Ü
Üyelik Silinmiştir.
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Güzel İstanbul. Taşı , toprağı altın kentimiz. Dünya'nın en güzel kentisin sen evet. Kız Kulesi , Galata Köprüsü , Dolmabahçe Sarayı , Sultanahmet Meydanı , Eminönü ve daha bir çok mükemmel yerin sahibi şehir! Tarihin o kadar büyük ki , yaz yaz bitmez bu satırlara. Sorunların da elbette.
En büyük sorunlarından birisi de ulaşım değil mi? İstanbul trafiği diye bir kavram var lugatımızda. Boğucu , bitmek bilmeyen , sinir bozan o trafik. Bir de yeni Fatih Sultan Mehmet ve Haliç Köprülerinde onarım çalışmaları başladı biliyorsunuz. Artık siz düşünün o trafiği dostlarım. Ne yapsın İstanbul , bu trafiğe bir çözüm var mı sizce?
Bana sorarsanız yok. Hele bir de her yedi evin , dördünün kendi arabaları olduğunu düşünürsek. Artık o her sabah işe giderken içinde bulunulan trafik , akşam iş çıkışı eve dönerken ki trafik , bir de bu trafiğe aksilik olarak onarım çalışması eklendi şimdi. Üç ay boyunca bir de. Maç döneminde olmaması iyi oldu ama bu onarımın. En azından maç günleri felç olan trafik onarım sırasında ne halde olurdu düşünebiliyor musun?
Peki ne yapacağız yahu bu üç ay? Nasıl baş edeceğiz bu trafikle? Ah be güzel İstanbul'lu kardeşim. Sana belki daha zor geliyor elbette ama , toplu taşımayı bari şu üç ay bir kullansan? 39 ilçeli İstanbul diyelim. Her ilçeden iki vatandaş toplu taşımayı tercih etse , tam 78 araç trafikte olmayacak ki bu sayıyı ikiden yukarıya da çekebiliriz elbette. Peki ya böyle bir şey olacak mı sizce? Ben zannetmiyorum açıkçası. Benim canım İstanbul vatandaşım o çileyi çeker yine de kullanır arabasını. Neden mi? Çünkü konfor var , belki arabasıyla gitmesi gerekiyor işte elbette ya da ben arabamla gideyim de diğerleri nasıl olsa toplu taşımaya yönelir düşüncesi.
Bu üç ay nasıl geçer bilemiyorum arkadaşlar ama , İstanbul'u seven birisi olarak , o şairlerin aşık olduğu mükemmel İstanbul'umuzun vatandaşların sabıra ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Tek dileğim , bu üç aylık onarım sürecinin en az problemle noktalanması.
Melih 19/6/2012
En büyük sorunlarından birisi de ulaşım değil mi? İstanbul trafiği diye bir kavram var lugatımızda. Boğucu , bitmek bilmeyen , sinir bozan o trafik. Bir de yeni Fatih Sultan Mehmet ve Haliç Köprülerinde onarım çalışmaları başladı biliyorsunuz. Artık siz düşünün o trafiği dostlarım. Ne yapsın İstanbul , bu trafiğe bir çözüm var mı sizce?
Bana sorarsanız yok. Hele bir de her yedi evin , dördünün kendi arabaları olduğunu düşünürsek. Artık o her sabah işe giderken içinde bulunulan trafik , akşam iş çıkışı eve dönerken ki trafik , bir de bu trafiğe aksilik olarak onarım çalışması eklendi şimdi. Üç ay boyunca bir de. Maç döneminde olmaması iyi oldu ama bu onarımın. En azından maç günleri felç olan trafik onarım sırasında ne halde olurdu düşünebiliyor musun?
Peki ne yapacağız yahu bu üç ay? Nasıl baş edeceğiz bu trafikle? Ah be güzel İstanbul'lu kardeşim. Sana belki daha zor geliyor elbette ama , toplu taşımayı bari şu üç ay bir kullansan? 39 ilçeli İstanbul diyelim. Her ilçeden iki vatandaş toplu taşımayı tercih etse , tam 78 araç trafikte olmayacak ki bu sayıyı ikiden yukarıya da çekebiliriz elbette. Peki ya böyle bir şey olacak mı sizce? Ben zannetmiyorum açıkçası. Benim canım İstanbul vatandaşım o çileyi çeker yine de kullanır arabasını. Neden mi? Çünkü konfor var , belki arabasıyla gitmesi gerekiyor işte elbette ya da ben arabamla gideyim de diğerleri nasıl olsa toplu taşımaya yönelir düşüncesi.
Bu üç ay nasıl geçer bilemiyorum arkadaşlar ama , İstanbul'u seven birisi olarak , o şairlerin aşık olduğu mükemmel İstanbul'umuzun vatandaşların sabıra ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Tek dileğim , bu üç aylık onarım sürecinin en az problemle noktalanması.
Melih 19/6/2012