Allah'ın Yemin Etmesi.

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Allah niye yemin eder yarattığı şeylerin üzerine neden..Âyetlerde de görüleceği üzere, Cenâb-ı Allah bizzat Kendi Yüce İsmi üzerine yemin ettiği gibi (Hicr, 15/92); peygamberlerine (Yâsîn, 36/1), peygamberlerin yaşadığı veya vahyin geldiği beldelere (Tûr, 52/1-3; Beled, 90/1), meleklere (Sâffât, 37/1; Nâziât, 79/1-2), Kur’ân’a (Vâkıa, 56/77;Tûr, 52/2), kıyâmet gününe (Kıyâmet, 75/1), kâinâtta var olan önemli varlıklar üzerine, meselâ kaleme (Kalem, 68/1), gökyüzüne (Burûc, 85/1; Târık, 86/1), güneşe (Şems, 91/1), aya (Şems, 91/2), geceye (Leyl, 92/1), sabaha (Fecr, 89/1), kuşluk vaktine (Duhâ, 93/1), zamana (Asr, 103/1), yıldıza (Necm, 53/1), havaya (Zâriyât, 51/1) ve bitkilere (Tîn, 95/1) yemin etmiştir.
 
Yeminler ayetlerde geçiyor çoğu nerde olacak
 
Kuran-ı Kerim öyle bir dille yazılıdır ki bu tarz kelime oyunlarıyla açıklanamaz.
Yeminleri tek tek yazman ve manası için üzerinde bilgisi olanların mütalaa yapması gerekir.

Mesela bazı ayetlerde biz deme nedeninin kendi ve Meleklerinden bahsediyor olmasını " neden biz diyor Tanrı birden fazla mı" gibi soruyla karşılayan oluyor.

Bu da onun gibi geldi.
Hoş gelmedin Yabani bey lütfen daha iyi performans :liv:
 
#berenis hanım hoşbulmadık iyi birazdan geçen ayetleri yazarım açıklayacı bir şekilde bulursam
 
Yav anlamazlıktan gelmeyin. Kutsal kitapta milyon kere "and olsun ki" diye yazar.
 
"Kasem/yemin sözcüğünün esas anlamı güç, kuvvet demektir. terim olarak iddia edilen tezi somut kanıtlar ile güçlendirmek anlamına gelmektedir. kasem cümlesi ise ileri sürülen tezlerin kanıtlarla ve güçlü bir şekilde ortaya konulması için kurulan cümledir.

kasem cümlesi iki bölümden oluşur: birincisi, yemin edilen [kanıt, tanık gösterilen] kasem bölümü; ikincisi ise söylenmek istenen asıl tezin ileri sürüldüğü "kaseme cevap bölümü dür. yemin bölümünde ikinci bölümde ileri sürülecek tezi desteklemek üzere, kişiler, olaylar veya nesneler kanıt gösterilir. kaseme cevap bölümünde ise asıl söylenmek istenen yargı belirtilir.

muhataplar tarafından anlaşılabilmesi ve kabul edilebilmesi için, kasem edilen şeyin mutlaka somut ve akıl sahibi herkes tarafından ulaşılabilir özellikte olması gerekir. "yemin ederim, veya buna benzer sözcükler yemin sayılmadığı gibi, bu ifadeleri taşıyan cümleler de yemin cümlesi sayılmazlar. yemin somut kanıtlardan, yemin cümlesi de rabbimizin kuranda ifade ettiği şekilde somut kanıtlarla güçlendirilmiş yargılardan oluşmalıdır.

kasem cümlesinin yapısı ve belirgin özellikleri:

kasem cümlesinin birinci bölümü olan "kasem bölümü, kasem edatları olan [vav, be, te] harflerinden birinin ilk sözcüğün başına getirilmesi ile oluşturulur. cümlenin ikinci bölümü olan "kaseme cevap bölümü, ise mutlaka bağımsız bir cümle hâlindedir ve istenildiği gibi değil, bazı kurallara tâbi olunarak kurulur:

kaseme cevap olan cümle;

isim cümlesi ve aynı zamanda olumlu ise, başına mutlaka " lam veya “inne tekit edatlarından birisi veya her ikisi birden getirilir.

yok, eğer fiil cümlesi ise, aşağıdaki kurallar uygulanır:

fiil cümlesi olumlu ise;

a - fiil geçmiş zaman kalıbında olduğu takdirde fiilin başına “kadve "lam edatları birlikte getirilir. istisna olarak bazı durumlarda "lam, hazfedilebilir/gösterilmeyebilir. fiil geniş zaman kalıbında ise fiilin başına “lam sonuna da "tekit nunu getirilir.

b- cümle olumsuz ise, fiilin başına “ma veya "la nefy edatlarından birisi getirilir.

kuranda kasem edilen şeylerin tümü, ileri sürülen tezlerin kanıtları olarak işlev görmektedir. rabbimiz bir çok olaya, sisteme veya “şeye kasem etmekte ve bunları belirttiği yargıya kanıt göstermektedir. mevcut meal ve tefsirlerde bu önemli kural ihmal edilmekte, kasemler cevapsız kalmakta, dolayısıyla rabbimizin mesajları kullarına doğru olarak ulaşamamaktadır."

Bu açıklama yeterli olacaktır (alıntı elbette )
 
Öyle bir dil düşünün ki Türkçe'ye asla doğru düzgün çevrilemiyor.
Dil ve anlatımda bulunan açıklar da mutlaka bir şekilde 'ama aslinda o şu anlama geliyor' tarzında cümlelerle laf salatasına çevriliyor.
 
Öyle bir dil düşünün ki Türkçe'ye asla doğru düzgün çevrilemiyor.
Dil ve anlatımda bulunan açıklar da mutlaka bir şekilde 'ama aslinda o şu anlama geliyor' tarzında cümlelerle laf salatasına çevriliyor.
Sonra da "kuran evrensel!" Nere evrensel? 200 kilometre kuzeyinde anlaşılamıyor Danimarkalı nasıl anlasin
 
Avustralya'lı nasıl anlıyor :)

[YOUTUBE]5nG-AvrLuCA[/YOUTUBE]
 
Bi de ben tanrı olsam ağaç falan dikin derim. Kurban kesin demem. Tabi hikmetinden sual olunmaz
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri