Aklımdasın diyen balıklar, ömrümsün diyen kelebekler gördüm..!!!

Konu sahibi son olarak 4543 gün önce görüldü
Yüreğimde asılı kelimeler var hayata dair..
Yalnızca bana ait.
Yalnızca yalnızlığıma hüküm sürmüş saatler var ...
Kimsesizliğimi yüzüme vuran ama asla konuşmayan!!

Kararsızlıklarım var karşıma çıkan birde...
Bir sonuca bağlanmamış..İpin ucunda asılı kalmış..
Korkularım da var kimselerin bilmediği..
Ürkek bir çocuk misali ürktüğüm..
Hepsini geriye bırakayım diyorum..
Geç kalmışlıklarım takılıyor ayağıma.
Düşüyorum..
E.Ö
 
susuşlarda buldum kendimi..Eski bir kitap arasında kalmış çiçek kadar sessizdi cümlelerim.konuşsam uçuverecek kelimeler..sussam sessizliğimde boğulacak herşey...
 
ayagima ilk basan senmiydin bilmiyorum ama
uzerimde oyle bir hükümetin varki
A desen kurban olacagim
 
Sokul cümlelerime..Başı dik yüreğinle ayaklandır damarlarımdaki donuk kanı..Lehçem ol söyleyemediklerimin…Senden başka yar gözlerinden başka memleket bilmesin yüreğim..Dillendirmediğim cümlelerimle söylemediğim kız cocuğu özlemlerimin tercümanı ol. Avaz avaz bağır beni. Susmalarımda sözüm ol dudaklarımdan dökülen...Konuştuğumda ise susuzluğum ol damarlarımdan avuçlarıma süzülen..Özüm ol canımda tazelenen..Sözüm ol dudaklarımda demlenen.
 
Anlamsız kaldı tüm kelimeler lügatımda.Oysa sen Hiç Bitmeyecek bir roman gibiydin...
Önce Gözlerin sustu Sonra Söylediklerin bitti.Tıpkı benim gibi..
Bitti dedik..
Aslında Biz sadece Kendimizi Bitirdik...

Ölümsüz sanarken sevda vuruşlarını,Hiç farkında olmadan tüketmişiz Sevdalı yarınları...
Ben Küçük bir umut beklerken senden ;Sen Büyük ummanlarda almışsın soluğu...
Ben Yudum yudum içmek isterken seni ;Sen Bir çırpıda tüketmişsin Denizleri...
Git Arkana bakmadan git..
Yaşattığın ve Yaşatacak olduğun acılarıda al giderken ...
Beni Kalem değmemiş Sevdalarıma bırak.​
 
Bir çocuk tebessümünde kaldı gülüşlerim....
Gamzelerim Artık görünmüyor
Gittiğinden beri Geceye hasret güneş gibi Kaldım Sonsuzluklar içinde..


Sen gittin ...Ben Bittim....


Yorgundu Gülüşler
Yorgundu Sana dair yapılan herşey...
Gİderken Sevinçlerimi, Gülüşlerimide götürdün...
Avuçlarımda kalan Kuru bir yalnızlık oldu..


Sen Gittin ,Ben Bittim...


Beraber yaptğımız hiç bir şeye yaklaşmıyorum artık,
Yağmur altında dolaşmıyorum mesela..
Kaçıyorum yağmurdan
Koklamıyorum güzel çiçekleri
Denizi seyretmiyorum uzun uzun...
Hepsinde Sen varken Nasıl yaparım..


Sen gittin...Ben bittim....



Git ,Paramparça olan yüreğimde Sevgi tohumları olmayacak artık..Kurutacağım hepsini..
İsmini Sileceğim Yazılmamış kitaplardan
Hasretini Özlemini Bir kuş kanadıyla uğurlayacağımm
Yapacağım...Seni Unutacağımm..


Çünkü
Sen gittin ..Ben Bittim....
 
Unutulmak zor zanaat be üstat, sen herşeyimsin, sen bir ömürsün diye sunulmuş pembemsi palavralara inat.
Nekadar hatırındayım şimdi? Ve hangi zaman diliminde estirdi rüzgarını, herşeyim dediğin bu meçhul hayat?
Benim gibimisin şimdi sende? ...doludolumu gözlerin ve her savurduğun sözcükte hüzne bulanmış acımsı bir tat...


Hiç unutmuş değilim geceye düşmüş gözlerini, bir abide misali hatrımda tüm ihtişamın ve sunulması mümkünatsız tat.
Şimdi şimdi anlıyorum, yaşam sandığım: şerrimin hayırla hayrımın şerle harmanlandığı muammalarla dolu bir kainat.
Yıkarmış meğe...rse insanı, şerefsizde kılarmış bedeni en kemiksiz halinde, bazende: kahpeninde kahpesi bir avrat.
Anladığınca sevmişim yazık, anladığınca istemiş, anlaşılmadığındaysa bir hoşçakal ederinceymiş hayat.


İçmişliğim var elbet, sarhoşluğum birazda kahrımdan üstat, buğlanmış sanki aynalar karşımda belirli belirsiz bir surat.
ÜSTAT: zerre huzur yok içimde, hayat ters, hayat inat, bir dirhem hükmü kalmazmı canın bedende? kalmadı ruhuma zerre itimat....
Tebessümü silik kalbimin, beynimin en yitik anı şuan, çıktım işte zıvanadan sövdüm geceye, savdım küfrümü ana avrat.
Yıkmıştım içindeki tüm yapıları, açarmıydı tüm kapıları SENi SEVİYORUM deyişim, yada olurmuydu tüm yıkmışlığıma tadilat?


Halbuki, mükafatım bilmiştim seni, tüm çalınmışlıklarıma, boğazımda düğümlenmiş umutlarıma karşılık tazminat.
Sen: Sevmişligimsin benim, beklide tüm beklentilerim, yada tutunmama müsaade edilmeyen hayalimdeki hayat.
Gözlerin: geceye düşmüş y...ıldızdı oysa, çehrene gömülü çizgilerse sırat, saçların: hertelinde yaşam saklı bir kainat.
Bileylenmiş Bıcak bazen sözlerin, bazense güllere kucak açmış toprak, sevginse: cehennem azabından cennete seyahat.

Nezdimde nesin bilmeden, unut gitsin diyorsun, bedenime işlenmiş canımsın üstat ve soluyuşuma bedel bir mükafat.
Aldanma serzenişlerime, bütün renklerim sendin üstat, rengi soluk ömür yelpazeme, vefa ile nakşedilmiş sadakat.
Son kabullenişimsin üstadım, son kıpırdayışısın kalbimin, son ferisin gözlerimin ve son nefese düşmüş salavat.
İşte gidiyorum sırtıma yüklü haklarınla, içimde adı sensizlik konulmuş azap, önümdeyse sen diye uzayıp giden sırat.


Eski bir dostumdan bana yazılmış bir yazı..​
 
..susmaya gidiyorum.../..birazdan dönerim..

acil servis gibi yetiştim bütün kanamalı sevdalarıma
yanlarına gittiğimde,
odaları boştu, çarşafları temiz
bir küçük not bile yoktu../..”kurtardığınız için teşekkür ederiz”

bu yüzden emekliliğimi istedim yorgun aşkların baş hekiminden
tazminatım suskunluk
beni ait olmadığım şehirlerde aramayın,
adresimin caddesi../..burukluk
 
ELİF gibi tekim birim yalnızım…



Yazdım… Elif dedim ilkin.. Mürekkebim bir damladan başlayıp uzarken
sayfanın koynunda ben bir Elif sevdâsı nakşettim sayfalara… Sayfanın
koynu şerha şerha… Sayfa baştan sona âh ü figân tepeden tırnağa kan
revân… Elif’le başladım bu aşkı anlatmaya… Elif dibâcedir Elif mukaddim…
Elif ilktir Elif kadîm… Elif’tir hep ilk adım…

Seviyorum bu şiiri..
 
Zamanın yetmediği sevdama sustum şimdi
Sana dair düşlerim derin uykularda
Yolcuyum bu gece kimbilir kaçıncı kez
Kaç umudu yitirdim içimdeki boşlukta
Bir arsız yalnızlık ki yüreğimde kök salmış
Ve bütün sevdalarım firari kaderimden
Sahipsiz duygularım bana bile yabancı
Ağladıkça alevler çıkıyor gözlerimden
Bu gece bir kez daha kabullendim bahtımı
Sana dair hislerim içimde acımakta
Bütün doğrularımı götürdü yanlışlarım
Yüreğim kendisiyle iç hesaplaşmada.
.​
 
Sadece yalnızlıktır aradığım..

Kalabalıklardan kaçmam gerek..
Tonlarca elem yüklü sırtımda..
Anlatamadıgım ve anlayamadığım çok şey!..
 
Hesaplaşma yüklü bir gecenin sabahıydı sana vedam. Oysa sen sadece hoşça kal dedim sanmıştın...Kanter içinde kaldı dudaklarım sana söyleyemediklerimi kendime haykırmaktan. Söylesem anlamazdın, biliyorum...

Üstünde hiçbir etiket olmayan bir şişeye konmuş bir yardım mesajıydı kelimelerim...Ben ıssız bir adada; yanında almak isteyebileceği üç şeyi bile olmayan bir kazazedeydim. Çok tirajik biliyor musun? Üç şey alamazdım yanıma, almayı isteyebileceğim tek şey sendin...

Ve sen bana aynı cümlenin içindeki iki kelime kadar yakın; ve aynı zamanda aynı cümlenin içinde asla bir araya gelemeyecek iki kelime kadar uzaktın...Çelişkilerin bileşkesi bir sevgili...

Şarkılar saki olmuştu masama. Hep acı olan mezelerimi getirirken soframa, biri geldi biri gitti upuzun bir yalnızlık boyunca...Şarabımın tadı daha mı mayhoştu ne! O tanıdık tadı yapıştırabilmek için dudaklarıma, günün ağarması gerekti kadehlerin tanıdık lal kırmızısında...​
 
İki özne bir yüklemdik.
Yine de eksiktik.
Sen bir özne daha dahil ettin cümlemize.
Ben düştüm sonra, iki kaldınız.
Nasılsa devrik bir cümleydik.
Ne süslü kelimelerdik, ne de bir anlam yüklendik.
Geçmiş zamanda başladık yazılmaya, şimdiki zamana yenildik.
Biz iki özne bir cümleye yetemedik.
ikimiz bir olup ta bir yükleme denk gelemedik.
Şimdi ayrı hikayelerin ayrı cümlelerinde, ayrı sevdaları taşıyoruz anlam diye.
Nesne acı, yüklem ayrılık.
Sen ihanete eş anlam, ben kendi cümlesinde kaybolmuş gizli özne....
 
Kestim yüreğimin bileğini


İçimdeki karanlığı büyütüyorum herkesten gizleyerek

Kestim yüregimin bileğini..


ruhum kara teslim..

üşüyorum ...


Açtığın derinliği saklamak için kendimden, daha büyüğünü esir ediyorum içimde

Tutunacak dallarımı çoktan kırdın..

Şimdi söyle..

Söyle

Dinliyorum .....
 
"Öyle horozlar var ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar .."

Ne çok insan var böyle..
Altı üstü insansın
Biraz fazla gaz vermişler havalanmışsın!!!
Sert inişler yaşamaman dileğiyle..
 
17634950fea35258616.jpg



Ey yalnızların,kendi başına kalmışların arkadaşı.
Ey mutsuzluğa düşmüşlerin yardımcısı.
Ey yoksulların zengini.
Ey zayıfların gücü.
Ey fakirlerin hazinesi.
Ey gariplerin sığınağı.
Ey tek güç ve kudret sahibi.
Ey ihsanıyla tanınan keremi sonsuz Rabbim.
Resulullah ve yakınlarının hürmetine sıkıntılarımı gider.
Ey Rabbim! Sen sıkıntılarıma karşı hazırladığım,
Musibetim,
Anında ümidimsin.
Yalnızlığımda arkadaşımsın.
Gurbetinde dostum,kederli halimde beni ferahlatansın.
İhtiyacım anında yardıma koşan,zor anlarımda sığınağımsın.
Beni korkuların karanlığından kurtaran aydınlığımsın.
Ey Rabbim! Sen şaşkınlığımda yol gösterensin.
Biliyorum ki;
Rabbim sen günahlarımı bağışlayan,ayıplarımı örtensin.
Sıkıntılarımdan kurtaran,kalbimi sevgiyle süsleyensin.
Sen kalbimin tek tabibi ve sevgilisisin.
Sen ki şaşkınlara yol gösterensin.
Muhtaç olanlara yardım eder,korunmak isteyenleri korursun.
Beni de korunan,gözenen,yardım edilen,dertlerine derman olunan kullarının içinde say ALLAH'IM!

Amin.
 
Off sıkıldım..Şöyle iki lafın belini kıracak dostum gelsede muhabbet etsek..:(
 
Ve Sen Gidersen ne KaLır Benden geriye..?
Düşündün mü hiç ey Yar..!
Benden UzakLarda aLdığın Nefes biLe Yeter Diyemezken Ben..
Sen Hangi Tende kestin soLuğunu..!
 
Y ü r e ğ i m

toparlan gidiyoruz!
ya da
toparlandım gidelim!
ârafta kalakalmak yakışmadı bize;
bir adım atalım hadi
“ y â r ” deyip susalım;


“y â r ”dandır deyip razı olalım!
 
Geri