Ali Akdemir - Altın Vuruş

Konu sahibi son olarak 2618 gün önce görüldü

Afyon sandığı boş kalınca, buram buram dilenir beyin

Örümcekler tırmanır üstüne. Ruh çökümü, hiçlik!..

Duyarsın kırılan düşlerin sesini, zangır

Zangır üşüdükçe daralır beden, büzüşür

Kesintiye uğrarsın, seni askıya alır hayat.

Kurumuş dere yalnızlığı, susamışlık, som bağımlılık

Devinir düş barınağı Belleğini kazıyacağın yere, seğirttin

Bin çekimlik haz duyarsın bir çekişte, baldan tatlı

Çadır kurmayı düşlerken mutluluğa

İlaç gibi geldiğini sanırsın, çatladıkça imgeler

Ah ayrıntılar..!? Dalga dalga vurur yürek kıyılarına!..

Bedenselden ruhsala gömüldün, yüzün sevindi

Duyumsuyor musun, düşlükte ne kaldı?..

Nasıl olsa bağımlılar yazıyor ölümün önsözünü!..

İçine sinen seni, erkek gibi aldatır

Tekrar çağırır kırılan günün, geceler azar

Kendi izinde, yine derde düşersin çığlık çığlığa..!

Ayaza kesen göl kadar durgun gözlerin

Kanına tutunamaz strese kapılan ruhun

Savrulur kuyuya düşen çığlığın!..

İki zaman arası boşluk Ölüme denk düşer uzayan çöl..!

Ecel elinde, iksire; bağımlı olduğun aşkına

Yalınayak, ölümü özlemiş gibi altın vuruşa koşarsın..!?

Gel çarem, yol göster hayat, süpürmesinler beni!..
 
Geri