acta non verba

Konu sahibi son olarak 358 gün önce görüldü


" Bazen balçık dolu bir çukurun içindeyken oradan çıkmak için çırpınmak , işlerin daha da kötüye gitmesine ve daha derin'e batmanıza neden olur. Böyle durumlarda hiçbir şey yapmamak , bir şeyler yapıp işleri daha kötü hale getirmekten iyidir. Durup beklemek , zaman bırakmak yeğdir. Velhasıl her vazgeçiş kötü değildir.
Vazgeçtim.
 
sana bir sır daha vereyim mi... ençişkolar bile geldi :(
hayır hayır bırakma kendini... hadi bi şarkı da sen at, keyiflenelim. her şey kabuldür.
Neğğ neğğğ bu nasıl bir hançerlenmektir.. bu nasıl bir ihanettir. Hepinize küsmek isterdim ama bizim küsmemizi isteyen kişilere asla böyle bir koz veremem. o yüzden bebeğimsiniz.. size şarkı da düşündüm. Baktım şarkılara oo hepsi kaliteli oo hepsi elit o yüzden bunu armağan etmek istedim.. @Melodram @Enchanting @La'edri @Shinigami
 
yaaa temizlik yaparken serdar şarkıları dışında bir şey asla dinleyemiyorum... ve bitirmenin şerefine bir serdar da benden geliyor.

*
kara kedi gireceğine aramıza seni şöyle alalım... otur yakınımıza... dınt dınt
tüm gereksiz arızalar gitti gideli...
günün en güzeli sen... güzeliz iki deli...
biz bunu 5 mi yapsak?
<3
sallaaaaaaaaaa
 


Bugün iyi bi' yerindeyim hayatın
Kırılmış olabilirim
Dökülmüş olabilirim
Mevsimlerden kış öncesi bi' baharın
Durulmuş olabilirim
Üzülmüş olabilirim
Toplarım
 


Uzun zamandır üzgün bir ruh halim olduğu için sanırım hep duygusal şarkılara yer vermişim.
Aslımıza dönelim o vakit.
Konunun açılış amacına uygun hareket edelim.

"
Koltuklara değil ben koltukları yakmaya talibim
Ben hep öfke biriktirdim yok ki dolu bi' kumbara
Gidip anlat beni dert diye onlara "
 


kursağım katran dolu benim ekmeğim acı
nerde baksan orda her mezara bi çiçek ana ve bacı
biz üç kişiydik boynumuzda ip izi
biz üç ağır yıldız olduk yakıp kendimizi



damara jilet gibi vuran şu öksüz bağlama
sokaklardan intikam geçerken ağlama
bana bakma ben bugün içtim
mezarım en çiçeksizinden benim söylemiştim
 
oo başlık orijinale dönmüş, bunun şerefine neşet babayla kulaklarımızın pasını silmeyelim mi?
gönlünün aradığını bulasın edri.

 


Madem Neşet baba dedik.
En sevdigimle geleyim konuya.


Ben melamet hırkasını kendim geydim
 


ben esmer bi şairmişim çok eski bi zamandan
dudaklarımda eylül matemi ve de kargış
sesimde ayaklanan kafiyelerimi gömdüm
ama unutma! tenimi yırtıp açan şu korkusuz yarayı


ben hapismişim gökyüzünün karasına
zulamdaysa mahzun bir fotoğraf ve de cıgaram
ben neremden terkedildiysem orada yangın ama unutma! beyaza leke vurup başkaldıran tek karayı

ben yolcuyum trenleri çok sevmişim sen gibi
her ülkede teşkilatlanmışız yıldızlar gibi
bana dizlerimi ısırtan kurşun rengi kanunlar
unutma! dirseklerimden sızan o kan gibi intihar
 
"Şimdi seni gasp edecekler bir yüzük ve müstakil evle
Benim bütün takım elbiselerime pişmanlık sıçrayacak
O zaman çöküp bir sigara yakabilirim bu kentte
Yağmurlar yağdırabilirim taze simit kuyruklarına
Gidişine korunamadığım gibi, dönüşünü de savunamam
Yokluğuna dayanabilirim, ancak sade bir fotoğraf olarak
Köprüler de ayrılabiliyor, nehirler de sevgilim
Hayat böyle; bir yerden sonra ne kadar karışsan da kalabalıklara"
 


Gözlerin her bakışta ilk defa görür gibi
Maksadı yok bu mecliste sahte hislerin
Ben bi’ kimsesiz, dizlerinde anladım rahat nedir
Biz denilince aklıma sen ve ben gelir
İşte bazen öyle uzaktan izlerim de
Bahçemizde çoktan ölen yasemin filizlenir
Penceremde yansıman, yastığımda saçların
Bilirsin hiçbir zaman kavgadan kaçmadım ben
Birlikte tünel kazan birlikte kaçmalı
Bak tükenmemiş kaygılarım daha
Zorlanırım hiç umudun kalmadığı zaman
Yalvarırım anladığını söyle bana
Güzel gözlü güzel kadın şarkılarım sana
 


Nerde benim düşsel çıkış yollarım koynunsa buğu
Fakat yine gelecek bahar dört başı mamur
Işte yine değiştirdi kendini kuşlarla yağmur
İşte umudun yeniden değdiği yerde sararır sakalım
Ve sen ve ben yine göğe bakalım.
 


Bi' elim cebimde ben dolaşırken gelişigüzel
Seni gördüm belli belirsiz, ilk günüydü dirilişimin bu
Hatırlarım, kayıptı aklım dik ölüm kalım yokuşunda
Garip bi' şekilde başarılıyımdır hayatta kalmak konusunda
Sen anlamadın
Bir anda içimde volkan patladı, soğudu
Hazinesini kaybetmişçesine bi' korsan kendini boğdu
Küçük bi koyda, kalabalık ama temiz bi' koydu
Alabildiğin her şeyi al, sahibi yok zaten
Bu yaptığın nefis bi' soygun
 


Bir dilim küfür, bir dilim özür,
Bir dilim dolaşmış, bir dilim kör!
Bir diline dolanmış yeni bir hayat falan,
Yeni bir yaşam yalan bir gidip gör!


Bir yanıp sön!
Bir yanım deniz bak bir yanım çöl!
Bir yanım buz kesmiş bir yanım köz.
Bir yanım yalnızlık
Bir yazı kış ettik, bu Kasım dön!
 


hep anlattım biliyor musun
Dedim ki dili yok bunun
Kimsesi kimi yok onun
Neşesi düşü yok şunun
Dedi ki düşür omzunu
Ne şiiri ne şarkısı
Yok işte bir şey olduğu
Öyle değil işte olmalı bir çözümü
Biz onca gece uykumuzu yok yere mi böldük
Acıları çekip gözlerini silmiş insanları düşün
Paramparça düşü
 
"Senin yandığından daha fazla yanan insanları duymuyorsan eğer nasıl olacağız arkadaş ?"
 


Sen benim yanımda uçaman sanmam
Bi' kupkuru merhaba kaldı senden, onu da almam
 


Haberin yok mu bu ruhumun yanışından
Giderek içkiye varışından
Yanarım hiç kimse kurtulamaz
Tek üzüntüm olman her karışından
Razıydım varlığının en azına
Aramıza yıllar serpen şu kaderimize
Ne desem ah!
Yıkılası gecelere mahkum elim
İki dudağının arası emir gibiydi
Şimdi kılım kıpırdamaz, acım soğumaz
Yemin ederim.
 
Geri