Albert Camus-Yabancı

M
  • Kullanıcı Maria puder
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Kitap Kulübü
nm4g4.jpg


Konusu çok basittir. Öyküdeki her şey çok kısa bir zaman aralığında olup biter. Cezayir’de, bir rastlantı sonucu, bir Arap’ı öldüren orta sınıftan bir Fransız, Mersault, kendisini adım adım ölüme götüren süreci kayıtsız biçimde izler. Diğer kişilerin adı anılsa da, roman kahramanının adını bile öğrenemeyiz (burada Kafka etkisinden söz edilebilir). Camus’nün yabancısının yabancılaşmasını kendi ağzından şöyle aktarabiliriz; ‘yani bu işin benim dışımda görülüyor gibi bir hali vardı. Her şey, ben karıştırılmaksızın olup bitiyordu, kaderim bana sorulmadan tayin olunuyordu (...) İyi düşününce söylenecek bir şeyim olmadığını anlamaktaydım. Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.’ Kitapta, Meursault'un topluma, kendine, ölümü bile kabul edebilecek kadar hayata , kısacası tüm varoluşa yabancılaşması yalın bir dille anlatılır.
 
yabancıyı değil ama düşüş romanını daha çok sevdiğimi fark ettim.
 
Kafka'dan sonra yogunlasacagim isim. Umarim arsivimde vardir.
 
Basit bir dönem polisiyesi havası vardır ama anlatımı, kişilerin duygularının somutlaştırılışı ve olay örgüsünün kopmaksızın ilerleyişi size bir başyapıt tadı verir.
Bir çırpıda biten bir romandırda.
 
Meursault o kadar yabancılaşmış ki annesinin ölümü bile onun için birşey ifade etmiyor.
 
Bir olay romanı ya da klasik kitaplara yapıldığı gibi bir tür ayrımı yapılarak okunması ahmakça olan kitaplardan.
Bir Borçlar Hukuku dersinde sıkılırken, arkadaşımın elime tutuşturması üzerine okuyup bitirdiğim, daha sonra defalarca okuma isteğime karşı koyamadığım, muazzam bir yapıt. Üzerimde bu denli etki yaratabilmiş 8-10 kitaptan biri.
 
Geri