BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,600
-
- Tepkime puanı
- 3,180
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
9.sınıf din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri - güzel ahlak - ahlaklı olmak
Ahlak, "tabiat, huy, alışkanlık, adet, yaradılış" gibi anlamlara gelen Arapça hulk kelimesinin çoğuludur.
Terim olarak ahlak; insanın iyi veya kotu olarak nitelendirilen niteliklerini, huylarım ve davranışlarını ifade eder. Ahlak; mutlak olarak iyi olduğu kabul edilen ya da belli bir hayal anlayışından kaynaklanan davranış kuralları topluluğu olarak da tanımlanmıştır." Bu tanımlarına rağmen ahlak, genelde, insanın iyi huylarını, doğru ve güzel olan davranışlarını ifade etmek için kullanılmaktadır.
Ahlakın din ile çok yakın bir ilişkisi vardır. Ahlakın din ile olan ilişkisini ortaya koyabilmek için, dinin ve ahlakın insan davranman üzerindeki olumlu ve birbirine paralel etkilerini dikkate almak gerekir.
irade sahibi bir varlık olarak yaratılan insanın davranışlarını iki grupta değerlendirmek mümkündür:
1. insanın doğuştan getirdiği ve tabiatında var olan huylarından kaynaklanan davranışlardır. İnsanların sahip oldukları huyların içerisinde iyi olanlar bulunduğu gibi kötü olanlar da vardır. Vefakarlık, dürüstlük, hayırseverlik, cömertlik, hoşgörü, alçak gönüllülük, iyi olan ve herkes tarafından beğenilip takdir edilen huylardır. Kıskançlık, ikiyüzlülük, cimrilik, geçimsizlik, kin gütmek gibi tutumlar ise kötü olan ve sevilmeyen huylardır. İnsanın davranışlarının bir kısmı bu iyi ve kotu huylarından kaynaklanmaktadır
Din ve ahlak, insanın iyi huylarından kaynaklanan alçak gönüllü olma, yoksullara yardım etme, doğruyu söyleme, dürüst davranma, hoşgörülü olma gibi davranışları tasvip eder İnsanı, bu iyi davranışlarını sürdürme hususunda da teşvik eder. Buna karşılık din ve ahlak; insanın kotu huylarından kaynaklanan kıskançlık gösterme, ikiyüzlü davranma, yalan söyleme gibi davranışları ise tasvip ermez. İnsanı, bu tür davranışlardan vazgeçirmeye çalışır ve onlardan uzak durmaya çağırır.
2. insanın davranışlarının bir kısmı da İradesi ile yapmaya karar verdiği hareketlerdir. İnsanın bütün davranışlarını inceleyip değerlendiren din ve ahlak; onun, iradesiyle yaptığı hareketlerde de daima İyiye, güzele ve doğruya yönelik davranmasını ister.
ilahi dinlerde ahlaka büyük önem verilmiş; ahlakın iyi ve güzel kabul ettiği hususlar bu dinlerde ya emir ya da tavsiye edilmiştir. Yahudiliğin On Emri, Hıristiyanlığın sevgi ve merhamete dayanan dünya görüşü, İslam'ın güzel ahlakı yerleştirmeyi hedefleyen esasları, ilahi dinlerde ahlaka verilen önemi çok açık olarak gösterir.
Din üç ahlak birbirinden soyutlanamaz. Ancak, her ne kadar din' ile ahlak arasında sıkı bir bağ bulunmaktaysa da dinsiz insanın veya toplumun ahlaksız olduğu söylenemez Çünkü, bir dine bağlı olmayan kişi veya toplumda da birtakım ahlaki prensipler bulunmaktadır
Şimdi, din ile ahlak arasında amaç, kaynak, konu ve yaptırımları yönünden mevcut olan ilişkiyi öğrenelim.
a. Amaçları Yönünden
Dinin ve ahlakın amaçları birbirine paralel ve birbiriyle uyum içerisindedir.
Ahlakın amacı; insanı, şeref ve haysiyetine yaraşır bir yasama düzeyine ulaştırmak, onu daima iyiye, güzde, doğruya yönlendirip kötülüklerden uzak tutmaktır. Dinin amacı da insanlara maddi ve manevi alanlarda iyi yolu göstermek, insanların doğru olmalarını sağlamak,, anları ahlaki yönden olgunlaştırıp dünya ve ahiret mutluluğuna ulaştırmaktır. Örneğin; İslam dinini insanlara tebliğ etmiş olan Peygamber Efendimizin: "Ben, güzel ahlakı tamamlamak için gönderil d im."" buyurması bize bunu göstermektedir. Sevgili Peygamberimizin, bir başka hadisinde de: "Müminlerin iman bakımından en olgunu ahlakça yeri güzel olandır."buyurması, intanı güzel ahlak sahibi yapmanın İslam dininin amaçlarından olduğunu ortaya koymaktadır. '
Dmııni7in emrettiği bütün hususlar, güzel ahlakı tamamlayan tutum ve davranırlardır. Din, insanların doğruluk, dürüstlük, iyilik, hayırseverlik, cömertlik, sevgi, şefkat, barış ve kardeşlik gibi ahlaki tutum ve davranışlara önem vermelerini ister, insanları kötülük, yalancılık, cimrilik, ikiyüzlülük, gıybet, kıskançlık gibi kötü huylardan da sakındırır. Bir dini inanca sahip olan kimse, bu inancının gereği olarak ahlaki prensiplere uymaya, dolayısıyla iyi olan davranışları yerine getirmeye, kutu olan davranışlardan da kaçınmaya çalışır. Bunlar, ahlakın da anı güçlendirir.
Ahlakın ve ahlaki erdemlerin en büyük destekçisi dindir Özellikte Ahiret inancına yer veren dinler, ahlaka daha fazla yer ve önem vermekte ve insanları ahlaka uygun davranmaya yönlendirmektedir. Bu dinler, emir ya da tavsiye ellikleri ahlaki prensipleri yerine getiren kimselerin ödüllendirileceklerini de vaat etmektedirler. Bu vaat, ahlaki prensiplere uymada insanları motive etmektedir.
b. Kaynakları Yönünden
Ahlakın Kaynağı
Ahlakın kaynağı konusunda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür Psikologlara göre ahlakın kaynağı vicdandır. Onlara göre ahlak, insanların davranışları ile ilgili bir kavramdır. Bir insanın üstün ahlak bilgileriyle donatılmış olması o in&anın ahlaklı olması için yeterli değildir. Kişi, bildiklerim yaşantısında uygulamasıyla ahlaklı olur insanı ahlaki davranışları yapmaya yönlendiren etken de vicdandır.
Sosyologlar ise ahlakın kaynağının toplum olduğunu ileri sürmüşlerdir. Sosyologlar, her toplumun kendi dini inançları, örfleri, gelenek ve görenekleri doğrultusunda oluşturduğu bir ahlak anlayışının olduğunu, bir toplumdaki ahlaki anlayışın bir başka toplumda kabul göremeyebileceğini, bu bakımdan bir toplumun kendine özgü ahlakının kaynağının o toplumun kendisi olduğunu söylemektedirler.
Dinler, vicdanı ve toplumu ahlakın kaynağı ve ölçüsü kabul etmemiştir. İlahi dinlere göre ahlakın kaynağı vahiydir, yani Allah'ın bildirdiği hükümlerdir, ilkel dinlere göre ahlakın kaynağı, o dinin kurucusunun öğretilerine dayanan dini anlayıştır.
Ahlakın kaynağı konusunda ortaya atılan bu görüşler birbirlerinden farklı olsa da aralarında bağlantı bulunmaktadır. Temelde din ahlaktan, ahlak da dinden tamamen soyutlanamaz. Çünkü ilahi dinlerde de ilahi olmayan dinlerde de ahlaka büyük önem verilmiş ve insanları güzel ahlaklı yapmak amaç ediniliridir. Dinin bu konudaki hükümleri, emir ve tavsiyeleri insanın vicdanını etkilemektedir.
Ahlak, "tabiat, huy, alışkanlık, adet, yaradılış" gibi anlamlara gelen Arapça hulk kelimesinin çoğuludur.
Terim olarak ahlak; insanın iyi veya kotu olarak nitelendirilen niteliklerini, huylarım ve davranışlarını ifade eder. Ahlak; mutlak olarak iyi olduğu kabul edilen ya da belli bir hayal anlayışından kaynaklanan davranış kuralları topluluğu olarak da tanımlanmıştır." Bu tanımlarına rağmen ahlak, genelde, insanın iyi huylarını, doğru ve güzel olan davranışlarını ifade etmek için kullanılmaktadır.
Ahlakın din ile çok yakın bir ilişkisi vardır. Ahlakın din ile olan ilişkisini ortaya koyabilmek için, dinin ve ahlakın insan davranman üzerindeki olumlu ve birbirine paralel etkilerini dikkate almak gerekir.
irade sahibi bir varlık olarak yaratılan insanın davranışlarını iki grupta değerlendirmek mümkündür:
1. insanın doğuştan getirdiği ve tabiatında var olan huylarından kaynaklanan davranışlardır. İnsanların sahip oldukları huyların içerisinde iyi olanlar bulunduğu gibi kötü olanlar da vardır. Vefakarlık, dürüstlük, hayırseverlik, cömertlik, hoşgörü, alçak gönüllülük, iyi olan ve herkes tarafından beğenilip takdir edilen huylardır. Kıskançlık, ikiyüzlülük, cimrilik, geçimsizlik, kin gütmek gibi tutumlar ise kötü olan ve sevilmeyen huylardır. İnsanın davranışlarının bir kısmı bu iyi ve kotu huylarından kaynaklanmaktadır
Din ve ahlak, insanın iyi huylarından kaynaklanan alçak gönüllü olma, yoksullara yardım etme, doğruyu söyleme, dürüst davranma, hoşgörülü olma gibi davranışları tasvip eder İnsanı, bu iyi davranışlarını sürdürme hususunda da teşvik eder. Buna karşılık din ve ahlak; insanın kotu huylarından kaynaklanan kıskançlık gösterme, ikiyüzlü davranma, yalan söyleme gibi davranışları ise tasvip ermez. İnsanı, bu tür davranışlardan vazgeçirmeye çalışır ve onlardan uzak durmaya çağırır.
2. insanın davranışlarının bir kısmı da İradesi ile yapmaya karar verdiği hareketlerdir. İnsanın bütün davranışlarını inceleyip değerlendiren din ve ahlak; onun, iradesiyle yaptığı hareketlerde de daima İyiye, güzele ve doğruya yönelik davranmasını ister.
ilahi dinlerde ahlaka büyük önem verilmiş; ahlakın iyi ve güzel kabul ettiği hususlar bu dinlerde ya emir ya da tavsiye edilmiştir. Yahudiliğin On Emri, Hıristiyanlığın sevgi ve merhamete dayanan dünya görüşü, İslam'ın güzel ahlakı yerleştirmeyi hedefleyen esasları, ilahi dinlerde ahlaka verilen önemi çok açık olarak gösterir.
Din üç ahlak birbirinden soyutlanamaz. Ancak, her ne kadar din' ile ahlak arasında sıkı bir bağ bulunmaktaysa da dinsiz insanın veya toplumun ahlaksız olduğu söylenemez Çünkü, bir dine bağlı olmayan kişi veya toplumda da birtakım ahlaki prensipler bulunmaktadır
Şimdi, din ile ahlak arasında amaç, kaynak, konu ve yaptırımları yönünden mevcut olan ilişkiyi öğrenelim.
a. Amaçları Yönünden
Dinin ve ahlakın amaçları birbirine paralel ve birbiriyle uyum içerisindedir.
Ahlakın amacı; insanı, şeref ve haysiyetine yaraşır bir yasama düzeyine ulaştırmak, onu daima iyiye, güzde, doğruya yönlendirip kötülüklerden uzak tutmaktır. Dinin amacı da insanlara maddi ve manevi alanlarda iyi yolu göstermek, insanların doğru olmalarını sağlamak,, anları ahlaki yönden olgunlaştırıp dünya ve ahiret mutluluğuna ulaştırmaktır. Örneğin; İslam dinini insanlara tebliğ etmiş olan Peygamber Efendimizin: "Ben, güzel ahlakı tamamlamak için gönderil d im."" buyurması bize bunu göstermektedir. Sevgili Peygamberimizin, bir başka hadisinde de: "Müminlerin iman bakımından en olgunu ahlakça yeri güzel olandır."buyurması, intanı güzel ahlak sahibi yapmanın İslam dininin amaçlarından olduğunu ortaya koymaktadır. '
Dmııni7in emrettiği bütün hususlar, güzel ahlakı tamamlayan tutum ve davranırlardır. Din, insanların doğruluk, dürüstlük, iyilik, hayırseverlik, cömertlik, sevgi, şefkat, barış ve kardeşlik gibi ahlaki tutum ve davranışlara önem vermelerini ister, insanları kötülük, yalancılık, cimrilik, ikiyüzlülük, gıybet, kıskançlık gibi kötü huylardan da sakındırır. Bir dini inanca sahip olan kimse, bu inancının gereği olarak ahlaki prensiplere uymaya, dolayısıyla iyi olan davranışları yerine getirmeye, kutu olan davranışlardan da kaçınmaya çalışır. Bunlar, ahlakın da anı güçlendirir.
Ahlakın ve ahlaki erdemlerin en büyük destekçisi dindir Özellikte Ahiret inancına yer veren dinler, ahlaka daha fazla yer ve önem vermekte ve insanları ahlaka uygun davranmaya yönlendirmektedir. Bu dinler, emir ya da tavsiye ellikleri ahlaki prensipleri yerine getiren kimselerin ödüllendirileceklerini de vaat etmektedirler. Bu vaat, ahlaki prensiplere uymada insanları motive etmektedir.
b. Kaynakları Yönünden
Ahlakın Kaynağı
Ahlakın kaynağı konusunda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür Psikologlara göre ahlakın kaynağı vicdandır. Onlara göre ahlak, insanların davranışları ile ilgili bir kavramdır. Bir insanın üstün ahlak bilgileriyle donatılmış olması o in&anın ahlaklı olması için yeterli değildir. Kişi, bildiklerim yaşantısında uygulamasıyla ahlaklı olur insanı ahlaki davranışları yapmaya yönlendiren etken de vicdandır.
Sosyologlar ise ahlakın kaynağının toplum olduğunu ileri sürmüşlerdir. Sosyologlar, her toplumun kendi dini inançları, örfleri, gelenek ve görenekleri doğrultusunda oluşturduğu bir ahlak anlayışının olduğunu, bir toplumdaki ahlaki anlayışın bir başka toplumda kabul göremeyebileceğini, bu bakımdan bir toplumun kendine özgü ahlakının kaynağının o toplumun kendisi olduğunu söylemektedirler.
Dinler, vicdanı ve toplumu ahlakın kaynağı ve ölçüsü kabul etmemiştir. İlahi dinlere göre ahlakın kaynağı vahiydir, yani Allah'ın bildirdiği hükümlerdir, ilkel dinlere göre ahlakın kaynağı, o dinin kurucusunun öğretilerine dayanan dini anlayıştır.
Ahlakın kaynağı konusunda ortaya atılan bu görüşler birbirlerinden farklı olsa da aralarında bağlantı bulunmaktadır. Temelde din ahlaktan, ahlak da dinden tamamen soyutlanamaz. Çünkü ilahi dinlerde de ilahi olmayan dinlerde de ahlaka büyük önem verilmiş ve insanları güzel ahlaklı yapmak amaç ediniliridir. Dinin bu konudaki hükümleri, emir ve tavsiyeleri insanın vicdanını etkilemektedir.