Aklımdasın diyen balıklar, ömrümsün diyen kelebekler gördüm..!!!

Konu sahibi son olarak 4546 gün önce görüldü
[YOUTUBE]-ly4AJsfgrY[/YOUTUBE]


Sadece gözlerim , birde tebessümüm aklında kalacak. Sen mi; ben seni hiç unutamadım ki, beni içine alan o gamzelerini,şelaleyi andıran gözlerini hani içinde kaybolduğum,sana vurulduğum.. işte anla ben senden hiç gitmedim ki ...
Sensizliğe mahkum ettiğin bir yaşamla başbaşayım...
Yüreğimde açtığın yaralar zor iyileşecek,
sensizlik öyle acı ki.....

Benim kırgınlığım yüreğime demir atıp gidenlere…
Sen neden üstüne alındın ki…!
Bil ki;
Beni Sana Kavuşturacak Tek şeyin ölüm Olduğunu
Bilseydim,
Azrailin Gelmesini Beklemezdim ..
 
Kırık dökük cam kırıkları yüreğim... bilmem ayrılığının kaçıncı ayındayım artık... Gül yangınları sarmış bütün benliğimi... Yokluğun ağır gelir bana... Bu yokluk ki, beni benden alan, ruhumu bedenimden ayıran birşey işte... Gitmek kolay geldi sana habersizce.. Zor olan kalmaktı... Sen kolayı seçtin yine.. Cam kırıkları şimdi benim yüreğim.. Kulağımda acı bir ezgi.. Her tınısında senin gidişin gizli...

Bilmem ayrılığının kaçıncı ayındayım şimdi... Artık ne günleri ne ayları sayar oldum.. Yoruldum yokluğunu saymaktan.. Yokluğun gül yangınları yüreğimde şimdi...

Acımasız bir rüzgâr oldun beni bir yandan bir yana savuran, umut dallarımı kıran bir rüzgâr oluverdin...

Zoru seçseydin eğer sana yüreğimdeki gül bahçelerini sunmak vardı... Kolayı seçtin sen... Gitmeyi seçtin. Giderken kırmayı seçtin ve sen bunları sevdin... Sen bunları severken, ben senin kalmalarını sevmiştim.. Zamansız gidişin bir uçurumdu beynimde.. Sen beni uçuruma atmayı seçtin.

Yanık, acı bir ezgi kulağımda... Her tınıda gül yangınları... Her tınıda gidişin saklı...

Yaseminler açmaz oldu sen gittikten sonra... Ben seni yaseminlerle kalbime dizdim. Senden bir taç yaptım yüreğime... Şimdi yaseminler açmaz oldu.... Kokunu getirmez oldu...

Şimdi sensiz bu şehirde, açmayan yasemin ağaçları ve gül yangınları içinde yaşıyorum.. Ben kalmayı seçtim burda, sen gitmeyi.. Ben yaseminleri yaşatmayı seçtim, sen kurutmayı...

Sen yakmayı seçtin... Zor olan yaşatmaktı...

Aşk ki, yüreğimizi okyanuslara sığdıramayan bir sonsuzluk.. Ben okyanuslara yelken açalım derken, sen habersizce gitmeyi seçtin.. Kalmak ağır mı geldi sana? Aşk ağır mı geldi o acımasız yüreğine?...

Gidişin yüreğimde zehirli bir hançer gibi çakılı kaldı... Kanattıkça, acımasız gidişinin zehri içime aktı.. Aktıkça beni yaktı.. ve yandıkça, içimi gül yangınları sardı.. Yokluğun gül yangınları şimdi yüreğimde... Yoruldum yokluğunu saymaktan her gece...

Geceler karanlık, geceler soğuk, geceler kimsesiz, sensiz... ve geceler acı bir ezgi şimdi benliğimde...

Şimdi sorular var aklımda aşka dair, sevgiye dair... Severek mi gittin yoksa hiç sevmeden mi?

Bakışların hep sever gibiydi... Giderken son kez bakamadım sana, anlayamadım yüreğinde sevgimi de götürdün mü? Sen de yangınlarda mısın şimdi yaptığın kolay seçimden sonra? Yoksa kolayı seçmek senin mutluluğun muydu? Bensizlik mutluluğun muydu da kolayı seçtin... gitmeyi seçtin...

Zor olan kalmaktı.. Aşkımla savaşmaktı... Bilseydim eğer yüreğinde sevgi kırıntıları olduğunu gittiğin yerlerden sana ulaşırdım, geri dönüşün için savaşırdım...

Gidişin ani oldu, gelişin gibi.... Gitme diyemedim ardından... Gitmek kolay geldi sana.. Kaçmak kolaydı, zor olan kalmaktı... Zor olan aşk'ı yaşamaktı... Giderken, geri dönüş umudunu da anladım yanında götürdün....

Yüreğim gül yangınlarında şimdi... Yüreğim uçurumlarda... yüreğim susmakta... yüreğim sensizliğe kanamakta....
 
Yavaş yavaş ölüyorum ben. Gözünün önünde değilim. İyikide değilim.
Bir zamanlar yanlışlıkla sevdiğin bir geçmiş olsamda, yıkıldığımı görmeni istemem. Ben çok güçlüydüm sensizken.
En çokta sensizken.
Beni koruyacak bir sen yoktun. Ben senin içinde yoktum. Ne de artık senin için gidebileceğin bir yolum.
Yıllarca aşkımı anlattım kağıtlara. Yıllarca gamzelerini anlattım satırlara. Gözlerinin güzelliğinden bahsettim onlara. Kömür karası ve ben hariç kimsenin bu denli yanmadığı gözlerinden.
Sözlerinden bahsettim.
Beni uğurlarken senden hiç olmadığı kadar naziktin. Bilmiyorsun belki, ama inan bana ben senin yokluğunu bile sevdim.
Gelsende gelmesende geleceğine inandığım günler belirledim.
Gittiğin günleri yas, geldiğin günlere birkaç damla sen armağan ettim.
Ama ben sen yokken senin varlığında olduğumdan çokta güçlü olmayı seçtim.
Sen, sen beni güçlü bir kız olarak sevmiştin. Ben aslında çok güçsüz bir kızdım sevgilim. Bana gücümü sen verdin. Ve şimdi senin bıraktıklarına ihanet etmemek adına, güçlü bir kız olmayı seçtim.
Ben seni çok sevdim sevgilim. Ve tek dileğim sende beni bir an olsun sevmişssindir.
 
Geceye yenik düşen düşlerim var, geceye ters düşen yan’larım.
Hayâlhânesinde leylayı içen mecnun yüreğim ,
düşlerin düşsüzlğünde yorgun .
hirpani aşıklar artığıyım,
kabul görmedi kalemimdeki lâl yüreğim .
kenan ilinde bir yusuf için ağlar gözlerim
düşmek için bir kuyu ararım gözlerinin yamaçlarından.
Düşlerim düşümde üşüdü, açıldı yüreğimde senli bir yara..
 
35569_603623652990997_1832521341_n.jpg
 
Özledin mi beni, dedim.
Sustu !
Nefesini en derinden aldı ve
Özlenmez mi, dedi !
 
Birisi yara açar, daha sonra hiç kimsenin yara bandı olacağına inanmazsın. Aksine herkesi tuz gibi görmeye başlarsın.
 
Kimi insan, geçmişle geçememişi birbirine karıştırır. Halbuki, geçen iz bırakır, geçemeyen yara.

K.Tazeoğlu
 
''En büyük düşman; kendi algınız, kendi cehaletiniz ve kendi egonuzdur.''
Revolver
 
“Birini sevmeye küçük bir yerinden başlarsın, ya bakışını seversin, ya gülüşünü, ya susuşunu ya da bir sözünü; ve sonra, her şeyini seversin…”
 
"Sen benim içimdeki, benim bile ulaşamadığım yerlere dokundun." (Ya Sonra)
 
flZQn.jpg

Böyle bir eş ve çocuk Allahım herkese nasip etsin :cici:

Ölürüm size:srl:
 
Geri