AKP seçimle gider mi?

B
  • Kullanıcı BuYuCu
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Toplum ve Gündem
Elbet gider ama kalmak için anayasayı değiştire değiştire anayasa Mükremine döndü artık.
Forumda mesaj atınca bile postu ilk bir kaç dakika düzenleyip değiştirebiliyorsun ama akpli Türkiye ile anayasayı yeri geldiğinde istersen günde 3 kere bile değiştirebileceksin reis bunu şunu eklemeyi unuttu diye.
Halkın bağımsızlığıymış, Atatürk ilke inklaplarıymış günümüz siyasi partileri için hepsi hikaye.
Akp işine geldiğinde chp ile işine gelmediğinde hdp ile birlik olup istediğini yapıyor.Mızrağın ucu kendilerine dönünce hdp halkların bağımsızlığı,chp ise Atatürk diyor.
Maşa olduğun konularda halka veya Atatürk'ün kurduğu ülkenin geleceğine ne fayda sağlayacak işler oldu da onay ve destek verdin.Parti yöneticilerinin menfaatleri her zaman halkından da laik ülkenin geleceğinden de önde geldi her zaman.
 
O kadar yıl siyaset teorisi okudum, daha hiçbir kemikleşmiş iktidarın seçimle değiştiğini görmedim. Bilinen evrendeki tüm iktidarları değiştirebilecek tek güç sermaye gibi duruyor. Bulunduğumuz dönem için de sermayenin para olduğu düşünülürse, nereye oynanması gerektiği daha belirginleşiyor.

"Aç kalan hırsız da olur katil de, para Allah'ın iktidarını bile sarsar."
 
O kadar yıl siyaset teorisi okudum, daha hiçbir kemikleşmiş iktidarın seçimle değiştiğini görmedim. Bilinen evrendeki tüm iktidarları değiştirebilecek tek güç sermaye gibi duruyor. Bulunduğumuz dönem için de sermayenin para olduğu düşünülürse, nereye oynanması gerektiği daha belirginleşiyor.

"Aç kalan hırsız da olur katil de, para Allah'ın iktidarını bile sarsar."
Bahsetmeye çalıştığım da bu. Bu adamlar gücünü sermayeden alıyor. Sermaye desteği çekildiği dakika tökezlerler. Halk denkleme ne kadar dahil edilir ve çubuk ne kadar ekonomiye bükülürse sermaye o kadar rahatsız olur. Çünkü sermaye için her şeyden önce önemli olan sürecin öngörülebilir olmasıdır. Bu 2 günde Özgür Özel’in yaptığı 2 kritik hamle var bu açıdan. Birincisi Şimşek’in istifa etmek istediğini ve bıktığını söylemesi(yalanlanmış olması önemli değil), ikincisi de boykot listesi yapması(ilk etapta anlaşılır ama el yükseltmesi gerekli). Özellikle Şimşek programı şu anki düzenin fay hatlarından. CHP omurgalı durursa eğer Türkiye siyasetinde kritik bir dönemeç oluşabilir.
 
Ak parti kaybolup gitmez. Muhalefet olur. İktidarı son bulacak elbet.
Ama ne zaman ? Onu tam tespit etmek kolay değil.
Muhtemelen çok sürmeyecek gibi.
Seçimi kaybettiği günü göreceğiz.
Bir dönem partisidir Ak Parti.
Geçmiş seçim sonuçlarına bir bakın, Ak Parti oy düşüsü hızla devam ediyor.
Zaman geçiyor, dönem değişiyor, doğanlar, ölenler, alım gücü değişimi, ekonomik değişim, teknolojik ilerleme, siyasetteki yeni yüzler ve özgürlük algısı.

Ha seçim olayı kaldırılır saltanat yönetimine geçilirse o zaman gitmesi mümkün olmaz.
 
Bahsetmeye çalıştığım da bu. Bu adamlar gücünü sermayeden alıyor. Sermaye desteği çekildiği dakika tökezlerler. Halk denkleme ne kadar dahil edilir ve çubuk ne kadar ekonomiye bükülürse sermaye o kadar rahatsız olur. Çünkü sermaye için her şeyden önce önemli olan sürecin öngörülebilir olmasıdır. Bu 2 günde Özgür Özel’in yaptığı 2 kritik hamle var bu açıdan. Birincisi Şimşek’in istifa etmek istediğini ve bıktığını söylemesi(yalanlanmış olması önemli değil), ikincisi de boykot listesi yapması(ilk etapta anlaşılır ama el yükseltmesi gerekli). CHP omurgalı durursa eğer Türkiye siyasetinde kritik bir dönemeç oluşabilir.
Demin boykot için liste verdiğini gördüm, ben de stratejik açıdan lehine olduğunu düşünüyorum.

Kağıt üzerinde ekonominin, emeğin ve ekmeğin politize edilmesi -ki aslen en politik süjelerden olmalarına rağmen- ne kadar makul ve tutarlı görünse de uygulamada başarılı olamıyor maalesef. Her toplumsal gerilimin ve kitle öfkesinin bu basamakta kilitlenmesi ve bir hareket olarak kanalize olamaması korkunç derecede şaşırtıcı.

Bunda ekonomiyi politize etmeye çalışan aktörün kim olduğu şüphesiz çok etkili. Sol kesimden bilinen isimler veya sol hareketlerin bu aktörlüğü üstlenmesi çok doğal olmakla birlikte maalesef birleştirici bir sonuç doğurmuyor. Sanıyorum ülkemizdeki solcu etiketinden mütevellit "zaten her şeyi sürekli politikleştirmeye çalışan, diğerlerini cahil gören ve ukala tipler" olarak yorumlanıp söylenenden çok söyleyene bakılmasının kurbanı oluyorlar. Bu noktada başarılı bir birleştirme hareketi yalnızca herhangi bir politik etiketi olmayan çinko-karbon vatandaş aktörlüğü ile "halktan halka, halkça" sağlanabilir gibi geliyor bana ilk etapta, bu da birkaç aminoasitin doğada kendiliğinden protein oluşturması gibi bir ihtimal sanırım. :)

İkinci engel ise yalnızca ülkemize özgü değil diye düşünüyorum. Liberal hükümetler ile devletler de liberalleşti ve insan hakları, bireyselleşme, etik, evrensel ahlak, woke kültürü derken politik iklim de acayip yumuşadı. İnsanlar bundan 200 yıl önce adam vergi artırdı diye giyotine yatırıyorlardı, 300 yıl önce buğdayın verimi bu sene düşük geldi diye Çar deviriyorlardı; şimdi acaba bu cadde kapatılsa işe giden insanlara zorluk mu çıkarırız acaba gibi "fazla düşünceli ve aşırı kapsayıcı" bir yaklaşım görüyorum.

Yani kimseden Robespierre gibi manyak evladı olmasını beklemiyorum da, zaman bizi biraz fazla pembe totolu yaptı herhalde. :)
 
Demin boykot için liste verdiğini gördüm, ben de stratejik açıdan lehine olduğunu düşünüyorum.

Kağıt üzerinde ekonominin, emeğin ve ekmeğin politize edilmesi -ki aslen en politik süjelerden olmalarına rağmen- ne kadar makul ve tutarlı görünse de uygulamada başarılı olamıyor maalesef. Her toplumsal gerilimin ve kitle öfkesinin bu basamakta kilitlenmesi ve bir hareket olarak kanalize olamaması korkunç derecede şaşırtıcı.

Bunda ekonomiyi politize etmeye çalışan aktörün kim olduğu şüphesiz çok etkili. Sol kesimden bilinen isimler veya sol hareketlerin bu aktörlüğü üstlenmesi çok doğal olmakla birlikte maalesef birleştirici bir sonuç doğurmuyor. Sanıyorum ülkemizdeki solcu etiketinden mütevellit "zaten her şeyi sürekli politikleştirmeye çalışan, diğerlerini cahil gören ve ukala tipler" olarak yorumlanıp söylenenden çok söyleyene bakılmasının kurbanı oluyorlar. Bu noktada başarılı bir birleştirme hareketi yalnızca herhangi bir politik etiketi olmayan çinko-karbon vatandaş aktörlüğü ile "halktan halka, halkça" sağlanabilir gibi geliyor bana ilk etapta, bu da birkaç aminoasitin doğada kendiliğinden protein oluşturması gibi bir ihtimal sanırım. :)

İkinci engel ise yalnızca ülkemize özgü değil diye düşünüyorum. Liberal hükümetler ile devletler de liberalleşti ve insan hakları, bireyselleşme, etik, evrensel ahlak, woke kültürü derken politik iklim de acayip yumuşadı. İnsanlar bundan 200 yıl önce adam vergi artırdı diye giyotine yatırıyorlardı, 300 yıl önce buğdayın verimi bu sene düşük geldi diye Çar deviriyorlardı; şimdi acaba bu cadde kapatılsa işe giden insanlara zorluk mu çıkarırız acaba gibi "fazla düşünceli ve aşırı kapsayıcı" bir yaklaşım görüyorum.

Yani kimseden Robespierre gibi manyak evladı olmasını beklemiyorum da, zaman bizi biraz fazla pembe totolu yaptı herhalde. :)
Zaman hepimizi o hale sürükledi endişelenme. İki dakka liberal takılalım diyoruz ısrarla sol damarımıza basıyorlar. Yapacak bir şey yok : ddd

Bu adamların en büyük özellikleri olayları akılalmaz şekilde manipüle edebilme kabiliyeti. Bir örneği yine dün yaşandı. İnsanların hukuk/adalet istemini “camiye saldırdılar” şeklinde söylem geliştirmeye çalışıyorlar. Biz bunu geziden de biliyoruz zaten. Bu bir örnektir ama şunu söylemeye çalışıyorum; eğer ki söylemler kapsayıcı olmaz ve geliştirilmezse bu adamlar çok rahat bir şekilde sokağı marjinalleştirebilir ve toplumun önemli bir kısmını kendi tarafına çekebilir. Yani her ne olursa olsun önemli olan kapsayıcı olmak. “Halktan halka, halkça” söylemin bence en tutarlısı. Bu söylemin Türkiye’deki mimarı da Ecevit’tir ki o aynı zamanda Türkiye’de sol popülizmin babasıdır. CHP’den zaten devrimci bir çıkış beklemiyorum ama en azından eski genel başkanlarının izinden birazcık yürüseler şu süreçte çok işe yarar. Nitekim RTE’de iktidara gelirken kullandığı ekmek/simit edebiyatının etkisi büyüktü : ))
 
Zaman hepimizi o hale sürükledi endişelenme. İki dakka liberal takılalım diyoruz ısrarla sol damarımıza basıyorlar. Yapacak bir şey yok : ddd

Bu adamların en büyük özellikleri olayları akılalmaz şekilde manipüle edebilme kabiliyeti. Bir örneği yine dün yaşandı. İnsanların hukuk/adalet istemini “camiye saldırdılar” şeklinde söylem geliştirmeye çalışıyorlar. Biz bunu geziden de biliyoruz zaten. Bu bir örnektir ama şunu söylemeye çalışıyorum; eğer ki söylemler kapsayıcı olmaz ve geliştirilmezse bu adamlar çok rahat bir şekilde sokağı marjinalleştirebilir ve toplumun önemli bir kısmını kendi tarafına çekebilir. Yani her ne olursa olsun önemli olan kapsayıcı olmak. “Halktan halka, halkça” söylemin bence en tutarlısı. Bu söylemin Türkiye’deki mimarı da Ecevit’tir ki o aynı zamanda Türkiye’de sol popülizmin babasıdır. CHP’den zaten devrimci bir çıkış beklemiyorum ama en azından eski genel başkanlarının izinden birazcık yürüseler şu süreçte çok işe yarar. Nitekim RTE’de iktidara gelirken kullandığı ekmek/simit edebiyatının etkisi büyüktü : ))
Yalnız teessüf ederim; söylemi demin ben buldum, Ecevit'ten çarpmadım... Benziyorsa da tesadüftür ya da rahmetli benden çarpmıştır...
 
Senin önerin ne sayın hocam?
Boş işler. Eğer ortadogu stili isyan uygulanmayacaksa (ki tavsiye etmem) bu tip pambuk şeker yöntemler geri teper. İşe yaramaz. Otokratı besler. Sizin yüzünüzden ekonomi bozuldu, suratıma isediler yada camide içki içtiler gibi şeyleri yeniden kullanır. Nasıl olsa bugün kaka dediğine yarin kardeşim demekte zorlanmaz bir tavirlari var. Yeni aday parlat yola devam et. Zeten mat olmak üzere. Bırak ilerlesin. Bazen mac kazanmak için taş feda edersin.
 
Boş işler. Eğer ortadogu stili isyan uygulanmayacaksa (ki tavsiye etmem) bu tip pambuk şeker yöntemler geri teper. İşe yaramaz. Otokratı besler. Sizin yüzünüzden ekonomi bozuldu, suratıma isediler yada camide içki içtiler gibi şeyleri yeniden kullanır. Nasıl olsa bugün kaka dediğine yarin kardeşim demekte zorlanmaz bir tavirlari var. Yeni aday parlat yola devam et. Zeten mat olmak üzere. Bırak ilerlesin. Bazen mac kazanmak için taş feda edersin.
Evet bu da bir yöntem ama insanların demokratik yoldan yanlışa dur demeleri de önemli. Toplum son 45 yılda pasifleştirildi, ürkekleştirildi. Boşuna iktidar sokağı kriminalize etmiyor, arkasında yatan düşünce insanların hala korkması, pasif olarak seyretmesi,.......
Benliğini geri alması çok değerli.
 
gitsin hepsi gençler gelsin hepsi dede ya ,
bayıldım sıkıldım.
 


seçimle gitmeyeceklerinin itirafı olmuş. milletle inatlaşın bakalım siz.
 
Seçimle Kılıçdaroğlu’nu bile götüremiyorsunuz, sonra çıkıp “bu seçim önce bunlar gitsin”, oyları bölmeyin diye yaygara koparıyorsunuz.
 
Bu saatten sonra secimin hic bir etkisinin olmadigini anlamayan varsa bunun aciklamasi en masum haliyle safliktir.
 
Geri