Akın

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü
AKIN

Yeni doğmuş bir hilal Kanlısır'a doğru kaydı,
Bayırlara süngüler, bir şimşekten orman yaydı.
Dalgalanan bu korkunç ışıklarla göğü sarsar,
Boruların çığlığı, kişnemeler, hırıltılar...

Hücum vardı, zabitler yalın kılıç atımıştı.
Şarapneller, boşlukta birbirine çarpıyorken,
Kırık, dökük topların harabesi üzerinden,
Aşan erler, karşıki sipere sarılmıştı.

Akıncılar, düşmanı yine sağdan soldan vurdu;
Kaçışırken bir tabur Türk önünde bir kolordu,
Şükunetle ihtiyat saflarında sıra bekler.
Şehnameler halkı, çetin yüzlü, er zeybekler...

Yanıyorduk bu çılgın ateş ve kan mahşerinden,
Fakat düşman, bozgunun dehşetiyle üşüyordu,
Zelzeleli gülleler, bulutları parçalarken,
Yara alan şihab olup düşüyordu.

Ay ışığı altında dağlar altın taç giyindi;
Yamaçlardan bir çelik kasırgası baş gösterdi;
Bu, pek zorlu hücumu, hayretlerle gören derdi:
"Serden geçti, dalkılıç"lar tarihlerden indi.

Düşmanların günahkar işlerinde, ızdırabın,
Cisimlenmiş manası, en karanlık şekli vardı;
Bizimkiler üstüne görünmeyen bir mihrabın
Kandilinden "cennet"i müjdeleyen nûr yağardı.

Bir tarafta bu fani yaşayışı küçük gören,
Şehadetle hudutsuz bir hayata hak kazanan
Sağ olurlar, yatarken, bir tarafta sedyelerden
Gülümseyen bahadırlar, dönüyordu şan yolundan

Uzak dağlar aşarak maceralı şarkın engin
Semasını kapladı kızıl duman halkaları;
Uğultular içinde coşan hırçın Akdeniz'in
Bir cihangir göğü gibi kabarmıştı dalgaları

Gün doğuyor gökleri yine sardı kan buğusu;
Kızarıyor sarışın yıldızların mavi yurdu;
Her neferi bir serdar olan yaman Türk ordusu.
Bulutlara muzaffer kılıcını siliyordu.



HAKKI SÜHA

Yeni Mecmua, Nüsha-i Fevkalade, 1331
 
Geri