Ali Erbaş’ın dününe bak, bugününü anla!..

Konu sahibi son olarak 2412 gün önce görüldü
Ali Erbaş’ın dününe bak, bugününü anla!..


GÖZLEM – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın “Atatürk’e ve Cumhuriyet’e devamlı hakaretler yağdıran” Kadir Mısırlıoğlu’nu 10 Kasım’dan bir gün önce, “resmi kıyafeti ile” ziyaret etmesi, büyük tepki topladı. CHP / MHP / İyi Parti ya istifa etmesini ya da görevden alınmasını istedi. “10 Kasım saat 9.05’de kenefe gidin / Kurtuluş Savaşı’nı keşke Yunanlılar kazansa idi / Mustafa Kemal’i sevenler cenazeme gelmesin / Mustafa Kemal yeni bir devlet kurmamıştır, rejimi değiştirmiştir” gibi sözleri devamlı söyleyen bir adamı, Atatürk Haftası’nda ziyaret konusunda görüşünüz?

Atatürk'ün din ile ilgili yaklaşımı laiklik çerçevesinde çizilmişti. Atatürk'ün Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kurarken amacı din konularının istismar edilmesinin önlenmesi, din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması, yurttaşların dini özgürlüklerini bireysel olarak yaşamalarının garanti altına alınmasının sağlanmasıydı.

Bundan önce Diyanet İşleri Başkanı olarak çok sayıda saygın alimler görev yaptı. Bunlardan birisi de CHP'de Devlet Bakanlığı da yapan Diyanet İşleri Başkanı Lütfü Doğan idi. Şimdi, son olarak göreve getirilen bu kişi, Prof. Ali Erbaş, Cumhuriyet Gazetesi'nde Barış Terkoğlu'nun 1 Kasım 2018 tarihli köşesinden de öğreniyoruz ki, aslında 15 Temmuz kalkışmasını Fetullah Gülen adına yöneten Adil Öksüz'ün doktorasına olur veren ve yıllarca Sakarya Üniversitesi'nde Adil Öksüz ve 'ağabey' dediği yine FETÖ'nün sağ kolu, firari Prof. Dr. Suat Yıldırım ile beraber çalışan bir kişi. Fetullahçılar için "gönül erleri" demiş, FETÖ'nün "Kimse Yok Mu?" derneklerinde baş aktör olmuş. FETÖ'nün organize ettiği Abant Toplantılarının müdavimi ve yine FETÖ'nün kurduğu Kültürlerarası Diyalog Platformunun Yönetim Kurulu Üyesi.

Şimdi FETÖ'yle bu denli içli dışlı olan bir kişiyi Tayyip Erdoğan göreve getirmiş. Erbaş göreve geldiğinden bu yana Atatürk'e 29 Ekim, 10 Kasım haftasındaki hutbelerde bile yer vermeyip, Diyanet İşleri'nin internet sitesinden kurucusu Atatürk'ün adını çıkartan bir Diyanet İşleri Başkanı.

Ve şimdi de Diyanet İşleri Başkanı sıfatıyla Atatürk'e hakaretler yağdıran Fesli Kadir lakaplı şahsı, Atatürk'ün ölüm gününde gazetelere servis edecek şekilde ziyaret ediyor. Başkanın dününe bak, bugününü anla.

Burada öne çıkan iki konu var. Birisi Fethullah ile olan ilişkisi. Diğeri bu ziyareti Erdoğan'ın izni olmadan bu ziyareti gerçekleştirmiş olup olamayacağı.

İstifa çağrıları üzerine bu kişi herhangi bir savunma yapmadı. Onun yerine AKP Sözcüsü Ömer Çelik kendisini "Diyanet İşleri Başkanımız Cumhurbaşkanımızın takdir ettiği bir yöneticidir. Her insani ziyaretten siyasi sonuçlar çıkartmaya başlarsak bunun sonu gelmez" sözleriyle savundu.

Kanımca bu görevi yapan insanın hem çalıştığı kurumun, hem de Cumhuriyet'in kurucusu hakkında ipe sapa gelmez sözler söyleyen bir meczupu ziyaret edememesi gerekliydi.

Bu ziyareti Tayyip Erdoğan'ın bilgisi dışında yaptıysa, büyük bir hata olmuş.

Erdoğan'ın çizdiği bir çizgi vardır. Bu çizgiyi her aştığında görevden alınması gerekmez. AKP içinde ne kadar rahatsızlık yarattı? Ortağı MHP'yi rahatsız ettiği Bahçeli'nin ağır sözlerinden belli. Umarız ki bu hükümet içinde bir daha tekrarlanmayacak bir hata olarak kalır. Ancak unutulmayacağı kesin.

Öte yandan, Atatürk ile ilgili bu çok önemli bir konuda yapılan böyle bir ziyaretin de Erdoğan'ın izni veya bilgisi olmadan yapılmış olabileceğini düşünmek bana zor geliyor.

M. Ali Kışlalı


https://www.gozlemgazetesi.com/Habe...ali-ali-erbasin-dunune-bak-bugununu-anla.html
 
“Yunan ordusu bizim ordumuz” diyen bakan kim

Fesli Kadir “Keşke Yunan yenseydi, şeriat kalsaydı” lafını geri almıyor, arkasında duruyor…

Ona destek veren Diyanet İşleri Başkanı’nın sırtında bunun utancı ve Erdoğan’ın boynunda bunun vebali de hala duruyor…

Duruyor çünkü 100 yıl öncesinden, Osmanlı’nın son döneminden sızıp gelen bir zihniyet ve politika, AKP ve Erdoğan’ın beynini sinsi bir virüs gibi kemiriyor…

Bu virüs, Ankara’da milli mücadele sürerken, işgal altındaki İstanbul’da sırtını İngilizlere dayayarak Yunan ordusunu destekleyen Saray ve son Osmanlı padişahı Vahdettin ile çevresinin işbirlikçi hain politikasıdır…

Bunlar zannederler ki, İngilizlerin taşeronu Yunan ordusu Ankara’ya gidip Mustafa Kemal ve askerlerini tepelerse, memlekette kendi saltanatları devam edecek, halifelik ve şeriat hükmünü sürdürecektir…

Bu kadar kör, cahil, kuşbeyinli ve haindirler…

Bu zihniyet ve politikanın o dönemde çarpıcı bir temsilcisi ve sözleri vardır…

Bu kişi o dönem Damat Ferit kabinesinin Adalet Bakanı Ali Şükrü Efendi’dir…

Verdiği demeç 12 Temmuz 1920’de, işgal İstanbul’unda besleme basında büyük puntolarla yayınlanır…

Şöyle der Adalet Bakanı Şükrü Efendi:

“General Paraskevopulos’un ordusu şimdi sürat ve şiddetle harekata devam eyleyecek olursa, birkaç haftada Ankara surları önünde bulunacaktır. Yunan ordusunun başarısı için dua ediniz! Bu ordu bizim ordumuzdur! Yunan ordusu Mustafa Kemal’e ceza verme işini........

OdaTV

Kerem Çalışkan


QOSHE - ?Yunan ordusu bizim ordumuz? diyen bakan kim - Kerem Çalışkan
 
Diyanet Başkanı Ali Erbaş hakkında suç duyurusu

Kocaeli'nin Başiskele ilçesinde yaşayan Mehmet Avcı, Kadir Mısıroğlu'yu ziyaret eden Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ve Atatürk'e hakaret ettiğini belirttiği kişiler hakkında Kocaeli Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Başiskele'de yaşayan Mehmet Avcı, hastaneden taburcu olan Kadir Mısıroğlu'ya 9 Kasım'da 'geçmiş olsun' ziyaretinde bulunan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Kadir Mısırlıoğlu, Atatürk'e hakaret ettiğini belirttiği Safiye İnci ve Emine Şahin hakkında 'Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkında kanuna muhalefet' suçlamasıyla Kocaeli Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.

Adliye çıkışı açıklama yapan Mehmet Avcı, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Atatürk tarafından kurulduğunu belirterek, şunları söyledi:

" Ali Erbaş bunları unuttu, resmi kıyafetle mesai saatleri içerisinde gidip Kadir Mısıroğlu'nu ziyaret etti. Bu cuma günü Kadir Mısıroğlu, bu ziyaretle ilgili bir açıklama yaptı dedi ki 'Hiçbir icraatı Müslümanların lehine olmayan Atatürk' ve devam etti 'Bir Müslüman Atatürk'ü seviyorsa ya ahmaktır ya da sahtekardır' dedi. Şimdi ben buradan Diyanet İşleri Başkanı'na sesleniyorum. Sayın Atatürk'e bu şekilde seslenen bir insanı ziyaret ettiniz vicdanınız rahat mı? Maaşı devletten alıyorsunuz, Kadir beyden almıyorsunuz vicdanınız rahat mı? Atatürk'e hakaret eden bir insana neden gidiyorsunuz içiniz rahat mı? Ve oturduğunuz koltuğu kuran cemaat ve tarikatlara kaptırmamak için sizler gibi insanları orada bulunduran Atatürk değil miydi, içiniz rahat mı? Ben de bu konuyu aldım cuma günü 1 saat 45 dakika süren bir maratonla Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Atatürk'e hakaret eden başta Ali Erbaş, Kadir Mısıroğlu, Safiye İnci, Emine Şahin ve internette Atatürk'e hakaret eden kişileri savcılığa suç duyurusunda bulundum. 5 kişi hakkında suç duyurusunda bulundum."


Diyanet Başkanı Ali Erbaş hakkında suç duyurusu - Cumhuriyet Türkiye Haberleri


Kimi kime şikayet ediyorsun?
 
Geri