Akrabalık sistemi, yatay olarak evlilik bağıyla, dikey olarak ise soy bağı ile oluşur. Başka bir deyimle, toplumsal anlaşma bağı ile kan bağı, akrabalığı oluşturan iki etmendir. Kan bağı, örneğin bir kimsenin babası ve annesiyle olan bağdır. Kayınpeder ve kayınvalide ile toplumsal anlaşma bağı vardır. Böylece akraba sözcüğü, hem kan, hem de evlilik yoluyla birbirine yakın kişileri ifade etmede kullanılır. Evlilik yoluyla ortaya çıkan ilişkileri tanımlamak için Hısımlık sözcüğü de kültürümüzde vardır. Bu yoldan aile, genişlemiş olur.
Akrabalık hak ve görevleri bakımından uyulması gereken yasaklar vardır. Bunlardan en önemlisi Fücur yasağı (incesi tabu) dır. Yakın akrabalar arasında cinsel ilişki kurulmamasını ifade eder.
Bir başka yasak, kaçınma’dır. Kırsal kesimdeki kadın ve yetişkin kızların, gerek aile içinde, gerekse dışında, erkek akrabalardan kaçınması anlamına gelir. Yalnız bu anlayış da artık, toplumsal değişme süreci içerisinde çok katı olarak uygulanmamaktadır.
Akraba grubu içindeki bireyler, toplumsal dayanışma içinde olduklarından, bu görevlerini dikkatli biçimde yerine getirirler. Bu görev, bazan suç işleme biçiminde de olabilir. Örneğin kan gütme, bunlardan biridir. Akrabalar kendilerine gelen bir zarar karşısında, onu bertaraf etmek için intikam almak dahil, elden ne gelirse yaparlar. Bu durum, özellikle, “Aşiret” biçimindeki toplumsal organizasyonların yarattığı bir gelenektir. Bireylerin hak, ödev ve sorumlulukları, bu tür yörelerde akrabalık sistemine göre belirlenir.
Akrabalar arasında baba soyundan gelenler, toplumumuz da daha önemli sayılır, üstün tutulur. Baba yokluğunda çocuklara babalık etmek görevinin babanın erkek kardeşine düşmesi, bunun bir örneğidir.
Akrabalık ilişkilerinin en önemlilerinden birisi de yardımlaşmadır. Bu konu ile ilgili olarak doğum, sünnet, evlenme ve ölüm gibi yaşamın çeşitli aşamalannda yardım ve destek, önce baba ve akrabalarından beklenir. Geleneksel topluluklarımızda yardımlaşma önemlidir. İyi ve kötü zamanlarda maddi ve manevi yardım ve destek mutlaka gerekli görülür. Bunun karşılığı da beklenir.
Akrabanın yardıma muhtaç yetim, dul, çocuk ve yaşlıların korunmasında rolü çok daha yaygındır. Maddî yardım, ailenin erkek üyelerine düşen bir görevdir. Köyden kente ve dış ülkelere çalışmaya giden erkeklerin eş ve çocuklarının bakımını aile ve akrabalar üstlenir.
Başka bir ilişki biçimi de, akrabalar arast hediye alış verişidir. Doğum, sünnet, evlenme durumlarında, önemli günlerde, bayramlarda, uzak yerlere gidiş gelişlerde hediyeleşme yoğunluk kazanır.
Geleneksel kesimde akrabaların başka bir rolü de, çocuğun eğitiminde belirgindir.
Çocuk yetiştirme ve terbiyesinde akrabalar da çocuğu eğitir ve denetler.
Akrabalarla alış veriş yapmak, ticari ilişkilere girmek, toplumumuzda geçimsizliklere anlaşmazlıklara da yol açmaktadır.
Toplumsal Değişmelerin Akrabalık İlişkilerine Etkisi
Toplumların durgunluktan çıkıp değişime uğraması doğal bir süreçtir. Ülkemizde de kentleşme, göç, sanayileşme ile akrabalık ilişkileri de etkilenmektedir. Özellikle sanayileşme ile akrabalık ilişkilerinin zayıflamış olduğu görülmektedir. Örneğin maddî yardımlaşmanın azalması, ilişkilerin seyrekleşmesi gibi örneklerde olduğu gibi. Çekirdek aileye dönüşümde, evli çiftler ve çocukların üzerindeki akrabalık ilgisini zayıflatmaktadır.
Ülkemizde kente göç olgusu, akrabalık ilişkilerinin kent yaşamında da yoğunlaşmasını sağlamaktadır. Özellikle akrabalarıyla aynı yerde, aynı semtte oturan aileler böylece bir araya gelmekte, iş bulmada, ev yapmada birbirlerine yardımcı olmaktadırlar. Hatta yurt dışına giden aileler de yine akrabalarıyla aynı semtlerde oturmaktadırlar.
Kentte yerleşmiş çekirdek ailelerin de ülkemizde akrabalarıyla ilişkilerini sürdürmeleri beklenmektedir. Ayrı oturan yetişkin evlâtların aileye bağlılık ve sorumluluklarını sürdürmeleri istenmektedir. Böylece ülkemizde çekirdek aile, yerine getirdiği işlevler açısından geniş aile özelliğini göstermektedir. Bu husus, ülkemizde aile yapısındaki değişimin, ailenin işlevindeki değişimle aynı hızda ve yönde olmadığını göstermektedir.
Kentte oturan evli aileler, yeni doğan çocuklarının bakımı için annelerini yanlarına almaktadırlar. Ya da annelerinin kentteki evlerinin yakınında oturarak çocuğu hergün alıp, ertesi gün giderken tekrar yakınlarına bırakmaktadırlar. Bu husus, kadının çalışmasıyla ortaya çıkan yeni bir durumdur. Yani anneannelerin, babaannelerin çocuk bakımı işlevleri artmıştır. Çocuk bakım kurumlarının pahalı oluşu ya da yetersiz oluşu, aileleri çocuk bakımı açısından böyle bir çözüm yolu bulmaya sevketmiştir. Böylece çocuk bakımı açısındanyakın akraba ilişkileri kent ortamında yoğunlaşmıştır.
Akrabalığın Dini Yönü
İslâm dini, htstm ve akrabalık ilişkilerine özel bir önem vermiştir. Bu ilişkilerin devam ettirilmesi (Sıla-ı rahm) İslamda istenen bir husustur. Yakınlarıyla ilişkisini kesmeyeni Allah’ın koruyacağı, ilişkisini keseni de yüzüstü bırakacağı belirtilmektedir (Buhârî, Edep 3; Ebu Davud, Zekat 45; Tirmi-zi, Birr, 16).
Hadislerde bu konuda pek çok örnek verilebilir. Hz. Peygamber şöyle der; “Neseplerinizi, soylarınızı bilip öğreniniz, hısımlarınızı arayıp sorunuz. Akrabanızı aramayacak olursanız, hatta yakınınızda bile olsalar, onlarla hiç yakınlığınız yok demektir. Onları arayıp sorduğunuz zaman, uzakta bile olsalar, uzaklık kalmaz. Teyzeler ana yerindedirler”.
Kaynak: Türk Aile Ansiklopedisi, Mahmut Tezcan
Akrabalık hak ve görevleri bakımından uyulması gereken yasaklar vardır. Bunlardan en önemlisi Fücur yasağı (incesi tabu) dır. Yakın akrabalar arasında cinsel ilişki kurulmamasını ifade eder.
Bir başka yasak, kaçınma’dır. Kırsal kesimdeki kadın ve yetişkin kızların, gerek aile içinde, gerekse dışında, erkek akrabalardan kaçınması anlamına gelir. Yalnız bu anlayış da artık, toplumsal değişme süreci içerisinde çok katı olarak uygulanmamaktadır.
Akraba grubu içindeki bireyler, toplumsal dayanışma içinde olduklarından, bu görevlerini dikkatli biçimde yerine getirirler. Bu görev, bazan suç işleme biçiminde de olabilir. Örneğin kan gütme, bunlardan biridir. Akrabalar kendilerine gelen bir zarar karşısında, onu bertaraf etmek için intikam almak dahil, elden ne gelirse yaparlar. Bu durum, özellikle, “Aşiret” biçimindeki toplumsal organizasyonların yarattığı bir gelenektir. Bireylerin hak, ödev ve sorumlulukları, bu tür yörelerde akrabalık sistemine göre belirlenir.
Akrabalar arasında baba soyundan gelenler, toplumumuz da daha önemli sayılır, üstün tutulur. Baba yokluğunda çocuklara babalık etmek görevinin babanın erkek kardeşine düşmesi, bunun bir örneğidir.
Akrabalık ilişkilerinin en önemlilerinden birisi de yardımlaşmadır. Bu konu ile ilgili olarak doğum, sünnet, evlenme ve ölüm gibi yaşamın çeşitli aşamalannda yardım ve destek, önce baba ve akrabalarından beklenir. Geleneksel topluluklarımızda yardımlaşma önemlidir. İyi ve kötü zamanlarda maddi ve manevi yardım ve destek mutlaka gerekli görülür. Bunun karşılığı da beklenir.
Akrabanın yardıma muhtaç yetim, dul, çocuk ve yaşlıların korunmasında rolü çok daha yaygındır. Maddî yardım, ailenin erkek üyelerine düşen bir görevdir. Köyden kente ve dış ülkelere çalışmaya giden erkeklerin eş ve çocuklarının bakımını aile ve akrabalar üstlenir.
Başka bir ilişki biçimi de, akrabalar arast hediye alış verişidir. Doğum, sünnet, evlenme durumlarında, önemli günlerde, bayramlarda, uzak yerlere gidiş gelişlerde hediyeleşme yoğunluk kazanır.
Geleneksel kesimde akrabaların başka bir rolü de, çocuğun eğitiminde belirgindir.
Çocuk yetiştirme ve terbiyesinde akrabalar da çocuğu eğitir ve denetler.
Akrabalarla alış veriş yapmak, ticari ilişkilere girmek, toplumumuzda geçimsizliklere anlaşmazlıklara da yol açmaktadır.
Toplumsal Değişmelerin Akrabalık İlişkilerine Etkisi
Toplumların durgunluktan çıkıp değişime uğraması doğal bir süreçtir. Ülkemizde de kentleşme, göç, sanayileşme ile akrabalık ilişkileri de etkilenmektedir. Özellikle sanayileşme ile akrabalık ilişkilerinin zayıflamış olduğu görülmektedir. Örneğin maddî yardımlaşmanın azalması, ilişkilerin seyrekleşmesi gibi örneklerde olduğu gibi. Çekirdek aileye dönüşümde, evli çiftler ve çocukların üzerindeki akrabalık ilgisini zayıflatmaktadır.
Ülkemizde kente göç olgusu, akrabalık ilişkilerinin kent yaşamında da yoğunlaşmasını sağlamaktadır. Özellikle akrabalarıyla aynı yerde, aynı semtte oturan aileler böylece bir araya gelmekte, iş bulmada, ev yapmada birbirlerine yardımcı olmaktadırlar. Hatta yurt dışına giden aileler de yine akrabalarıyla aynı semtlerde oturmaktadırlar.
Kentte yerleşmiş çekirdek ailelerin de ülkemizde akrabalarıyla ilişkilerini sürdürmeleri beklenmektedir. Ayrı oturan yetişkin evlâtların aileye bağlılık ve sorumluluklarını sürdürmeleri istenmektedir. Böylece ülkemizde çekirdek aile, yerine getirdiği işlevler açısından geniş aile özelliğini göstermektedir. Bu husus, ülkemizde aile yapısındaki değişimin, ailenin işlevindeki değişimle aynı hızda ve yönde olmadığını göstermektedir.
Kentte oturan evli aileler, yeni doğan çocuklarının bakımı için annelerini yanlarına almaktadırlar. Ya da annelerinin kentteki evlerinin yakınında oturarak çocuğu hergün alıp, ertesi gün giderken tekrar yakınlarına bırakmaktadırlar. Bu husus, kadının çalışmasıyla ortaya çıkan yeni bir durumdur. Yani anneannelerin, babaannelerin çocuk bakımı işlevleri artmıştır. Çocuk bakım kurumlarının pahalı oluşu ya da yetersiz oluşu, aileleri çocuk bakımı açısından böyle bir çözüm yolu bulmaya sevketmiştir. Böylece çocuk bakımı açısındanyakın akraba ilişkileri kent ortamında yoğunlaşmıştır.
Akrabalığın Dini Yönü
İslâm dini, htstm ve akrabalık ilişkilerine özel bir önem vermiştir. Bu ilişkilerin devam ettirilmesi (Sıla-ı rahm) İslamda istenen bir husustur. Yakınlarıyla ilişkisini kesmeyeni Allah’ın koruyacağı, ilişkisini keseni de yüzüstü bırakacağı belirtilmektedir (Buhârî, Edep 3; Ebu Davud, Zekat 45; Tirmi-zi, Birr, 16).
Hadislerde bu konuda pek çok örnek verilebilir. Hz. Peygamber şöyle der; “Neseplerinizi, soylarınızı bilip öğreniniz, hısımlarınızı arayıp sorunuz. Akrabanızı aramayacak olursanız, hatta yakınınızda bile olsalar, onlarla hiç yakınlığınız yok demektir. Onları arayıp sorduğunuz zaman, uzakta bile olsalar, uzaklık kalmaz. Teyzeler ana yerindedirler”.
Kaynak: Türk Aile Ansiklopedisi, Mahmut Tezcan