Adolf Hitler| Kavgam Özeti

Konu sahibi son olarak 3269 gün önce görüldü
Kavgam kitabını okuduğumda Adolf Hitler’in kırılmaz iradesinin, ona yaşanmışlıklarının eseri olduğunu gördüm. Anlattıkları, işçilerin arkasında olmak istemesi, parlamentonun vatandaşı yansıtmayacağını kestirebilmişti. Gerçekten ileri görüşlü ve iyi bir gözlemci. Kitabın dili oldukça sade. İdeolojik kavramlar dışında okurken hiçbir şekilde sıkılmıyor ve takılmıyorsunuz. Geçmiş nasılsa bugün de öyle çünkü. Ancak Hitler’in Yahudilere olan anlamsız kin ve yok etme isteğinin nedenini bilememek rahatsız ediyor.

Kavgam kitabında fazlasıyla imla ve noktalama hatası bulunuyor. Her sayfada en az bir hata bulunabilir diye düşünüyorum. Bunun dışında tarih ve otobiyografi severlerin okuması gereken bir kitap.

Adolf Hitler, annesi ev hanımı, babası memur olan bir ailenin tek çocuğudur. Çiftçi bir ailenin çocuğu olan babası okuyarak memur olmuştur ve Hitler’in de öyle olmasını ister. Hitler, küçüklüğünde babasının kütüphanesinde yer alan kitapları okumuş ve o yaşlarda hitabet etmeyi öğrenmiştir. Hitabet etmeyi bir tutku haline getirirken aile büyükleri bunu önemsemez fakat arkadaş çevresinde bir etki alanı oluşturduğunu fark eder. Kendini bu yönde geliştirmeye devam eder. Okul yıllarında resim alanında yetenek gösterir ve sanat okuluna gitmek ister. Ancak babası onun memur olması konusunda ısrar eder. Babasıyla bir çatışma yaşarlar. Bu ikilemde Hitler’in babası vefat eder. Hitler sanat okuluna gitmek için bir engelin kalmadığını düşünse de karşısında annesini bulur. Annesi eşinin isteğini yerine getirmeyi amaçlar. Ancak Hitler’in ciğerlerinde meydana gelen rahatsızlık sonucu, doktoru masa başı işin onun için iyi olmayacağını söyler. Hitler kaderinin ona açtığı yol sayesinde ressam olmak ümidiyle Viyana’ya gider. Orada inşaatlarda iş bularak geçinmeye çalışır. Sanat okuluna başvuru yapar ancak yetenek sınavından başarısız olur. Mimarlığa yönlendirilen Hitler, resme olan ilgisini bu alanda ilerletmeye çalışır. Çetin şartlarla mücadele eden Hitler, annesinin vefatıyla yıkılır. Ancak yolundan vazgeçmez. Bu arada da şehirle ilgili gözlemler yapar. Toplumu, mimariyi, politikayı inceler. Yahudilerin her yerde olduğunu, şehri ve imparatorluğu ele geçirdiğini fark eder. Yahudilere olan kini kat be kat artar. Ona göre Alman ırkının bir ehemmiyeti kalmamıştır. Bu yüzden Almanlar kendi ırklarını korumalı ve sadece kendi ırklarıyla üremelidir. Yönetimden sanata Yahudilerin her yere Yahudilerin egemen olması, onu inanılmaz rahatsız eder. Irklarını onlardan arındırmak gerektiğini şiddetle savunur. Kendi milletinin kadınları Yahudilerle asla evlenmemelidir. Pangermenizm politikasıyla bütün Cermen halkını tek bir bayrak altında toplamak çok makul bir görüştür.

Adolf Hitler o zamanlar birçok kötü şartla mücadele eder ama o daima haline şükretmiş ve yaşadıklarının gerçeği görmesini sağladığını düşünmüştür. Birinci Dünya Savaşı’nın belirtileriyle Hitler Berlin’e döner. Gönüllü asker olarak savaşa katılmak ister ve kabul edilir. Yılları savaşlarda geçer. Savaşta maruz kaldıkları hatta arkadaşlarını kaybetmesine neden olan zehirli gaza maruz kalırlar. Bu gaz nedeniyle gözleri zarar görmüştür ve uzun süre tedavi görür. O sağlık sorunlarıyla uğraşırken, Kızıl taraftarların yaptığı darbe ile yönetime el konulmuştur. Bu Hitler için son derece acı bir durumdur. İyileşir iyileşmez cepheye ger döner. Uzun yıllar süren savaş askeri yıldırır. O ise onları sürekli motive etmeye çalışır. Sonunda eğitmen sıfatıyla görev yapmaya başlar.

Hitler bir partinin toplantısına katılıp kendi tutamayarak kızıl taraftarlığının yanlışlığına yönelik konuşma yapar. Parti grubunda onun konuşmasından etkilenen biri başka bir toplantıya çağırır. Alman İşçi Partisi, Hitler’e göre yanlış politikalar ve düşüncelerle doluydu. Bu toplantıya gitmek istemese de içindeki meraka yenik düşer ve toplantıya gitmesiyle parti üyeliği başlar. Partinin değişmesi için elinden geleni yapar. Güçlü hitabetiyle yardım ve para toplar. Çok kısa bir zamanda kalabalığı alacak büyük salonlarda toplantı düzenlerler. Partinin adı, “Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi” olarak değişir. Hitler, her toplantı konuşmada yer alır. Bağlılık yemini eden savunuculara sahip olurlar. Bu yükseliş Kızılları rahatsız eder. Sabote etmeye çalışsa da başarısız olurlar. Partiye bir işçinin önerdiği sembolü Hitler elden geçirerek imge haline getirir. Flamalar ve kol bantları bastırırlar. Parti kuruluşundan dört yıl sonra kapatılır. Hitler amaçlarından asla vazgeçmez.

Hitler’in politika ile ilgili belli düşünceleri vardı. Parlamento ve demokrasiyi savunmuyordu. Bunlar Yahudilerin eseriydi. Eşitlik de onların ortaya attığı bir kavramdı ve bu kavramlar üzerinden tartışmalar yaratıp insanları birbirine düşürüyor, sonrasında destek oluyormuş gibi davranıyordu. Eğitim üzerine çocukların kendi tarihlerini detaylarıyla bilmesi gerektiğini savundu.

Ordunun disiplinle oluşturulması ve sonsuz bir sadakat içinde olması gerekirdi. Cesurların savaştığı gibi, cephenin arka saflarında duranlar da savaşmalıydı. Başka ırktan olanlar vatanı koruyamazdı.

Dış siyasette İngilizlere, onlardan farklı olmayan Amerika Birleşik Devleti’ne ve Fransızlara güven olmayacağını biliyordu. Pangermenizm politikasıyla toplumlara yeni bir yön verebilirdi. Cermen topluluklarıyla tek bir çatı altında birleşerek yeni bir imparatorluk kurmak onun için imkansız değildi.

Kaynak: neokur
 
Baştan sona okuyan var mı, alıntılar yapabilecek olan?
 
asude

2 ciltlik kitabı nasıl 3 satıra sığdırmışlar anlamıyorum. :)

Kısacası ;

İlk ciltte ; Kendi yaşamını, gençliğini, ideallerini, yahudiler hakkında fikirlerini ve onu buna iten şeyleri yazmıştır.

İkinci Cilt : Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'nin devlet yapısı Doktorini üzerine yazmıştır, devleti kurduktan sonra ki '' Lebensraum '' ( yaşam alanı ) dediği sistemi, eğitim sistemi, sosyokültürel ve sosyoekonomik düzeni belirtmiştir.

Dip not : Kitabını okumakta fayda 780 sayfa açıklama ve belgelerle 800 sayfalık bir eser. Çok çarpıcı çıkarımları ve düşünceleri vardır. Sanki geleceği okuyor gibi.
 
@asude

2 ciltlik kitabı nasıl 3 satıra sığdırmışlar anlamıyorum. :)

Kısacası ;

İlk ciltte ; Kendi yaşamını, gençliğini, ideallerini, yahudiler hakkında fikirlerini ve onu buna iten şeyleri yazmıştır.

İkinci Cilt : Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'nin devlet yapısı Doktorini üzerine yazmıştır, devleti kurduktan sonra ki '' Lebensraum '' ( yaşam alanı ) dediği sistemi, eğitim sistemi, sosyokültürel ve sosyoekonomik düzeni belirtmiştir.

Dip not : Kitabını okumakta fayda 780 sayfa açıklama ve belgelerle 800 sayfalık bir eser. Çok çarpıcı çıkarımları ve düşünceleri vardır. Sanki geleceği okuyor gibi.
Okumak değil okuyan birinden dinlemek istiyorum. Teşekkür ederim bilgi için :) Okursam da ilk cildi okurum demek ki, kendisini bu katliamı yapmaya iten nedenleri bilmek lazım.
 
asude Özet geçeyim o zaman ; Tarih tarih gidiyorum. Hitlerin yahudi düşmanlığının sebebi ;

İşler 1870 lere gidiyor. Sedan savaşından önce italyanlar ve almanlar siyasi birliklerini tamamlamıştı. çeşitli şekilde dağılmış olan alman prensliklerini tek bir ortak noktada toplamak için anti-semitizm seçildi. Gamalı haç olayı buradan geliyor. Milliyetçilik duyguları ile tüm Almanları tek bir bayrak altında toparlama fikri zaten çok öncelerde vardı. bazı yahudilerin zenginlikleri ve sedan savaşının önemli sebeplerinden olan madenler bu duruma zemin hazırladı. Yahudiler sedan savaşında madenleri ingiliz ve fransızlara açmışlardı. 2.Dünya savaşında italyanlarında Gamalı haç kullandıkları zaten anti-semitizm yüzündendir.

Kitap hitlerin inşaatta çalıştığı yılları ele alıyor.

Yahudiler asırlar boyu kendini üstün ırk olarak gören, daha hiç devlet kurmamış ama büyük devlerin yönetimlerinde, ekonomi, kültür, gazete ve bir çok alanında hakim olmuşlardır.

Aslında bu işin daha derinine indiğimizde ; hitlerin inşaat ameleliği yaptığı dönemler(yavaş yavaş dünya görüşünün oturduğu vakitler) çoğu iş imkanın yahudilerin elinde olduğunu görüp, soydaşlarının ezilmesi ve bunun üzerinde dünyada artan komünizm merakı, kurulan sendikalar adolf hitleri siyasi görüşünde en uca itmiştir bunları kitabında belirtmiştir.

Hitler, Yahudilerin özellikle Alman ekonomik yapısına darbe vurduğunu söylüyor. Hatta 1. Dünya savaşını da Yahudilerin yüzünden kaybettiğini söylüyor. Savaş döneminde silah fabrikalarının çoğu Yahudilerin elindeydi ve işçileri de Yahudi idi.
Bu fabrikalar en gerekli oldukları zamanda greve gitmeleriyle, Almanların savaş alanlarında mühimmat sıkıntısı yaşamasına sebep oldular. Hitler işte bu ihaneti asla affedemediğini kitabında belirtiyor. 1. Dünya savaşının kaybedilmesini yahudilere yıkmış durumda. Aslında 1.Dünya savaşından İktidar olduğu döneme kadar bir nefretini kendisi belirtiyor.

Bir diğer nokta ;

1. dünya savaşını kaybedince halk çok ağır bir açlık çekti, bu sırada alman parası olağanüstü değer kaybetmişti ve uzak ülkelerden gelenler, özellikle yahudiler ucuz paralara almanya'nın tadını çıkarıyordu, değerinin 10'da 1'inden ucuza arsalar, evler alıyordu. bu da halk da bir yahudi öfkesi oluşturdu. Fakat bu öfkeyi dile getiremiyorlardı çünkü hepsi alt tabakada yaşıyorlardı fakat bunun vücut bulmuş hali hitlerdi.

Hitler 1933'de iktidara gelir gelmez yahudilerin küresel çapta almanya'ya ekonomik ve diplomatik anlamda savaş ilan etmeleridir. Mesela daha 1933 tarihli ingiliz gazetelerine bakarsanız(daily express gazetesinde ''( Kitapta var ) '' judea declares war on germany''başlığı ve alman mallarına küresel boykot haberleri ) almanya'ya her anlamda ambargo uygulandığını görürsünüz.

Bu haberleri yapan ve yayan yahudilerdir ellerindeki medya ve gazete gücünü kullanıyorlardı. Ayrıca ülkede bulunan Sol partilere tam destek veriyorlardı ve destek hitlerin iktidarını sallayacak cinstendi.

'' Ne zaman bir tiyatro gösterisi, bir müzik abartılırsa yahudi yapımı bir şey olduğunu görüyordum. bunu abartanlar da yahudilerdi. birçok alanı ele geçirdikleri için tüm alanlarda birbirlerini kayırıyorlardı. güzel bir alman yapıtı 10 üzerinden 5 alamazken yahudi yapıtları 10 alıyordu. bu yüzden bir antisemitist olmaya karar verdim

'' Herhangi bir sosyal ve özel hayatta ne biçimde bir pislik ve karanlık olmasın ki, ona bir Yahudi parmağı bulaşmamış olsun. Bu çeşit bir yaraya bıçak vurulduğunda ortaya bir vücutta yoğunlaşmış solucanlar gibi, gözleri kamaşmış halde çıfıt Yahudiler çıkıyordu. Sanatsal faaliyetlerde bulunan bu adamlar, sanki bir püskürtme aleti gibi bütün pisliklerini insanlığın üzerine boşaltıyordu. O yıllarda yayınlanan eserlerde Yahudiler ön planda tutularak Almanlar hakkında atıp tutuluyor ve hatta hiç kimseye bu kadar kötü söz sarf etmiyorlardı. Faziletin büyük şehrin bataklığı içinde isyan edilmesi biçimde istismar edilmesi o hayâsız ve duygusuz Yahudilerin organize ettiğini gördüğümde tüylerim diken diken olmuş halde dehşet bir kin kasırgasına tutuldum. Bundan böyle Yahudi meselesini kendime bir vatan görevi olarak kabul ettim. ''

Hitler ilk başlarda Yahudilere soy kırım yapmamıştır, hepsini getto larda toplayıp çalışma kamplarına göndermiştir. Savaşı kaybetmeye başladığı zaman insanları toplu şekilde öldürmeye başlamış hıncını ve öfkesini onlardan almıştır.

İlk kitabın yahudi soykırımı fikrinin aklımda kalan özeti. :) Konu olarak açacağım foruma.
 
Geri