AKP Hükümeti hala meşru mudur?

Konu sahibi son olarak 3680 gün önce görüldü
AKP Hükümeti hala meşru mudur?

Halkın yarısının oyunu gerçekten aldılar mı?

Son yıllarda yapılan seçimlerde seçmen sayısında olağan dışı oynamalar olmuştur.

2002 seçimlerinde seçmen sayısı 41.291.056 iken,2015 seçimlerinde 54.049.940 olmuştur,13 senede meydana gelen seçmen sayısındaki artış: 12.759.884 tür.

Meydana gelen bu artış dünyanın bir çok ülkesinin toplam nüfusundan fazladır.

Sizlere göre bu artış normal midir?

Türkiye’nin tüm güç ve kaynaklarını yöneten AKP Hükümeti'nin Başbakanı tarafından “BOP’un eşbaşkanı” olduğu açıklandığına göre, gerek iç siyasetteki özelleştirme ve ayrıştırma uygulamaları ve dış siyasetteki BOP’a uygun Irak ve Suriye politikalarıyla bu AKP Hükümeti, anayasamızın değiştirilemez maddesi olan “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütündür” ilkesini resmen ve alenen ihlal etmiş demektir. Hala da ihlal etmeye devam etmektedir.

Bu durumda “AKP Hükümeti hala meşru mudur” sorusunun cevaplanması gerekmektedir. Çünkü ister savaş ister barışta, vatanımızın bölünmez bütünlüğünü hedef almış bir plan ve projede yer almış olan bir hükümet açıkça suç işlemektedir, hem de öyle bir suç ki adına “vatana ihanet” denilebilecek kadar ağır bir suç! Bu, Osmanlı zamanındaki Damat Ferit Hükümeti’nin ülkemiz ve milletimizin varlık ve bekasına karşı İngilizlerle işbirliği yapması kadar ağır bir suçtur, nitekim bu suçu işleyenler o dönemde vatan haini ilan edilerek yurt dışında kovulmuşlardır…


Türkiye, ülkemiz ve milletimizin bölünmez bütünlüğünü hedeflemiş ve kendi hükümetinin de yer aldığı bu BOP projesinin işleyişini durdurmak zorundadır.

Aksi halde zaten ağır ve yakın bir tehdit altında olan Türkiye, varlık ve bekasını sürdürme imkanı bulamayacaktır. Irak’ta olan bitenler, Suriye’de halen yaşanmakta olan süreç, bu tespitimizin doğruluğunu destekleyen açık kanıtlardır.

Eğer ki bir siyasi iktidar düşmanla işbirliği yaparak bir ulusun ve devletin varlık ve bekasını açıktan tehlikeye düşürüyorsa, böylesi bir siyasi iktidara karşı bir ulusun direnişi suç değil meşru müdafaadır.


***
İleri demokrasi.

İleri demokrasi Osmanlı Sarayı, Hitler demokrasisi gibi bişey…

Yani, baştaki kişi, gidişatına, isteklerine, arzularına, hedefine uygun olmayan bir adamı anında, bozuk para gibi Harcayabilir…

Onun astığı astık, kestiği kestiktir…

AKP’nin İleri demokrasisi, tıpkı padişahların çocuklarını, kardeşlerini, yakınlarını kendi çıkarı için gözünü kırpmadan boğazlatması, boğdurması gibi bişeydir.

Başbakanın yüzde 49,5 oy alması, halk tarafından seçilmesi, İleri demokraside pek önemli değildir.

Çünkü kararlar sultanın iki dudağı arasındadır.

Çünkü bu demokraside başkan ya da lider, o ülkenin tek yöneticisi, tek hâkimi, tek söz sahibi, tek başıdır…

Herkes onun dediklerini yapmak, izinden gitmek, amaçlarına ulaşmasına yardımcı olmak zorundadır…

Onun haberi olmadan kuş uçmaz, kervan geçmez, toprağa yaprak bile düşmez…

Çünkü o her şeyi en iyi bilen, gören, her şeye yön verendir…

Çünkü her şey ondan sorulur…

O halkın reisidir…

Milletin, devletin, yargının reisi, imamıdır…

O, sistemin reisidir.

İleri demokraside halk yoktur,ümmet vardır.

Herkes bu demokrasi biçiminde onun emirlerine, görüşlerine, yönlendirmelerine uymak zorundadır…

Asla tepki vermemelidir, karşı koymamalıdır, düşüncesini söylememelidir, itiraz etmemelidir…

Tıpkı bir koyun sürüsünün çobanın kavalını dinlemesi gibi dinlemeli, virgül gibi olmalı, virgül gibi durmalı, virgül gibi eğilmelidir…

“Evet, Efendim, sepet efendim, yerden göğe kadar haklısınız efendim, tam isabetli ve yerinde buyurdunuz efendim, ben de tıpkı sizi gibi düşünüyordum efendim…”

Demelidir…

Peki, demezse ne olur… İşte o zaman Başbakan gibi olur…

Yani?

“Yani eşekten düşmüş hıyara döner”
 
2 kişiden 1 inin oyunu alıyorlar. Şimdi birileri çıkar yok onlar cahil yok onlar kör yok onlar eğitimsiz başlar :)
 
Meşruluk veya meşruiyet siyaset felsefesinde yasaya uygunluk manasına gelir.
Meşrudur diyebilmek için iktidar olma ereği sorgulanır ve yaptıklarına bakılır.
Bu durumda uygundur diyemeyeceğim.
Çünkü ne toplumsal adalet,ne ekonomik adalet,ne toplumsal menfaat ön planda değil.
Cepleri dolan,sınıfını memnun eden,bol bol şehit verilmesine neden olan ,İsrailden madalyalı bir iktidar.
Yasaya uygun olmadığı için de yasayla oynanması cabası.

Kısacası meşru değil,algı oyunlarının ustası sadece.
 
Demokrasinin temeli halk ise şayet sanırım meşrudur.
 
herkesin işine geldiğini meşrulaştırdığı bir Ülkedeyiz günaydın
 
Meşruluk veya meşruiyet siyaset felsefesinde yasaya uygunluk manasına gelir.
Meşrudur diyebilmek için iktidar olma ereği sorgulanır ve yaptıklarına bakılır.
Bu durumda uygundur diyemeyeceğim.
Çünkü ne toplumsal adalet,ne ekonomik adalet,ne toplumsal menfaat ön planda değil.
Cepleri dolan,sınıfını memnun eden,bol bol şehit verilmesine neden olan ,İsrailden madalyalı bir iktidar.
Yasaya uygun olmadığı için de yasayla oynanması cabası.

Kısacası meşru değil,algı oyunlarının ustası sadece.
Tamamen katılıyorum kardeşim.
 
AKP Hükümeti hala meşru mudur?

Meşruya hangi açıdan baktığınıza göre değişir. Meşru kelimesi iki ayrı kavramda incelenebilir.
1-Dinin doğru bulduğu
2-Yasanın doğru bulduğu

Bunlardan ikisini de baz alma gibi bir imkanınız bulunmuyor. İkisini de doğru buluyorsanız, bu zamana kadar bu ülkenin başına gelen hiç bir hükümet meşru değildir.

Halkın yarısının oyunu gerçekten aldılar mı?
Son yıllarda yapılan seçimlerde seçmen sayısında olağan dışı oynamalar olmuştur.

2002 seçimlerinde seçmen sayısı 41.291.056 iken,2015 seçimlerinde 54.049.940 olmuştur,13 senede meydana gelen seçmen sayısındaki artış: 12.759.884 tür.

Meydana gelen bu artış dünyanın bir çok ülkesinin toplam nüfusundan fazladır.

Sizlere göre bu artış normal midir?

2002'de gümrüklerde oy kullanılırken, 2015'te 54 ülkede 100 küsür temsilciliğe sandık götürüldü. Seçmen sayısının artışlarından birisi de budur.

Öte yandan şunu belirtmem gerekir ki, bu hükümeti ben de çokça eleştiriyorum. Yapıcı eleştirilerde bulunuyorum ama yazınızın geri kalanı gerçekten zırvalık. BOP'u nasıl oldu da "Ülkenin bölünmez bütünlüğü"ne aykırı olduğunu düşündünüz, neye dayandırarak?

En öte yandan Ak Parti'nin hala bazı tavırlarını beğenmesem de, bazı yaptıklarını savunamasam da siyasi başarılarına şarpka çıkarmaktan başka bir şey düşünemiyorum. Şu aşağıdaki grafiği de size göstermek isterim. Kİmden ne kadar oy kaymış, niye kaymış.

partiler-oy-gecisijpg.jpg
 
Tamamen katılıyorum kardeşim.

Saygıyla kardeşim:hi:

Toplumların tarihine baktığımızda her ülkede farklı amaçlarla iktidarda yönetme yetkisi bulunduğunu görürüz.
Bunlar:
1-Bir dini misyonu yerine getirme.
2-Bir ideali yaşatma
3-Toplumun ihtiyaçları
4-Bir sınıfın çıkarı.

Yani egemenliğini kullanan yönetim erkinin bir otoriteyi alış şekli ve buna istinaden meşruluğunun ölçüldüğü bu alış şekline ne kadar uygun davrandığı ölçütü vardır.
İktidarın başta olması onu meşru kılmıyor.Ereğine uygun davranması onu meşru kılıyor.

Şahsi olarak birçok açıdan yasaya uygun bulmuyorum.
Çünkü kendileri ile çelişme içindeler.
Tüm toplum için hizmet sunmada başarılı olmadığını zaten siyasi söylemlerindeki bölücülükten görüyoruz.Kendilerini cenneti parsellemiş gibi büyük bir ego içinde ifade edenler bir sınıf icraatçisi gibi ,belli planlamalara doğru sevgi ya da nefret yansıtıyorlar.Kendi partilerini tutmayanları dinsizlikle dahi suçluyorlar.
Bu durumda dini misyon da yerine getirilmiyor.Çünkü dinde ego yoktur.Dinde yetim hakkı yemek yoktur.Tüm toplumu yönetme tüm toplumun kul hakkı sorumluluğunu taşımalarını gerektirir.Adalet-i mahza ifadesi katışıksız tam bir adaleti ifade eder;bir siyasi partiye bir dini endeksleyip o partiye dahil olmayanları dinsizlikle suçlamak ne kadar adildir? Allah elbet onlardan daha iyi bilir.Belki Allah'ın kuluna hoşnutluğu zannettiklerinden fazladır.Bu kulun iradesi dışında bir konudur.
Toplumdaki barış ve huzur da topluma köprü yapmaktan daha elzemdir.Çünkü kaos içinde yaşayıp da varlığını sürdürmüş hiçbir toplum olamaz.İktidar halkına nefreti ,sınıflaşmayı her fırsatta haykırır ve ötekileştirme politikası güderse bu toplum menfaati için çalışmıyor manasına da gelir ki ,bu açıdan da meşru değil.
 
Geri