- Katılım
- Ekim 4, 2013
- Mesajlar
- 1,028
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 291
- Yaş
- 36
Susarak bir yolu uzatıyordun bana,
bir kahve fincanında tüten tadı
uzatıyordun bana ellerinmiş gibi,
bakışmanın orasına tünemiş
türküsünü rengine bırakmış bir gülde
soluyordun yapraklarına yabancı.
Biliyorum aktığımızı,
saniyeler bir deniz gibi geçiyor aramızdan,
çocuklar doğuyor kucaklarında çocuklarla,
balkon kuş gibi çırpınıyor ayakucunda,
tahtalar eski biliyorum, kilim yırtılıyor,
saçların yüzüyor sazlarla gölde,
kayıkların şimşek çakıyor,
ürperiyor retina batıyor oda
suya, yalnızlığa, duruşumuza.
Oturuyoruz sen dik, ben yatay
bir acının dönemecinde gözden ırak, silik,
ve su akıyor durmadan mavi yıldızı
göstererek kulenin doruğunda,
ellerin üst üste, benim başım eğik,
upuzun bir köprüden
bakıyorum gidişimize ovada,
iki sıra kavaklara güneşe dönük.
Oturuyoruz gitsem de,
oturuyoruz ölsek de,
kalkıp bir döşekte sevişsek de.
Oktay Rifat -Denize Doğru Konuşma.