Sen kendine karşı her daim acımasız olan bir kişiliğe sahipsin. İnsanlar tarafından sevilmene, önemsenmene ve takdir edilmene rağmen, içinde bir yerlerde hep eksik olduğunu düşünüyor ve insanların tüm bu davranışlarına layık olmadığın yanılgısına düşüyorsun. Kendini sevme yolunda attığın her bir adım, insanların seni daha çok sevmesini sağlasa da senin kendine karşı olan acımasızlığını azaltamıyor. Mükemmelliyetçi bir birey olman da bunun en başlıca nedenlerinden. Ne yaptığın işlerde, ne de kendi öz benliğinde hiçbir kusur görmek istemiyorsun. Senin için en ufak kusur, tüm doğruların yanıp kül olması anlamına geliyor. Kendi elinde olmayan, bu nedenle de kapatamayacağın kusurlar üzerinde durarak zihnini ve benliğini öylesine yoruyorsun ki, bu bitkinlik hissi seni kusurlu olduğun kanısına ulaştırarak büyük bir kısır döngüye sokuyor. Bu kısır döngüyü kırmaksa bir tek senin elinde, kimsenin veya hiçbir işin kusursuz olmayacağını anlaman gerekiyor.