-
- Katılım
- Kasım 23, 2010
-
- Mesajlar
- 326
-
- Tepkime puanı
- 2,356
-
- Puanları
- 353
-
- Konum
- Neptün
18 bin Âlemden söz edilir. İnsan, Hayvan ve Cinlerin hâricinde bilinen bilinmeyen binlerce canlı türü olduğu da şüphe götürmeyen bir gerçek. Zîra isimleri tam konulmasa da, gözlere aşikâr olmasalar da oralarda bir yerlerde bir çok canlı var aslında. ''Uzaylı'' adı altında daha çok nam salmış varlıkların henüz yoklukları bile netleşmemişken varlıkları tartışılmaya devam ediyor. Öyle ki binlerce hikâye, görgü tanıkları ve hâdiselerin olduğu, esrarengiz olayların cereyan ettiği vakalar var. Bir kısmı hurafe olsa da çoğu gerçek. İnanan inanmayana göre göreceli bir perspektifte yer alan bu mevzu daha çok su götürür gibi durmakta.
Gerçi insan tuhaf bir varlık. Kendisine gönderilen Kur'an-ı Kerim'de Cinlerin varlığından bahsedilmesine rağmen inanmayan kesimler var. Görmedikleri için içlerine sindiremiyorlar. Aynı şekilde kendilerini yaratan Yüce'ye yaklaşımları da bu tarz. Bilimsel kanıtları net olmayan insan dışı varlıklara, uzayda bir yerlerde yaşamını sürdüren canlılara da inanmak onlar için bir hayli zor elbet. Lâkin ''Alemlerin Rabbi'' olarak Yüce Kitapta nitelendirilen Yüce Yaratıcının İnsan ve bilinen diğer canlılardan daha farklı ve bambaşka biçimde canlılar yaratmış olması, yaratabilme kudreti kadar su götürmez bir gerçek. O yüzden fazla düşünmeye gerek yok. Bizlerden başkaları da var bu âlemde. Hem de niceleri... Birbirimizi bilsek de bilmesek de, tanısak da tanımasak da bir arada yaşıyoruz belki. Ya da birbirlerimizden çok uzaklardayız.
Her ne olursa olsun mühim olan, her canlının kendini kabul gördüğü gibi, şahsına münhasır bir defteri olduğu (Amel Defteri) ve bu hayatının sonunda o deftere işlediklerinden hesaba çekileceğini bilmesidir. Başkalarından önce kendisini iyi tanımalı ve ona göre hayatını devam ettirmelidir.
Not: Bir forumdan kopyaladığım için reklama düşme sebebiyle alıntı veremiyorum maalesef
Gerçi insan tuhaf bir varlık. Kendisine gönderilen Kur'an-ı Kerim'de Cinlerin varlığından bahsedilmesine rağmen inanmayan kesimler var. Görmedikleri için içlerine sindiremiyorlar. Aynı şekilde kendilerini yaratan Yüce'ye yaklaşımları da bu tarz. Bilimsel kanıtları net olmayan insan dışı varlıklara, uzayda bir yerlerde yaşamını sürdüren canlılara da inanmak onlar için bir hayli zor elbet. Lâkin ''Alemlerin Rabbi'' olarak Yüce Kitapta nitelendirilen Yüce Yaratıcının İnsan ve bilinen diğer canlılardan daha farklı ve bambaşka biçimde canlılar yaratmış olması, yaratabilme kudreti kadar su götürmez bir gerçek. O yüzden fazla düşünmeye gerek yok. Bizlerden başkaları da var bu âlemde. Hem de niceleri... Birbirimizi bilsek de bilmesek de, tanısak da tanımasak da bir arada yaşıyoruz belki. Ya da birbirlerimizden çok uzaklardayız.
Her ne olursa olsun mühim olan, her canlının kendini kabul gördüğü gibi, şahsına münhasır bir defteri olduğu (Amel Defteri) ve bu hayatının sonunda o deftere işlediklerinden hesaba çekileceğini bilmesidir. Başkalarından önce kendisini iyi tanımalı ve ona göre hayatını devam ettirmelidir.
Not: Bir forumdan kopyaladığım için reklama düşme sebebiyle alıntı veremiyorum maalesef