BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,605
-
- Tepkime puanı
- 3,185
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
aile yapısı ve ilişkileri dersi - ailede çocuk ayırımı - ailede anne baba tutumları - çocuklar arasında cinsiyet farkı gözetmek
Çocuğun dünyaya gelmesiyle eşlerin rol ve sorumlulukları değişmektedir. Dünyaya gelen bebek eşlere, anne baba olmanın sevinç ve mutluluğuyla birlikte, yeni rol ve sorumluluklar da yüklemektedir. Eşler arasındaki bağ, aileye yeni bir üyenin katılmasıyla yaşam bağına dönüşmektedir.
Ana babanın görevi, çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra, onu yaşamda güvenli kılmak, ona yaşamı öğretmek ve sorunlarla başa çıkabilmesi için yol göstermektedir.
Çocuk yetiştirmek, yeterli bilgi ve becerilerin yanı sıra sabır ve dayanışmayı da gerektirir.
Ana babaların bilmesi gereken en önemli şey, çocuğun ilk yıllardaki aile yaşamının izlerini tüm yaşamı boyunca taşıdığıdır. Çocuğa karşı takından tavır ve yöneltilen davranışlar, ilk yaşantıların oluşmasında büyük önem taşır.
Anne baba, kişiliğin oluşumunda önemli rol oynayan ilk özdeşim modelleridir. Çocuğa mutlu ve huzurlu bir aile ortamı yaratmak, bu ortamda ona iyiyi, doğruyu, güzeli, sabır ve hoşgörüyle öğretmek, ana babalık rolünün esasını oluşturur.
Çocuğa Verilen Değer
Çocuğa verilen değer iki boyutta incelenmektedir.
- Maddi Değer: Çocuğun maddi değerinden kastedilen çocuğun yaşlılık güvencesi olarak görülmesi, büyüdüğünde aileye ekonomik katkıda bulunması beklentisidir.
- Psikolojik Değer: Çocuğun aileye maddi katkısı önemli değildir. Çocuğun duygusal bir değeri vardır. Çocuktan sadece duygusal ilgi beklenmektedir.
Kağıtçıbaşı’nın Çocuğun Değeri Araştırmasında (1980) kırsal kesimde ve az gelişmiş bölgelerde çocuğun maddi değerinin önem kazandığı, kentte ve gelişmiş bölgelerde ise çocuğun psikolojik değeri üzerinde durulduğu görülmüştür.
Bulgular, kentleşme ve sosyoekonomik gelişme sonucu maddi bağımlılıkta azalma olduğunu ortaya koymaktadır.
Maddi ve yaşlılık güvencesi beklentileri az gelişmiş, çok çocuklu ve eğitim düzeyi düşük kesimlerde daha yaygındır.
Çocuğa atfedilen değere cinsiyet farklılığı açısından bakıldığında ise ana babalar erkek çocuklarından, kızlarına göre daha fazla ekonomik yardım beklemekte ve erkek çocuklarını yaşlılık güvencesi olarak görmektedir. Bu sonuç bazı kesimlerde ve ailelerde erkek çocuk tercihinin bir açıklaması olabilir.
İster maddi, isterse psikolojik değer atfedilmiş olsun, Türk toplumunda çocuk her zaman aile için bir sevinç ve mutluluk kaynağıdır. Aile denildiğinde de akla karı koca ve çocuklardan oluşan birlik gelir. Özellikle kırsal kesimde doğan her çocuk Tanrı’nın bir armağanı olarak kabul edilir.
Anne Baba Tutumları
Anne babalar, çocuğun en uzun süre ve en yakın etkileşimde olduğu aile üyeleridir. Ana, baba ve çocuk ilişkileri, büyük ölçüde ana babanın çocuk yetiştirme tarzları ve çocuğa karşı tutumları ile şekillenir. Ana baba tutumları, çocuğun ailedeki ve toplumdaki yerini belirler. Çocukta, temel karakteristik özelliklerin oluşmasında en etkili faktördür.
Ana babanın çocuğa karşı tutumlarını şekillendiren pek çok etken vardır. Bu etkenlerin başlıcalarını iki başlık altında toplayabiliriz.
Çocukla ilgili olanlar
- Çocuğun dünyaya geliş zamanı (ailenin içinde bulunduğu durum, istenip istenmemesi vb.)
- Çocuğun dünyaya geliş sırası (ilk, ortanca, en küçük çocuk)
- Çocuğun cinsiyeti (ailenin beklentisi, daha önceki çocukların cinsiyeti vb.)
- Çocuğun özellikleri (sağlıklı, özürlü olma)
Ana baba ile ilgili olanlar
- Ana babanın yaşı (çok genç ya da geç ana baba olma)
- Ana babanın sağlık durumu (bedensel, ruhsal)
- Ana babanın yetiştikleri aile ortamı (ailenin yapısı ve ilişkileri)
- İş ve sosyal yaşamın ana baba üzerindeki etkileri (iş ve sosyal yaşama uyum, iş koşulları)
- Yaşam olaylarının ana baba üzerindeki etkileri (ölüm, iflas, doğal afetler vb.)
- Ana babanın eğitim düzeyi
- Ana babanın beklentileriyle şekillendirdiği çocuk imajı (cinsiyet, sağlık, kişilik vb.)
- Ana babanın yaşadığı toplumun kültürel değerleri
Yukarıda sıralanan etkenlerin bir ya da bir kaçının bir arada bulunmasına bağlı olarak ana babanın çocuğa karşı tutumları biçimlenmekte, davranışları değişmektedir.
Örneğin; çok erken yaşta yapılan bir evlilikte, istenmeyen bir gebelik sonucu dünyaya gelen bebeğe karşı ana baba tutumları ile evlilikle ilgili sorunlarını çözmüş, kendini her yönden ana baba olmaya hazır hisseden bir çiftin tutumları arasında farklılıkların olabileceği gibi.
Sözü edilen etkenlere bağlı olarak şekillenen ana baba tutumları, değişik kaynaklarda farklı şekillerde verilmektedir. Bu sınıflamalardan yararlanarak yaygın ana baba tutumlarını şöyle örnekleyebiliriz:
- Reddetme
- İlgisizlik
- Aşırı koruma
- Baskı altında bulundurma
- Kabul etme
- Hoşgörülü olma
- Çocuğa boyun eğme
- Çocuktan kusursuz olmasını bekleme
Ana baba tutumlarının çocuğun kişilik gelişimi üzerindeki etkilerini konu alan araştırma bulgularına göre; çocuğa gösterilen ilgi ve şefkatin, destek ve rehberliğin, tutarlı disiplinin derecesi arttıkça, çocuğun kişilik gelişimi olumlu yönde olmakta; tersine aşırı koruyuculuğun, fiziksel ve duygusal cezalandırmanın çocuktan kusursuz olmasını beklemenin derecesi arttıkça, olumsuz kişilik yapısı gelişmektedir.
Çocuklarda görülen uyum bozukluklarının nedeni, büyük ölçüde hatalı ana baba tutumlarına dayanmaktadır.
Çocuğun dünyaya gelmesiyle eşlerin rol ve sorumlulukları değişmektedir. Dünyaya gelen bebek eşlere, anne baba olmanın sevinç ve mutluluğuyla birlikte, yeni rol ve sorumluluklar da yüklemektedir. Eşler arasındaki bağ, aileye yeni bir üyenin katılmasıyla yaşam bağına dönüşmektedir.
Ana babanın görevi, çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra, onu yaşamda güvenli kılmak, ona yaşamı öğretmek ve sorunlarla başa çıkabilmesi için yol göstermektedir.
Çocuk yetiştirmek, yeterli bilgi ve becerilerin yanı sıra sabır ve dayanışmayı da gerektirir.
Ana babaların bilmesi gereken en önemli şey, çocuğun ilk yıllardaki aile yaşamının izlerini tüm yaşamı boyunca taşıdığıdır. Çocuğa karşı takından tavır ve yöneltilen davranışlar, ilk yaşantıların oluşmasında büyük önem taşır.
Anne baba, kişiliğin oluşumunda önemli rol oynayan ilk özdeşim modelleridir. Çocuğa mutlu ve huzurlu bir aile ortamı yaratmak, bu ortamda ona iyiyi, doğruyu, güzeli, sabır ve hoşgörüyle öğretmek, ana babalık rolünün esasını oluşturur.
Çocuğa Verilen Değer
Çocuğa verilen değer iki boyutta incelenmektedir.
- Maddi Değer: Çocuğun maddi değerinden kastedilen çocuğun yaşlılık güvencesi olarak görülmesi, büyüdüğünde aileye ekonomik katkıda bulunması beklentisidir.
- Psikolojik Değer: Çocuğun aileye maddi katkısı önemli değildir. Çocuğun duygusal bir değeri vardır. Çocuktan sadece duygusal ilgi beklenmektedir.
Kağıtçıbaşı’nın Çocuğun Değeri Araştırmasında (1980) kırsal kesimde ve az gelişmiş bölgelerde çocuğun maddi değerinin önem kazandığı, kentte ve gelişmiş bölgelerde ise çocuğun psikolojik değeri üzerinde durulduğu görülmüştür.
Bulgular, kentleşme ve sosyoekonomik gelişme sonucu maddi bağımlılıkta azalma olduğunu ortaya koymaktadır.
Maddi ve yaşlılık güvencesi beklentileri az gelişmiş, çok çocuklu ve eğitim düzeyi düşük kesimlerde daha yaygındır.
Çocuğa atfedilen değere cinsiyet farklılığı açısından bakıldığında ise ana babalar erkek çocuklarından, kızlarına göre daha fazla ekonomik yardım beklemekte ve erkek çocuklarını yaşlılık güvencesi olarak görmektedir. Bu sonuç bazı kesimlerde ve ailelerde erkek çocuk tercihinin bir açıklaması olabilir.
İster maddi, isterse psikolojik değer atfedilmiş olsun, Türk toplumunda çocuk her zaman aile için bir sevinç ve mutluluk kaynağıdır. Aile denildiğinde de akla karı koca ve çocuklardan oluşan birlik gelir. Özellikle kırsal kesimde doğan her çocuk Tanrı’nın bir armağanı olarak kabul edilir.
Anne Baba Tutumları
Anne babalar, çocuğun en uzun süre ve en yakın etkileşimde olduğu aile üyeleridir. Ana, baba ve çocuk ilişkileri, büyük ölçüde ana babanın çocuk yetiştirme tarzları ve çocuğa karşı tutumları ile şekillenir. Ana baba tutumları, çocuğun ailedeki ve toplumdaki yerini belirler. Çocukta, temel karakteristik özelliklerin oluşmasında en etkili faktördür.
Ana babanın çocuğa karşı tutumlarını şekillendiren pek çok etken vardır. Bu etkenlerin başlıcalarını iki başlık altında toplayabiliriz.
Çocukla ilgili olanlar
- Çocuğun dünyaya geliş zamanı (ailenin içinde bulunduğu durum, istenip istenmemesi vb.)
- Çocuğun dünyaya geliş sırası (ilk, ortanca, en küçük çocuk)
- Çocuğun cinsiyeti (ailenin beklentisi, daha önceki çocukların cinsiyeti vb.)
- Çocuğun özellikleri (sağlıklı, özürlü olma)
Ana baba ile ilgili olanlar
- Ana babanın yaşı (çok genç ya da geç ana baba olma)
- Ana babanın sağlık durumu (bedensel, ruhsal)
- Ana babanın yetiştikleri aile ortamı (ailenin yapısı ve ilişkileri)
- İş ve sosyal yaşamın ana baba üzerindeki etkileri (iş ve sosyal yaşama uyum, iş koşulları)
- Yaşam olaylarının ana baba üzerindeki etkileri (ölüm, iflas, doğal afetler vb.)
- Ana babanın eğitim düzeyi
- Ana babanın beklentileriyle şekillendirdiği çocuk imajı (cinsiyet, sağlık, kişilik vb.)
- Ana babanın yaşadığı toplumun kültürel değerleri
Yukarıda sıralanan etkenlerin bir ya da bir kaçının bir arada bulunmasına bağlı olarak ana babanın çocuğa karşı tutumları biçimlenmekte, davranışları değişmektedir.
Örneğin; çok erken yaşta yapılan bir evlilikte, istenmeyen bir gebelik sonucu dünyaya gelen bebeğe karşı ana baba tutumları ile evlilikle ilgili sorunlarını çözmüş, kendini her yönden ana baba olmaya hazır hisseden bir çiftin tutumları arasında farklılıkların olabileceği gibi.
Sözü edilen etkenlere bağlı olarak şekillenen ana baba tutumları, değişik kaynaklarda farklı şekillerde verilmektedir. Bu sınıflamalardan yararlanarak yaygın ana baba tutumlarını şöyle örnekleyebiliriz:
- Reddetme
- İlgisizlik
- Aşırı koruma
- Baskı altında bulundurma
- Kabul etme
- Hoşgörülü olma
- Çocuğa boyun eğme
- Çocuktan kusursuz olmasını bekleme
Ana baba tutumlarının çocuğun kişilik gelişimi üzerindeki etkilerini konu alan araştırma bulgularına göre; çocuğa gösterilen ilgi ve şefkatin, destek ve rehberliğin, tutarlı disiplinin derecesi arttıkça, çocuğun kişilik gelişimi olumlu yönde olmakta; tersine aşırı koruyuculuğun, fiziksel ve duygusal cezalandırmanın çocuktan kusursuz olmasını beklemenin derecesi arttıkça, olumsuz kişilik yapısı gelişmektedir.
Çocuklarda görülen uyum bozukluklarının nedeni, büyük ölçüde hatalı ana baba tutumlarına dayanmaktadır.