P
pan
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Sürdük geceye yıldızları,
ışıktan yollar döşedik.
Ve damla damla erirken yıldızlarımız,
toprak damlı evlerde umut sönerken,
başladık yeniden güneşten döllenmeye,
ıssız bir acıya bin süngü birden batarken.
Yıkılanlar oldu bu sıra.
Korku,
çürümüş bir beyin olarak
kafalarda yatarken,
dağ başlarında kurşunlandılar...
Doğan bir çocuğa armağan oldu adları,
unutuldular,
korkuları unutulmadı.
Kent yorgunu paslı bir alkol gecesine,
kitaptan,
katliam gibi korkan general gecelerine,
radyolara,
radarlara,
ajans haberlerine
ve
burjuva düşlerine yıkıldılar.
Dağlar bir acılı masaldır artık
ve üniversite,
kan davalarından arta kalan bir feodaldir.
Gelinler ağlayarak girer gerdeğe.
Türkü söylemesini bilmez çocuklar.
Gözlerim bin yaşında evliya türbeleri,
sen yoksun diye…
Söz: Orhan Kotan
ışıktan yollar döşedik.
Ve damla damla erirken yıldızlarımız,
toprak damlı evlerde umut sönerken,
başladık yeniden güneşten döllenmeye,
ıssız bir acıya bin süngü birden batarken.
Yıkılanlar oldu bu sıra.
Korku,
çürümüş bir beyin olarak
kafalarda yatarken,
dağ başlarında kurşunlandılar...
Doğan bir çocuğa armağan oldu adları,
unutuldular,
korkuları unutulmadı.
Kent yorgunu paslı bir alkol gecesine,
kitaptan,
katliam gibi korkan general gecelerine,
radyolara,
radarlara,
ajans haberlerine
ve
burjuva düşlerine yıkıldılar.
Dağlar bir acılı masaldır artık
ve üniversite,
kan davalarından arta kalan bir feodaldir.
Gelinler ağlayarak girer gerdeğe.
Türkü söylemesini bilmez çocuklar.
Gözlerim bin yaşında evliya türbeleri,
sen yoksun diye…
Söz: Orhan Kotan