Akşener: Geçmişimizde siyasi cinayetlere şahit olduk ama mertçeydi

🕒 Konu sahibi 3 saat önce aktifti

Sinan Ateş suikastıyla ilgili konuşan İYİ Parti lideri Akşener, "Geçmişte siyasi cinayetlere şahit olduk ama mertçeydi. Onun için hiçbirimiz korkmadık ama o çocuğun babasını katledenler torbacı" dedi.​



DUVAR - İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yerel seçim çalışmaları kapsamında Sivas'ta partililerle bir araya geldi.

Akşener; İYİ Parti Sivas Belediye Başkan Adayını Mehmet Ceyhan, Sivas Gürün Belediye Başkan Adayını Ercan Uzmay, Sivas Gemerek Belediye Başkan Adayını Turan Sağırkaya, Sivas Belediye Başkan Adayını Koyulhisar Bora Karakullukçu, Sivas Suşehri Belediye Başkan Adayını Erhan Şimşek, Sivas Şarkışla Belediye Başkan Adayını Ahmet Yüksel Keçeli olarak ilan etti.

'SİVASLI İKİ CAHİL ANLAYIŞ ARASINDA ÇIRAK ÇIKTI'​

Türkiye’yi iki karşıt fikir üzerinden kutuplaştıran anlayışın Sivaslılara zarar verdiğini" söyleyen Meral Akşener, "Her seçimde Sivas’ta ne yapılıyor? 'Bize oy ver' diyorlar size. 'Karşı taraf terörist…' Öbür taraf da diyor ki; 'Bize oy ver, onlar şeriatçı…' Şimdi bir taraf teröristin manasını bilmiyor. Altını boşalttı, hafifletti terörist kavramını. Öbürü de şeriat eşittir İslam dini olduğunu bilmiyor. İki cahil anlayış arasında çırak çıkan Sivaslı" dedi.

"Ben Sivaslıların ferasetinin, irfanının bu seçimde Mehmet Ceylan'a kazandıracağına diğer ilçelerdeki belediye başkan adaylarımıza da kazandıracağına inanıyorum" diyen Akşener, "Çünkü bu 2 kutuplu dünyadan çıkmanın ilk yeri Sivas olacak. Çünkü aynı Sivas manda ve himayeyi reddetti. Onun için, benim için burası çok önemli. Çok heyecanlıyım, çok mutluyum, onurluyum çünkü İYİ Parti'ye de şöyle bir soru soruluyor bugün. ‘Manda ve himaye kabul eder misin?’ Etmiyoruz kardeşim. Etmiyoruz. Aynı o günlerde manda ve himayeyi reddettiği için asortik yerlerden Sivaslılara taşlar atılmıştı. Hatırlayın; ağız, burun bükülerek gezilmişti. Ama kabul etseydiniz, onun yanında dursaydınız, Atatürkümüzü kovalasaydınız ne olacaktı? Bununla övünün. Bunu çocuklarınıza anlatın, torunlarınıza anlatın. Türkiye'nin bağımsızlığının, hürlüğünün, müstakilliğinin yeridir Sivas" ifadelerini kullandı.

'BİZ OY VERİN Kİ HEM MUHSİN YAZICIOĞLU HEM SİNAN ATEŞ'İN KATİLLERİNİ SİZE GETİRELİM'​

2009 yılında helikopter kazasında hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu ile kardeşi gibi bir samimiyetleri olduğunu söyleyen Meral Akşener, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünün aydınlatılması için İYİ Parti’nin önce belediyeleri kazanması sonrasında 2028 seçimlerinde iktidar olması gerektiğini savundu:

"Ben Meclis Başkanvekili Meral Akşener, çözemedim. Özür dilerim o katilleri size getiremedim. Niye? Gücüm yoktu. Şimdi sizden ehliyet istiyorum, şimdi önce Mehmet Ceylan’ın seçimi için el vermenizi, yol vermenizi; 2028’de de bizi iktidar etmenizi istiyorum ki hem Muhsin başkanın hem de onu da rahmetle anıyorum Sinan Ateş’in katillerinin bulunması için. Dolayısıyla Sivas’tan beklentim bir oy vermek değil. Sivas'tan beklentim; oylar verildikten sonra olacaklar. Aynı Sivas kongresinde takınılan tavır sonrası Türkiye’nin nasıl bu Cumhuriyete geçişi, nasıl ilerleyişi, nasıl hür ve bağımsız olmasını sağladıysanız; o iradenizle bizi güçlendirdiğiniz andan itibaren 2 yumruk arasına sıkışmış Türkiye’yi dışarı çıkarıp; projelerin tartışıldığı, gençlerin derdinin paylaşıldığı, dayak yiyen kadınların, istismara uğrayan çocukların, depremlerde kaybolan çocukların, söylediğiniz zaman hakarete uğradığınız bu Türkiye’yi biz asıl kuruluş ayarlarına sizinle el ele vererek döndürmek üzere orayı yani velinimetin seçmen olduğu, milletin birbirinin karşısına düşürülmediği, komşunun komşunun külüne muhtaç olduğu meselenin yeniden canlandırıldığı, komşuluk ilişkilerinin yerle bir edildiği ülkemizde siyaset üzerinden kutuplaştırılan ülkemizde; yeni baştan bir olmayı, biz olmayı, iri olmayı, diri olmayı canlandırmak üzere yola çıktık. Bu seçim, bu yolculuğun nasıl olacağını gösterecek.”

'CHP'YE, SEÇİLMİŞ BELEDİYE BAŞKANLARINA LAF ETMİYORUZ, SADECE KENDİMİZİ TARTIYORUZ'​

Meral Akşener "kendisinin sırlarını ve mahremini bildiğini iddia ederek konuşulmasının sebebinin İYİ Parti’nin CHP ile el sıkışmasını sağlamak olduğunu" öne sürdü.

Akşener, "Her ağzını açan benimle ilgili konuşuyor. 2 kelime çok önemlidir, gerçek değilse şerefsizliktir. Birisi ‘mahremini bilirim’ kelimesi, birisi ‘sırlarına vakıfım’ kelimesi. Eğer bu 2 mahrem ve sır kelimelerinin karşılığı yoksa bunu ima eden bunu söyleyen herkes şerefsiz oğlu şerefsizdir. Bütün bunlar söyleniyor niye biliyor musunuz? Cumhuriyet Halk Partisi’yle el sıkışmamız için. Ya el sıkıştık başaramadık kardeşim. Biz şu ana kadar CHP'ye laf etmiyoruz, seçilmiş belediye başkanlarına laf etmiyoruz, hakaret etmiyoruz. Sadece bir risk alarak biz kendimizi şu anda tarttırıyoruz. Ve ben ayrıca kendimi de tarttırıyorum. Dedim ki; ‘başarırsak hepimizin, başaramazsak, ki inşallah başaracağız, onun bedeli benimdir. Ben kellemi ortaya koydum’ diyorum. Seçmen ya bir tekme atacak, gidecek kellem ya da oturup benim kafamı yeniden yerine koyacaksınız. Sonuç itibarıyla o bedeli ödemeye hazırım, gönüllüyüm" şeklinde konuştu.

'SİNAN ATEŞ'İN KIZI ANNESİNİN DE ÖLDÜRÜLMESİNDEN KORKUYOR'​

Ankara'da, 30 Aralık 2022 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş'in eşi Ayşe Ateş'in kendisini ziyaret ettiğini anlatan Akşener, "Ben ısrarla her şeyi takip ederim ama siyasi malzeme haline getirmem. Ama bunu kendisi anlattığı için sizlerle paylaşmak isterim. Ayşe benim evladım gibi. Telefon açtı bana dedi ki, 'Abla çocuklarla sana gelmek istiyoruz'. Ben de dedim ki, 'Eve mi?'; 'Her yere olabilir' dedi. Dedim ki 'Partiye olabilir mi çocuklar da eğlensin, işte herkes seviyor onları, kalabalık'. 'Olur' dedi" ifadelerini kullandı.

"Siyasi anlamda en ufak bir şey değil bu anlattığım" diyen Akşener, şunları söyledi:

"Küçük kızı elleri buz gibi, ayaklar buz gibi, burun buz gibi. Neden biliyor musunuz? Haykıra haykıra ağlayasım var. 'Anne gözümün önünden ayrılma ya seni de babam gibi vururlarsa'. Nasıl biliyor musunuz, titriyor. Çünkü torbacılar öldürdü, katletti. Biz geçmişimizde siyasi cinayetlere şahit olduk ama mertçeydi. Onun için de hiçbirimiz korkmadık ama o çocuğun babasını katledenler torbacılar, torbacılar. Ve onların yarın ne yapacaklarını o çocuk bilmiyor. Koruma polisleri çocuğu aldılar, bütün telefon numaralarını verdiler. Bir çocuğa bunu yaşatmaya kimsenin hakkı yok. Bu çocukların ahının yerde kalmaması için bizi seçin."

 
Akşener siyasal intiharına devam ediyor.

Bir cinayet nasıl mertçe olabilir? Boşaltılıp yakılan köyler, asit kuyularına atılan insanlar, gözaltında kaybedilen insanlar, otelde yakılan aydınlar, kent ortasında infaz edilen emniyet müdürleri, sokak ortasında kaçırılıp kaybedilen insanlar, binlerce faili meçhul cinayet nasıl mertçe işlenmiş olabilir?

Ama doğru ya bir çok bu namertçe cinayetler işlenirken siz içişleri bakanıydınız. Şimdi de misyonunuzu sürdürüyorsunuz.

Bu arada yeri gelmişken bugun Hrant Dink’in namertçe katledilişinin 17.yılı. Kardeşimsin Hrant.
 
meral akşener’i sevmem ama bir kadın olarak erkek egemenliğindeki siyasette sesini çıkarmasını takdir etmiştim, tabii seçim döneminin yarısından itibaren bu takdir durumumu da sildi attı. bu ülkede siyasetin içinde çok fazla skandal cümle duymuşuzdur, birçoğu dilimize pelesenk olup kullanıldığı anlamını bile yitirmiştir ama böyle skandal bir cümle duymayalı da hayli zaman olmuş. sinan ateş’in kızını anlatırken çok duygulandığını söyleyen, polis korumalarına bile “ağladın mı” diye soran kadın çıkıp dönemin siyasi cinayetleri için “mertçe” diyor. neye göre mertçe? solcular, aleviler, kürtler, aydınlar öldürülünce “mertçe” ülkücüler öldürülünce “kahpece” mi oluyor? muhtemelen çıkıp bunu da “bizim zamanımızın ölümleri bir siyasi çatışmanın eseriydi, sinan’ı torbacılar öldürdü” şeklinde savunup faili meçhul kalan bütün cinayetleri kafalarda aklayacak, onun arkasına sığınacak. cinayetin mertçesi falan olmaz meral hanım. babası gözlerinin önünde öldürülen kız çocuklarının olduğu bir ülkede, siz hiçbir cinayeti, farklı ideolojilerin arkasına sığınarak mertlikle aklayamazsınız. talihsiz bir söylem ama insanın içindeki de bir şekilde dile vuruyor işte.
 
Gaffarim komserim
 
Evet çok mertçeydi faili meçhuller. Bu ülkeden bir cacık olmaz söylemi gene haklı çıktı.
 
adaylarını açıklasın
kendisine mi başkalarına mı belli olur
 
1- Akşener, MHP'yi en güçlendiği ve ittifak tarafına geçtiği sırada terk etmiştir.
2- Akşener, Ak Parti'den gelen bakanlık teklifini kabul etmemiştir.
3- Akşener, Ak Parti'nin kuruluşu sırasında, ne kadar büyüyeceği anlaşılırken, Ak Parti'nin kurucusu olmaktan vazgeçmiştir.
4- Akşener, İyi Parti iktidar tarafından çeşitli defalar davet edilmesine rağmen, daveti kabul etmemiştir.
5- Akşener, 2018 seçimlerinde Abdullah Gül ismine karşı koyan tek siyasi parti lideri olmuştur.
6- Akşener, 6'lı Masa süreci boyunca, hepimizin hissettiği şekilde Kılıçdaroğlu'nun adaylığına onay vermemiştir. Kendi adaylığından da vazgeçerek, sürekli olarak ülkenin selameti için kendinden alt rütbedeki iki belediye başkanımızın adaylığını desteklemiştir.
7- Akşener, Memleket Partisine uygulanan komplo sırasında, destek olan bildiğim tek "major" siyasi liderdir.
8- Akşener, kendisi hakkındaki Fetö iftiralarına karşı derhal kendisi hakkında soruşturma açılmasını istemiş, savcılığa her türlü desteği vermiş, sürecin sonucunda Fetö ile bir bağı olmadığı mahkemece ispatlanmış bir liderdir.
9- Akşener ve İyi Parti olmasa, 2018 yılında Ak parti sallanamazdı. 2019 yılında üç büyük şehri kazanamazdık.
10- Parti kurarken önce Hacı Bayram Veli'ye, sonra 1. Meclis'e giden Akşener'i, günde beş vakit namaz kılan ama bunu asla basına yansıtmayan bir liderdir.
 
1- Akşener, MHP'yi en güçlendiği ve ittifak tarafına geçtiği sırada terk etmiştir.
2- Akşener, Ak Parti'den gelen bakanlık teklifini kabul etmemiştir.
3- Akşener, Ak Parti'nin kuruluşu sırasında, ne kadar büyüyeceği anlaşılırken, Ak Parti'nin kurucusu olmaktan vazgeçmiştir.
4- Akşener, İyi Parti iktidar tarafından çeşitli defalar davet edilmesine rağmen, daveti kabul etmemiştir.
5- Akşener, 2018 seçimlerinde Abdullah Gül ismine karşı koyan tek siyasi parti lideri olmuştur.
6- Akşener, 6'lı Masa süreci boyunca, hepimizin hissettiği şekilde Kılıçdaroğlu'nun adaylığına onay vermemiştir. Kendi adaylığından da vazgeçerek, sürekli olarak ülkenin selameti için kendinden alt rütbedeki iki belediye başkanımızın adaylığını desteklemiştir.
7- Akşener, Memleket Partisine uygulanan komplo sırasında, destek olan bildiğim tek "major" siyasi liderdir.
8- Akşener, kendisi hakkındaki Fetö iftiralarına karşı derhal kendisi hakkında soruşturma açılmasını istemiş, savcılığa her türlü desteği vermiş, sürecin sonucunda Fetö ile bir bağı olmadığı mahkemece ispatlanmış bir liderdir.
9- Akşener ve İyi Parti olmasa, 2018 yılında Ak parti sallanamazdı. 2019 yılında üç büyük şehri kazanamazdık.
10- Parti kurarken önce Hacı Bayram Veli'ye, sonra 1. Meclis'e giden Akşener'i, günde beş vakit namaz kılan ama bunu asla basına yansıtmayan bir liderdir.
HDP nin desteği olmasaydı kazanamazdi

Akşener in tek başına desteği bir şey ifade etmiyor
 
Meral Hanım’ın mertçe cinayetleri üzerine

Siyasetçi için ya bir akıl tutulmasıdır ya düşüncenin engelsiz dile gelmesi ya da bilincin derinlerden dışavurumudur.
“Cinayetler eskiden mertçe işleniyordu.” Ne demek bu yahu?
Sanırsınız ki 18. yüzyıl Fransa’sındayız ve namus-onur belası nedeniyle düelloya karar veren iki Fransız beyzadesinin şahitler eşliğinde ve eşit silahlarla bir ormanda yaptıkları düellosunu kastediyor. Sırt sırta geldikten sonra onar adım ileriye doğru yürüyecekler sonra birbirine dönüp ateş edecekler, kim hızlı davranırsa ve daha iyi nişancıysa...
Karşılıklı mertlikten bahsedebiliriz.

Türkiye’deki cinayetlerin hepsi alçakça, haince, pusu kurularak işlenmiştir. Binlerce faili meçhul vardır, infaz çeteleri görev başındadır, kahvehaneler taranmıştır, insanlar kaçırılmış ve işkence edilerek öldürülmüştür.

KOVBOY FİLMLERİ ETKİSİ MI​

Meral Akşener’in belleğine göre bu cinayetler şöyle gerçekleşti: Her iki düşman taraf, tıpkı kovboy filmlerindeki gibi sokakta silahlarıyla vaziyet aldılar ve birbirlerine ateş etmeye başladılar.
Bahriye Uçok mu, Muammer Aksoy mu, Çetin Emeç mi, Uğur Mumcu mu, Ahmet Taner Kışlalı mı, Musa Anter mi, Turan Dursun mu ve diğerleri mi?...
Adı üzerinde cinayet. Tek taraflıdır, çekip vuruyorsun. Pusu kuruyorsun. Cinayetin mertçesi mi olur?

MERTÇE ‘İDAMLAR’​

Seçim kampanyasında iktidarın size karşı tertipleri uç noktalara tırmansaydı mertçe mi olacaktı? Kılıçdaroğlu’na şehit cenazesindeki iktidar kışkırtmalı büyük linç saldırısı mertçe mi olacaktı?
Akşener aklında varsa eğer bir adet mertçe cinayet göstersin.
Tüm bir faşistçe düşünce ve yaklaşım.
Acaba siyasi kariyerinin hangi aşamasında bu fikir kendinde yer etmiş?
Cinayetlere mertçe yaklaşırsan devrimcileri ve ülkücüleri önce birbiriyle vuruşturup darbe yaptıktan sonra da onlarcasını asan faşist generallerin eylemlerini de mertçe idamlar olarak değerlendirmeye de varırsın.
Yoksa öyle mi?

GERÇEK AKŞENER KARŞIMIZDA​

Doğru bir politikadan ayrılırsan cinayetlerin mertçe-mertçe değil diye ayırmaya başlarsın.
Doğru politikadan ayrılırsan kurucusu olduğun, seçmende “Yahu bir şeyler yapacak galiba” duygu ve düşüncesini uyandırdığın partini darmadağın edersin.
Doğru politikadan ayrılırsan CHP’den bile daha şiddetle ve içerikle doğru bir şekilde eleştirdiğin iktidarın kuyruğuna takılır, destekçisi olur, daha güçlenmesini sağlayacak politikalara sarılırsın.
Sanırsın ki İYİ Parti’ye gönül vermiş, iktidardan nefret eden seçmen kitlesini kuyruğuna takıp fareli köyün kavalcısı gibi peşinden sürükleyebileceksin.
İYİ Parti’ye oy verenlerin çoğu ülkenin bilinçli kesiminden, göbeklerini kaşıyan adam-kadın değil.

‘SOYSUZ’ LAFINA ALKIŞ​

Meral Akşener’in nasıl bir kimliğe büründüğünü, Sivas Belediyesi başkan adayının Karamollaoğlu’na “soysuz” diye bağırması karşısında eliyle “mükemmelll” diye işareti ve heyecanla ayağa kalkışı (alkışladı mı aklımda kalmadı) sırasında gördük.
Bir liderin hazin çöküşü ile karşı karşıyayız.
Seçim öncesi veya sonrası, partisi içinde kalan birkaç aklı başında insan da büyük bir hayal kırıklığı ile safları terk edecektir.
Bence Özlale de Bilge Yılmaz da...

 
Geri