Agnostisizm

Konu sahibi son olarak 719 gün önce görüldü
Ateizm'den farkli olarak soft Tanrisizlik diyebiliriz.Zira Ateizm yaratidilisi komple reddedip orjine maddeyi koyarken,Agnostizim bu gorusu biraz da yumusatip,merkezine mechuliyet tefekkurunu sabitleyip,Tanri'nin varligi/yoklugu konusunda cekimser kalir.Cunku Agnostiklere gore bir Tanri varsa ki olabilir/olmayabilir,bu Tanri'nin kendini ifade etmek icin araya Elci,Kitap muhtelif iletisim araclari koymasi akla pek aykiridir.Zira ihtiyaclari sonsuz olan insanin,Tanri'nin lisanini anlamasi,dusuncelerini idrak edebilmesi imkansizdir.

"Bildigim tek sey,hic bir sey bilmedigimdir." diyen Sokrates,bu inanc sistemini yuzlerce yil once ozetlemistir.
 
öncelikle agnostizim değil, agnostizm onu bir düzeltelim. ya eğer varsa sağlamcılığı agnostiklerden ziyade deistlerde görülür. agnostikler daha mantığa dayalı düşünürken deist veya ateistler daha keskin görüşleri vardır. altını çizmekte yarar var zira bilinemezcilik bir inançtan ziyade bir çıkarımdır. agnostisizm bir fikir akımıdır, yani herhangi bir din yahut inanç değildir. ilahi veya doğaüstü varlıkların bilinmediğini, bilimsel olarak ispatlanamadığı ve gözlemlenemediği sürece bilinemez olduğunu savunan felsefi ideadır. kaldıki bilinemezcilik çıkarımını yapmak için illaki bütün inançlardan feragat edilmesi gerekmez. ölümden sonra yaşamı veya başka bir rahatlatıcı senaryoyu umut etmek için felsefi olarak bilinemezci olmaya da gerek yok zaten. bana göre agnostizm insanın felsefi düşüncesinin son durağıdır. zaten tanrı'nın varlığına inanmak da, inanmamak da pek mantıklı değil. biz insanların beyni bunu idrak edebilecek düzeyde evrimleşmemiştir. tanrının kendini insanlara istap etme ve tapınılmasını bekleme düşüncesi bana da saçma geliyor ancak bu tanrının olma ihtimalini ortadan kaldırmıyor. agnostizm felsefi bakımdan en sağlam disiplindir. benim de desteklediğim ve felsefi düşüncemin merkezine koyduğum düşünce biçimidir. eh biraz da nihilizm var tabii.
 
Yoneticilerden rica edelim konu basligini "Agnostisizm" olarak guncellesinler.İkaz icin tesekkurler @Ocean seni bulmusken bir kac sual edelim.

Agnostikler olasiliklar dairesin de olsa bile,Yaratici'nin kendini tanitmak icin,bir araci tutmasini daha dogrusu Yaradilanlari muhatap almasini,Tanri vasfina bir paradoks olarak addediyor.İhtimal dahi olsa bir yaraticinin varligina paye verilirken,insanla ilgilenmesine veya kendini tanitmasina neden ihtimal verilmiyor?Tanri'nin tanrisalligina halel mi gelmis oluyor?
 
Yoneticilerden rica edelim konu basligini "Agnostisizm" olarak guncellesinler.İkaz icin tesekkurler @Ocean seni bulmusken bir kac sual edelim.

Agnostikler olasiliklar dairesin de olsa bile,Yaratici'nin kendini tanitmak icin,bir araci tutmasini daha dogrusu Yaradilanlari muhatap almasini,Tanri vasfina bir paradoks olarak addediyor.İhtimal dahi olsa bir yaraticinin varligina paye verilirken,insanla ilgilenmesine veya kendini tanitmasina neden ihtimal verilmiyor?Tanri'nin tanrisalligina halel mi gelmis oluyor?

merhabalar düşünür dostum,

peygamberlik müessesesi yahudiler arasında ortaya çıktığı zaman, yahudi toplumunun ataerkil bir yapıya sahip olması en muhtemel ihtimallerden birisi olsa gerek. zira hiç kadın peygamber gönderilmemiş olması da bu şüpheyi doğrular nitelikte. hoş o zaman da kadın peygamber kuyruk sallamadıkça, erkek mürit peşinden koşmaz diye bir atasözü kesin günümüze kadar gelirdi. kimbilir belki de tanrı bir kadındır ve erkekleri ayak işlerinde kullanmıştır diye düşünüyorlardır : ) tabii merafor yapmaktansa bu konu derinlemesine tartışılabilir.

ben bu konuda pek ayrıntılara takılmıyorum aslında, bana göre tek bir tanrı vardır o da zamandır. zamandan önce bir şey yoktur, çünkü öncesinden söz edilemez. aynı şekilde sonrası da yoktur. her şeye gücü yeter. hiçbir güç karşısında dayanamaz. onun karşısında her şey acizdir. her derdin ilacıdır, her şeyi önemsiz kılandır. her yerdedir ve hiçbir yerdedir. kendisini tam olarak kavramak imkansızdır, ancak varlığı da reddedilemez. kendisi düşünüldüğünde her şey çok anlamsızdır, aynı zamanda da kendisi her şeye anlam katandır.

tanrı olduğunu düşün, yedi adet müzik notası yaratmışsındır. yedi adet notayı ve bunları kullanarak, şarkı yapacak olan insanı da yaratmışsındır. insan ise yedi adet notayı kullanarak içinden geldiği gibi bir şarkı çalar milyonlarca farklı türde parça yapabilirler bu yedi notanın dizilimlerini değiştirerek. tanrı hangi şarkı olacağına, hangi notaları kullanarak çalacağına karışmaz bilmez ama sonuç itibariyle hangi yedi taneyi kullanacağını bilir. felsefi konjonkturde de zaman öyle bir şey işte. ne yaparsan yap o zamanın içinde yapabileceksin her şeyi ötesinde değil.
 
merhabalar düşünür dostum,

peygamberlik müessesesi yahudiler arasında ortaya çıktığı zaman, yahudi toplumunun ataerkil bir yapıya sahip olması en muhtemel ihtimallerden birisi olsa gerek. zira hiç kadın peygamber gönderilmemiş olması da bu şüpheyi doğrular nitelikte. hoş o zaman da kadın peygamber kuyruk sallamadıkça, erkek mürit peşinden koşmaz diye bir atasözü kesin günümüze kadar gelirdi. kimbilir belki de tanrı bir kadındır ve erkekleri ayak işlerinde kullanmıştır diye düşünüyorlardır : ) tabii merafor yapmaktansa bu konu derinlemesine tartışılabilir.

ben bu konuda pek ayrıntılara takılmıyorum aslında, bana göre tek bir tanrı vardır o da zamandır. zamandan önce bir şey yoktur, çünkü öncesinden söz edilemez. aynı şekilde sonrası da yoktur. her şeye gücü yeter. hiçbir güç karşısında dayanamaz. onun karşısında her şey acizdir. her derdin ilacıdır, her şeyi önemsiz kılandır. her yerdedir ve hiçbir yerdedir. kendisini tam olarak kavramak imkansızdır, ancak varlığı da reddedilemez. kendisi düşünüldüğünde her şey çok anlamsızdır, aynı zamanda da kendisi her şeye anlam katandır.

tanrı olduğunu düşün, yedi adet müzik notası yaratmışsındır. yedi adet notayı ve bunları kullanarak, şarkı yapacak olan insanı da yaratmışsındır. insan ise yedi adet notayı kullanarak içinden geldiği gibi bir şarkı çalar milyonlarca farklı türde parça yapabilirler bu yedi notanın dizilimlerini değiştirerek. tanrı hangi şarkı olacağına, hangi notaları kullanarak çalacağına karışmaz bilmez ama sonuç itibariyle hangi yedi taneyi kullanacağını bilir. felsefi konjonkturde de zaman öyle bir şey işte. ne yaparsan yap o zamanın içinde yapabileceksin her şeyi ötesinde değil.

Merhaba,

Yahudilik,Nubuvvet ve Kadin mevzusuna hic girmeyelim ustad.Zira su an ben herhangi bir dini ozne olarak almadan elestiride bulunuyorum.Lakin ozu bilinen bir dini ozne olarak kabul edersek Hz. Havva ve Hz. Meryem'in peygamberligi munazara konusudur ve derinlemesine serhe muhtactir.

Zaman konusuna gelirsek...Esasen zaman mefhumundan sadrolan perspektifin cok iyi.Zaman kavrami su an muspet bilimin dahi aciklayamadigi bir kavram.Gunumuzde astrofizikciler ve teorikfizikciler zaman ve maddenin ezeliyati konusunda birbirlerini surekli tekfir ediyorlar.Senin bakis acin astrofizikcilerin bakis acisina ve mefkuresine daha uygun.İbn-i Sina ve Farabi'nin de zaman hakkindaki terennumleri senin dusuncene yakin.Kuran'da yer alan Asr suresi ve Allah'in Zaman'a Yemin etmesi,zamanin ne derece onemli oldugunu gosteriyor.

Tanri olmak ve ben.Dusuncesi bile tovbe ve tecdid-i iman etmeye sebep. : )
 
Merhaba,

Yahudilik,Nubuvvet ve Kadin mevzusuna hic girmeyelim ustad.Zira su an ben herhangi bir dini ozne olarak almadan elestiride bulunuyorum.Lakin ozu bilinen bir dini ozne olarak kabul edersek Hz. Havva ve Hz. Meryem'in peygamberligi munazara konusudur ve derinlemesine serhe muhtactir.

Zaman konusuna gelirsek...Esasen zaman mefhumundan sadrolan perspektifin cok iyi.Zaman kavrami su an muspet bilimin dahi aciklayamadigi bir kavram.Gunumuzde astrofizikciler ve teorikfizikciler zaman ve maddenin ezeliyati konusunda birbirlerini surekli tekfir ediyorlar.Senin bakis acin astrofizikcilerin bakis acisina ve mefkuresine daha uygun.İbn-i Sina ve Farabi'nin de zaman hakkindaki terennumleri senin dusuncene yakin.Kuran'da yer alan Asr suresi ve Allah'in Zaman'a Yemin etmesi,zamanin ne derece onemli oldugunu gosteriyor.

Tanri olmak ve ben.Dusuncesi bile tovbe ve tecdid-i iman etmeye sebep. : )

ilginç bir mefhum zaman kimilerinin yaralarını sarar, kimilerinin yaralarını dağlar. zaman iki günden ibarettir, bir gün lehine bir gün aleyhinedir. astrofizikçilere her zaman hayran olmuşumdur engin öngörüleri ve sorgulamalarına imrenerek bakıp okumuşumdur. hayatımı ulvi bir astrofizikçinin yaveri olarak yaşamak bile isterdim o derecede. uzay, zaman, kütleçekimi. hızın zamanı etilemesi, yavaşlatması. senelerdir merakla okuduğum ve hep daha fazlasını öğrenmeyi arzuladığım yegane alan. zihnimizde muntazam bir biçimde akan ve herkes tarafından paylaşılan düşüncelerin ardışıklığını anlamlandırmak ve kıymetini bilmek muazzam ayrıcalık.

- zaman nedir?
- saatlerin ölçtüğü şeydir.
- saat nedir?
- zamanı ölçen şeydir.

hayattaki en güzel paradoks nedir diye sorsalar hiç çekinmeden ve düşünmeden verebileceğim cevap olurdu herhalde. augustinus’un zaman çözümlemesi çok güzeldir. peki o halde zaman ne? hiç kimse bana sormazsa biliyorum da, biri sorup da ona açıklama yapmam gerektiğinde bilmiyorum.

ben bunları yazıncaya kadar, sen bunları okuyuncaya kadar bile ne zaman kaybettik tik tak, tik tak. zaman geçiyor azizim : ) satın alamadığımız tek şey.
 
ilginç bir mefhum zaman kimilerinin yaralarını sarar, kimilerinin yaralarını dağlar. zaman iki günden ibarettir, bir gün lehine bir gün aleyhinedir. astrofizikçilere her zaman hayran olmuşumdur engin öngörüleri ve sorgulamalarına imrenerek bakıp okumuşumdur. hayatımı ulvi bir astrofizikçinin yaveri olarak yaşamak bile isterdim o derecede. uzay, zaman, kütleçekimi. hızın zamanı etilemesi, yavaşlatması. senelerdir merakla okuduğum ve hep daha fazlasını öğrenmeyi arzuladığım yegane alan. zihnimizde muntazam bir biçimde akan ve herkes tarafından paylaşılan düşüncelerin ardışıklığını anlamlandırmak ve kıymetini bilmek muazzam ayrıcalık.

- zaman nedir?
- saatlerin ölçtüğü şeydir.
- saat nedir?
- zamanı ölçen şeydir.

hayattaki en güzel paradoks nedir diye sorsalar hiç çekinmeden ve düşünmeden verebileceğim cevap olurdu herhalde. augustinus’un zaman çözümlemesi çok güzeldir. peki o halde zaman ne? hiç kimse bana sormazsa biliyorum da, biri sorup da ona açıklama yapmam gerektiğinde bilmiyorum.

ben bunları yazıncaya kadar, sen bunları okuyuncaya kadar bile ne zaman kaybettik tik tak, tik tak. zaman geçiyor azizim : ) satın alamadığımız tek şey.

Gayr-i Maddi bir mefhum lakin,katiyet derecesinde mevcud oldugu asikar...Ve biz gectigine sehadet ediyoruz...Astrofizikciler'in dini matematik,Tanri'si da zaman olsa gerek.

Cok takilma hayatta oldugun yerde muvaffak olursun umarim.Zaman savurmus seni bu bahstsiz ulkeye,Stephen Hawking'e komsu olabilme ihtimali varken,zaman bizle munazara etmen konusunda karar kilmis.Ne diyelim zamanin cilvesi iste. : ))
 
He. Benim o. İnsan salak arkadaşım. Kendini anlamaktan aciz. Nasıl anlasın evreni ve hatta tanrıyı. Hatta tanrı içindekilerle beraber evrenin kendisi de olabilir; Bkz: panteizm.
 
Gayr-i Maddi bir mefhum lakin,katiyet derecesinde mevcud oldugu asikar...Ve biz gectigine sehadet ediyoruz...Astrofizikciler'in dini matematik,Tanri'si da zaman olsa gerek.

Cok takilma hayatta oldugun yerde muvaffak olursun umarim.Zaman savurmus seni bu bahstsiz ulkeye,Stephen Hawking'e komsu olabilme ihtimali varken,zaman bizle munazara etmen konusunda karar kilmis.Ne diyelim zamanin cilvesi iste. : ))

modern teknolojilerden faydalananlardan ziyade ortada hiçbir şey yok iken ilkel buluş ve gözlemleri ile bir şeyleri keşfetmiş gelileo, kepler, riccioli, cassini, halley, kopernik, bruno, verrier, bernard gibi tarihi kimlikler beni kendine daha çok çekiyor asıl onlara komşu olmak isterdim : ) hepsinin hayatını büyük bir zevkle okudum, ne şartlarda ne imkanlarla neler yaptıklarını öğrendim, yoktan neler var ettiklerini. onları düşününce ne kadar cahil ve gündelik hayatlarımıza hapsolmuş, bomboş hayat sürdüren sıradan insanlar olduğumuzu bir kez daha anlıyorum. düşünsene azizim bir gün evinin penceresinden gökyüzünü seyrediyor tüm ruhani inançlarda eddedilen dünyanın düz olduğuna dair inançları (hatta dünya yuvarlaktır diyenlerin yakılarak öldürüldüğü bir çağda) icat ettiğin ilkel bir alet ile yerle bir ediyorsun. astronomi aşığı biri olarak yapabildiğim tek şey yazlığımda kozmik iklim de elverdiğinde 8k mm. lense sahip amatör bir teleskop ile satürn'ün halkalarını, ayın insan yüzünde geçmişte sahip olduğu sivilcelerden eser kalmış gibi kraterler izlerini ve kızıl gezegeni seyredebilmek. keşke hayatımı buna adayacak bir imkan ve şartım olmuş olsaydı.

bu arada evet matematik bir oyundur. evrenin programlama dilidir. belki de tanrının konuşma dilidir. herkesin konuşamadığı bir dil. kendime bu konuda çok kızıyorum çünkü matematiğim sandığımdan çok daha zayıf. bu konuda tanrının sınavından kalmış olabilirim : )
 
Son düzenleme:
modern teknolojilerden faydalananlardan ziyade ortada hiçbir şey yok iken ilkel buluş ve gözlemleri ile bir şeyleri keşfetmiş gelileo, kepler, riccioli, cassini, halley, kopernik, bruno, verrier, bernard gibi tarihi kimlikler beni kendine daha çok çekiyor asıl onlara komşu olmak isterdim : ) hepsinin hayatını büyük bir zevkle okudum, ne şartlarda ne imkanlarla neler yaptıklarını öğrendim, yoktan neler var ettiklerini. onları düşününce ne kadar cahil ve gündelik hayatlarımıza hapsolmuş, bomboş hayat sürdüren sıradan insanlar olduğumuzu bir kez daha anlıyorum. düşünsene azizim bir gün evinin penceresinden gökyüzünü seyrediyor tüm ruhani inançlarda eddedilen dünyanın düz olduğuna dair inançları (hatta dünya yuvarlaktır diyenlerin yakılarak öldürüldüğü bir çağda) icat ettiğin ilkel bir alet ile yerle bir ediyorsun. astronomi aşığı biri olarak yapabildiğim tek şey yazlığımda kozmik iklim de elverdiğinde 8k mm. lense sahip amatör bir teleskop ile satürn'ün halkalarını, ayın insan yüzünde geçmişte sahip olduğu sivilcelerden eser kalmış gibi kraterler izlerini ve kızıl gezegeni seyredebilmek. keşke hayatımı buna adayacak bir imkan ve şartım olmuş olsaydı.

bu arada evet matematik bir oyundur. evrenin programlama dilidir. belki de tanrının konuşma dilidir. herkesin konuşamadığı bir dil. kendime bu konuda çok kızıyorum çünkü matematiğim sandığımdan çok daha zayıf. bu konuda tanrının sınavından kalmış olabilirim : )

Ne diyelim umarım temaşa ettiğin o evreni bir gün yakinen görme imkanın da olur.Zira ütopikte olsa bilinmeyeni bilmeye ramak kala düşüncesi insanı cezbediyor.Teleskop sahibi değlim,alacağımı da sanmıyorum.Lakin Teleskopun kara delikleri yakından görme imkanı olsaydı,işte o zaman düşünebilirdim. : )

Kadın Peygmber'ler konusu kafama takıldı ve bunu buldum.
KADIN PEYGAMBER | Sorularla İslamiyet

Abi bu konu çok derin ve yorumlanması oldukça uzun.Tercüme kaynaklardan bu konuyu tilavet etmek yeterli olmuyor.Kuran da 25 Nubüvvet makamına mazhar olmuş 25 isim zikredilmektedir.Kehf suresinde ismi zikredilen ve batılı kaynaklarda Büyük İskender olarak geçen Zülkarneyn'in Peygamberlik mevzusu meçhuldur.Fakat tevhid inancını temel alan,ve şerri ilimleri kendine vird edinmiş islam uleması 124 bin Nebi'nin yeryüzünde irşad üzere görevlendirildiği konusunda ittifak sağlamışlardır.Neticesinde Kadın Peygamber olup/olmaması,kadının fıtratındaki kutsiyeti derecelendiremez.Bu konuda yapılan istişare ve münazaraları yersiz buluyorum ben.
 
@Frithjof Türkçe konuşabilmene rağmen niye böyle yapıyorsun ki. Etkileyici yada bilgece falan görünmüyor. Perşembe toplantılarında Farsça Arapça karışımı bir kuşdili konuşuyordunuz belki ama burada buna gerek yok. Komik duruyor.
 
@Frithjof Türkçe konuşabilmene rağmen niye böyle yapıyorsun ki. Etkileyici yada bilgece falan görünmüyor. Perşembe toplantılarında Farsça Arapça karışımı bir kuşdili konuşuyordunuz belki ama burada buna gerek yok. Komik duruyor.

Dikkat ederim hocam,lakin eminim siz de mesleğinizin gereksinimleri neticesinde mesleki kavram,terim,kelimeler kullanıyorsunuzdur.Pek tabi size gelen hastaların bu dili anlamayacağını bildiğiniz halde,yine bu dil ve mesleki terimlerle konuşmanız sizi komik bir duruma mı düşürüyor?Ayrıca konuştuğum dil hashakiki Türkçedir.Atatürk'ün Kaleme aldığı Nutuk'un dilide budur.Tabi bu söylediğim ilk basımlar için geçerlidir,zamanla sadeleştirilerek muhtemelen sizin de okuduğunuz son şeklini almıştır.

Ve ekleyelim,tebessüm etmenize vesile olabildiysek ne ala.
 
Cok sükür...böyle konular da aciliyor
 
Zihni açık ve aklı yerinde bir insanın hiç bir ...zme ihtiyacı olmaz. Bir insan zihnini neden bir yerlere kul etmek ister ki? Fikri farklı olsa dahi, bir insanın aklını bir akıma emanet etmesi Yaratanın rızasısını asla kazanmaz. Kendinz olmaya bakın.
 
Teknik olarak her insan agnostsisttir.
Bilgisizliginin yüzünden zaten, aşkinlik bölgeye gecer.
Insanin fitrati bu.Birakin kendinizi.
Her boku bilemezsiniz.
 
Geri