Almanca Almanca Deyimler ve Sık Kullanılan Kelimeler - 2

Konu sahibi son olarak 3335 gün önce görüldü
Almanca Deyimler ve Sık Kullanılan Kelimeler - 2

nach und nach: yavas yavas
noch lange nicht: katiyen,hic,asla
ein klein wenig: biraz,cok az, bir miktar
vor Hunger sterben: acliktan ölmek
nicht im geringsten:asla,katiyyen,hic
den Entschluss fassen:karar vermek,karara varmak
auf diesem Wege:böyle,bu sekilde, bu yolla
im Schneckentempo:deve yürüyüsü,kaplumbaga yürüyüsü
Was suchst du hier?:burada ne yapiyorsun?
die Ohren spitzen: kulak kabartmak
los sein: ...olmak = Was ist los? Warum weinst du? (Ne var? Neden agliyorsun?)
den Kopf schütteln: 'hayir' anlaminda kafasini sallamak,kabul etmemek = Der Lehrer schüttelte den Kopf.(ögretmen kafasini salladi)
hinter jemandem her sein: birinin arkasindan kosmak,birinin pesinde olmak = Di Männer sind hinter mir her. (Adamlar pesimde.)
ganz und gar: tamamen,bastan asagi
eins von beiden: ikisinden biri = Grün oder blau. Wähle eins von beiden. ( Yesil yada mavi.Ikisinden birini sec.)
nicht ausstehen können: cekememek,sevmemek,hoslanmamak = Entschuldige! Aber ich kann heute abend deine Freunde nicht ausstehen. (Kusura bakma! ama bu aksam arkadasini cekemem.)
zur Welt kommen: dünyaya gelmek,dogmak
zu suchen haben : aramak, isi olmak (Was hast du hier zu suchen? Burada ne ariyorsun?)
es satt haben : bikmak,karni tok olmak,artik yetmek
von oben bis unten :bastan asagi,tamamiyla,tepeden tirnaga
mit Leib und Seele : tüm benligiyle, yürekten
das ist keine Kunst : is tedil,hüner degil, babam da yapar
jemandem die Hand schütteln: birinin elini sikmak
Gas geben :gaza basmak,gazlamak
zu Ende sein: bitmek,sona ermek
die Achseln zucken: omuz kaldirmak,omuz silkmek
sein Wort halten: sözünü tutmak
auf die leichte Schulter nehmen: hafife almak,kolaya almak,önemsememek
Schl (saat) tam...da (Heute war ich Schlag neun im Büro. Bu gün tam dokuzda bürodayim.)
bis über die Ohren : cok fazla,haddinden fazla
sein lassen: yapmamak,yapmaktan caymak
vor kurzem :birkac gün önce,daha önce
aufs Haar stimmen :tam tamina dogru olmak (Meine Ergebnisse stimmen aufs Haar;benim sonuclarim tam tamina dogrudur.)
ein gutes (schlechtes) Gewissen haben :vicdanen rahat olma(ma)k, gönlü rahat olma(ma)k = (Ich habe meinen Vater nicht belogen. Deswegen habe ich ein gutes Gewissen;Babama yalan söylemedim.bu yüzden gönlüm rahat.)
ein für allemal : son olarak, son defa
ein Auge zudrücken: göz yummak,mani olmamak (Ich drücke ein Auge zu, aber das soll das letzte Mal sein.;Göz yumuyorum ,ama bu son olsun,)
zu weit gehen : cok olmak, ileri gitmek
die Stirn runzeln : yüzünü burusturmak,yüzünü eksitmek
schleudern : kaymak,patinaj yapmak,savurmak
wie aus der Pistole geschossen : su gibi (Ihr müsst die Wörter wie aus der Pistole geschossen sagen können.;Sözcükleri su gibi söyleyebilmelisiniz.)
nicht mehr mitmachen : (artik bir iste ) olmamak
Klasse sein : birinci sinif olmak,harika olmak,sahane olmak (Mensch! Das Buch war doch Klasse!; Yahu ,kitap harikaydi be!)
zur Hand haben : elinin altinda olmak,elinde (var) olmak
mit guten Gewissen : gönül rahatligi ile, huzur icinde, rahatlikla
nicht fertig werden : bir türlü unutamamak,akli fikri hep ayni seyde olmak,isin icinden bir türlü cikamamak
eine Aufnahme machen : fotograf cekmek,resim cekmek
das hat noch Zeit : acele(si) yok
Tag für Tag : her gün, her Allahin günü (Ich habe Tag für Tag gearbeitet ;her Allahin günü calistim.)
es fällt Schnee : kar yagiyor
Platz machen : yer acmak
mach's gut! : iyi günler! hoscakal! haydi eyvallah
kreuz und quer : her yana, saga sola, bir asagi bir yukari
hier und da : orada burada, yer yer, bazen ( Heute sind wir hier und da spazierengegangen; Bugün orada burada gezinti yaptik.)
Geld machen : para yapmak, cok para kazanmak
Feierabend machen : bitirmek, kapatmak, son vermek, pydos etmek
wieder auf den Beinen sein : belini dogrultmak, islerini yoluna koymak;iyilesmek ( Bist du wieder auf den Beinen?; simdi iyimisin?)
mit der Zeit : zamanla, yavas yavas
(sich) zu Tode ( lachen,ärgern,..) : son derece, cok fazla (gülmek,kizmak,..) ( Wenn Onkel Ahmet redet, lacht man sich zu Tode.;Ahmet amca konusunca gülmekten kirilirsiniz.)
Schwarz auf weiss : yazili, kagit üzerinde
keinen Pfennig wert sein : bes para etmemek
den Mund halten : cenesini kapamak,sesini kesmek,agzini acmamak (Du sollst den Mund halten!Kapa ceneni!)
sich hüten bir seyi) yapmamak,yapmaktan kacinmak
zeit langem : uzun zamandan beri,epeydir
ein Gesicht machen wie drei Tage Regenwetter : surat asmak, suratindan düsen bin parca olmak
lange Finger machen : eli uzun olmak, calmak, hirsizlik yapmak
einen Bärenhunger haben : kurt gibi ac olmak ( Los, Mutter! Ich habe einen Bärenhunger.;Haydi anne! kurt gibi acim.)
von Zeit zu Zeit : ara sira, zaman zaman, firsat buldukca
jemandem von etwas (davon) keine Silbe sagen : birine tek sözcük söylememek, hic söz etmemek
...Treppen hoch wohnen : ...nci katta oturmak ( Meine Tante wohnt drei Treppen hoch.; Teyzem ücüncü katta oturuyor.)
von etwas kann Rede sein : söz konusu olmamak, ihtimal disi olmak ( Von deiner ehe mit diesem Mädchen kann keine Rede sein.;Bu kizla evlenmem söz konusu olamaz.)
sich Mühe geben : caba harcamak, gayret göstermek, didinmek ( Wer sich Mühe gibt, hat Erfolg.;Caba harcayan basarili olur.)
sich in die Länge ziehen : uzamak
Köpfchen haben : zeki olmak, kafali olmak, kafasi calismak
jemandem etwas ins Gesicht sagen= birine bir seyi yüzüne (karsi) söylemek
kein Blatt vor den Mund nehmen= agzinda bakla islanmamak, acik sözlü olmak
keinen Finger rühren= parmagini ( bile) oynatmamak,elini sürmemek, karismamak,aldiris etmemek
es zieht= esiyor, hava akimi var
Tag ind Nacht= gece gündüz
sich Rat holen= akil danismak, fikir almak
mehr und mehr= durmadan, gittikce artan ölcüde, devamli
Ach! Lassen Sie doch! = birakin Allah askina! hic yarari yok
im Grunde (genommen) = aslinda, aslina birakilirsa,gerci (Im Grunde mag ich keine Kartoffeln.:Aslinda patates sevmem)
sich etwas durch den Kopf gehen lassen = düsünüp tasinmak, uzun süre kafa yormak
 
Geri