 Anayasaları bakımından, olağanüstü hal ve sıkıyönetim kararlarının TBMM’nin onamasına sunulacağı zamanı belirlemek Bakanlar Kurulu’nun takdirindedir.
e. 1982 Anayasası, 1961 Anayasası’ndan farklı olarak,şiddet olaylarına dayanan bir olağanüstü hal rejimi öngörmektedir.

E

8. Olağanüstü hal ve sıkıyönetimde idari makamların yaptığı işlemler bakımından, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

a. Valilerin Olağanüstü Hal Kanunu’nun verdiği yetkileri kullanarak yapacakları idari işlemlere karşı açılacak davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez.
b. Şiddet olaylarına dayanan olağanüstü halde, valilerin Olağanüstü Hal Kanunu’nca tanınan yetkileri kullanarak yapacakları idari işlemler hakkında iptal davası açılamaz.
c. Sıkıyönetim komutanlarının Sıkıyönetim Kanunu’nca tanınan yetkilerin kullanılmasına ilişkin idari işlemleri hakkında iptal davası açılamaz.
d. Sıkıyönetim komutanlarının, Sıkıyönetim Kanunu’nca tanınan yetkilerin kullanılmasına ilişkin işlemler hakkında şahsi kusurları nedeniyle hukuki sorumlulukları ileri sürülemez.
e. Olağanüstü hal rejiminde, bölge ve il valilerinin işlemlerine karşı tam yargı davası açılarak doğan zararların tazmini sağlanabilir.

B

9. Olağanüstü hal ve sıkıyönetim rejimlerinde yargı sistemine ilişkin olarak, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

a. Sıkıyönetim ilan edilen yerlerde, yargılama görevi tüm davalar bakımından sıkıyönetim askeri mahkemelerine geçer.
b. Olağanüstü halde yargı görevi, sıkıyönetimden farklı olarak, normal adliye mahkemelerindedir.
c. Sıkıyönetim ilanına neden olaylara ilişkin suçlar, sıkıyönetim ilanından en çok üç ay önce işlenmiş olmak şartıyla, sıkıyönetim askeri mahkemelerinde yargılanır.
d. Sıkıyönetim ilan edilen yerlerde, var olan mahkemeler korunmakla birlikte yeteri kadar sıkı- yönetim askeri mahkemesi kurulur.
e. Sıkıyönetim askeri mahkemeleri, tüm suçlar bakımından değil, Sıkıyönetim Kanunu’nda anılan belli suçlar için görevlidir.

A

10. Olağanüstü hal rejimine ilişkin olarak, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

a. Olağanüstü halde, bölge veya il valileri, belli şartlar dahilinde, bölge veya illerindeki en büyük askeri komutanlıktan yardım isteyebilirler.
b. Olağanüstü hal bölge valiliği teşkilatı kuruluncaya kadar, bu kanunla bölge valilerine verilen yetkiler, il valilerince kullanılır.
c. Olağanüstü Hal Kanunu’nun öngördüğü olağanüstü kolluk yetkileri sivil otoritelerce kullanılır.
d. Olağanüstü hal, bir bölge valiliğine bağlı birden çok ili kapsıyorsa, görev ve yetki bölge valisine aittir.
e. Olağanüstü hal, birden fazla bölge valisinin görev alanına giren illeri veya bütün yurdu kapsıyorsa, görev ve yetki Başbakanlığa aittir.
E
 
Geri