ihaveanidea
Bronz Üye
-
- Katılım
- Nisan 8, 2019
-
- Mesajlar
- 2,869
-
- Tepkime puanı
- 1,739
-
- Puanları
- 348
Akan bir suyun, öten bir kuşun, denizin mavisinin, yârın çehresinin en güzel anlatıldığı yerdir şiirler.
Bu şiirler, kitaplarda barınırlar. Orada yeşerip, filizlenirler. Önümüze bir sergi misali serilirler baktıkça nefes aldıracak şekilde.
Çok küçük yaşlarıma dayanır kitap sevdam. Kaderin bir jesti diyelim o da bize denk geldi.
Bir gün elime Dan Brown - Da Vinci Şifresi geçti.
Benim için okumak o zamanlarda, okullardaki fişlerden ibaretti sadece.
Nedendir bilinmez bir öğlen vakti evde yalnızken elim bu kitaba gitmişti. Çevremde kitap kelimesinin k'si geçmiyorken kaderin ikinci jestini de burada gördüm.
Hala hatırlarım bir oturuşta 247 sayfa okumuştum.
Okudukça acıkıyordum, acıktıkça okuyordum artık. Günlerce, haftalarca, aylarca peyderpey vakit ayırdım kitaplara.
Artık bu derya denizlere kafamı gömdükçe rehabilite oluyordum. Kendime yeni arkadaşlar edinmiş, karakterlerle neredeyse bir olmuştum. Onların hikayesini önce okuyor, sonra da sarılıp masamın çekmecesine koyuyordum.
Gel zaman git zaman büyüdüm, koca adam oldum. Kendi karakterimi hemen hemen oturtup, yaşamda daha çok tutunmaya başladım.
Bana dayatılan çemberin adeta dışına taşmış; sanatının, değerlerinin, milletinin peşinde koşan bir Türk genci olmuştum. Çevremden yer yer eleştiriler almış, yer yer takdirlerini kazanmıştım.
Lakin asla kitap okumayı bırakmadım.
Bazen hala nedendir bilmem kitaplarıma sarılır, sessiz sessiz gözyaşı dökmek gelir içimden. Kim bilir belki küçük bir alışkanlık belki kendini kitaplara tevdi...
Bu şiirler, kitaplarda barınırlar. Orada yeşerip, filizlenirler. Önümüze bir sergi misali serilirler baktıkça nefes aldıracak şekilde.
Çok küçük yaşlarıma dayanır kitap sevdam. Kaderin bir jesti diyelim o da bize denk geldi.
Bir gün elime Dan Brown - Da Vinci Şifresi geçti.
Benim için okumak o zamanlarda, okullardaki fişlerden ibaretti sadece.
Nedendir bilinmez bir öğlen vakti evde yalnızken elim bu kitaba gitmişti. Çevremde kitap kelimesinin k'si geçmiyorken kaderin ikinci jestini de burada gördüm.
Hala hatırlarım bir oturuşta 247 sayfa okumuştum.
Okudukça acıkıyordum, acıktıkça okuyordum artık. Günlerce, haftalarca, aylarca peyderpey vakit ayırdım kitaplara.
Artık bu derya denizlere kafamı gömdükçe rehabilite oluyordum. Kendime yeni arkadaşlar edinmiş, karakterlerle neredeyse bir olmuştum. Onların hikayesini önce okuyor, sonra da sarılıp masamın çekmecesine koyuyordum.
Gel zaman git zaman büyüdüm, koca adam oldum. Kendi karakterimi hemen hemen oturtup, yaşamda daha çok tutunmaya başladım.
Bana dayatılan çemberin adeta dışına taşmış; sanatının, değerlerinin, milletinin peşinde koşan bir Türk genci olmuştum. Çevremden yer yer eleştiriler almış, yer yer takdirlerini kazanmıştım.
Lakin asla kitap okumayı bırakmadım.
Bazen hala nedendir bilmem kitaplarıma sarılır, sessiz sessiz gözyaşı dökmek gelir içimden. Kim bilir belki küçük bir alışkanlık belki kendini kitaplara tevdi...
Son düzenleme: