Aden
Bronz Üye
-
- Katılım
- Mart 19, 2016
-
- Mesajlar
- 4,058
-
- Tepkime puanı
- 88
-
- Puanları
- 303
Yüce ALLAH'IN(CC) RAHMET Tecellisinin yeryüzündeki yansıması ANNE ve ANNELİK esasında bütün Canlıların tek ortak paydasıdır.
Bundan mütevellit aşağıda çeşitli Hayvanların görselleri kullanarak bu düşüncemi resmetmeye çalışacağım...
Bu Kutsal Mertebe; İnsan, hayvan, nebatat hiç değişmeden sanki YÜCE YARADAN RAHMETİNİ kalıpta dondurmuş onu yeryüzüne ANA diye kondurmuş...
Beni bu düşüncelere iten bu tezim, uzun yıllar önce okuduğum bu yaşanmış gerçek hikayede alenen yaşanmamış mıdır sizce?
"Annemin yalnızca bir gözü vardı ondan nefret ederdim.. Çünkü bu durum beni çok utandırıyordu. Babam ben çok küçükken ölmüş annem evi geçindirmek için benim okuduğum okulda temizlikçilik yapıyordu.
Bir gün okul da iken Annem bana merhaba demeye gelmişti o an yerin dibine girdim. Onu görmezden geldim ve hemen oradan uzaklaştım.
Ertesi gün arkadaşlarım bana;
"Eeee, senin Annenin yalnızca bir gözü var!" dediler.. Yerin dibine girmek istedim. Ve de Annemin ortadan kaybolmasını istedim.
♦♦♦
Eve gidince Anneme dedim ki;
"Beni gülünç duruma düşüreceğine ölsen daha iyi?!!!"
Annem boynunu büktü, karşılık vermeden sessizce odasına gitti.
Çok alındığı belliydi ama hiç üzülmedim. Onun duyguları beni hiç ilgilendirmiyordu çünkü ondan nefret ediyordum..
♦♦♦
Derken yıllar, yılları kovaladı; çok çalıştım ve Singapur'da üniversiteyi kazandım ve okumaya gittim.
Okulum bitti, iyi bir iş akabinde de evlendim, Singapur da kendi evimi aldım. Çocuklarım oldu hayatımdan memnundum.
Bir gün kapımız çaldı kapıyı çocuklarım açtı Annemi görünce dalga geçip güldüler. Ben hemen yerimden kalktım ve Anneme; "defol git evimden çocuklarımı korkutuyorsun" diye bağırdım.
Annem sessizce: özür dilerim yanlış gelmişim dedi ve gözden kayboldu
Bir gün eski okulumdan mezuniyet gecesi için davet geldi. Eşime, "iş seyahatine gidiyorum" diye bir bahane uydurdum.
Mezuniyet gecesinden sonra sırf meraktan eski evimize gittim.
Eski komşularım Annemin öldüğünü söylediler....
Hiç üzülmemiştim, bana verilsin diye Annemin bana bıraktığı mektubu verdiler.
☆☆☆☆☆
Mektup ta;
►En Sevgili Oğlum, her zaman seni düşünüyorum...
►Singapur'a gelip çocuklarını korkuttuğum için çok üzgünüm...
►Mezunlar gününe geleceksin diye ne kadar çok sevinmiştim bir bilsen.
►Ama seni görmek için yataktan kalkabilir miyim bilemiyorum.
►Sen büyürken hayatında sürekli utanç kaynağı olduğum için üzgünüm.
►Biliyor musun oğlum, sen küçükken bir kaza geçirmiştim ve bir gözünü kaybetmiştin.
►Annen olarak senin tek gözle büyümene razı olamazdım.
►Bu yüzden sana "KENDİ GÖZÜMÜ" verdim.
►O gözle benim yerime görüyor diye seninle o kadar gurur duyuyorum ki.
►Bütün Sevgilerimle.......
►►►A N N E N...!!! ◄◄◄
Dünyaya Getirendir
Bundan mütevellit aşağıda çeşitli Hayvanların görselleri kullanarak bu düşüncemi resmetmeye çalışacağım...
Bu Kutsal Mertebe; İnsan, hayvan, nebatat hiç değişmeden sanki YÜCE YARADAN RAHMETİNİ kalıpta dondurmuş onu yeryüzüne ANA diye kondurmuş...
Beni bu düşüncelere iten bu tezim, uzun yıllar önce okuduğum bu yaşanmış gerçek hikayede alenen yaşanmamış mıdır sizce?
"Annemin yalnızca bir gözü vardı ondan nefret ederdim.. Çünkü bu durum beni çok utandırıyordu. Babam ben çok küçükken ölmüş annem evi geçindirmek için benim okuduğum okulda temizlikçilik yapıyordu.
Bir gün okul da iken Annem bana merhaba demeye gelmişti o an yerin dibine girdim. Onu görmezden geldim ve hemen oradan uzaklaştım.
Ertesi gün arkadaşlarım bana;
"Eeee, senin Annenin yalnızca bir gözü var!" dediler.. Yerin dibine girmek istedim. Ve de Annemin ortadan kaybolmasını istedim.
♦♦♦
Eve gidince Anneme dedim ki;
"Beni gülünç duruma düşüreceğine ölsen daha iyi?!!!"
Annem boynunu büktü, karşılık vermeden sessizce odasına gitti.
Çok alındığı belliydi ama hiç üzülmedim. Onun duyguları beni hiç ilgilendirmiyordu çünkü ondan nefret ediyordum..
♦♦♦
Derken yıllar, yılları kovaladı; çok çalıştım ve Singapur'da üniversiteyi kazandım ve okumaya gittim.
Okulum bitti, iyi bir iş akabinde de evlendim, Singapur da kendi evimi aldım. Çocuklarım oldu hayatımdan memnundum.
Bir gün kapımız çaldı kapıyı çocuklarım açtı Annemi görünce dalga geçip güldüler. Ben hemen yerimden kalktım ve Anneme; "defol git evimden çocuklarımı korkutuyorsun" diye bağırdım.
Annem sessizce: özür dilerim yanlış gelmişim dedi ve gözden kayboldu
Bir gün eski okulumdan mezuniyet gecesi için davet geldi. Eşime, "iş seyahatine gidiyorum" diye bir bahane uydurdum.
Mezuniyet gecesinden sonra sırf meraktan eski evimize gittim.
Eski komşularım Annemin öldüğünü söylediler....
Hiç üzülmemiştim, bana verilsin diye Annemin bana bıraktığı mektubu verdiler.
☆☆☆☆☆
Mektup ta;
►En Sevgili Oğlum, her zaman seni düşünüyorum...
►Singapur'a gelip çocuklarını korkuttuğum için çok üzgünüm...
►Mezunlar gününe geleceksin diye ne kadar çok sevinmiştim bir bilsen.
►Ama seni görmek için yataktan kalkabilir miyim bilemiyorum.
►Sen büyürken hayatında sürekli utanç kaynağı olduğum için üzgünüm.
►Biliyor musun oğlum, sen küçükken bir kaza geçirmiştim ve bir gözünü kaybetmiştin.
►Annen olarak senin tek gözle büyümene razı olamazdım.
►Bu yüzden sana "KENDİ GÖZÜMÜ" verdim.
►O gözle benim yerime görüyor diye seninle o kadar gurur duyuyorum ki.
►Bütün Sevgilerimle.......
►►►A N N E N...!!! ◄◄◄
Dünyaya Getirendir