Günlük All These Things...

Konu sahibi son olarak 64 gün önce görüldü
fiyatlar galeriler videolar cesitli incelemeler arkadaslara soru sormalar falan
icim disim motor oldu
kisin ortasinda nerden geldi bu motor hevesi
keske yaza dogru heveslenseydim
 
uyuyup uyanip iyilesmek istiyorum artik ya uc haftadir biktim
 
yoğrulan taraf olan sen tuğladan duvara bakmak zor kurduğun bütün hayaller hor
doğduğun zamandan beri kan durmadan akar da kestiğin damar ar söz verdiğin kadarlar
ses çıkmaz senden daha
istanbul atlanta
bir huşudur ancak bu saplantı kim burduysa sırtında yaşlandı
hep kader mi her şey mi rastlantı
 
şu dakikalarımı ne geri verebilir bana başka zaman mı var tükendi stoğum
 
bahçende kuytu bir yer açıp göm beni en derine
koy beni en ıssız en yalan en uzak el yerine

 
bu zamanlarda çoğu şeyin düzene binmiş olması gerekiyodu
hiçbir şey hayal ettiğim hedeflediğim gibi olmuyo
ekimden beri boşa geçen bi dönem
zihni dinç tutmak zor
 
inanmak ölümdü sana
gülünç ve acıydı bana

 
biraz eski mesajlara baktım
neler yazmışım öyle
artık yazmıyorum daha çok içimde biriktiriyorum
 
bir teselli arıyoruz kendimize

 
99-2002 arası rahmetli abim evde takıldığı zamanlar resident evil silent hill tarzı oyunlar oynardı
böbrek hastalığından sonrası karmakarışık bi yaşantı
hayatım boyunca hep sıkıntıda olsam bu kadar düşünmezdim de
güzel günlerin var olduğunu bilerek yaşlanmak çok zor
hayattayken istisnasız her konuda kavga ettiğim adamın
gittiğinde sevdiği her şeyi sever oldum
ve karşıma çıktıklarında hüzünlenerek bakıyorum

 
ablam birkaç ay kirayı sana veririm kredi kartını kapatırsın diyo
arkadaşlarım her ay aralarında para toplayıp bana vermeyi düşünüyolar
kendilerince iyi bir şey yapıyolar tabi
çalışmadığımda birileri para vermeye çalışınca mor ellerim çok bozuluyo

tamam bir buçuk sene yatalak hasta kaldık bayağı düşüşlerdeyiz biliyoruz
amma lakin ki benim ayağa kalkmam lazım koşmam uçmam lazım sayın arkadaşlar
bana balık vermeyin
tutmayı da öğretmeyin
bırakın batıyorsam batayım
ha batmaz çıkarsam zaten sikinti yok
 
geçen sene heveslenip şöyle bir video hazırlamıştım
bilgisayarın bir köşesinde unutmuşum az önce buldum




volkan öge programın birinde:
"sahnenin arkasına müzik ekleyip kısa video yayınlamışlar bizim diziden daha çok izlenmiş
bu adamları bulup bazı sahnelerin müziğini o adamlara seçtirmek lazım" demişti
bunu daha önce hiç fark etmemiştim
bazen izlediklerim çok sıkıcı geliyo ya ileri sarıp izliyorum ya telefonla oynuyorum
izlediğimden bir şey anlamadan bitiyo her şey
ama o diziden/filmden kısa bir videoya internette denk gelince aklımda kalıyo

üç haftadır eskiden öğrenip unuttuğum şeyleri hatırlamak ve yeni bir şeyler öğrenmek için ders çalışıyorum
çok çabuk sıkılan biriyim
ders çalışırken müzik dinlemek iyi delir mi diye düşündüm
internete yazdığımda karşıma barış özcanın şu videosu çıktı




hızlı ve anlayarak okumak için kitabı kalabalık ve gürültülü yerlerde okumamızı öneriyolar
barış özcanın videosunda da yeni olan her durumda müzik olmamalı vurgusu var
videoyu izledikten sonra konuyla daha detaylı ilgilenmedim

ve sonuç
kafam allak bullak oldu
her şeyi bıraktım
oturdum cips yiyom
 
kafam öztürk serengil gibi oldu
babama daha çok benzemeye başladım
babamın cebinde sarı kırmızı renkte bir tarak olurdu kafasının etrafındaki saçları tarardı
ben bu görüntüye hala alışamadım
kulaklarımın üstü az bir şey siyahlaşınca hemen kesiyorum
 
Geri