Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Aklımdasın diyen balıklar, ömrümsün diyen kelebekler gördüm..!!!
peki diye bir kelime var..
gizli bir hazine gibi kelimeler saklayan bir kelime.
ve bu kelimenin anlamını biliyorum
ben.
peki demek;
üzüldüm ama
belirli etmek istemiyorum demek.
gitme ama bunu söyleyemiyor dilim demek.
anla demek..
sev demek.
bil istedim demek…
Öyle kolay değildir hayatıma girmek..
Ve rüyalarıma girmek çok zorlar insanı..
Sevilmesi zor bir insanımdır..
Öyle kolay kolay da alamazsın beni hayatına..
Soğuğumdur, cehennem sıcaklığında da olsan
Senide buz keser sözlerim gözlerim..
Ben öyle kolay kolay sevemem, sevdirmem de kendimi..
Soğuk ile aynı cümle içinde geçer adım..
Konuşursam kalp kırarım..
Yürek ister beni sevmek.
Ben çok zor bir insanımdır..
Ne sevmesini bilirim ne sevilmesini...
İşim gücüm can yakmaktır..
Zalim ile aynı cümlede geçer adım..
Konuşursam can acıtırım..
Cesaret ister karşımda durupta sevilmek..
Tokat yemiş gibi olursun sevgimden..
Tek suçumuz, bir köseyi dönerken karşılaşmamamız. Ya da tramvaydan inerken çarpışıp elimdeki kitaplarımın düşmemesi. Ne yani, sevmiyor muyum şimdi ben seni?
Gidiyorsun... Umarım aldığın karar seni pişman etmez kendine. Umarım doğruya dosdoğru gidersin. Yanıldığını anladığın an geri dön. Seni buralarda bekliyor olacağım. Sadece çok gecikme. Belki yine buralarda olurum ama buralar eskisi kadar burası olur mu bilemem.
Terk etmekle vazgeçmek aynı şey değildir. Gitmiş olsan da vazgeçmediğini biliyorum. Ya da öyle olmasını istiyorum... Dönsen, o kadar hazırım ki affetmeye... Zaten, senin kurduğunu bildiğim tuzaklara bilerek düşmüştüm ben.
Avuçlarımda sevgi kırıkları düşlerimde kaybolmuş bir geçmişin güvensizliği. Yudum yudum içiyorum zamanı yine. Her yudumda hüzün var. Her yudumda solmasını beklediğim sevda tohumlarının gözyaşları var. Kızma bana yar. Dedim ya korkuyorum sana bağlanmaktan.
Korkuyorum aşkına esir olup sonra çekip gidişini seyretmekten. Yüreğim öylesine büyük acıları misafir etti ki gönül dergahında bir yenisini kaldıramaz. Ezilir erir ardından bakan gözlerimin buğusunda.
Gecelerime kattığın aydınlığa bu denli muhtaçken yüreğimin feryatlarını duymazdan gelmeye çalışmak nasıl da zor! Anlatmak istediklerimi anlatamamak gönlümdeki yangını sana ulaşmasın canın yanmasın diye söndürmeye çalışmak. Korkularım kadar acı veriyor bana!
Ellerim ellerine kavuşmadan gözlerim gözlerine değmeden bitsin bu iş. Anla beni yar. Bakışlarım dokunursa bakışlarına avuçlarım avuçlarında kaybolursa duygularımın önüne bend kuracak gücü bulamam kendimde. Akar giderim sana. Ya sonra? Sonrasında korkular işte. O lanet olası korkular! Belki de dolu dolu yaşanacak bir sevdanın tohumlarını öldüren korkular!
Bilmiyorum. Belki de yazık ediyorum “biz” e. Yazık ediyorum geceme doğan güneşe. Ama bildiğim tek bir gerçek var ki ben senden kaçmaya çalıştıkça koşar adım geliyorum sana.
Sana içimden taşıyorum ama her taşkınlığımda senin girdabında boğulmaktan korkuyorum. Minicik kalbimi sensiz bırakmandan seninleyken seni yaşayamamaktan. Korkuyorum sessiz çığlıklar atmaktan içimde seni yaşamaktan.
Ne olur yar ne olur. Eğer birgün “ yaşandı ama buraya kadarmış “ diyeceksen sana koştuğum yollara sonu uçurum olan tuzaklar kur. Kur ki ben sana varmadan düşüp öleyim! Çünkü bu ölüm sende emanet kalan yüreğimle yaşanacak ölümden daha kolay olur.
“Seni seviyorum…”
İçimde kırılan, kırıldıkça yüreğime batan bu öksüz cümleye lütfen kulak ver!
Canım yanıyor…
Güzel günler bizi bekliyor, her şey çok güzel olacak inan!
Lütfen inan bana!
Bana güven… Sıkı sıkıya tutman gerekiyor ellerimden. Sen yanımda olursan eğer başaramayacağım bir şey yok, aşamayacağım hiçbir engel yok seninle…
Her gece yatağın o kocaman boşluğuna sarılarak uyumak ne demek biliyor musun sen? Yalnızlığına küfürler yağdırıp hıçkıra hıçkıra ağlamak, gözyaşlarınla ıslanan yastığın diğer yüzünü çevirmenin ne demek olduğunu biliyor musun?
Bilemezsin…
Çünkü o kadar sevmedin beni ve ben sevip sevmediğini anlayabileceğin kadar yalnız bırakmadım seni!
Eğer bir hata varsa, suçluysa biri; ben kabulleniyorum…
Bu aşkın bütün günahı benim olsun; zaten her gün cehennemi yaşıyorum…
Allah aşkına anla biraz!
Tutunacak başka bir dalım yok, benim için ne demek olduğunu görmüyor musun? Biraz da olsa acımıyor mu canın, söylesene nasıl dayanıyor vicdanın? Seni öyle sevdim, öyle mutlu oldum ki seninle bulutlara çıktım.
Lütfen bana sırtını dönme, yere çakılırım…
Üzülmekten bahsetmiyorum sana! Kırılmaktan çok öte, incinmekten çok daha fazlası!
Hayatın sonu değil belki ama ölümün yarısı…
Ben kadere inanıyorum.
Ama kaderimde severken acı çekmek zorunda kalacak kadar ne yaptım bilmiyorum…
Öyle seviyorum…
'Bana ait olduğun' bir hayalden bahset lütfen. Bi vapur bi de deniz bulalım hemen şimdi. Aramızdaki şu mesafeleri, bitmez tükenmez şu ayrılığı sallayalım martılara, sarılalım...
şimdi sen yoksun ya,
ne uyku tutar gözlerimi
ne gece varır sabaha,
ben yine karanlığın ortasında
yine sensiz bir başıma..
bak yine düştün aklıma
yine uykular haram bana
anlatsam,ne çarşaf anlar halden ne yorgan...