Anarşik depreşik

Konu sahibi son olarak 3253 gün önce görüldü
Diğer konu adımla aynı olmaması açısından bu şekil bi başlık iyi oldu.

bu arada ispanyadan bi arkadaşım aradı eto bitmiş.
 
Onu sevmek neye yarar ?

bir tabak kuruyemiş ve yalnızlık ile kendinizi evde bir başınıza oturuyor buluyorsanız, canınızı sıkan ama çekirdek kabuğunu doldurmayan şeyleri bile içinizde saklamak zorunda kalıyorsanız, iki kere düşünüp bir kere konuşuyorsanız, huzursuzluk çıkmasın, kavga olmasın diye sürekli kendinizden ve hayatınızdan geri adım atarak yaşamaya başlamışsanız ya da onca sevgiye rağmen kendinizi sadece kendi kalbinizle tartışıyorken yakalıyorsanız, yaşamınızdaki huzuru kaybettiğinizi farkediyorsanız kendinize sormanız gereken sorudur.
 
Onay beklentileri yüksektir. Hiçbir şeyden memnun olmaz ve sürekli şikayet ederler. Ötekiler hep kötü kendisi hep iyidir. Eleştirileri sonsuzdur. Birinin eksiğini gördüler mi dalga geçer, karşı tarafı utandırırlar. Mükemmeliyetçidir ve sevgiliden de bunu bekler. Sevgilisinin başarısızlıklarını, fiziksel kusurlarını acımasızca eleştirebilirler. Kuralları onlar koyar ve kendi çıkarları doğrultusunda yıkarlar. Bazı narsisistler ise bağımlı özellikler gösterebilir. Kendindeki eksiklikleri görmesini engelleyecek ve onu hep pohpohlayabilecek kişilere yakınlaşmayı tercih ederler. Kendilerini duygusal yapıda tarif ederler ve bunun için kendilerini aşırı çalışmaya, alkole ya da kumara yönlendirebilirler.
 
Paraya değer verenlerin nasıl kişiliğini kaybettiğini gördüm , insanlardan sevgililerden soğudum. Umrumda değil diye geçinen insanların karşısında nasıl ezildiğini,büküldüğünü gördüm ve hayattan soğudum.
 
CYrG7XbWQAAJaAi.jpg:large
 
Bir senin mi acın var, hep senin mi hikayen var, hep sen mi film gibi olansın? bir belgesel filminde azman hayvanların kaldırdığı toz kadarsın...
 
Sen kendine karşı her daim acımasız olan bir kişiliğe sahipsin. İnsanlar tarafından sevilmene, önemsenmene ve takdir edilmene rağmen, içinde bir yerlerde hep eksik olduğunu düşünüyor ve insanların tüm bu davranışlarına layık olmadığın yanılgısına düşüyorsun. Kendini sevme yolunda attığın her bir adım, insanların seni daha çok sevmesini sağlasa da senin kendine karşı olan acımasızlığını azaltamıyor. Mükemmelliyetçi bir birey olman da bunun en başlıca nedenlerinden. Ne yaptığın işlerde, ne de kendi öz benliğinde hiçbir kusur görmek istemiyorsun. Senin için en ufak kusur, tüm doğruların yanıp kül olması anlamına geliyor. Kendi elinde olmayan, bu nedenle de kapatamayacağın kusurlar üzerinde durarak zihnini ve benliğini öylesine yoruyorsun ki, bu bitkinlik hissi seni kusurlu olduğun kanısına ulaştırarak büyük bir kısır döngüye sokuyor. Bu kısır döngüyü kırmaksa bir tek senin elinde, kimsenin veya hiçbir işin kusursuz olmayacağını anlaman gerekiyor.
 
Time waits for no one
So do you want to waste some time,
Oh, oh, tonight?
Don't be afraid of tomorrow
Just take my hand, I'll make it feel so much better tonight.
 
doğuştan çirkin olabilirsin, zayıf, şişman, fakir, hatta engelli bile olabilirsin. ama kalitesiz olamazsın. kalitesiz olmak kişisel seçimdir
 
senin iraden güçlü değil hayatım, sadece tutkuların zayıf.
 
Ben de sana nerden tutulduğum hakkında en az Sıla kadar şaşkın ve habersizim.
 
Sana ; küçücük zevkleri büyükmük gibi algılamana yetecek kadar "acı", Sahip olduğn herşeyi takdir etmene yetecek kadar "kayıp" dilerim...
 
Allah kimseye taşıyamayacağı yükü vermezmiş galiba sende bu yüzden beyinsizsin.
 
Sen üzerinde durduğum bıçağın kör yanıydın , inan , canımı hiç yakmadın.
 
Geri