2 Gün önce birisi için yazdığım bir yazı. 30 dk gibi bir süre de yazdım. Hatalarım var ise affola.
Küçük Ali hasta yatağında yatmaktaydı. Amansız bir hastalık ile yıllarca küçük bedeni acı içinde yatağa mahkumdu.
Ailesinin durumu hiç iyi değildi. Ali ve ailesi babalarını çok zamansız kaybetmişti.
Bütün yük küçük Ali,nin kendinden 5 yaş büyük abisine kalmıştı.
13 yaşındaki Ömer bu yaşta yaşıtları gibi sokakta oynaması gerekirken büyük bir adam gibi ailesinin sorumluluğunu üstlenmişti.
Ali hasta olmadan önce hep oyuncak satan yerdeki cam vitrindeki antika gibi duran beyaz atın hep kendisinin olmasını istiyordu.
Ama kader onu küçük yaşında ölümcül bir hastalığa yakalamıştı.
Abisi ise küçük Ali,nin bu oyuncağı ne kadar çok istediğini biliyordu.
Ama durumları iyi olmadığından Ömer belkide kardeşinin son istediğini yerine getiremiyordu.
Ömer kısa zaman önce oduncunun yanına işe girerek biraz para kazanarak hem evi geçindiriyordu.
Hemde arta kalan para ile kardeşine o antika bembeyaz olan atı almak istiyordu
Ömer hüzünlü bir biçimde oyuncakçının önündeki yaşlı ağacın altında durup kardeşinin hep istediğini o beyaz ata baktı ve gözünden 2 damla yaş geldi ve küçük al al olmuş yanaklarına değerek yere düştü.
Ağzından zor olsada Seni alacağım. Ne olursa olsun seni kardeşime götüreceğim dedi.
Ve hava yavaş yavaş kararıyordu. Sokak lambalarının ışığı altında yavaş adımlarla eve doğru gitti.
Eve geldiğinde üstündeki kenarları yırtılmış montunun düğmelerini açtı ve evin girişindeki sandalyenin üstüne koydu.
Yavaş adımlarla kardeşinin yanına gitmeye kalktı Ömer ama kardeşini ölüm döşeğinde gördükçe hep için acıyordu.
Yavaş yavaş yanına geldi kardeşinin. Ali abisini görünce çok sevindi. Ali : tükenmiş bir halde abi hoş geldin dedi.
Ömer kardeşinin yanında ağlamamak için zor tutuyordu kendini. Ömer : Hoş bulduk kardeşim dedi. ve yanına oturdu.
Abi kardeş uzunca dertleştikten sonra. Ömer kardeşinin yanından ayırlarak kendi yatağına yatmaya gitti.
Ömer kafasını yatağına koyunca sessizce ağlamaya başladı. Ömer eski günler aklına geldikçe dahada ağlıyordu.
Babaları ile geçirdikleri zaman akıllarına geldikçe Ömer,in yanaklarından yaşlar bir nehir gibi akmaya başladı.
Ömer ağlamaktan bitkin düşmüştü Küçük bedeni uykuya ve yorgunluğa dayanamadı. Oracıkta uyuya kaldı. Ve aradan haftalar geçti.
Ömer oyuncak atı alacak parayı biriktirmişti. İçinde sevinç ile hüzün karışımı bir his vardı. Ömer iş çıkışını sabırsızlıkla bekliyordu.
Kardeşinin ne kadar mutlu olacağını düşüyordu. Ve sonunda iş bitmişti. Ömer küçük bedeni ile hızlı adımlarla oyuncak saten dükkana geldi.
İçeri girdi ve vitrindeki duran beyaz atı almak istediğini söyledi. oyuncağı alan Ömer koşar adımlarla evin yolunu tuttu.
Eve vardığında bir sesler geliyordu. Ömer ne oldu ne oluyor birine bir şeymi oldu diye söylenmeye başladı.
Yüzündeki sevinç bir anda yerini endişeye bıraktı. Eve iyice yaklaştığında Annesinin sesini duymaya başladı.
Ömer yok olamak yoksa yoksaaaa diye aklına kötü şeyler gelmeye başladı.Ömer hızlıca eve girdi evin içi çok kalabalıktı.
Herkes bir anda Ömer,e baktı. Ömer ne oluyor burada dedi. Kimse bir şey söyleyemiyordu. Herkesin yüzünde bir hüzün vardı.
Kimse cesaret edipte Ömer,e Bir şey söyleyemiyordu.Ömer yıkılmış bir halde kardeşinin olduğu odaya giriyordu. Ömer odaya girdi.
Ve Yok olamak şimdi olamaz. böyle olamaz diyerek bağırmaya başladı.Ömer annesinin yanına giderek yakasına sarılarak anne Ali bana ölmedi de.
Böyle olamaz anne diye haykırmaya başladı. Annesi de hiç bir şey diyemedi. Ömer kardeşinin baş ucuna gitti. Üstünü beyaz bir çarşaf örtmüşlerdi.
Ömer ne yapacağını bilmiyordu. Kelimeler boğazından yukarı çıkmıyordu.Ömer kardeşinin üstündeki beyaz çarşafı yavaş yavaş kaldırarak Ali,nın yüzüne baktı.
Ömer kardeşinin yüzüne bakarak. Ali hediyeni getirdim uyan kardeşim lütfen. dedi.
Ömer aldığı hediyeyi. alinin baş ucuna koydu. Sonunda Ömer dayanamadı ve kardeşini sarılarak gözlerinden ırmaklar boşalırcasına ağladı.
Küçük Ali hasta yatağında yatmaktaydı. Amansız bir hastalık ile yıllarca küçük bedeni acı içinde yatağa mahkumdu.
Ailesinin durumu hiç iyi değildi. Ali ve ailesi babalarını çok zamansız kaybetmişti.
Bütün yük küçük Ali,nin kendinden 5 yaş büyük abisine kalmıştı.
13 yaşındaki Ömer bu yaşta yaşıtları gibi sokakta oynaması gerekirken büyük bir adam gibi ailesinin sorumluluğunu üstlenmişti.
Ali hasta olmadan önce hep oyuncak satan yerdeki cam vitrindeki antika gibi duran beyaz atın hep kendisinin olmasını istiyordu.
Ama kader onu küçük yaşında ölümcül bir hastalığa yakalamıştı.
Abisi ise küçük Ali,nin bu oyuncağı ne kadar çok istediğini biliyordu.
Ama durumları iyi olmadığından Ömer belkide kardeşinin son istediğini yerine getiremiyordu.
Ömer kısa zaman önce oduncunun yanına işe girerek biraz para kazanarak hem evi geçindiriyordu.
Hemde arta kalan para ile kardeşine o antika bembeyaz olan atı almak istiyordu
Ömer hüzünlü bir biçimde oyuncakçının önündeki yaşlı ağacın altında durup kardeşinin hep istediğini o beyaz ata baktı ve gözünden 2 damla yaş geldi ve küçük al al olmuş yanaklarına değerek yere düştü.
Ağzından zor olsada Seni alacağım. Ne olursa olsun seni kardeşime götüreceğim dedi.
Ve hava yavaş yavaş kararıyordu. Sokak lambalarının ışığı altında yavaş adımlarla eve doğru gitti.
Eve geldiğinde üstündeki kenarları yırtılmış montunun düğmelerini açtı ve evin girişindeki sandalyenin üstüne koydu.
Yavaş adımlarla kardeşinin yanına gitmeye kalktı Ömer ama kardeşini ölüm döşeğinde gördükçe hep için acıyordu.
Yavaş yavaş yanına geldi kardeşinin. Ali abisini görünce çok sevindi. Ali : tükenmiş bir halde abi hoş geldin dedi.
Ömer kardeşinin yanında ağlamamak için zor tutuyordu kendini. Ömer : Hoş bulduk kardeşim dedi. ve yanına oturdu.
Abi kardeş uzunca dertleştikten sonra. Ömer kardeşinin yanından ayırlarak kendi yatağına yatmaya gitti.
Ömer kafasını yatağına koyunca sessizce ağlamaya başladı. Ömer eski günler aklına geldikçe dahada ağlıyordu.
Babaları ile geçirdikleri zaman akıllarına geldikçe Ömer,in yanaklarından yaşlar bir nehir gibi akmaya başladı.
Ömer ağlamaktan bitkin düşmüştü Küçük bedeni uykuya ve yorgunluğa dayanamadı. Oracıkta uyuya kaldı. Ve aradan haftalar geçti.
Ömer oyuncak atı alacak parayı biriktirmişti. İçinde sevinç ile hüzün karışımı bir his vardı. Ömer iş çıkışını sabırsızlıkla bekliyordu.
Kardeşinin ne kadar mutlu olacağını düşüyordu. Ve sonunda iş bitmişti. Ömer küçük bedeni ile hızlı adımlarla oyuncak saten dükkana geldi.
İçeri girdi ve vitrindeki duran beyaz atı almak istediğini söyledi. oyuncağı alan Ömer koşar adımlarla evin yolunu tuttu.
Eve vardığında bir sesler geliyordu. Ömer ne oldu ne oluyor birine bir şeymi oldu diye söylenmeye başladı.
Yüzündeki sevinç bir anda yerini endişeye bıraktı. Eve iyice yaklaştığında Annesinin sesini duymaya başladı.
Ömer yok olamak yoksa yoksaaaa diye aklına kötü şeyler gelmeye başladı.Ömer hızlıca eve girdi evin içi çok kalabalıktı.
Herkes bir anda Ömer,e baktı. Ömer ne oluyor burada dedi. Kimse bir şey söyleyemiyordu. Herkesin yüzünde bir hüzün vardı.
Kimse cesaret edipte Ömer,e Bir şey söyleyemiyordu.Ömer yıkılmış bir halde kardeşinin olduğu odaya giriyordu. Ömer odaya girdi.
Ve Yok olamak şimdi olamaz. böyle olamaz diyerek bağırmaya başladı.Ömer annesinin yanına giderek yakasına sarılarak anne Ali bana ölmedi de.
Böyle olamaz anne diye haykırmaya başladı. Annesi de hiç bir şey diyemedi. Ömer kardeşinin baş ucuna gitti. Üstünü beyaz bir çarşaf örtmüşlerdi.
Ömer ne yapacağını bilmiyordu. Kelimeler boğazından yukarı çıkmıyordu.Ömer kardeşinin üstündeki beyaz çarşafı yavaş yavaş kaldırarak Ali,nın yüzüne baktı.
Ömer kardeşinin yüzüne bakarak. Ali hediyeni getirdim uyan kardeşim lütfen. dedi.
Ömer aldığı hediyeyi. alinin baş ucuna koydu. Sonunda Ömer dayanamadı ve kardeşini sarılarak gözlerinden ırmaklar boşalırcasına ağladı.