A'dan Z'ye Atatürk'ün sözleri

Konu sahibi son olarak 1014 gün önce görüldü
P


PANİSLAMİZM

« … Efendiler, Panislâmizmi ben şöyle anlıyorum: Bizim milletimiz ve onu temsil eden hükümetimiz tabii olarak dünya yüzünde mevcut bütün dindaşlarımızın mesut ve müreffeh olmasını isteriz. Dindaşlarımızın değişik çevrelerde vücuda getirmiş oldukları toplumların bağımsız olarak yaşamalarını isteriz. Bununla yüksek bir zevk ve mutluluk duyarız. Bütün Müslümanların, İslam dünyasının refah ve mutluluğu kendi refah ve mutluluğumuz gibi kıymetlidir! Ve bununla çok ilgiliyiz. Ve bütün onların dahi aynı şekilde bizim mutluluğumuzla ilgili olduklarına şahidiz. Ve bu her gün meydandadır. Fakat Efendiler ! Bu toplumların büyük bir imparatorluk halinde bir noktadan sevk ve idaresini düşünmek istiyorsak bu bir hayaldir ! İlme, mantığa, fenne aykırı bir şeydir !… »

01.12.1921, TBMM.


Panislamizm, panturanizm siyasetinin başarı kazandığına ve dünyayı uygulama alanı yapabildiğine tarihte rastlanmamaktadır. Irk farkı gözetmeksizin bütün insanlığı kapsayan cihangirane devlet oluşturulması hırslarının sonuçları da, tarihte kaydedilmiştir. İstilacı olmak hevesleri, konumuzun dışındadır. İnsanlara her türlü özel duygularını ve bağlantılarını unutturup onları, kardeşlik ve tam eşitlik çerçevesinde birleştirerek, insancı bir devlet kurmak teorisi de, kendine özgü koşullara sahiptir. »

15/20.10.1927, Nutuk – Söylev, c. II. s. 587.

PARA

« … Millî paramızın fiilen müstakar olan kıymeti muhafaza olunacaktır. »

01.11.1936, TBMM, 5. Dönem 2. Toplanma Yılını
Açarken.

Samimi bir bütçeye ve hakiki bir ödeme dengesine dayanan paramızın fiilî istikrar vaziyetini kesin surette muhafaza edeceğiz.

01.11.1937, TBMM, 5. Dönem 2. Toplanma Yılını
Açarken
 
POLİS

« Herkesin polisi kendi vicdanıdır, fakat polis vicdanı olmayanların karşısındadır. »

(1929)

« Polis asker kadar disiplinli, hukukçu kadar hukuk adamı, bir anne kadar şefkatli olmalıdır. »

(1934)

Polis, kanun adamıdır. Ona her zaman saygı göstermeli ve itaat edilmelidir. »



Milli kültürümüzü çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkaracağız.1933

Milli kültürün her çığırda açılarak yükselmesini, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel dileği olarak temin edeceğiz. 1932



Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey yüksek kültürde ve yüksek fazilette dünya birinciliğini tutmaktır. 1932

Güzel sanatlarda başarı, bütün inkılapların başardığının en kesin delilidir. 1936

Sanatkar, toplumda uzun çalışma ve çabalardan sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır.1932

Biz hepimiz milletvekili olabiliriz, bakan olabiliriz, hatta cumhurbaşkanı olabiliriz; ama hiçbirimiz sanatkar olamayız. Böyle olunca sanatkar el öpmez, sanatkarın eli öpülür. 1930

Müziksiz hayat mevcut olamaz. Müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir. 1925

Bir ulusun değişikliğinde ölçü, müzikte değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir. 1934

Bizim gerçek müziğimiz Anadolu halkında işitilebilir. 1930

Tiyatro bir memleketin kültür seviyesinin aynasıdır. 1932

Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur. 1923

Türk'e ev ve bark olan her yer sağlığın, temizliğin güzelliğin, modern kültürün örneği olacaktır.


Dillin milli ve zengin olması milli duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin. 1930

Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen gerçek, insanlığı şaşırtacak bir nitelik alır. 1933

Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. 1930

Cumhuriyet döneminin kendi zihniyet ve ahlakıyla donanmış basınını yine ancak Cumhuriyet'in kendisi yetiştirir. 1925

Basın milletin müşterek sesidir. Başlıbaşına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür. 1922

Eğer cumhurbaşkanı olmasam, Eğitim Bakanlığı'nı almak isterdim. 1930
Cihanda spor hayatı, spor alemi çok önemlidir. Bu kadar önemli olan spor hayatı bizim için çok daha önemlidir; çünkü ırk meselesidir, ırkın düzelmesi ve gelişmesi meselesidir ve hatta biraz da uygarlık meselesidir! 1926

Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim. 1937

Dünyada her şey için medeniyet için hayat için başarı için en hakiki mürşit bilimdir, fendir. 1924

Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve uygarlık yolunda elinde ve kafasında tuttuğu meşale müspet ilimdir. 1933

Biz uygarlıktan, ilim ve fenden kuvvet alıyoruz ve ona göre yürüyoruz. 1925

Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur. 1923
 
AŞAR VERGİSİ

«…Memleketin başında ortaçağın en insafsız belâsı olarak hâlâ musallat duran aşarın kaldırılmasını yüce meclise teklif edebilecek bir ekonomik seviyeye Cumhuriyet idaresinin bir senede ulaşmış olması, cidden memnuniyet vericidir»

01 11 1924, TBMM 2Dönem 2Toplanma Yılını Açarken

«… Köylümüz ve ziraatimiz üzerindeki aşar kâbusunun ortadan kaldırılması ile meydana gelen rahatlık, milletin daha çok üretmek, daha rahat olmak için çalışmak arzularını teşekkür edilecek bir derecede arttırmıştır»

01 11 1925, TBMM 2 Dönem 2 Toplanma Yılını Açarken
 
BASIN


«Basın, milletin müşterek sesidir Bir milleti aydınlatma ve uyarmada, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, özet olarak bir milletin mutluluk hedefi olan müşterek istikamette yürümesini teminde başlı başına bir kuvvet, bir okul, bir rehberdir»

(1922)

«Türkiye basını milletin gerçek ses ve iradesinin doğduğu yer olan cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale meydana getirecektir Bir fikir kalesi, zihniyet kalesi Basın mensuplarından bunu istemek, cumhuriyetin hakkıdır»

05021924, İzmir’de Gazetecilerle


« Cumhuriyet devrinin kendi anlayış ve ahlâkını taşıyan basınını yine ancak Cumhuriyetin kendisi yetiştirir Bir taraftan geçmiş devir gazetelerinin ve adamlarının düzeltilmesi mümkün olmayanları milletin nazarında belirlenirken, öte taraftan Cumhuriyet basınının temiz ve feyizli sahası genişleyip yükselmektedir Büyük ve soylu milletimizin yeni çalışma ve medeniyet hayatını kolaylaştırıp teşvik edecek işte ancak bu anlayıştaki basın olacaktır»

2 Dönem 3 Toplanma Yılını Açarken, 1Kasım1925
 
BOLŞEVIK

«â€¦ Biz onlarla bir dostluk anlaşması imzaladık Başlıca şartlarden biri şu ki, Ruslar memleketimizde propaganda ve kışkırtmalar yapamayacaklar, çünkü Sovyet teşkilâtıyla bizim teşkilâtımız arasında esaslı farklılıklar vardır»

Ağustos 1921, Associated Press Muhabirine Demeç

«Türkiye’de Bolşeviklik olmayacaktır Çünkü Türk hükûmetinin ilk gayesi, halka hürriyet ve mutluluk vermek, askerlerimize olduğu kadar, sivil halkımıza da iyi bakmaktır…»

21061935, Gladys Baker’e Verilen Demeç
 
ÇALIŞMAK


« İlk işimiz milleti çalışkan yapmaktır »


Ocak 1923, Gazetecilere Yaptığı Konuşma

« Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır ; çalışkan olmak Sosyal hastalıklarımızı araştırırsak asıl olarak bundan başka, bundan mühim bir hastalık keşfedemeyiz O halde ilk işimiz bu hastalığı esaslı surette tedavi etmektir Milleti çalışkan yapmaktır Servet ve onun doğal sonucu olan refah ve saadet yalnız ve ancak çalışkan insanların hakkıdır »

16 01 1923 , İstanbul Gazete Temsilcilerine


« Çalışmak vakti gelmiş, artık çalışmak lazım…
Bilhassa gençler çalışmalıdır »

11 04 1923, Vatan Muhabirine Verilen Demeç

« Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azamî derecede istifade etmek zorunludur »

(1923)

« Gece gündüz zaten çalışıyorsunuz ; çalışınız, hakikati bütün cihana tanıtalım… »

30 08 1925, Daday’da Bir Konuşma

« Kendiniz için değil millet için elbirliğiyle çalışınız Çalışmaların en yükseği budur

(1935)
 
ÇALIŞMAK


« İlk işimiz milleti çalışkan yapmaktır »


Ocak 1923, Gazetecilere Yaptığı Konuşma

« Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır ; çalışkan olmak Sosyal hastalıklarımızı araştırırsak asıl olarak bundan başka, bundan mühim bir hastalık keşfedemeyiz O halde ilk işimiz bu hastalığı esaslı surette tedavi etmektir Milleti çalışkan yapmaktır Servet ve onun doğal sonucu olan refah ve saadet yalnız ve ancak çalışkan insanların hakkıdır »

16 01 1923 , İstanbul Gazete Temsilcilerine


« Çalışmak vakti gelmiş, artık çalışmak lazım…
Bilhassa gençler çalışmalıdır »

11 04 1923, Vatan Muhabirine Verilen Demeç

« Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azamî derecede istifade etmek zorunludur »

(1923)

« Gece gündüz zaten çalışıyorsunuz ; çalışınız, hakikati bütün cihana tanıtalım… »

30 08 1925, Daday’da Bir Konuşma

« Kendiniz için değil millet için elbirliğiyle çalışınız Çalışmaların en yükseği budur

(1935)
 
ÇOCUK

« Küçük hanımlar, küçük beyler !
Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir bahtının aydınlığısınız Memleketi asıl aydınlığa gark edecek sizsiniz Kendinizin ne kadar önemli, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız Sizlerden çok şeyler bekliyoruz ; kızlar, çocuklar ! »

17 10 1922, Bursa, Çocuklara
 
DEMİRYOLLARI

« Türkiye hükûmetinin tesbit ettiği projeler dahilinde belirli zamanlar zarfında vatanın bütün bölgeleri çelik raylarla birbirine bağlanacaktır Demiryolları memleketin tüfekten, toptan daha mühim bir emniyet silâhıdır Demiryollarını kullanacak olan Türk milleti, kaynağındaki ilk sanatkârlığının, demirciliğin eserini tekrar göstemiş olmakla iftihar edecektir Demiryolları Türk milletinin refah ve medeniyet yollarıdır »

13 02 1931, Malatya’da Bir Konuşma

« Demiryolu yapmakta ilk milli teşebbüsün tatbikatına başlandığını bizzat görmek fırsatı, benim için cidden mesut bir tesadüftür Memleketimizin asırlardan beri yolsuz bırakıldığı ve bir demiryoluna olan ihtiyacın şiddeti düşünülürse, bu hususta girişimci olanları ne kadar takdir etmek ve onlara ne derece yardımcı olmak lâzım geleceği pek güzel anlaşılır… »

21 09 1924, Özel Teşebbüsle Yapılan
Samsun-Çarşamba Demiryolunun Temel Atma Töreni



« Medeniyetin bugünkü araçlarını hattâ bugünkü fikriyatını demiryolu haricinde yaygınlaştırabilmek zordur Demiryolu refah ve uygarlık yoludur… »

01 11 1924, TBMM 2 Dönem 2 Toplanma Yılını Açarken


« Demiryolları bir ülkeyi medenîyet ve refah ışıklarıyla aydınlatan kutsal bir meşaledir Cumhuriyetin ilk senelerinden beri, dikkatle, ısrarla üzerinde durduğumuz demiryolları inşaatı siyaseti, hedeflerine ulaşmak için durmadan başarı ile tatbik olunmaktadır »

01 11 1937, TBMM 5Dönem 3 Toplanma Yılını Açarken
 
DEMOKRASİ

« Artık bugün, demokrasi fikri, daima yükselen bir denizi andırmaktadır 20 yüzyıl, birçok baskıcı hükümetlerin, bu denizde boğulduğunu görmüştür »

(1930)
 
DENİZCİ


« Deniz silâhlarına önem veriyoruz Denizcilerimizin iyi silahlı ve iyi talimli olarak hazırlanmaları büyük emelimizdir »

01 11 1936, TBMM 5 Dönem 2 Toplanma Yılını Açarken

DENİZCİLİK



« En güzel coğrafî vaziyette ve üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye ; endüstrisi, ticareti ve sporu ile, en ileri denizci millet yetiştirmek kabiliyetindedir Bu kabiliyetten istifadeyi bilmeliyiz ; denizciliği, Türkün büyük millî ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız »

01 11 1937,TBMM 5Dönem 3 Toplanma Yılını Açarken
 
DEVLETÇİLİK


« … Ekonomik siyasetimizin önemli amaçlarından biri de genel çıkarlarımızı doğrudan doğruya ilgilendirecek kurumlar ve ekonomik girişimleri malî ve ilmî gücümüzün elverdiği ölçüde devletleştirmektir Bu cümleden olarak, topraklarımızın altında terk edilmiş halde duran maden hazinelerini az zamanda işleterek, milletimizin yararına açık bulundurabilmek de bu yöntem ile gerçekleşir… »

01 03 1922, TBMM 3 Toplanma Yılını Açarken


« … Partimizin takip ettiği program, bir yönden tamamıyla demokratik, halkçı bir program olmakla beraber iktisadî açıdan devletçidir Bu itibarla partimize dayanmakta olan cumhuriyet hükümetinin bütün açılardan vatandaşların hayatıyla, istikbâliyle ve refahıyla ilgilenmesi doğaldır Halkımız huy olarak devletçidir ki, her türlü ihtiyacı devletten istemeyi kendisinde bir hak görüyor… »

27 01 1931, İzmir’de Fırka Kongresinde Konuşma
 
DEVRİM YASASI

« İnkılâbın kanunu mevcut kanunların üstündedir Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki akımı boğmadıkça, başladığımız inkılâp ve yenilik bir an bile durmayacaktır Bizden sonraki dönemlerde de böyle olacaktır »

(1923)

« Uçurumun kenarında yıkık bir ülke… Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar… Yıllarca süren savaş Ondan sonra, içeride ve dışarda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız devrimler Türk genel devriminin bir kısa deyimi »

(1935)
 
DÜŞMAN

« … Memleketimizde meydana gelen yeni durumun sonuçlarından yabancıları ürküterek Avrupa’da aleyhimize bir fikir akımı ortaya çıkarmak isteyenler bizim düşmanlarımızdır… »

02 11 1922, Le Petit Parisien Muhabirine Bursa’da Verilen Demeç

« Düşmana merhamet acz ve zaaftır… »

16 03 1923, Adana Çiftçileriyle Konuşma

« Biz kimsenin düşmanı değiliz Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız »

(1936)
 
HARİTA DAİRESİ

« … Milli Savunma Bakanlığı’nda faaliyete başlayan harita dairesi ordunum bütün harita ihtiyacını karşılamaya muvaffak olmuştur Bundan sonraki çalışma ile memleketin daha mükemmel haritalarını hazırlayacaktır… »

01 03 1922, TBMM, 3 Toplanma Yılını Açarken
 
HATİP

«â€¦ hutbeyi îrat eden hatiptir Yani söz söyleyen demektir… »

07 02 1923, Balıkesir’de Halkla Konuşma
 
HAVACI

« Havacılarımız, bütün ordu ve donanmamız gibi vatanı korumaya yetenekli kahramanlardırBüyük millet, bu soylu evlâtlarıyla kendini mutlu sayabilir »

01 11 1935, TBMM, 5 Dönem, 1 Toplanma Yılını Açarken
« Havacılarımız, bütün ordu ve donanmamız gibi vatanı korumaya yetenekli kahramanlardır Büyük millet, bu soylu evlâtlarıyla kendini mutlu sayabilir »

01 11 1935, TBMM, 5 Dönem, 1 Toplanma Yılını Açarken

HAVACILIK

« Bizim dünyamız - bilirsiniz - topraktan, sudan ve havadan unulmuştur. Hayatın da, esas unsurları, bunlar değil midir? Bu unsurlardan birinin eksikliği, yalnız eksikliği değil, sadece bozukluğu, hayatı imkansız kılar. Hayatı, hele ulusal hayatı seven, onu korumak isteyen; yurdunun topraklarına, denizlerine olduğu gibi, havasına da ilgisini, hergün biraz daha çoğaltılmalıdır. »

03. 05. 1935, Havacılık Hakkında Konuşma.

« … Türk çocuğu; Her işte olduğu gibi, havacılıkta da, en yüksek düzeyde, gökte, seni bekleyen yerini, az zamanda, dolduracaksın. Bundan, gerçek dostlarımız sevinecek, Türk ulusu mutlu olacaktır. »


03. 05. 1935, Havacılık Hakkında



« … Hayat mücadeleden ibaretlir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır. Galip olmak, mağlup olmak. »

18. 03. 1923, Tarsus’da Gençlerle Konuşma.



Havacılıkla ilgili konuşmasının aynısı
« Bizim dünyamız - bilirsiniz - topraktan, sudan ve havadan unulmuştur . Hayatın da, esas unsurları, bunlar değil midir ? »


03. 05. 1935, Havacılık Hakkında Konuşma.

« … Hayatta tam zevk ve saadet, ancak gelecek nesillerin şerefi, varlığı, saadeti için çalışmakta bulunabilir… »

17. 03. 1937, Ankara Palas. Romanya Dışişleri Bakanı Antonescu İle Konuşma
 
HAYAT


« … Hayat mücadeleden ibaretlir Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır Galip olmak, mağlup olmak »

18 03 1923, Tarsus’da Gençlerle Konuşma



Havacılıkla ilgili konuşmasının aynısı
« Bizim dünyamız - bilirsiniz - topraktan, sudan ve havadan unulmuştur Hayatın da, esas unsurları, bunlar değil midir ? »


03 05 1935, Havacılık Hakkında Konuşma

« … Hayatta tam zevk ve saadet, ancak gelecek nesillerin şerefi, varlığı, saadeti için çalışmakta bulunabilir… »

17 03 1937, Ankara Palas Romanya Dışişleri Bakanı Antonescu İle Konuşma
 
HİLAFET

« Hilâfeti muhafaza edeceğiz. Şu şartla ki, Büyük Millet Meclisi ve millet, hilâfetin dayanacağı bir mesnet ve kuvvet olacaktır. »

02. 11. 1922, Bursa, Le Petit Parisien Muhabirine Demeç.

« … Esasen bu mesele yalnız Türkiye’ye ait olmayıp bütün islâm alemini ilgilendiren bir meseledir. »

02. 11. 1922, Bursa, Le Petit Parisien Muhabirine Demeç.


«Bütün İslâm aleminin gerçek kurtuluşuna kadar varlığını korumayı görev bildiğimiz hilâfet makamı Türkiye Devleti’nin ne istiklâli, ne idaresi ve ne de hakimiyeti ile zıtlık teşkil etmez. Bu makam ve bu makamda oturan kişinin varlığı, sebebiyet verilmedikçe sakıncaların kaynağı olarak düşünülemez. Fakat şurası kesinlikte bilinmelidir ki, herhangi bir makam ve şahıs tarafından bu sakınca doğurulduğu gün orada teori biter, pratik ve uygulama başlar. »

18. 01. 1923, İzmit Halkı İle Konuşma.

« … Bu makamı Türkiye milletinin hakimiyetini ihlâl edecek bir makam diye anlamak doğru değildir. Bugün halife olan kişinin bizim ile beraber aynı gerçekleri takdir buyurduğunu zannederim. Ancak bir sakınca ortaya çıkarsa yalnız bu makama atfetmek lazım gelmez. Bunu yapmak için her şeyden önce, fikirlerini şeriat görünümüne sokan bazı cahiller, menfaatperestler ve dalkavuklar ortaya çıkabilir. Bunların yapacağı telkinleri ve mahiyetini evvelden tanıyıp ona göre gerekli hazırlığı yapmak her ferdin ve milletin görevidir… »

18. 01. 1923, İzmit Halkı İle Konuşma.

« … Bütün İslâm milletleri üzerinde yüce ruhî görevini ifa eden halife fikri, gerçeklerden değil, kitaplardan çıkmış bir fikirdir… »

29. 10. 1923, Fransız Muhabiri Maurice Pernot’ya Demeç.

« … Tarihimizin en mesut devresi hükümdarlarımızın halife olmadıkları zamandır. Bir Türk padişahı, her nasılsa hilafeti kendine maletmek için nüfuzunu, itiyadını, servetini kullandı. Bu sırf bir tesadüf eseridir. Peygamberimiz öğrencilerine dünya milletlerine İslâmiyeti kabul ettirmelerini emretti, Bu milletlerin hükûmeti başına geçmelerini emretmedi. Peygamberin zihninden asla böyle bir fikir geçmemiştır. Hilafet demek, idare, hükûmet demektir. Hakikaten vazifesini yapmak, bütün Müslüman milletlerini idare etmek isteyen bir halife, buna nasıl muvaffak olur? İtiraf ederim ki, bu koşullar içinde beni halife tayin etseler, derhal istifamı verirdim. »


29. 10. 1923, Fransız Muhabiri Maurice Pernot’ya Demeç.


« Hilafetle beraber Türkiye’de mevcut olan Ortodoks ve Ermeni kiliseleri, patrikhaneleri ve Musevi hahamhanelerinin ortadan kaldırılması lazımdır. Hilafet ve bu muhtelif patrikhaneler asırlardan beri ruhani yetkilerinin sınırları dışında çok büyük ayrıcalıklar aldılar. Halkın anlayışına dayanarak bahşedilen hukuk dışı ayrıcalıklar ile cumhuriyet idaresinin uygulanması mümkün değildir… »

04. 05. 1924, New York Herald Tribune Muhabirine Demeç.


« Hilâfet, geçmişin bir rüyası olup, zamanımız da varlık nedeni yoktu… »

25. 11. 1924, Matin Gazetesi Yazarı Madam Titaniya’ya Demeç.

« … Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır. »

16. 03. 1923, Adana Esnaflarıyle Konuşma.

« Büsbütün yeni kanunlar vücuda getirerek hukukî esasları temelinden değiştirmek teşebbüsündeyiz. Ve yeni hukukî esaslar ile alfabesinden tahsile başlayacak bir yeni hukuk neslini yetiştirmek için bu kurumları açıyoruz. Bütün bu uygulamalardaki dayanağımız milletin anlayış, kabiliyeti ve kesin arzusudur. Bu teşebbüslerde arkadaşlarımız, yeni hukuku, bizimle beraber, bahsettiğim mahiyette anlatmış olan güzide hukukçularımızdır. »

05. 11. 1925, Ankara Hukuk Fakültesinin Açılışında Yapılan Konuşma.
 
HOCA


« … Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır »

16 03 1923, Adana Esnaflarıyle Konuşma
 
Geri