Açıkta Nasıl İletilir

  • Kullanıcı Friend
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Bunları Biliyor musunuz? Arşiv
Konu sahibi son olarak 2220 gün önce görüldü
Kripto sözcüğünü duymayanımız kalmamıştır. Günlük dilde bu sözcük şifrelenmiş mesaj anlamında kullanılmaktadır. Bir arkadaşımıza gönderdiğimiz mesajı, yalnız onun çözerek anlayabileceği biçimde şifrelersek, bir şifrelenmiş mesaj veya kripto yaratmış oluruz. Son 40 yılda açık literatürde genel olarak "kriptografi" diye bilinen bu alan, çok karmaşık ve derin matematiksel formül ve yöntemler içeren bir bilim dalı olmuştur.
Aslında şifreleme teknikleri yüzyıllardır kullanılagelmiştir. Hükümetlerin ve orduların en gizli bilgileri "kriptografik" tekniklerle gizlenmiş, kağıtta yazılı metin ya da telsiz gibi açık sayılabilecek kanallardan muhataplarına gönderilmiştir. Düşman veya karşıt tarafın, bu mesajı elde etse de şifreyi çözemeyeceği ve içeriğini anlayamayacağı kabul edilmiştir. Karşıt tarafın "kriptoanaliz" denen tekniklerle yoğun biçimde şifrelenmş mesajı çözme çabaları sürdürmesi ve bazen de başarılı olması olağandır.
Kriptografi yirminci yüzyılın ilk yarısında çok karmaşık mekanik aletlerle yapılmaya başlandı. İkinci Dünya Savaşının en önemli olaylarından biri de, Almanların Enigma adını verdikleri ve çözülmesini olanaksız gördükleri şifreleme makinasının, İngiliz kriptoanalistleri tarafından "kırılması" yani mesajlarının çözülebilmesidir. Almanların gizli mesajlarının çözülmesi müttefiklerin savaşı kazanmalarında bir etken olarak gösterilir.
Kriptogarfi sayısal haberleşmenin yayılmaya başladığı 1970'lerin ortalarından bu yana, açık literatürde matematiğin bir dalı olarak yoğun uğraşı alanı olmuştur. Matematikçilerin yanında elektronik, bilgisayar ve fizik gibi diğer bazı dallardaki uzmanlar, bir yandan daha karmaşık şifreleme teknikleri geliştirmeye çalışırlarken, öte yandan da bu tekniklerin kırılabilmesi için uğraş verir olmuşlardır. ABD'nin meşhur Ulusal Güvenlik Kurumunda (NSA, National Security Agency) binlerle hatta onbinlerle kişinin bu konuda çalıştığı bilinmektedir.
Gizli bilgilerin güvenle muhatabına iletilebilmesi için bir başka yöntemler grubu daha vardır. "Stenagrafi" denen bu alan, gizli bilgilerin şifrelenmeden açıkta ama bir biçimde gözlerden gizlenerek gönderilmesidir. Gizli haberleşmek isteyen taraflar kullanılacak stenagrafi tekniği üzerinde önceden gizlice anlaşırlar ama bu anlaşmayı karşıt taraf bilmez.
Kriptografi ve stenagrafi farkını bir örnekle açıklayalım. Çok eskilerde kullanılan basit bir şifreleme, her harfi kendinden N sayıda sonra gelen harfle değiştirmekti. Örneğin N=2 olsa, her A harfinin yerine C harfi, B'nin yerine Ç konur. Y'nin yerine A, ve Z'nin yerine de B gelir. O zaman ANA sözcüğü CÖC olur. Ya da GEL sözcüğü HGN olur. Burada anahtar olan N=2 değeri üzerinde taraflar önceden gizli olarak anlaşırlar. Eğer N=4 olarak anlaşmışsanız ANA GEL cümlesi DRD İHÖ olur. İşte bir mesajı böyle şifreleyerek arkadaşınıza açık kanallardan, örneğin mektup veya email eki olarak gönderirseniz kriptografi kullanmış olursunuz.
Stenagrafik bir teknik kullanacaksanız, örneğin önce muhatabınızla gizli anlaşarak, "mektup metninde birinci, üçüncü, beşinci ... satırbaşı harfleri asıl mesajımdır" dersiniz. Sonra havadan sudan bahseden bir mektup yazarsınız. Ama sözcükleri öyle seçersiniz ki mesaj muhatabınızda kolayca anlaşılırken mesajı gören karşıt taraf sadece havadan sudan bir metin okur.
Kriptografik haberleşmede ortada şifrelenmiş bir metin vardır. Bu metnin gizli bilgi taşıdığını herkes bilir. Herkesin bu metne ulaşabileceği ama sadece şifreyi bilen tarafın çözebileceği varsayılır. Stenagrafide ise şifreleme yoktur, gizleme vardır. Ortada bir gizli bilgi olduğundan karşıt tarafın haberi bile yoktur.
Eğer bir arkadaşınızla gizli haberleşmek istiyor ve eğer kriptografik bir yöntem seçmişseniz, mesajınızı önce açık bir metin olarak yazıp sonra şifrelersiniz. Şifrelenmiş mesajı da internet üstünden veya PTT yoluyla bir mektup olarak gönderirsiniz. Şifrelenmiş mesajı her isteyen elde edebilir ama onu çözmek ayrı bir sorundur ve şifreyi bilmeyenler için olanaksız olabilir.
Eğer arkadaşınızla gizli haberleşmek için stenagrafik bir yöntem seçmişseniz, mesajınızı bir resim veya bir şarkı verisi içine gizlersiniz. Gizleme yöntemini sadece ikiniz bilirsininiz ve. gizleme işlemi resmi veya şarkıyı bozmaz. Resmi herkesin görebileceği bir ortama, örneğin facebook sayfanıza koyabilir veya arkadaşınıza bir eposta eki olarak gönderebilirsiniz. Resmin içinde gizli bilgi olabileceğini başkalarının anlaması çok zordur. Anlaşılsa da siz tesadüfen öyle bir bilgi oluşmuş diye kendinizi savunabilirsiniz.
Kriptografi tarihi çok ilginç ve heyecan vericidir. İlerki yazılarımızda bu konuya gireriz. Ancak şimdi önce stenagrafiye bir bakalım. Çünkü internetin yaygınlaşması ile Dünya üstünde sayısal iletişim müthiş miktarda artmış bulunmaktadır. Her gün milyarlarca mesaj internete konmaktadır. Bunların her biri bir stenagrafik gizleme aracı olabilir.
2010 yılı Haziran ayında ABD'de ortaya çıkarılan Rus casusluk şebekesi gizli mesajlarını internetteki sosyal sitelere resim olarak yüklüyordu. Gizli bilgi içeren bu resimler Rusya'da rahatça okunurken, onlara bakan diğer herkes, uzmanlar dahil, sadece sosyal ortam veya manzara resimleri görüyordu. Yıllar süren şüphe ve izleme ile sonunda ABD'nin Ulusal Güvenlik Kurumu NSA (National Security Agency) uzmanları durumu çözdü. Kullanılan teknik ortaya çıkınca çok da ileri sofistike bir teknik olmadığı, ama masum kişilerin masumane haberleşmesi gibi görüldüğü için ciddiye alınıp ortaya çıkarılamadığı anlaşıldı.
Yarınki yazımızda bazı stenagrafik tekniklere biraz ayrıntı ile bakacağız.​
 
Geri