acta non verba

Konu sahibi son olarak 362 gün önce görüldü


Bir cesaret gelsem yanına
Görsem, kalsam seni sevsem
Uzansam, yanına kıvrılsam
Sarılsan bana, beni sevsen
Biz seninle olamadık olduramadık
Yıllar geçse de sonunu hiç yazamadık
Son defa dokun bana
Bilirsin içim gider
Sızlayan her yerde çiçekler açar
Seviştiğimiz güne güneş doğar
Yanımda kal
Umurumda değil, hep burada kal
 


İnceden bir gözüm dalar
Sen çıkarsın karşıma yürek dolar
Sebebim yok sanma kanım kaynar
Durmadan yol alırsan elim kayar
Derbeder bir halim var bugün, yanıma yaklaşma…
 


Gecen uzun; yolların dar!
Dört yanında, ördüğün duvarlar!
Sana tutunsam, kayboluruz...
Yalnızlığın parçalar bizi; yok oluruz...
Sen bana, yorgun, uzakta bir ada!
Kapkara, denizin; dinmedi fırtına!..
Sen bana, uzakta, ıssız bir ada!
Ben hâlâ, vururum, her gece kıyına...
Benden sonra, sana kadar;
İçimde, öyle bir boşluk var...
Sana anlatsam, kayboluruz...
 


Güllerim soldu kaldırımlarda
Gonca yüklü dallarıma ayaz vurdu
Demlerim oldu son akşamlarda
Bir nefeslik duraklarda çiçek açtım
Bir tek sana güvenmiştim
Öncem yoktu sonram yoktu
Soyundum, sevinç giyindim
Sevinmek sanki bir suçtu
 


Ben seni yalansız bahar gibi sevdim
Sevgi adınaydı milis beraberliğimiz
Sabahtan akşama günü tarar, örerdik
Ve kedileri ikimiz de severdik
Senin ağzın tarçın kokardı, benim karanfil
Birbirine karışırdı soluklarımız
Tek başınayız şimdi şimdi ikimiz
Bende karanfil sende tarçın kokusu kimsesiz
 
Bazen biri gider…Kırıldığı için…
Korktuğu için…
Üzüleceğini anladığı ve daha çok üzülmek istemediği için…
Onu neyin mutlu ettiğini bildiği halde gider.
Bazen biri kapıyı çarpıp çıkar ve sanki içinde bir kapı kapanır..

Kürşat Başar - Yaz
 
Kapında kırgın ve mahzun bir çocuk yüzüydüm
ellerimde şiirler ve anlamı yitirilmiş kelimeler
cebimde bir kaç satırlık mektuplar getirdim.
aç yüzünün ovalarını kırılgan kalbimin ayak uçlarına.
dinleneyim.
dinleyeyim biraz, dudaklarından dökülen seslerin her tınısını.
tanısın kulaklarım, sesinle şenlenmiş her bir cümleye sığınan anlamları
anlamlanayım, anlayayım
belki
gamze çukurlarında yatan ve serin bir yaz gecesini andıran bütün tebessümleri
göz uçlarına dokunayım
dokuyayım slüetimi bakışlarının uçlarına.
varlığım anlam kazansın.
 


Al aklımı bir gülüşle bir seni özledim deyişle
Yak bu beni tende işle o ne biçim tat nasıl işve
Türküm ol gel düş telime, öyküm ol gel düş dilime
Kat kokunu düşlerime, bu akıl ermez işlerime



Göçeyim yanına sakla beni
Kaç yanıma yanım yerin
Çok zamandır tenim serin
Al yanına ısıt beni
 


Ve kırgınım sana ben, haberinde olmayacak
Bana beni geri ver, yeter
Diye uyandım bu sabah
Bende bana, yer kalmadı.
 
tıttıtırır tıtıt tıtırı tıtı tıırıtırıı
 


Şair giden geminin ardından bakar ya
Bakar da kendini zora sokar ya
Bazen bi itin duası tutar ya
Çok uzaklarda o gemi batar ya

Ah beni unut
Bitir beni
Gidiyorum
Ya unuttum
Ya vazgeçtin
Bilmiyorum
 


Sen yokken ben seninle nişanlandım, üzgünüm
bir genç kız ölüsünden yüzük yaptılar bana.

Alper Gencer.
 


Boynumda urganların ilmekleri var
Saplanan göğsüme kirpikleri var
 
ilk mesajda şöyle bir şey yazmış edri:

Kurallarla aram bozuk.
Bu yüzden bu konu icinde bolca kural hatasi olacaktir.
Simdiden affola.

bir insan düşünün; kendi konusu içerisinde buna sonsuz kere hakkı olmasına rağmen, yapabileceği kural hataları için daha en başından “affola” demiş. ben böyle bir adamın günlüğüne rastgele bir şarkı bırakıp gidemem.

o yüzden buraya çok da piyasa yapmamış ama dinle dinle doyamadığım bir parça bırakıp gidiyorum. edriyi üzmeyin.

 


Şimdi sen eski fotoğraflar kadar uzaksın
Bi' bilsen nasıl kafam güzel kesin kusardın
Nadir gülümser aniden susardın, bence bu tuzaktı
Başımız sisli, manzaramız pus artık
Bi' öyle uzak durdun falan yani nedir pis miyiz biz?
Sanki hiç değmedim kirpiğine, niçin resmiyiz?
Benim sandalyem kırık o yüzden sallanıyorum birazcık
Hal hatır sorma faslını geçmiycek miyiz?
Küçük detaylarla sevindim ve daha küçükleriyle
Üzüldüm ben keşke sana da anlatabilsem
Bazı hislerimden söz etmeye dilim yetmez benim
Keşke gözlerimin lisanından anlayabilsen
 
Geri