Anadolu Selçuklu Devleti Kuruluşu Hakkında Bilgi

Konu sahibi son olarak 2615 gün önce görüldü
Anadolu Selçuklu Devleti Kuruluşu Hakkında Bilgi

Anadolu Selçuklu Devleti Kuruluşu Hakkında

Anadolu Selçuklu Devleti Kuruluşu

Türkiye (Anadolu) Selçuklu Devletinin Kuruluşu

Jd5Gaq.jpg


Türkiye Selçukluları devleti bu kesif nüfûsun Anadolu’ya intikâlinden sonra ve o sâyede kurulmuştur.

Bu devletin kurucusu olan Kutal-mış’ın oğlu Süleyman-şâh (Selçuk’un oğlu olan Arslan-yabgu’nun torunu) Malazgirt zaferini müteakip Anadolu fethine gönderilen Türk beyleri arasında mevcud değildi.

Bu sırada Anadolu’ya gelen Artuk bey Kızıl-Irmak ve Yeşıl-Irmak havzalarında mühim fetihler yaparak (Dâ-nişmend-nâme’de Artuhî adiyle destanî bir hüviyet kazanır), 1072 yılında, Isak Komnenos kumandasında bir Bizans ordusunu mağlûb ve kumandanlarım esir ettikten sonra Sakarya boylarına kadar ileriledi.

Normand reisi Russel Bizans tahtına Yunaıınis Dukas’ı çıkarmak ve Anado-luda ayrı bir devlet kurmak teşebbüsüne girişince imparator Mihael, daha tehlikeli bu durum karşısında, Artuk bey ile anlaşmağa ve onun yardımına başvurmağa mecbur oldu. İmparatora karşı isyanları bastıran Artuk bey bu sayede fetihlerini İzmit körfezine kadar ileriletti.

Alp Arslan’m ölümü üzerine saltanat mücâdelesi başlayınca Artuk bey merkeze çağırıldı ve 1073 Nisanmda Melikşâh’m Kavurt’a karşı zaferine hizmet etti11. Artuk’un Anadolu’da 1076 yılma kadar fetihler yaptığına dair bir hüküm12 sadece yanlış bir tahmine dayanmıştır. Artuk’un ayrılışını müteakip 100.000 kişinin başında bulunan Tutak da İzmit körfezine kadar ileriledi.

Türkiye devletinin kurucusu Süleyman’ın meydana çıkması ile Alp Arslan’m ölümü ve bu sebeple de Artuk’un Anadolu’dan ayrılması arasında sıkı bir münasebet vardır.

Filhakika Alp Arslan’a karşı giriştiği saltanat mücâdelesinde Kutalmış, 1064 yılında, mağlûb ve maktul düşünce oğulları Bizans hududuna sürgün edildi.

13. Urfa havalisinde kuvvetsiz ve sönük bir hayat geçiren bu şehzâdeler Sultanlık mücâdelesi ve Artuk’un dönüşü üzerine- Anadolu Türkmenlerini etraflarında toplamağa başladılar.

Selçuk’un soyundan bir başa muhtaç bulunan bu Türk-menlerin bir kısmı da zaten Tuğrul bey’e ve Alp Arslan’a karşı ayaklanmış ve bu sebeple Anadolu’ya kaçmış kendi mensupları, Yabgular idi.

Kutalmış oğullarının tarih sahnesine çıkışlarına dâir en mevsuk rivâ-yet şüphesiz, 467 (1074) de, Suriye’de, Melikşâh’a tâbiiyeti kabul eden Yabgulu Türkmen leri reisi Atsız’a karşı Şökli’nin onlara müracaatı ve bu vesile ile de Şi’ı Mısır halifesi ile münasebete girişilmesidir.

Gerçekten bu müdahalede Kutalmış oğullarından biri esir edilip Melikşâh’a gönderildikten sonra kardeşlerden diğeri Haleb’i ve Antakya’yı kuşattı; fakat fazla vakit kaybetmeden Anadolu’ya gitti.

14. Böylece Anadolu’ya geçen Süleyman Konya ve havalisini mahallî Rum hâkimlerinden aldıktan sonra yoluna devamla 467 (1075) de îznik’i fethedip kendisine payitaht yaptı.

15. Bu havalide bulunan Tutak’m veya ona mensup Oğuzların da kendisine iltihak eylediğini sanıyoruz.

Bu sırada Bizans imparatorluğu Öyle perişan bir durumda ve Anadolu ile münasebetlerini o derece kesmiş vaziyettedir, ki Hıristiyanlık tarihinde mühim bir mevkii bulunan İznik’in fethi Rum kaynaklarında hiç bir akis bırakmamış ve ancak- 1078’de Botaniates’in tahta çıkarılışına yardımı münasebetiyle bu şehrin Süleyman’ın elinde bulunduğu kaydedilmiştir.

Bu son hâdise fethin daha evvel vukubulduğunu ve İslâm kaynaklarını da teyit eylediğini göstermektedir.

16. Böylece bugüne kadar bu fethin yılı ve Türkiye Selçuklu devletinin kuruluşu tarihinin 1075 yılı olduğunu, bugüne değin bu hâdise ve kuruluş için verilen 1077, 1078, 1080 ve 1081 tarihlerinin birer tahminden ibaret olduğunu meydana koymuş oluyoruz.

17. Selçuk’un küçük torunu Süleyman bu yeni devleti kurmakla hem Anadolu’ya göçmüş Türkmenleri birleştirdi; hem de göçebe Oğuzların daha büyük kitleler halinde bu ülkeye gelmelerine imkân verdi17a. Bu kuruluş ile 1080 yılma ait büyük muhâceret arasında bir münâsebet düşünmek tabiîdir. atari oyna

İmparator Mihael, 1074 Şubatında, Papa VII. Gregoire’a başvurarak Türklere karşı yardım istemiş; buna mukabil de Ortodoks kilisesinin Katolik kilisesine iltihakım vaadetmişti.

Bu müracaatı memnuniyetle ka-bûl eden Papa bazı Avrupa kırallarma ve bütün Hıristiyanlara hitap ederek Türklerin İstanbul surlarına kadar bütün Şark imparatorluğu ülkelerini istilâ eylediklerini beyanla onları bir Haçlı seferine çağırmış; fakat Papalık – İmparatorluk mücâdelesi bu dâvetin ancak yirmi yıl sonra netice vermesine imkân hazırlamıştır.

18. Katolik Avrupa’nın yardımından ümidi kesen İmparator, Melikşâh ile bir sulh muahedesi yapabilmek için, 1074 Haziranında, Halifenin tavassutunu rica etmiş ve 1075 de hazineler değerinde hediyeleri, bir elçi ile, Azerbaycan’a gelmiş bulunan Sultana göndermiştir. ultrabook nedir

Süleyman-şâh Bizans’ta başlayan taht kavgalarına karışmak ve 1078 de Botaniates’i İmparator yapmak suretiyle hâkimiyetini genişletti, devletini kuvvetlendirdi.

Bu sayede Türk ordusu Üsküdar (Chrysopolis) a kadar ilerileyerek orada karargâh kurdu.

Melikşâh Kutalmış oğullarını tenkil maksadiyle Anadolu’ya Porsuk bey kumandasında bir ordu gönderdiği zaman Bizans ile Süleyman arasında dostluk devam ediyordu.

Vukubulan muharebede Porsuk Kutalmış oğlu Mansûr’u öldürdü.

20. Bazı Selçuk-nâmeler bu seferin Kutalmış oğullarına değil Bizans’a karşı yapıldığını kaydetmekle meseleye nüfuz edememişlerdir.

21. Zonaras’a göre Halifenin tavassutiyle iki hanedan arasındaki savaş durdurulmuştur.

Bu hâdise Melikşâh’m, 1075 de, Mihael ile bir anlaşmaya vardığını, Süleyman ile Botaniates arasındaki ittifaka karşı Porsuk’un gönderilmiş olduğunu telkin eder.

Fakat Porsuk’un dönüşünden sonra İmparatorla Süleyman-şâh’ın arası açıldı; bu sefer taht iddiasında bulunan N. Melis-senos’u destekleyen Selçuk sultanı bu sâyede Frikva ve Garbı Anadolu’da henüz ele geçmeyen yerleri fethetti. Bu sebeple İmparator 1080 senesinde İznik üzerine bir ordu gönderdi.

Seferden dönen Süleyman-şâh bu orduyu bozdu ve Türkler boğazların Anadolu sahillerini işgâl edip orada gümrük dairesi kurarak gemileri kontrola başladılar.

Türklerin donanması olmadığı için deniz İstanbul’u ve Bizans İmparatorluğunu korudu.

1081 senesinde Alexis Komnenos imparator olunca ilk iş olarak Süleyman ile bir anlaşma yapıp Balkanlardaki Türklerin istilâlarına karşı hareket ederken Selçuk sultanı da hâkimiyetini Şarkta genişletme imkânlarını buldu.
 
ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ

(1077-1308)

Kuruluş Dönemi


Anadolu Selçukluları Devleti, Selçuklu soyundan gelen Kutalmış Bey’in oğullarından Süleyman Şah tarafından kurulmuştur.

Bizans’ın elinden Konya ve çevresini alan Süleyman Şah, Anadolu’daki ilerleyişini devam ettirerek İznik’i fethetti.

Burayı başkent yapan Süleyman Şah kardeşi Mansur Bey ile giriştiği saltanat mücadelesini, Melikşah’ın yardımı ile kazandı.

Melikşah, Süleyman Şah’a hükümdarlık ünvanı veren bir ferman gönderdi.

Abbasi halifesi de menşur göndererek hükümdarlığını onayladı.

Böylece Anadolu Selçukluları Devleti böylece kurulmuş oldu(1077).
 
Anadolu Selçuklu Devletinin Kuruluşu

Anadolu (Türkiye) Selçuklulari 1075-1308 tarihleri arasinda Anadoluda hüküm süren müslüman 1 Türk devletidir.

Devletin kurucusu bi şekilde kabul edilen Süleyman Sah Selçukun büyük oglu Arslan Yabgununn torunudur. Bu münasebetle biraz gerilere giderek Arslan Yabgudan bahsetmek istiyoruz.

Bazi eserlerde kendisinden Isrâil bi şekilde bahsedilmekle beraber daha epey Türkçe adi Arslan Yabgu birlikte meshur olan bu Selçuklu beyi ilk kez Karahanlilarla Sâmânîler arasindaki mücadelede dikkatleri üzerine çekti.

Karahanli Harun b. Ilig Han Samanî topraklarinin 1 kismini isgal edince Samanî hükümdari Selçuktan yardim istedi. O da oglu Arslan kumandasindaki 1 orduyu Samanîlere yardima gönderdi. Arslanin yardimi birlikte Karahanlilari maglûp eden Sâmânîler isttila edilen topraklarini geri aldilar.

Bu münasebetle Buhara-Semerkant arasindaki Nur kasabasi Selçuklulara vatan bi şekilde verildi. Karahanlilar birlikte Sâmânîler gibi birbirleri birlikte mücadele halinde olan 2 devlet arasinda kalan Selçuklular mahirane siyasetleri birlikte bu bölgede varliklarini sürdürmeyi basardilar.

Karahanli Nasr ILig Hanin Buharayi zapt ederek (Ekim 999) Samanî hükümdari Abdülmelik ve hanedan azalarini Özkente sürmesi birlikte Sâmânîler devleti fiilen sona ermis oluyordu.

Bu olay Arslan Yabgu ve ona bagli Türkmenlerin nüfuz ve itibarini daha da arttirdi. Karahanlilarin elinden kaçmaya muvaffak olan Sâmânî sehzadesi Ebû Ibrahim el-Muntasir Karahanlilara karsi yine Arslan Yabgunun yardimini istemek zorunda kaldi ve bu sayede Karahanlilari 3 kez bozguna ugratti. Babasi Selçukun 1009a dogru Cendde ölmesi üzerine Arslan Yabgu ünvani birlikte ailenin basina geçti.

Karahanli hükümdari Ilig Han Nasrin 1012 yilinda ölümü üzerine ayni aileye mensub olan Ali Tegin Arslan Yabgunun destegi birlikte Buharaya hakim oldu.

Bu sayede dikkatleri üzerine çeken Arslan Yabgu giderek güç kazaninca Karahanli hükümdari Yusuf Kadir Han birlikte Gazneli Sultan Mahmud 1025 yilinda her Iran ve Turan meselelerini görüstükleri meshur Maverâünnehir mülakatinda Arslan Yabgu idaresindeki Selçuklulara karsi lazım tedbirleri almaya ve onlari Türkistan ve Maverâünnehirden uzaklastirip Horasana sürmeyi kararlastirdilar.

Arslan Yabgu bu sirada çöllere çekilmisti. Gazneli Mahmud mertligi, savasçiligi ve yildirim hizi birlikte avinin üzerine düsmesi gibi meziyetleri çünkü birlikte herkesin çekindigi Arslan Yabguyu yakalamak sebebiyle hileye basvurdu.

1 ziyafet münasebeti birlikte Semerkanta çagirdigi Arslan Yabguyu oglu Kutalmis ve bazi arkadaslari birlikte ile tevkif ederek Kâlincar kalesinde hapsetti. Arslan Yabguya bagli epey sayida Türkmeni de öldürdü (1025).

Arslan Yabgunun hapsedilmesi birlikte ön plâna geçen Tugrul ve Çagri Beyler Gazneli Mahmudun ölümü (1030) üzerine yerine geçen oglu Mesuda haber gönderip kendisine itaat arzettiklerini bildirdiler ve Arslan Yabgunun serbest birakilmasini istediler.

Sultan Mesud bu teklifi kabul edip Arslan Yabguyu Belhe getirdi ve ona yegenlerine bozgunculuktan vazgeçmelerini söylemesini emretti. Arslan Yabgu da Tugrul ve Çagri beylere haber gönderip Gazneli hükümdari Sultan Mesudun buyrugunu iletti.

Ayrica elçi birlikte 1 biz gönderip onu yegenlerine vermesini istedi. Elçi mesaji teblig edip sifre mahiyetindeki bizi teslim edince onlar tekrardan karisiklik çikarmaya basladilar. Bunun üzerine Sultan Mesud da Arslan Yabguyu tekrar hapse atti.

Türkmenlerin onu kurtarma tesebbüsleri sonuçsuz kaldi ve Arslan Yabgu 7 yildan beri kaldigi hapishanede 1032 yilinda öldü. yalnız oglu Kutalmis 1 firsatini bulup hapishaneden kaçti ve Buharaya döndü.

Arslan Yabguya bagli Oguzlar (Yabgulular-Yavgiyyân) Yagmur, Kizil, Boga, Göktas ve Anasi-oglu adli beylerin idaresinde faaliyetlerini sürdürmekle beraber Gazneli kuvvetleri karsisinda dagildilar ve büyük sikintilara maruz kaldilar.

Ama her bunlara ragmen ümitlerini kaybetmeyip Arslan Yabgunun torunu Kutalmisoglu Süleyman Sahin tarafindan toplanarak Anadolu Selçuklu Devletinin kurulusuna büyük hizmet ettiler.

Tugrul Bey Kâlincar kalesinden kaçarak Buharaya dönen Kutalmisin Selçuklu Devletinin kurulusundan sonraları da yaninda toplanan Türkmenlerle çevreyi yagmaladigini görünce sinir bölgelerini ona ikta ederek kâfirlere karsi cihada memur etti. Kutalmis da büyük 1 ordu birlikte Azerbaycana dogru ilerlemeye basladi. Iste bu sirada Selçuklularla Bizanslilar arasinda ilk ciddi çatisma vuku buldu.

Gence önlerinde cereyan eden bu savasta Gürcü, Ermeni ve Rumlardan mütesekkil Bizans ordusu agir 1 maglubiyete ugradi (1046). Bu zaferi müteakip Aras nehri boyunca ilerleyen Kutalmis dönüsünde Tugrul Beye bölgenin epey zengin ve Rumlarin da kadinlar gibi korkak insanlar oldugunu bu sebeple ülkelerini kolaylikla fethedebilecegini söyledi.

Tugrul Bey Kutalmisi arkasından Arslan Besâsirî üzerine gönderdi. yalnız maglub olan Kutalmis Bagdata Tugrul Beyin yanina dönmüs ve Abbasi halifesinin Sultan Tugrul Beyi kabul ettigi merasime katilmistir (1059). Kaynaklarda bu tarihten 1061 yilina kadar onun nerede olduguna değin 1 veri yoktur.

Kutalmis söz konusu tarihte kardesi Resul Tegin birlikte beraber amcazadeleri Mikâil ogullarina karsi saltanat davasinda bulunarak başkaldırı etti.

Tugrul Bey isyani bastirmak üzere harekete geçti. yalnız arkasından bu görevi veziri Amidül-mülk Kündüriye verdi.

Vezir tarafindan Girdkûh kalesinde muhasara edilen Kutalmis bazi sartlar ileri sürerek baris talebinde bulundu. Buna göre Kutalmis:

1. Sultan Tugrul Beyin canini bagislayacagina değin yemin etmesini,

2. Çagri Beyin oglu Süleymanin kizi birlikte evlenmesine müsaade edilmesini,

3. Kendisine iyi 1 vilayetin ikta edilmesini istiyordu.

Vilayetin verilmesi birlikte alakadar sart kabul edilmekle beraber digerleri reddedildi ve müzekereler neticesiz kaldi.

Vezir de 1 müddet sonraları Sultanin ölüm haberini alip Reye döndü.

Bu firsattan istifade eden Kutalmis Türkmen obalarina giderek asker topladi ve oy sehrini kusatti.

Kutalmisin büyük 1 tehlike teskil edecegini anlayan vezir Amidül-mülk Süleymanin yerine Alp Arslani sultan ilân etti ve üst üste ulaklar gönderip süratle Reye gelmesini istedi.

Alp Arslanin öncü kuvvetleri yaklasinca Kutalmis kusatmayi kaldirip Reyden ayrildi (24-25 Kasim 1063). Yolda Alp Arslanin Hacib fazilet kumandasindaki kuvvetleri birlikte karsilasan Kutalmis onlari maglub etti.

Bu sebeple Alp Arslan derhal Kutalmisin üzerine yürüdü.

Kutalmis sayica üstün olmasina ragmen yenildi. Büyük ogluyla kardesi Resul Tekin de tutsak düstü. Kutalmis ise daglardan ve sarp yollardan geçip kaçarken atindan düserek öldü.

Cenazesi Reye götürüldü ve orada topraga verildi (7 Aralik 1063).
 
Geri