Alzheimer’dan Korunmak Mümkün mü

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Alzheimer hastalığı beyinde yaşanan dejenerasyon ve hücre ölümüyle beraber beyin dokusunun küçülüp fonksiyonlarını kaybetmesinin sonucu oluşan bir hastalıktır. Alzheimer değişik yaş gruplarında görülebilir fakat ileri yaşlara doğru geldikçe hastalığın görülme sıklığı giderek artıyor.

En çok görüldüğü yaş grubu en ileri yaş grubu oluyor. Belirtileri genelde hasta yakınları fark ediyor. İlk fark edilen de unutkanlık oluyor. Bazı hastalar kendilerinde gördükleri ufak unutkanlıklarla ‘Acaba Alzheimer mı oldum?’ diye düşünüyor. Ancak genelde bu unutkanlık basit bir unutkanlık oluyor.

Alzheimer belirtileri kişinin hayatındaki önemli olayları unutması ve aynı soruları tekrar tekrar sorması şeklinde kendini gösteriyor. Bir telefon numarası unutmak ve alışverişe gidildiğinde alınacak bir şeyi unutmak gibi davranışların Alzheimer belirtileri olmadığını söyleyebiliriz. Unutkanlığın daha ciddi seviyede olması gerekiyor.

Aynı soru birçok kez soruluyorsa dikkat!

Örneğin hasta yakınlarından ‘Bir sorduğunu on kere daha soruyor, dışarı çıkıldığında nereye gidileceğini tekrar tekrar soruyor, yemek yiyoruz ama on dakika sonra yemek yemeyecek miyiz? diye soruyor’ gibi bildirimler geliyor. Bu gibi ciddi boyutlar Alzheimer belirtisidir.

Bunama, Demans ve Alzheimer halk arasında genellikle birbiriyle karıştırılıyor. Aslında bunama ve Demans aynı anlama geliyor. Demans yabancı dilden gelmiş bir sözcük, bunama ise bu kelimenin Türkçe’deki karşılığı. Bunamanın tipleri vardır ve Alzheimer de bunamanın en çok görülen tipidir.

Günlük hayatı bozan unutkanlıklar tespit ediliyor

Günlük hayatını bozan bir unutkanlık olup olmadığı tespit ediliyor. Kişinin fonksiyonlarını bozan bir unutkanlık varsa ikinci adımda tomografi ya da MR ile beyinde hastalığın belirtisi olan küçülmenin olup olmadığına bakılıyor. Bazen tanıdan şüpheye düşüren hastalarda ayrıntılı nöropsikolojik test denilen birçok zihinsel yeteneğin ölçüldüğü psikometrik testler istenebiliyor.

Hasta yakınları hastayı getirdikleri zaman genelde hastalık başlangıç evresini geçmiş, orta evre hatta bazen ileri evreye kadar ilerlemiş oluyor. Yaşlılarda unutkanlık biraz ihmal ediliyor, yaşına bağlı olarak unutmanın normal olduğu söyleniyor ama böyle durumlarda aslında ihmal etmemek gerekiyor.

Alzheimer genetik geçişi çok düşük bir hastalıktır ama bazen gelen ailelerde neredeyse herkesin Alzheimer olduğunu görüyoruz ve çok ciddi bir genetik hastalık söz konusu oluyor. Böyle durumlar olduğunda genetik testler de yaptırabiliyoruz. Bu testlerin sonucu incelenip Alzheimer teşhisi konabiliyor.

“Her iki cinsiyette de bu hastalık görülebiliyor. Kadınlar, erkeklere göre daha uzun yaşıyor, bunun nedeni erkeklerde kalp damar hastalıklarının daha yoğun olmasıdır. Alzheimer hastalığının toplam verilerine bakıldığında kadınlar belki daha yüksek çıkar. Onun nedeni de kadınların daha uzun yaşayıp daha çok Alzheimer hastalığına maruz kalmasıdır. Yaşı değerlendirmeye almazsak benzer oranlarda bu hastalığa yakalanıldığını görürüz.

Ayrıca hastalığın kronik depresyonu olan, mutsuz insanlarda daha çok görüldüğü ile ilgili doğruluk payı da var. Depresyon kişiyi uyarandan mahrum bırakıyor ve içine kapanık hale getiriyor, sonuç olarak uyaran eksikliği de bu hastalığa yol açabiliyor. Özellikle yaşlılarda depresyona çok dikkat etmek ve hemen tedavi etmek gerekiyor.

Alzheimer’dan tamamen korunmak ve riski sıfıra indirmek mümkün değil. Ancak yaşam tarzı açısından dikkat edilebilecek noktalar olduğunu söyleyebiliriz. En önemlisi beslenmeye dikkat edilmesi, obezite ve şeker hastalığından korunmak gerekiyor. Fiziksel aktiviteler de oldukça önemli.

Emekli hayatı Alzheimer hastalığına ciddi miktarda zemin hazırlıyor. O yüzden emekli hayatından kaçınmak gerekiyor. Araştırmalarda daha fazla zihinsel aktiviteyle meşgul olan insanların bu hastalığa daha az yakalandığı gösterilmiş.
alıntı​
 
Geri