ANAHTAR DÜŞTÜ GÖLE GÖL “AYNA” ORMANDA
Kroyçer mi desem, Ay Işığı sonatı mı?
Havamızda değiliz
Şiir ya da musiki için…
Bir yerlerde
Yelken yarışları vardı
Galiba doğu körfezinde.
Tepelerden seyretmiştik,
Tahta masaya yaslanıp…
İlerde sırtı, güneş yansıtan bir kız
Göle düşen anahtarımızı anımsatıyordu,
Yoksa aynayı mı
Türkülerdeki gibi…
Çocuk kahkahaları
Islak sarı saçlar ve çıplaklar…
Nişanlı kız gülüyor
Kırık dökük kıkır kıkır.
Neler oluyor böyle hatır için
Orman kenarında…
Bu yegâne sıcak havada
Ağrılarımı anımsatıyor yüreğim.
Haydi serinliyelim dedik…
Benim içkilerim hep özeldir,
Bir limon dilimiyle Rama’nın mavi nektarı…
Anlamaya uğraşmayın
Duygularımı!
Sapsarı bir limon dilimi, hepsi o kadar…
İpekmiş altınmış kaybolup gitmiş sırlarla.
Aklımız; korsan özentisi yelkenlerde,
Onları nasıl da şişiriyor rüzgâr
Güneş artık karşı kıyılarda
Görüntüler böyle doldurdu etrafımızı,
Bir yolcu gemisi ufka yaklaşırken…
Hayatı yeniden başlatan;
”Üç bin yıllık eski ilahideki” , hüzünlü neş’e…
Üstadım şiirini özlüyorum, en çok da seni
Tanrı’nın ayak izleri önümde,
Yer yer etrafı süsleyen
Peygamber çiçekleriyle…
HAMBURG ALMANYA
ALINTIDIR
ALINTIDIR