Akrep ve Plüton'un Mitolojisi

Konu sahibi son olarak 2615 gün önce görüldü

AKREP VE PLÜTON’UN MİTOLOJİSİ


Ekim ayında kuzey yarımküre (astrolojinin mitolojisinin tümünün meydana geldiği yer) kararmaya başlar. Ağaçlar yapraklarım döker ve toprağa gübre olur. Eski doğa dinlerinde sonbaharda tanrı ve tanrıçaların zamanını yeraltında geçirdiklerine inanılırdı. Tanrı ve tanrıçalar Dünya’ya geri dönene kadar da bahar gelmezdi.

Yaşam ölüm ve doğum döngüsünü yöneten Akrepler için Cadılar Bayramı (Ekim 31) ve Ruhların Günü (Kasım 1) uygun görülmüştür. Bu bayramlar birçok kültürde kutlanmaktadır. İlk Halloween kutlamaları Feast of Samhain Eve idi. Keltlere ait bu bayrama göre bir perde ölüm ile yaşamı birbirinden ayırıyordu ve bu perde kalktığında bu iki dünya birleşiyordu. Latin Amerika’da Kasım ayının ilk iki haftasında da ölümü onurlandırmak adına bayramlar kutlanırdı (Akrep’in zamanına denk gelmektedir).

Birçok mitolojide kahramanlar kendi dirençlerini ve cesaretlerini ispat etmişlerdir. Ölüler dünyasına yapılan ziyaretler her zaman çok korkunç ve ürpertici olmuştur. Plüton tarafından sembolize edilen yeraltı dünyasının kralı Hades ziyaretçilerden hiç hoşlanmazdı ve onu ziyaret etmeye kalkanlar bir daha asla geri dönememişlerdi. En azından birçok hikayede böyle geçmektedir. Geri dönebilen çok az sayıda kişi de elbette ki kahraman ilan edilirdi.

PERSEFONE VE HADES

Persefone’nin hikayesi sembollerle doludur. Üzerinde Akrep etkileri çoktur. Persefone Zeus ve Demeter’in tek kız çocuklarıydı. Cenneti ve Dünya’yı yöneten Zeus Olympos’un en güçlü tanrısıydı. Zeus’un karısı bereket ve hasat tanrıçasıydı. Yeraltı dünyasının tanrısı olan Hades bir bakire olan Persefone’yi görür görmez aşık oldu kısa süre içinde onunla evlenmeye karar verdi. Bir gün Persefone çiçekler arasında vakit geçirirken Hades onu ayarttı ve yeraltı dünyasına götürdü.

Aynı mitolojinin bir diğer versiyonunda Hades rüzgar hızıyla dört siyah atın çektiği bir arabayla gelip Persefone’yi yakaladı ve etraftaki bütün çiçekleri dağıttı. O sırada Persefone bir arkadaşı ile birlikteydi arkadaşlarının ya da annesinin duymasını ümit ederek bağırmaya başladı. Ama hikayeye göre Hades o kadar hızlı davrandı ki hiç kimse onları görmedi ve kızın yardımına koşmadı. Kayıtlı olan bilgilere göre Hades Zeus’un kardeşiydi yani Persefone’nin amcasıydı. Zeus Persefone’yi kaçıracağım biliyordu ama hiçbir şey yapmadı. Hades Persefone’yi arabasına aldı ve dünyanın gizemli kapısında iz bırakmadan kayboldu.

Persefone’nin annesi Demeter kızım bıraküğı bahçeden almaya geldi fakat onu orada bulamadı. Adeta deliye dönmüştü sonraki dokuz gün içinde Demeter uykusuz ve aç olarak dünyanın her köşesinde kızım aradı. Demeter doğal olarak çok üzgün ve çok endişeliydi ne olduğu hakkında en ufak bilgisi yoktu. Önüne çıkan tüm arazileri mahsulleri ve hayvanları yok ediyor kızım her yerde arıyordu. Eğer bu şekilde devam ederse tüm dünya kurak bir hale gelecekti bu gidişle tüm insanoğlu yok olma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Demeter ayın karanlık yüzünün tanrıçası Hecate’den Persefone’nin kaçırıldığını öğrendi ama kim tarafından kaçırıldığından emin değildi. Demeter ve Hecate güneş tanrısı Helios’a danıştı çünkü o parlak ışığıyla her şeyi görüyordu. Helios Demeter’e Persefone’yi Hades’in kandırdığını ve olan biten her şeyi anlattı Demeter şaşkınlık içindeydi. Helios kızım Hades’in eşi olarak kabul etmesi için Demeter’i ikna etmeye çalışsa da Demeter bunu kabul etmedi.

Demeter Olimpos dağına gitmeyi reddetti. Çok sinirliydi BURÇLAR VE OLASILIKLAR
çünkü kocası Zeus’un bu kaçırılmayı önleyeceğini biliyordu. Kendisini ölümlüye dönüştürdü tüm dünyayı dolaştı ve dünyaya meyve ve sebze üretmesini yasakladı. Bir yıllık kıtlıktan sonra Zeus artık dünyayı kurtarmak için bir adım atması gerektiğini fark etti. Eğer Demeter yoluna çıkan her şeyi öldürmeye devam ederse dünyada tanrılara tapacak ölümlüler kalmayacaktı. Zeus gerçekten çok endişeliydi.

Önce Zeus Demeter’i ikna etmesi için tüm tanrıları ona gönderdi ama hiçbiri başarılı olamadı. Demeter kızını geri alana kadar her türlü anlaşmayı geri çeviriyordu. Zeus Demeter’in vazgeçmeyeceğini anladı. O yüzden Zeus tanrılara mesaj getiren Hermes’i Hades ile pazarlık yapması için gönderdi. Hades Persefone’yi onun ölüm yemeğini henüz tatmamış olması şartıyla serbest bırakmayı kabul etti. Persefone yemeği reddetmiş olduğu için çok mutsuzdu.

Yeraltı dünyasını terk etmeden hemen önce Hades Persefone’yi tatlılıkla bir nar tanesini yemeyi ikna etti (bu mitolojinin bazı bölümleri farklılık gösterebilir bazı mitolojilere göre Hades’in bahçıvanı öne çıkıp Persefone’nin daha önce yedi adet nar tanesi yediğini itiraf ettiğini söyler). Neticede herhangi biri eğer ölümün yemeğinden bir defa tattıysa yeraltı dünyasını bir daha terk edemez. Gördüğünüz bu durum aniden çok büyük bir problem haline geldi. Zeus’un annesi Rhea Demeter ve Hades istemeden herkesi ilgilendirecek bir çözüm bulurlar. Persefone altı ayı Hades ile yeraltı dünyasında altı ayı annesi ile dünyada geçirecektir. Persefone soğuk aylarda kocası Hades’in yanında kalacak ve yeraltı dünyasının kraliçesi olacaktır Demeter verdiği sözü tutar ve dünyanın verimliliğini yeniden sağlar aynı zamanda Olimpos Dağındaki yerine geri döner. Bu arada Persefone Hades’in karısı olmayı bırakıp yeraltı dünyasından geri döndüğünde dünyaya bahar gelir dünya ısınır verimliliği artar ve yaşamın güzelliği geri döner.

Plüton gençleşme ve yeniden doğumu simgelediği gibi aynı zamanda kayıpları ve olgunluğa erişmemiz için bazı şeyleri geride bırakmamızı sembolize eder. Güçlü bir Plüton geçişi sırasında bizden bir parça kopup gittiği zaman artık yaşayamayacağımızı hissederiz. Bu sevdiğimiz birinin ölümü işimizi ya da ilişkimizi kaybetmek olabilir. Sonlar hayatın bir parçasıdır ve bazen bir kaybın ardından kendimizi devam edemeyecek gibi hissetsek de aslında farkında olmadan daha da güçleniriz.

Plüton bilinçaltımızda yatan gömülü kalmış Ya da bastırılmış fikirlerimizi ve düşüncelerimizi kapsar (Neptün de bilinçaltını yönetir ama onun daha farklı bir görevi vardır Neptün rüyaları esinlenmeleri ve özlemleri yönetir). Mitolojide Demeter kızı Persefone’yi kaybetti ve bir kaybın büyük acısını tattı. Demeter’in kızını kaybetmesi mitolojinin eğer kızı bir kadın olduysa annenin kızından ayrılması gerektiğini vurgular. Persefone’nin hem annesine hem de hayata dönmesiyle bu mitoloji manevi olarak yeniden uyanışı ve bahar ayında hissettiğimiz yenilenmiş yaşamı simgeler. Persefone gibi Akrep burcunun doğasında da karanlık ve aydınlık yönler vardır. Akrep enerjisini iyi ya da kötü yönde kullanma yeteneğine sahiptir.

GILGAMIŞ’IN MACERALARI

Akrep burcunu temsil eden bir diğer mitoloji de tarihi M.Ö. 2100′e dayanan bir Sümer destanıdır. Bilinen insanlığın en eski kahramanıdır. “Kova ve Uranüs’ün mitolojisinde Gılgamış’m mitolojisinden bahsedilecektir. Hikaye burada anlatılamayacak kadar uzundur ama özet olarak Sümer kralı Gılgamış’m tehlikeli bölgelerden ve dağlardan iki aslan (Aslan burcu) bir boğa (Boğa burcu) ve korkutucu akrep erkekleri eşliğinde geçmesi gerekmiştir. Mitoloji Gılgamış’m kendi cesaretini test etme yeteneğine odaklanmışür. İki aslan ile savaştıktan sonra 36 mil uzunluğundaki karanlık tünelden geçmesi gerekiyordu. Tünelin

BURÇLAR VE OLASILIKLAR
karanlıklarından tanrıların ülkesine geldiğinde başarılarından dolayı ödüllendirildi. Ağaç dallarında değerli mücevherlerin asılı olduğu büyüleyici bir yere geldi karanlıkların arasındaki yolculuk Hades’in derinliklere olan yolculuğuyla mukayese edilebilir. Bu iki karakter de kendi şeytani yönleriyle yüzleşmiş ve hayatın anlamını bulmuşlardır.

Eskiler bilgeliğin zorluklarla kazanıldığına inanırlardı. Kendi özümüzün derinliklerine ulaşmak psikolojik olarak rahatsız edici ve acı veren bir deneyim olabilir. Akrep’in direnci size bir yol gösteriyor Akrepler herkesten daha fazla içsel dirence sahiptirler enerjilerini istedikleri her an kullanabilirler.

Yılanlar her zaman ilginç yaratıklar olmuşlardır; Incil’de mitolojilerde ve ritüellerde karşımıza çıkarlar. Yılanlar kendilerini yenilemek için düzenli olarak deri değiştirirler ve Akrep burcu için çok uygun bir semboldür. Eğer Akrep’in kişiliğini okuduysanız yılanın burcunuzla yakından ilgili üç sembolden (akrepler yılanlar ve kartal bu üçlüyü oluşturur) biri olduğunu bilirsiniz.

AKREP’İN SEMBOLÜ OLAN YILANLAR

Girit’in ilk yıllarında yılanın hayaün ve ölümün sırlarını sakladığına inanılırdı aynı zamanda cinselliğin sembolüydü. Diğer hikayelerde yılan bilgeliği paylaşan olarak anlatılırdı. Delphi’nin hikayesi onun geleceği önceden görebilme yeteneğini anlatır. Mitolojiye göre Cassandra yapüğı bir hata yüzünden Apollon’un tapmağını ailesiyle beraber terk eder. O gece uyuduğunda yılanlar ruhunu saflığa ulaştırmak için kulaklarım yalamış ve ona ömrü boyunca sahip olacağı kehanet gücünü vermişlerdir.

Yılanlar dini seremonilerde de kullanılmıştır (akrep ve din arasında güçlü bir bağ vardır) çünkü yılanın yaşamın ve ölümün sırlarım sakladığına inanılırdı. Yılanın zehri çeşitli ritüellerde kullanılıyordu çünkü bunun bir halüsinasyonel bir görme gücü verdiğine inanılıyordu. Bazı eski kültürlerde yılanın zehrinin iyileştirici olduğuna inanılırdı. Eski kültürlerde bir inanışa göre yılanın zehri yutulduğunda ölüm ziyaret edilir ve dünyaya geri dönmeden önce sağlık ve iyileşme ile ilgili sırların öğrenilebildi-ğine inanılırdı. Yılan ve iyileşme ile ilgili bağlantılar bugün de bilinir hâlâ Eskülap’m sembolü tıp alanında kullanılmaktadır.

Son olarak ikinci su burcu olan Akrep birici su burcu olan Yengeç’ten çok güçlü olarak farklıdır. Yengeç aile ve çocuk bakımıyla ilgilenir Akrep ise ebeveyn çocuğuyla ve eşiyle daha yakın bir ilişki kurabilmek için ilişkilerini koparır (Persefone’nin hikayesinde olduğu gibi). Akrep’in yöneticisi Plüton cinsellik ihtiyacını ortaya koyar. Bu ihtiyaçlar kontrol altında tutulmalıdır. Eğer Akrep bunun farkına varamazsa kişiliklerini kaybedebilirler ve böylece ilişkilerinin zedelenmesine yol açabilirler.

Cinsellik hamilelik doğum ve ölüm yaşamın gizeminin sessiz güçleridir ve her birimizin derinliklerinde vardır. Anne karnında bizi saran su Akrep’in duygusal ve etkileyici yanını temsil eder. Belki de hayatımızın en özel ve mahrem aktivitesi olan cinselliği çağrıştırmaktadır. Akrep dişi (pozitif) bir burçtur ve Akrep burcunun her iki cinsiyetinde de evrensel bilgelik ve önsezi yüksektir. Akrep’in önsezisi onun hayatta kalma mekanizmasıdır ve bunu ihtiyaç duyduğu her an kullanabilir.

 
Geri